DOĞAN ÖZGÜDEN
Nerdeyse üç yıl oluyor… 21 Eylül 2017’de Artı Gerçek’e yazdığım yazının başlığı “Kürt Ulusu’nun Belçika Meydan Savaşı” idi… Şöyle demiştim:
“Belçika Savcılığı yedi yıl önce Remzi Kartal ve Zübeyir Aydar başta olmak üzere 36 Kürt şahsiyetini terör örgütü üyesi oldukları iddiasıyla mahkemeye verdi. Duruşmalar sürerken Kartal da, Aydar da seyahat ettikleri diğer Avrupa ülkelerinde kırmızı bültenle arandıkları gerekçesiyle tutuklandılar, haftalarca hapiste tutuldular. Ve nihayet, kendilerini yargılayan Belçika mahkemesi Savcılığın iddiasını yersiz bularak PKK'nin silahlı faaliyetlerinin ‘terörle mücadele kanunu çerçevesinde’ yargılanamayacağına karar verdi. Savcılığın itirazda bulunduğu Belçika İstinaf Mahkemesi de 14 Eylül’de alt mahkemenin kararını onaylayarak 36 kişiyi beraat ettirdi.”
Ve eklemiştim:
“Bu, Kürt Ulusu’nun Belçika’daki meydan savaşının en son aşaması. Ama biliyorum ki bu uzun soluklu bir meydan savaşıdır… Önümüzdeki günler ne getirir bilinmez. Mücadele bu liste ve kırmızı bültenler tarihin çöplüğüne atılıncaya kadar sürecektir.”
Osmanlı’da oyun bitmez. Öyle de oldu.
Kasım 2018’de Lüksemburg’daki Avrupa Adalet Divanı PKK’nin terörist örgütler listesine alınması için sunulan argümanları yetersiz bularak listenin iptaline karar verdi. Ancak Tayyip diktasının Avrupa Birliği’ndeki en hararetli destekçilerinden İngiltere karara itiraz ettiğinden PKK otomatik olarak listeye yeniden alındı.
Bu arada Türk Devleti’nin Belçika’daki diplomatik misyonlarının, yandaş medyasının ve avukatlarının art arda yaptıkları itirazlar nedeniyle dava dosyası da Belçika adaletinin çeşitli mahkemeleri arasında gidip geldi…
8 Mart 2019’da İstinaf Mahkemesi PKK’nin terör örgütü olarak nitelendirilemeyeceği ve bu çerçevede yargılamanın söz konusu olamayacağına yeniden hükmetti, ancak Türk Devleti’nin avukatları ve savcı bu karara da 20 Mart 2019’da Yargıtay nezdinde itirazda bulundu.
Adli süreç iniş çıkışlarla devam ede dursun, Tayyip iktidarının sürgündeki siyasal muhaliflerini jurnalleme görevini üstlenen SETA da devreye girerek Temmuz 2019’da yayımladığı “Avrupa’da PKK yapılanması” adlı kitapta Kürt diasporasının tüm örgütlerini ve şahsiyetlerini “terörist”, onlarla dayanışma gösteren tüm kuruluşları ve kişileri de “terörizm destekçisi” diye karalayarak Belçika adaletini etkilemeye çalıştı.
Tüm bunlara rağmen 28 Ocak 2020’de davayı yeniden ele alan Belçika Yargıtayı, Kürt özgürlük mücadelesinin teröristlikle suçlanamayacağı, yaşananın bir savaş olduğu, PKK’nin de savaşın bir tarafı olduğu, yürüttüğü mücadelenin Anti-terör Kanunu çerçevesinde değil uluslararası savaş hukuku kapsamında ele alınması gerektiğine hükmeden alt mahkeme kararını onayladı.
Yargıtay’ın kararı bize ulaştığında aralarında Zübeyir Aydar ve Remzi Kartal’ın da bulunduğu Kürt dostlarım için ne denli sevindiysem, beraati kesinleştiği halde bunun sevincini yaşayamayacak bir kişiyi düşünerek o denli hüzünlendim.
Sanık listesinde bulunan Kürt ulusal direnişinin Avrupa’daki etkin sözcülerinden Fidan Doğan (Rojbin), dava açıldıktan 7 yıl sonra, 9 Ocak 2013’te iki kadın yoldaşıyla, Sakine Cansız ve Leyla Şaylemez’le birlikte Paris’teki bir Kürt lokalinde Türk Devleti’nin bir tetikçisi tarafından katledilmiş, üzerinden yedi yıl geçtiği halde Fransız adaleti bu alçakça cinayetin sorumlularını hâlâ gün ışığına çıkartıp hesap sormamıştı.
