Fehim TAŞTEKİN
İran’da 17 Eylül’den beri devam eden gösteriler bütün şehirlerde kayda geçse de Kürdistan özel olarak gözetim altında. Öfkenin kaynağı da muhatabı da bölgeye aynı pencereden bakıyor. Ölümüyle sokakları alevlendiren 22 yaşındaki Mahsa ‘Jina’ Emini’nin Sakız ilçesinden bir Kürt olması; Farslar, Azeriler, Beluclar ve Araplar dahil farklı etnik gruplardan İranlıların “Jin, Jiyan, Azadi” (Kadın, Yaşam, Özgürlük) sloganını benimsemesi; bunların ötesinde bağımsızlık ya da özerklik talepleriyle siyasal bir hafızaya sahip olması Kürdistan’ın öne çıkmasında üç sebep.
1847’de Bedirhan Bey isyanı, 1880’de Şeyh Ubeydullah isyanı, 1918’de İsmail Sinko isyanı, 1946’da Mahabad Cumhuriyeti, 1979-1984’de özerklik isyanı tarihsel hafızayı canlı tutan birer kilometre taşı. Fakat rejim de Kürt bağını kurarak ayrılıkçı bir görüntü yerleştirmek istiyor.
İçişleri Bakanı Ahmed Vahidi, "Bu isyan, sabıkası berbat ayrılıkçı KOMALA, İKDP ve PJAK örgütlerince tertip edilmiştir" dedi. Dışişleri Sözcüsü Nasır Kenani de olaylardan “ulusal güvenliği tehdit eden ayrılıkçı terörist grupları” sorumlu tuttu. Valiler de aynı şeyi tekrarlıyor.
Gösterilerin örgütsüz ve lidersiz olduğu, kendiliğinden tetiklendiği, kadın, genç ve çocukların öne çıktığı ve bütün bölgeleri sardığı düşünüldüğünde rejim, orantısız olarak Kürt partilere kredi çıkıyor. Bu ileri düzeyde şiddete meşruiyet kazandırmak için zemin hazırlığı olarak da görülebilir.
Genel izlenim Irak Kürdistan’ına “ihraç edilmiş” örgütlerin kitle hareketlerinin lokomotifi olmasalar da inisiyatif geliştirme, etkinlik kazanma ve tabanı genişletme çabası içinde oldukları yönünde.
KÜRT PARTİLERİNİN POZİSYONLARI
“Jin, Jiyan, Azadi”nin Apo'cu Kürtlerin sloganı olması PKK’nin İran uzantısı Kürdistan Özgür Yaşam Partisi’ne (PJAK) hem meşruiyet hem taban kazanmak için altın bir fırsat sundu.
İran Kürdistan Demokrat Partisi (İKDP) ve İran Kürdistanı Devrimci Emekçiler Topluluğu (KOMALA/KOMELE) de şişen bu rüzgarda kanatlanmak istiyor. İsrail’den “gizli görev” almaya gönüllü Kürdistan Özgürlük Partisi’ni (PAK) de eklemek lazım.
Kürtler Sine’nin (Senendec) merkez olduğu Kürdistan Vilayeti dışında Batı Azerbaycan, İlam ve Kirmanşah vilayetlerinde yaşıyor. Safeviler döneminde sınırları Özbeklerden korumak için göç ettirilen Kürtlerin yaşadığı Kuzey Horasan Vilayeti’nde yaşıyor. Ayrıca Kazvin, Gilan ve Loristan vilayetlerinde Kürt nüfus mevcut.
Irak ve Suriye’de gördüğümüz “geleneksel” Kürt partileri ile PKK’nin “yeni nesil” örgütlenmeleri arasındaki rekabet bütün keskinliğiyle burada da tekrarlanıyor.
İKDP kadroları kendilerini Mahabad Cumhuriyeti’ni kuran Kürt hareketinin mirasçısı olarak görüyor. 1945’te kurulan İKDP, 1938’den itibaren Kürdistan Özgürlükçü Örgütü olarak gizli faaliyet yürüten ve 1942’de Kürdistan Yeniden Diriliş Örgütü adını alan hareketin devamı.
Gazi Muhammed, 1946’da Çarçıra Meydanı’nda ilan ettiği cumhuriyetin hedefini altı maddeye sığdırmıştı: Otonomi, kamuda ve eğitimde Kürtçe kullanımı, yerel meclisin teşekkülü, yöneticilerin yerel şahsiyetlerden seçilmesi, Azerbaycan halkıyla birliktelik ve tek hukuk sistemi.
Dar bir bölgede kurulan cumhuriyet İngilizlerin denetimindeki Sakız, Sine ve Kirmanşah gibi bölgeleri kapsamıyordu.
11 ay sonra Sovyetler çekilirken Şah’ın orduları kolayca cumhuriyeti yıktı. Cumhurbaşkanı Gazi Muhammed, Başbakan Hacı Baba Şeyh ve Savunma Bakanı Muhammed Hüseyin aynı meydanda idam edildi. İşte sarsıcı hafıza bu!
