Abdurrahman Dilipak
İnsan çok zayıf, kibre kapılınca Rablik bile tasladığına bakmayın. Çabuk umuda kapılıp, çabuk umutsuzluğa düşüyoruz. Korkuveriyoruz. Doğru olan ise korku ile umud arasında bir yerde durmak.
Her şey geçici, insan, fikir, tarih, devletler.. Baki olan sadece Allah’tır!
Biz aklımızın sınırlarını aşan bir genişlik içinde, sadece 20 km’lik bir oksijen balonu içinde yüzen akvaryum balıklarına benziyoruz. Orada da rahat durmuyor, hem kendimize, hem çevreye verdiğimiz zarar yetmiyormuş gibi, bir de Allah’a savaş açmaya kalkıyoruz.. Bu minicik akvaryuma ne kadar çok sınırlar çizdik ve kendimizi ne kadar önemsiyoruz..
İnsanlar gidişattan kaygılı. İnsan insanın kurdu oldu. İnsan insandan korkuyor. Akvaryuma ne kadar çok silah doldurduk. Hani “öldürmeyecektik”.. Ekinleri talan ettiğimiz, hayvanları öldürdüğümüz yetmiyormuş gibi insanoğlu kendi dışındaki herkesle kavgalı ve onlara karşı ve onları yok etmek için planlar yapıyor. Ulus devletler ulus devletlere karşı, devletler devletlere karşı bloklar oluşturuyor. Devletler kendi içlerinde dini, mezhebi, etnik, ideolojik, politik, felsefi, vicdani kanaat farklılıklarına dayalı kamplaşmış, adeta birbirleri ile savaşıyorlar. 15 Temmuz’da ne oldu?. Darbelerde yaşananlar neydi. Bölgemizde yaşananlar. Din, dil, tarih, coğrafya, gelenek her şeyleri bir olan o kadar Arap devleti niye birlik olamazlar!? Bunu engelleyen sebebler ve sonuç! Utanç verici bir durum.
Ve insanoğlu kana doymuyor. Buyurun günümüze gelelim. Siyasilerin bitip tükenmek bilmeyen ağız dalaşları.. Troller, rüşvet, torpil, mikro milliyetçi yaklaşımlar. Eskiden “Kayseriliyim” deyince, şaka yollu “övünmek gibi olmasın ama” derlerdi. Şimdi Rizeli, Trabzonlu deyince toplum geriliyor. Tarikat, cemaat deyince de. Kim nereyi ele geçirirse başkasına bütün kapıları kapatıyorlar sanki. Hani adil şahidler olacaktık!. Müteahhidlik, mücahidliğin karşıtı bir kavram haline geldi. Bunun ne dünyaya, ne de ahirete faydası var. Bu mallar ve makamlar geldiği gibi gider. Çocuklarına servet değil, yoksulluk bırakacak onlar. Servetlerini bu anlayışla sürdürenlere gelince onlar günah ve kefaretlerini büyütmektedirler. Her şeyin bir sonu var ve her şeyin sonunda yapıp yapmadıklarımızın, söyleyip söylemediklerimizin hesabının sorulacağı bir gün var. Vay o güne kadar kendilerine fırsat verilenlere.. Şeytan onların ilki ve sonuncusudur. Kim onun peşinde ne kadar süre giderse azab o kadar büyük ulaşır ona. Onların soyu ateş ehli olurlar. Kurtuluşa erenlerin nebilere ve resullere yakınlıkları gibi, batıla sapıp, haksız mal edinenler, haksız makam sahibi olanlar, kibirle yürüyenler, rüşvet ve torpile bulaşanlar, fahşaya sapanlar da velileri olan Şeytana o kadar yakın olurlar.
Onlar bilsinler ki, “kem alat ile kemalat olmaz”. “Haram mal ve makamla hayır da olmaz”. Haram mal ise sağlık ve saadet de olmaz. Onların kıldıkları namaz, tuttukları oruç, verdikleri zekat, hacları ve kurbanları da onları kurtarmaya yetmez. Annenin çocuklarından kaçtığı günde hiçbir yardımcı da bulamazlar. Bugün o gün için herkesi kurtaracaklarını söyleyenler, kendilerini bile kurtaramazlar. Onlar dünya malı ve menfaati karşılığında hem kendilerini, hem de insanları kandırmaktadırlar. Onlar az bir ücret karşılığında din satmakta, insanları Allah’la aldatmaktadırlar.
Hal böyle iken ve gidişat bu iken bu olmakta olanlara bir anlam vermek zor. “Verilen sözler tutulmalı” diyeceğim ama, geç kalındı sanki. Yine de kendi nefislerinin üzerindeki manevi baskıyı azaltmak için “söz verdinizse sözünüzde durmalısınız. Ne bakanlıklarda bir değişiklik oldu ne müşavirliklerde. Ne üst bürokraside. Ne parti teşkilat ve üst yönetiminde. İnsanlar yoruldu. Aynı durum CHP için de sözkonusu. Siyaset pazarında hemen herkes Erdoğan, Kılıçdaroğlu ve Bahçeli sonrasını konuşuyor.
Beştepe’de politika kurulları olacaktı, politika kurullarından ses yok. Hani bunlar toplumun nabzını tutacaktı!. Bir sürü kurul var. Sonuç ortada. Kocakarı “minare eğri” diyorsa, Sinan minareyi düzeltir.