Belçika Yargıtayı’nın adil kararına karşı Türk Hükümeti başta olmak üzere Türk Devleti’nin Belçika’daki diplomatik misyonları ve yandaş medyası yine gözleri dönmüşçesine saldırıya geçmekte gecikmediler.
Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada “Belçika yargısının bu kararı AB terör örgütleri listesinde yer alan PKK’ya açık bir destek mahiyetindedir” diyordu.
Hemen ardından Yargıtay başkanlığı adına yapılan bir açıklamada da “PKK pek çok AB ülkesinin yanı sıra ABD, Kanada ve Avustralya gibi birçok ülkenin terör örgütleri listesinde yer almış, NATO da çeşitli belge ve açıklamalarında PKK'ya terör örgütü olarak atıfta bulunmuştur” deniyordu.
Daha da ilginci, bir yıla yakındır sürüp giden hükümet krizinde geçici hükümetin dışişleri ve savunma bakanlıklarına getirilen liberal MR partisinden Philippe Goffin de Belçika Yargıtayı’nın kararına Tayyip diktasını teselli edici bir yorum getirmekte gecikmedi.
Selefi Didier Reynders gibi Ankara rejimiyle ilişkileri sıcak tutmaya özenli Goffin, “Belçika hükümetinin tavrı açık. PKK bir terör örgütüdür” diyor, PKK’nin terör örgütü listesinde kalmasına Belçika’nın destek vermeyi sürdüreceğini vurguluyor, dahası “Bu karar, PKK ve destekçilerinin Belçika’da yargılanamayacağı anlamına gelmez” diyerek Kürt diasporasına aba altından sopa gösteriyordu.
Oysa, Belçika adaletinin bu kesin kararı, ABD ve AB ile ona üye devletlerin yıllardır Türk Devleti’nin şantajlarına boyun eğerek PKK’yi de dahil ettikleri “terörist örgütler” listesine de ciddi bir darbe olmuştu.
PKK gibi, İran’daki Halkın Mücahitleri Örgütü (HMÖ) de yıllarca ABD’nin ve AB’nin terör örgütleri listesinde yer almışken, 2009 yılında AB ve 2012 yılında da ABD tarafından bu listeden çıkartılmıştı.
14 Mart 2018’de Artı Gerçek’te yayımlanan “Kürt halkının mücahitlerine nankörlük neden?” başlıklı yazımda sormuştum: “Ortadoğu coğrafyasındaki bir başka direniş örgütü, İran’daki Halkın Mücahitleri Örgütü (HMÖ) 1965 yılında dönemin İran şahı Rıza Pehlevi’ye, kapitalizme ve ABD emperyalizmine karşı silahlı mücadele yürütmek amacıyla kurulmuş bir örgüttür. 1979’da Şah rejiminin çökmesinden sonra laik bir örgüt olarak silahlı mücadeleyi İslamcı rejime karşı sürdürmeye devam etmiştir. HMÖ Tahran ile Washington arasındaki gerginliğin büyümesinden sonra da terörist örgütleri listesinden çıkartıldı… İyi de, PKK, üstelik de Belçika adaletinin olumlu kararlarına rağmen, neden hâlâ kara listede tutuluyor?”
Belçika Yargıtayı’nın kararından sonra Brüksel’deki Press Club’de yaptıkları ortak bir basın toplantısında Kongra Gel Eşbaşkanı Remzi Kartal ve KNK Yürütme Konseyi üyesi Zübeyir Aydar ile Avrupa Parlamentosu’ndaki siyasal grupların temsilcileri ve davanın savunma avukatları bu soruyu haklı olarak bir daha dile getirdiler.
Remzi Kartal, Kürt halkı üzerinde Türk Devleti’nin uyguladığı terörün NATO ve AB tarafından da desteklendiğini anımsatarak “Artık Avrupa siyasetçileri ve kurumları da PKK’nin terörist örgüt olmadığı kararına uygun hareket etmelidir. Eğer karar uygulanmazsa ve siyaset başka işlerse, adalet asla yerini bulmaz” dedi.
Zübeyir Aydar da AB terör listesinin Türk devletinin tutuklama, işkence ve cinayetlerine meşruiyet tanıdığını vurguladıktan sonra şu çağrıda bulundu: “Artık kimse Tayyip Erdoğan’ın ortağı olmamalı. Bu liste Avrupa’da on binlerce insanımızın kriminalize edilmesine neden oldu. Bu büyük bir haksızlıktı. Belçika bu mahkeme kararına uygun hareket etmeli ve terör listesinden imzasını çekmelidir. AB ve Belçika hükümeti bu meseleyi artık terör olarak adlandırmaktan vazgeçmeli, barış için çaba göstermelidir.”
