Ayhan ONGUN
Ülke gündemine bomba gibi düşen Balyoz kararları toplumu bir kez daha böldü.
Bir yanda başından beri darbecileri savunan, basın yoluyla da toplumu manuple etmeye çalışan Ergenekoncular. Diğer yanda, nereden gelirse gelsin, kim tarafından, hangi amaçlarla yapılırsa yapılsın, darbelere karşı olanlar. Orta yerde de;”bu kadar da olmaz ki, koskoca paşalara da bu kadar ceza verilmez ki! “ diyen bir kesim.
Dikkat ederseniz, her üç kesim de sonuçlar üzerinden değerlendirme yapıyor. Mahkemeler, hukuk sistemi, yargı tartışılıyor ama balyozu tartışan yok.
Çok safiyane, kendi ordusuna sahip çıkan, tek yanlı okuyan ve değerlendiren, farkında olmadan zalimlerin yanında saf tutan kesim için yukarıdaki başlık aslında çok şey anlatıyor.
Bu insanların büyük bölümü, ne iddianamelerde yer alan belgeleri, ne de darbe planlarını okumamıştır ama daha çok da taraftarı olduğu partinin ve ya da sosyal grubun takip ettiği basının yönlendirmesi ve etkisi altında değerlendirme yapmaktadır.
Yani bir anlamda gazeteci, yazar ya da siyasetçi büyüklerinin söylediklerini tekrarlamaktadır.
Oysa günümüzde bilgiye ulaşım o kadar kolaylaştı ki, tüm gerçekleri klavye başında bile öğrenmek, öğrendiğiniz bu bilgileri sorgulamak ve daha objektif değerlendirmek mümkün.
Gözaltı sürecinde yaşanan kimi gereksiz uygulamalar, tutukluluk sürelerinin uzun olması, yargılama ve delillerin incelenmesinde yapılan kimi teknik ve adli hataları ön plana çıkararak, daha doğrusu davalara ilişkin eksiklerden yola çıkarak toplumu yanlış yönlendirenler bu konuda hayli başarılı oldular.
Bunlardan etkilenen kesimler,“darbe yapmaya teşebbüs etmiş olabilirler ihtimalini” bile dikkate almadan duygusal tepkiler verdiler.
Kuşkusuz ceza alanların içinde gerçekten suçsuz olanlar, ya da aldıkları ceza yaptıkları eylemin karşılığı olmayanların bulunabileceği de bir ihtimaldir.
Balyoz davası sanıklarının aileleri, çocukları, sevenleri ve onların özgürlüklerinin ellerinden alınmasından rahatsız olanların içinde bulunduğu duygusal atmosferi anlamaya çalışmakla birlikte; henüz Yargıtay aşamasındaki bu davada yargılananların, o darbe planlarında yazılanları gerçekleştirmeleri halinde neler olacağını düşünmek bile istemiyorum.
Darbe planlarının yapıldığı bu seminerlere emir-komuta çerçevesinde katılmak zorunda kalmış, sonra da belki mesleğine duyduğu saygıdan, belki cesaret edemediği için, büyük bölümü de ihbarcı durumuna düşmemek için açıklayamadıkları bu durum yüzünden ceza alan subayları ayrı tutmak istiyorum.
Ancak askeri iç hizmet kanununun 35. Maddesini referans alarak her fırsatta ülkenin yönetimine el koyabilmeyi kendilerinde bir hak olarak gören, kendilerini ülkenin sahibi sayan paşaların, geçmişte 12 Eylül döneminde de görevli oldukları gerçeğini unutmamak gerekir.
Yani orduda geçmişten bu yana bir darbe geleneği vardır ve bu gelenekten yola çıkarak,”darbe yapmış olabilecekleri ihtimalini” bile dikkate almayanların bu saflıkları, darbeyi bir hak olarak görenlerin zalimliklerinden iyidir.
Çünkü onlar, sözüm ona ülkenin bölünmez bütünlüğü adına insanlara baskı ve zulüm yapmayı, işkencelerden geçirmeyi ve hatta gerekirse öldürmeyi düşünebilen zalimlerdir.
Diğerleri ise bu zalimlerin içinde bulundukları statüyü önemseyen, askeri vesayeti doğal karşılayan, bir anlamda onlara öykünen ve onlar gibi ayrıcalıklı statüleri olsun isteyen saf vatandaşlar.
Ama bilmezler ki, o zalimler ellerindeki gücü kimseyle paylaşmazlar, kendi ikballeri uğruna gerek duydukları zaman bugün kendileri için üzülen bu saf vatandaşlara da zulüm yaparlar.
Geçmiş tarihimiz, bunun acı örnekleriyle doludur.
Balyoz davasını, yukarda saymaya çalıştığım kimi gerekçelerden dolayı; “bir demokrasi zaferi” olarak tarihe not düşemedik ne yazık!
Ancak şu da bir gerçek; geçmişte değiştirilmesi istenen anayasa maddelerine karşı çıkanlar şimdi o yasalardan yararlanacak, anayasaya mahkemesine bireysel başvuru hakkını kullanacaklar.
Ön yargıları bir yana koyup, yakında açıklanacak gerekçeli kararlarda yer alan belge ve iddiaları bir kez daha objektif şekilde değerlendirmekte yarar var diye düşünüyorum.
Belki o zaman şimdi bize seminer planı diye yutturmaya çalıştıkları şeylerin ne tehlikeli bir darbe planı olduğunu daha net görebiliriz.
Bu ülkeye gerçek anlamda demokrasinin gelmesini istiyor ve kendimizi herkes gibi eşit birer yurttaş olarak kabul edebiliyorsak, Türkiye’ de darbelerle, darbecilerle hesaplaşmaktan korkmaya gerek yok.
Geçmişiyle yüzleşmeyen bir toplum, geleceğini kuramaz.
Yazarlar
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları





















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.08.2021
31.03.2021
17.03.2021
3.02.2021
23.10.2020
30.09.2020
28.07.2020
19.05.2020
15.05.2020
19.03.2020