Siyaset ahlakı yerde sürünüyor. AK Parti ağzı ile kuş tutsa, bir CHP’li buna “evet” demez. Bir CHP’li de doğru bir şey söylese bir AK Partili buna destek vermez, veremez. Uzlaştıkları konular “İstanbul sözleşmesi”, CEDAW gibi konular. Siyaset bizim geleneğimizde “Maslahat” yani sulhetme sanatı olarak bilinir, ama manzara ortada. Ne sulhu! Kavga sebebi. Yalan, iftira, tehdit.. Kimle sulh? Önce Hak ile sonra halk ile. Akılla vijdanı barıştıracaksın işe başlarken ki, insan insanla barışsın ve sonra insan tabiatla barışsın ki, bu 3 barış insanı Allah’la barışa götürsün. Değilse siyasetçi Allah’la savaştadır! Onlar bilsinler ki “La galiba illallah!”
Diyorlar ki, “artık kabine değişikliğini yazmıyorsun.” Niye yazayım ki! Yine bir dedikodu dolaşıyor, sınırlı bir değişiklik olacakmış, bazı bakanlar da yer değiştirecekmiş. Geç kalındı, geç! Hem de çok geç. Korkulan şu: Ya gelen gideni aratırsa! Tabanda mutlaka değişmesi gereken isimler var. Onlar değişmezse, diğerlerinin tümü değişse yine halkın beklentisi karşılanmış olmaz. Bütün siyasi partilerin genel başkanları için söylüyorum: Halk eski taahhütler yerine gelmeyince yeni taahhütlere artık itibar etmiyor. Siyaset halk nezdinde “yalan söyleme sanatı”na döndü. Siyasetçi bindiği dalı kesmeye devam ediyor. Siyaset, itibar ve irtifa kaybederken kim kime nasıl itibar kazandırır ve irtifa sağlatabilir ki! Siyasetçi “kendisi himmete muhtaç bir dede” haline geldi. “Nerde ki gayrıya himmet ede”.. Cemaat, Media, STK, Adalet, İlim, hepsinin suyunu çıkardık. Ölü yüzü pudralar gibi, sayılar üzerinden “Tekasür” yapıyoruz. Böyle değil diyorsanız, bunu halkın anladığı dilden, anladığı şekilde anlatacaksınız. Bu medianın dili bu değil. Kendi anlatmak istediğinin dışında bir algıyı ihanetle suçlayan bir akılla bu sorunu çözemeyiz. Siyasetçinin söylediği sözün anlamı, onu dinleyenlerin anladığı kadardır. Onların zihinlerinde şöyle ya da böyle oluşmuş “suali mukadderlere efradına cami ağyarına mani” bir şekilde cevap vermezseniz sorun, sözü dinleyende değil, söyleyendedir.
Siyaset vekalet müessesesidir. Medyanın kullandığı buyurgan dil keskin sirke misali kendi tabanına zarar veriyor. CHP’si, AK Partisi fark etmez. Siyasetçi de Media’nın bu diline malzeme üretiyor. “Media’nın dili” yaralı bilinçlerde ve gönüllerde “dil yaresi” oluşturuyor. Malum Media’nın fikri sefaleti ortada. Ekonomik ve Politik “tartışma” (!) programları trollerin şakşakçılık yaptığı yandaş “Ahbab çavuşlar”ın “al gülüm-ver gülüm” muhabbetine döndü. Kendi içlerinde bile bir renklilik taşımayan bu kişiler siyasi makyaj yapmaktan, toplum mühendisliği yapmaktan, politik misyonerlik yapmaktan başka ne iş yapıyorlar.
İmamı Birgivi’ye göre; Akrabalık geriye doğru 7 nesildir. Bu 7 nesilde hem anne hem baba tarafından tam 254 anne ve baba vardır. Bunların hepsinin ahlâkı, özü, nüvesi, karakteri, zerreler seviyesinde de olsa, nesilden nesile, az veya çok süzülerek bizlere kadar gelir. Bizim nefsimizin ahlâkının temelini oluşturur, sonra ergenlikle, kişi bu temeli alıp ya daha iyiye götürür ya da daha kötüye. Zaman, mekan, aile bütün bunlar genetik bir risk ya da imkan oluşturabilir. Bunları görüp bir karar vermemiz gerek.
Biz yaşadığımız zamanın, mekanın, havanın, suyun, toprağın ve güneşin çocuğuyuz. Ademoğluyuz. Bir ruhumuz, canımız, nefsimiz, aklımız var. Çevremizde Melekler, cinler ve Şeytanlar var. Kalabalık bir topluluğumuz. Bu etki alanlarından etkilenir, geçmişten tevarüs ederiz bazı şeyleri. Tarih bilmek, gelmiş- geçmiş zamanın bize tevarüs eden özellikleri gözden geçirmek için bir fırsattır. Atalarımızdan birinde bir yanlış varsa, oruç tutarak ya da sadaka vererek o yanlışın kendi nefsimizde kefaretini ödeyerek, onu reddettiğimizi ve nefsimizi arındırdığımızı kendi nefsimizde örgütlememiz gerek. Aynı şekilde bir güzellik varsa geçmişimizde, şükretmek için oruç tutmak, o yönde bu manevi mirası tevarüs ettiğimizi göstermek için o hayrı hatırlayarak sadaka vermemiz gerek. Atalarımızla övünmeyi-dövünmeyi bırakalım da, geçmişimizi, halimizi geleceğimizi bu anlayışla bir gözden geçirelim. Bu iş geçmişimiz için, bizim için gelecek nesillerimiz için rahmet vesilesi olacaktır.
Selâm ve dua ile.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları























































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
18.01.2026
18.12.2025
7.09.2025
3.08.2025
26.08.2024
5.08.2024
4.06.2024
27.05.2024
20.05.2024
5.05.2024