Sinan ÇİFTYÜREK
Yürürlükteki 1982 cunta Anayasası üzerinden yapılan 18 maddelik değişiklik; Birincisi, Türkiye’de genel demokrasi ve özgürlükler açısından, İkincisi, özelde Kürt/Kürdistan meselesinde ne getiriyor? Birincisi Türkiye medyasında çok konuşulurken, ikincisi Türk medyasında hiç ama hiç konuşulmuyor!
Birincisini özetlersek, “Değişiklik Paketi”: Bakanlar Kurulunun Meclis tarafından denetlenmesinin kaldırılması başta olmak üzere Parlamento yetkilerinin tek kişi lehine kısıtlanması; hatta öyle ki yeni sistemde, Yürütme yetkisi ve görevi Cumhurbaşkanı tarafından kullanılacak olmasından "Bakanlar Kurulu" kavramının manasızlaşması; milletvekillerinin görev ve sorumlulukları, Yürütmenin başı olacak Cumhurbaşkanına soru soramayacak kadar anlamsızlaştırılması; Cumhurbaşkanı görevdeyken ve ayrıldıktan sonra da yargılanmasının 2/3 milletvekili oyuna bağlanarak neredeyse imkansız hale getirilmesi; Cumhurbaşkanına istediği zaman Meclisi feshetme yetkisinin verilmesi; yargının, tek kişiye bağlı yürütmenin denetimine alınması ve bunların toplamından kuvvetler ayrılığının daha da kadük hale getirilmesi; nihayet onca farklı ulus ve halkların yaşadığı coğrafyada Türk olmayı, Cumhurbaşkanı olmanın önemli koşulu haline getirilmesi…gibi genele ilişkin 82 anayasasını da aratan değişiklikleri getiriyor.
Emekçilerin sosyal yaşamlarında, ekonomik krizi gittikçe daha fazla hissettikleri; sokakların hükümet tarafından amaçlı terörize edilmesinin halklarda yarattığı tedirginliğin OHAL ile daha da ağırlaştığı; temel hak ve özgürlüklerin Kanun Hükmünde Kararnamelerle tümüyle ortadan kaldırıldığı; içerde olduğu gibi sınır ötesinde de Kürt halkının ulusal özgürlük talep ve kazanımlarının tanklarla ortadan kaldırılmak istendiği… süreçte ileriye doğru demokratik adımların atılması gerekirken neden içeride ve sınır ötesinde çıkmazı derinleştirecek adımlar geliştiriliyor? Erdoğan (AKP) ve Bahçeli (MHP) buna neden şimdi ihtiyaç duyuyor?
I - Erdoğan/AKP ve Bahçeli/MHP; hangi gelişmelerin ürünü olarak başkanlık sistemini de içeren anayasal değişikliğe gidiyor? Bu sorununu yanıtı önemlidir çünkü iki partinin ittifak ömrünün uzun olup olmayacağı da bu sorunun yanıtındadır.
En başta, Erdoğan ile Bahçelinin farklı nedenlerle taşıdıkları gelecek kaygıları örtüştü. Erdoğan, yargılanma dahil kendi geleceğine ilişkin taşıdığı korkuyla başkanlık istiyor çünkü ya başkanlık yolunda ilerleyecek ya da düşeceğini bilerek başkanlıkta diretiyor. Bahçeli ise eğer Erdoğan ile AKP hükümet desteği olmasaydı MHP iç muhalefeti, kendisini genel başkanlık koltuğundan çoktan indirmişti. Bahçeli halen Genel Başkanlık koltuğunda ise bunu AKP ve Erdoğan’a borçludur.
İkincisi ise; Türk devletinin etrafının Kürdistan haritası ile çevrilmesi, ABD ve diğer küresel aktörler dâhil geniş güçlerin Kürt davasına desteği gibi nedenlerle Kürdistan üzerinden derinden algılanan “bölünme” korkusudur! Buna karşın Erdoğan’ın rejimin kurtuluşunu, Türk tipi başkanlık sisteminde (Doğu despotizminin İslami versiyonu yönünü güçlendirmekte) görmesi MHP’nin, AKP ve Erdoğan’a ilişkin tutum değişikliğinin bir diğer nedenidir.
II - Referandumla halka sunulacak 18 maddelik anayasa değişikliği paketi, askeri cuntanın eseri olan 1982 anayasasının, başkanlık hedefiyle ve kimi yönlerden de MHP’nin bakış açısıyla güçlendirilmesinden ibaret. Ortada rejim değişikliği yok, yapılan değişiklik, Türk İslam sentezine dayanan ırkçı-tekçi yapısıyla katı merkeziyetçi devletin güvenceye alınma arayışıdır. Yani 1982 anayasasında zaten var olan katı merkeziyetçi üniter rejim hem pekiştiriliyor hem de iktidar yetkisi, Doğu Despotizmi dokusuna uygun tek adam elinde merkezileştiriliyor.