Basın toplantısında Avrupa Parlamentosu Sosyal Demokratlar Grubu’ndan Andreas Schieder, Sol Birlik (GUE) Grubu’ndan Nikolaj Violliumsen ve Yeşiller Grubu’ndan François Alfonsi de Kürt ulusal hareketine ve diasporasına yapılan haksızlıkları dile getirerek Yargıtay kararının artık barışçıl bir çözüme yol açması gerektiğini söylediler.
Nikolaj Violliumsen, AKP rejiminin başta HDP olmak üzere tüm muhalefeti “terörizm” suçlamasıyla baskı altında tuttuğunu ve Türk Ordusu’nun aynı gerekçeyle Suriye topraklarına girdiğini vurgulayarak Türk Hükümeti’ni siyasal çözüm için PKK ile masaya oturmaya çağırdı. Ayrıca AB’nin PKK’yi terörist ilan etmekle hata yaptığını, bu tutumun barışçıl çözüme engel oluşturduğunu vurguladı.
Belçika Dışişleri Bakanı Philippe Goffin’in mahkeme kararı üzerine söylediklerini de “Siyasal çözüm önünde engel oluşturan talihsiz bir açıklama” olarak niteleyen Violliumsen, Yargıtay kararını Avrupa Parlamentosu’nda gündeme getireceklerini, o parlamentoda tüm siyasi grupların da Kürt sorununa çözüm konusunda hemfikir olduğunu belirtti.
Andreas Schieder, kültürel, siyasal ve ekonomik haklar için savaşmanın meşru olduğunu belirterek, “Bir terörizm sorunu yok, bir ulusun hakları söz konusudur” dedi.
François Alfonsi, Yargıtay kararının “Kürt hareketini kriminalize etme girişimlerinde önemli bir gedik açtığını” vurgulayarak, “Bundan sonraki tüm çalışmalarımız bu kararın tüm üye devletlere ve Avrupa Birliği’ne yayılması yönünde olacaktır” diye söz verdi.
Basın toplantısında daha sonra Kürt tarafının dört avukatı 14 yıl süren davanın tarihçesini verdikten sonra, kararın içeriği ve ne anlama geldiği üzerine ayrıntılı açıklamada bulundular.
Aynı zamanda halen Belçika’da sürgün bulunan Katalan lideri Carles Puigdemont’un da savunmasını üstlenmiş bulunan Avukat Paul Bekaert, terörizm suçlamasıyla yapılan baskının sadece PKK’yi değil, tüm Kürtleri hedef aldığına dikkat çekerek Belçika Dışişleri Bakanı’nı şu soruyu yöneltti: “Yüksek Mahkeme’nin kararına saygı gösteriyor musunuz, göstermiyor musunuz?”
Avukat Joke Callewaert, davanın sanıkları arasında Remzi Kartal ve Zübeyir Aydar’ın bulunduğunu hatırlatarak “Bunların terörist olarak yargılanamayacağı kararı son derece önemlidir” dedi.
Avukat Luc Walleyn, Türk devletinin yıllardır Kürt medyasının ve siyasetçilerinin PKK propagandası yaptığı yönünde suçlamalarda bulunduğunu hatırlatarak, mahkemenin başından beri Kürdistan’da yürütülen mücadelenin terörizm olmadığını ifade ettiğini söyledi.
ABD büyükelçiliğinin Kürtlere ve kurumlarına baskı yapılması sağlama yönündeki faaliyetleriyle ilgili Wikileaks belgelerini açıklayan Avukat Jan Fermon, Avrupa Adalet Divanı’nın 2014-2017 yılları arasında PKK’nin terörist örgütler listesinden çıkartılması gerektiğine hükmettiğini de hatırlatarak Belçika yüksek mahkemesinin kararından sonra PKK’nin terörist örgütler listesinden çıkarılması gerektiğini vurguladı, Belçika Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamasını da “yargıya müdahale” olarak değerlendirdi.
Belçika’da en yüksek mahkemenin tartışma götürmez kararından, Avrupa Parlamentosu’ndaki üç siyasal grubun temsilcilerinin ve Belçikalı dört seçkin hukukçunun açıklamalarından sonra Belçika Hükümeti’nin ve de Parlamentosu’nun “terör örgütleri” listesi konusunda demokratça bir karar alması gerekiyor.
Ne var ki, Belçika’da son yasama seçimlerinden sonra geleneksel siyasal partilerin düşüş yaşaması, buna karşılık Fransızca konuşan kesimde sol partilerin büyük sıçrama yapması, Flamanca konuşan kesimde ise aşırı sağ ve milliyetçi partilerin çoğunluk sağlaması nedeniyle yeni koalisyon hükümetinin kurulamaması birçok konuda olduğu gibi “terör örgütleri” listesi konusunda derhal bir karar alınmasını zorlaştırıyor.