Yani 21. Yüzyıl başında sürdürülmesi mümkün olmayan katı merkeziyetçi üniter rejimin, Doğu Despotizminin yeni hamleleriyle sürdürülmesi arayışıdır. “Türk tipi başkanlık” demek Doğu Despotizminin İslami versiyonunun ta kendisi olup demokrasi ve özgürlükler açısından da mevcut olanın gerisinde bir içeriğe sahiptir.
III – Referandum’da Kürt siyaseti, Kürdistan halkları ne diyecek?
Öncelikle şunu belirtelim; Başkanlık sistemini de içeren anayasal değişiklik üzerinde, AKP ile MHP’nin uzlaşmalarının temel nedenlerinden biri Güney ve Rojava Kürdistan’ından algılanan tehdit olunca ve AKP Kürdistan siyasetinde, Haziran seçimlerinden bu yana MHP politikalarını benimseyince, fısıltı gazetesinin yaydığı; “başkanlık sistemi ile birlikte Erdoğan’ın Kürtlere eyalet ya da özerklik vereceği”ni söylemek ve de beklemek abesle iştigal olur. Kaldı ki Cumhurbaşkanı seçilecek kişiye, Türkiye bile değil, “Türk vatandaşı” olma zorunluluğunun getirilmesi, Başkanın Kürt meselesinde hareke sınırlarını açıkça belirliyor.
Demek ki, Bahçeli liderliğindeki MHP’nin tutum değiştirip AKP ile ittifaka yönelirken yukarıda belirttiğimiz iki unsurun yanı sıra üçüncü faktör olarak AKP’nin Kürt siyasetinde MHP çizgisine gelmiş olmasının da önemli payı bulunmaktadır. Erdoğan ve AKP hükümetinin, Haziran seçimlerinden hemen sonra içerde Kürt meselesinde siyasal çözüm sürecini bitirerek hızla askeri çözüm siyasetine dönmesi; öyle ki içerde tankların eşliğinde Kürdistan kentlerinin yakılıp yıkılmasıyla paralel sınır ötesinde Rojava işgali ve Güney Kürdistan’a yönelik askeri tehditlerin Şengal üzerinden verilmesi… MHP’nin, Kürt/Kürdistan meselesinde beklediği adımlardı. AKP hükümetinin bu adımları atması Bahçelinin, MHP yönetimini başkanlık konusunda AKP’yi desteklemeye ikna için elini güçlendirmiş oldu. Yeri gelmişken şunun altını çizelim; Türk devletinin bölgesel siyasetinde olduğu gibi iç siyasetinde de Kürdistan meselesinin ayrıştıran-birleştiren özelliği burada da belirleyiciliğini koruyor.
İkincisi; Kürdistan üzerinden gelen “bölünme” basıncı nedeniyle AKP ile MHP ittifakı gel-geç değil uzun hedefli yeni Milliyetçi Cephe gibi görünse de geleceği bir yanıyla referanduma bağlı görünüyor. Halklar referandumda Hayır derlerse o zaman hem bu ittifak dağılabilir hem de Erdoğan için her şey sil baştan başlanır ve erken seçime gitmek zorunda kalır.
Üçüncüsü; 1982 ırkçı-tekçi anayasası dururken ve yapılan 18 maddelik değişik 1982 anayasasının bu yönünü daha da pekiştirirken Kürt siyaseti, Kürdistan halkları; “bize dair hiçbir şey yok Türk sisteminin kendi iç meselesidir bizi ilgilendirmez, boykot edelim” mi demeli? HAYIR dememeli! Özetle şu nedenlerle “bizi ilgilendirmez” demeyi doğru bulmuyoruz:
Elbette halkımızın esas meselesi, Türk rejiminin, başkanlık sistemine geçip geçmemesi değil, Kürt halkının ayrılıp bağımsız devletini kurma hakkı başta olmak üzere Kürdistan meselesine nasıl yaklaştığıdır. İster başkanlık ister parlamenter sistem olsun, halkımızın ulusal özgürlük talep ve hedeflerine, Türkiye halklarının temel hak ve özgürlüklerine nasıl yaklaştıkları önemlidir. Kürt/Kürdistan meselesi, bir halkın UKTH ve coğrafya kurtuluşu meselesi olup dolaysıyla Ankara’nın demokratikleşmesi meselesi değil ama mesele bununla bitmiyor. Ankara’nın demokratikleşmesi doğrudan Kürdistan meselesinin çözümünü getirmez ama kolaylaştırır. Bu bir. Kürdistan emekçileri, Türkiye emekçi halklarının demokrasi ve özgürlük mücadelelerine kayıtsız kalamaz. Bu iki. Türkiye’de yaşayan milyonlarca Kürd nedeniyle de rejiminin demokratikleşmesine kayıtsız kalınamaz. Bu üç. Kürt meselesinde, Haziran seçimlerinden bu yana MHP çizgisine gelen Erdoğan/AKP, evet çıkarsa MHP ile ittifaklarını pekiştirip uzun erimli yeni bir Milliyetçi Cepheye dönüştürebilirler ki Türkiye emekçileri kadar halkımız açısından da ciddi yeni sorunlar getirir. Bu da dört!
Dördüncüsü; AKP ve Erdoğan rejimin girdiği darboğazdan çıkışını bir kez daha “Kürtlerle birlikte bu badireyi de atlatalım” diyebilir ve bu hedefte MHP’yi de ikna edebilir. “İkinci Kurtuluş savaşı” dediklerine göre, bir kez daha “İslam kardeşliği” perdesi altında “kaderimiz bir kurtuluşumuz bir” denilerek Kürtlerin desteğine başvurabilirler.
Hatta bu yolda iyi niyet adımı olarak da, başta milletvekilleri, belediye başkanları olmak üzere gözaltına alınan ve tutuklanan bunca siyaset kadrosunun bırakılmasını pazarlık konusu yapabilirler. Yani önce haksız/sebepsiz yere tutuklayıp sonra bırakılmalarını pazarlık konusu yapabilirler! Elbette haksız hukuksuz yere tutuklanan tüm siyaset kadrosunun pazarlık konusu yapılmadan bırakılması gerekir. Bunlar Osmanlı torunları oyun çok ama Kürtler de eski Kürtler değil bir kez daha “alavere dalavere Kürt Memet nöbete” oyununa gelmeyeceklerdir.
Sonuç olarak; Kürt meselesi başta olmak üzere bunca ekonomik, sosyal, siyasal mesele varken; yapay oluşturulan “iç istikrar” aldatmacasına, üzerinde algı operasyonu sürdürülen “bölünme” korkusuna ve Erdoğan ile Bahçelinin gelecek kaygısına odaklı anayasal “Değişim paketi” referandumda Hayır denilerek reddedilmelidir.
Yeni anayasa maddeleri kötü/geri tamam da eskisi demokrat, ilerici mi? Hayır! Dolayısıyla değişiklik paketine ilişkin tutum alınırken sadece 18 madde değil 82 Anayasasının tamamı hedef alınmalı. Yani değişiklik maddelerine hayır derken CHP, Vatan Partisi gibi eskinin savunulmasına düşülmemeli.
Kürdistanlı parti ve örgütler ortaklaşarak, “Değişim Paketi” ile birlikte 1982 anayasasına da Hayır derken kendi demokratik, özgürlükçü anayasa alternatiflerini de halklara ve rejime deklere etmelidirler. Eğer;
*Kürdistan’da geniş anti sömürgeci ulusal ittifakla Hayır denilebilirse;
*Büyük oranda siyaset kadrosu tutuklanan HDP sokaklara çıkabilirse;
*Türkiye ilerici, demokrat, sosyalist güçleri geniş antifaşist ittifakla aynı Hayır hedefine odaklanırsa ve önemlisi Kürdistan anti sömürgeci ulusal ittifakı ile Türkiye antifaşist cephesi dayanışma içerisinde olabilirse;
*CHP, Kürdistan merkezli “ülke bölünüyor” basıncından kendini kurtarıp Hayır kampanyasına asılırsa;
*Başta Kürt ulusal demokratik güçleri olmak üzere geniş Hayır cephesi, giderek bir bataklığa dönüşen Rojava işgalinin (özelde de El Bab ısrarının) halklarımıza bedelleri iyi işlenebilirse;
*AKP’nin özelde de Erdoğan’ın gerek Kürt siyasetinde gerekse temel hak ve özgürlükler meselesinde giderek MHP’lileştiği iyi işlenirse; böylece AKP tabanındaki Kürtler başta olmak üzere Türkçü ırkçılıkla arasında belirli mesafe koyan kesim en azından tarafsızlaştırılırsa;
*Değişim paketinin, genelde halklarımızın, özelde Kürt ve Alevi halkının, sömürülen emekçilerin ekonomik, sosyal, siyasal sorunlarını ağırlaştırmaktan başka hiçbir sorununa yanıt vermeyeceği işlenebilirse… Hayır çıkması mümkündür! 27.01.2017
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları

























































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.06.2019
7.02.2019
18.03.2019
4.02.2019
28.01.2019
9.02.2019
7.01.2018
26.10.2018
28.09.2018