Bununla beraber, sırf milliyetçi Türk seçmenlerin oylarını elde edebilmek için yıllardır Türk lobisinin hizmetindeki örgütlere ve politikacılara her türlü tavizi vermiş olan Sosyalist Parti’nin dahi, Saint-Josse Belediye Başkanı Emir Kır’ı, Türkiye’deki MHP’li belediye başkanlarıyla ilişki sürdürerek aşırı sağa karşı “sağlık kordonu”nu çiğnediği gerekçesiyle ihraç etmeyi göze alması umut verici bir gelişme olarak görülüyor.
Emir Kır sadece Türkiye’deki MHP’li belediye başkanlarıyla ilişki sürdürmekle kalmayıp Ermeni Soykırımı’nı inkâr etmek ve Belçika’daki Kürt örgütlerini terörizmin propagandacısı diye nitelemekten dolayı böyle bir dışlanmayı çoktan hak etmişti.
Örneğin Kır’ın yönettiği Saint-Josse Belediyesi’ndeki Brüksel Kürt Enstitüsü’nün lokali 17 Kasım 2016’da da Türk bayraklarıyla donatılmış, onlarca arabayla faşist sloganlar atarak gelen Erdoğan taraftarlarının bombalı saldırısına uğramıştı. Bu olaylar üzerine RTBF’ye verdiği demeçte Kır, Belçika yöneticilerini Kürt örgütlerinin gösterilerine izin verdikleri için eleştirmiş, daha da ileri giderek bunun Madrit’de DAEŞ’in sokak gösterilerine göz yumulmasından farklı olmadığını söylemiş, bu sözleri Sosyalist Parti lideri Elio Di Rupo’nun dahi tepkisine yol açmıştı.
Son olarak, 5 Şubat 2020 Çarşamba günü Avrupa Parlamentosu’nda başlayan, Perşembe günü de sürecek olan “Avrupa Birliği, Türkiye, Ortadoğu ve Kürtler” Konferansı da Kürt sorununa barışçıl bir çözümü dayatma açısından özel önem taşıyor.
Avrupa Birliği-Türkiye Yurttaş Komisyonu’nun (EUTCC) organize ettiği konferansa Avrupa Parlamentosu’ndaki Sol ve Yeşiller Kuzey Solu (GUE/NGL), Yeşiller/Avrupa Özgür İttifakı (Greens/EFA) ve Sosyalist ve Demokratlar (S&D) grupları destek veriyor.
Konferansın açılışını yapan EUTCC Başkanı Norveçli Prof. Dr. Kariane Westrheim, Türk devletinin Rojava’ya yönelik saldırılarından önce bölgenin bir barış havzası olduğunu, belirttikten sonra “Türk işgali uluslararası hukuku ihlal etmiştir. Türk Cumhurbaşkanı, etnik temizlik niyetini gizlemedi. Türk işgali, 300 bini aşkın yerel nüfusun evlerini terk etmesine neden oldu. Bu gerçek bir etnik temizliktir” dedi.
Konferansta konuşan Avrupa parlamenterleri Nikolaj Villumsen, Andreas Schieder, François Alfonsi ve Dimitrios Papadimoulis PKK’nin terörist örgütler listesinden çıkartılması gerektiğini vurguladılar.
Şurası bir gerçek ki, Avrupa Adalet Divanı’ndan sonra Belçika Yargıtayı’nın da verdiği karara göre AB’nin de, AB üyesi tüm ülkelerin de Kürt ulusal hareketine ilişkin hasmane tutumlarını gözden geçirmeleri gerekecektir.
Bunun bir an önce sağlanması için sadece Kürt diasporasına değil, Avrupa’daki tüm demokratik örgütlere ve siyasal sürgünlere de büyük sorumluluk düşüyor.
Sadece Kürt sorununun çözümünün değil, Türkiye’deki islamo-faşist düzenin yıkılmasının da önemli ölçüde “Terör örgütleri listesi”nin revizyondan geçirilmesine bağlı olduğunu bilerek…
Başta da söylediğim gibi, mücadele bu liste ve kırmızı bültenler tarihin çöplüğüne atılıncaya kadar sürecektir.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları



























































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.11.2025
4.11.2025
9.10.2025
14.09.2025
7.09.2025
13.07.2025
10.03.2025
30.10.2024
15.10.2024
7.10.2024