1969’da sol ve milliyetçi kadrolarla ortaya çıkan KOMALA, İKDP’nin tekelini kırdı. 1979 devrimi Kürtler için de yeni bir fırsattı. “İran için demokrasi, Kürdistan için özerklik” diyen İKDP’nin 8 maddelik talepler listesinde Kürtçenin resmi dil olması, idari özerklik verilmesi ve güvenliğinin yerel güçlere bırakılması öne çıkıyordu. Kürt partiler kültürel hakları garantileyen teklife razı gelmeyip özerklikte ısrar etti. Buna karşın Ayetullah Humeyni, bir tarafta komünist korkusu yaşayan Kürt ağaları diğer yanda gerilla savaşından kaçmış Sünni Kürtler ve Kirmanşah’ın Şii Kürtlerini örgütleyerek Müslüman Kürt Peşmergesi’ni kurup isyanı bastırdı. KOMALA ve İKDP yeni rejim için “Şeytan partisi” ve “İslam düşmanı” idi.
Bugün de Kürt siyasi hareketleri bağımsızlık, federatif çözüm ve demokratik-kültürel özerklik talepleriyle ayrışıyor.
Kürtlerin isyan tarihi hiçbir zaman düz bir çizgide ilerlemedi. Mahabad yıkılırken Irak tarafına geçmiş olan Genelkurmay Başkanı Mele Mustafa Barzani, Bağdat’a karşı savaşında dava arkadaşlarını asan Şah Rıza Pehlevi’yi yanında bulmuştu. O vakit İranlı Kürtler de Şah’a karşı uzlaşmacı çizgiye geçmişti. İranlı Kürtlerin elimine edilmesinden Barzani de sorumlu tutuldu. 1975’te İran-Irak arasındaki Cezayir Anlaşması nedeniyle Tahran’ın Kürtlere desteği azalsa da hepten kesilmedi. 1979 sonrası İran’da Kürtlerin mollalar tarafından bastırılmış olması da, Irak tarafındaki Kürtlerin İran’dan himaye görmesini engellemedi. İran-Irak savaşı sırasında İranlı Kürtler Bağdat’a, Iraklı Kürtler Tahran’a bakıyordu. ABD’nin devreye girdiği 1991’den bu yana durum karmaşık bir hal alsa da Tahran’ın Küdistan’daki gölgesi kaybolmadı.
İran’a müzakere öneren İKDP lideri Abdurrahman Kasımlo 1989’da Viyana’da Tahran’dan gelecek heyeti beklerken öldürüldü. Yerine geçen Sadık Şerefkendi 1992’de Berlin’de aynı akıbete uğradı. Hafızada devamlılık işte!
Şerefkendi’nin halefi Mustafa Hicri parti içindeki bölünmeleri durduramadı. Halid Azizi partiden ayrılarak Kürdistan Demokrat Partisi’ni (KDP) kurdu. İki parti geçen eylülde yeniden birleşti. İsyana beş kala!
Bugün Sine, Sakız ve Merivan gibi yerlerde aktif olan KOMALA ise soldan sağa 4-5 parçaya bölünmüş durumda. En soldaki (İbrahim Alizade) PJAK’la, en sağdaki (Abdullah Muhtedi) monarşistlerle işbirliği yapıyor. 1991’den itibaren Irak Kürdistan’ında üslenen İKDP 2016’da Devrim Muhafızları ile girdiği çatışmalarla sessizliğini bozdu. ABD’nin İran’a karşı azami baskı siyasetiyle çakışan bir askeri tırmanıştı. İKDP’nin Suudi Arabistan’a yakınlaştığı bir dönemdi. Mesud Barzani’nin devreye girmesiyle Hicri’nin “Yeniden Uyanış” hamlesi sönüverdi.
PJAK’IN İKİLEMİ
PJAK ise 2003’teki kuruluşundan bugüne Güney Azerbaycan ve Kürdistan’ın yanı sıra Kirmanşah ve İlam vilayetlerinde de örgütlenip dinamik bir ağ kurmayı başardı. PJAK’ın Kuzey Horasan Vilayeti’nde aktif olduğu söyleniyor. 1979-1984’teki olaylarda Kirmanşah ve İlam’ın Kürtleri mezhepsel saiklerle Kürt davasına biganeydi. Ancak Şii ve Yarsan/Ehl-i Hak Kürtler arasında örgütlenmeyi başaran PJAK oldu. PJAK’ın Horasan, Gilan ve Kazvin’de de örgütlendiği belirtiliyor. PKK’nin kayıplar listesi üzerinde yapılan araştırmalara bakılırsa İran’dan örgüte katılım oranı yüzde 10 civarında.
PKK’nin 2011’de Suriye’deki gelişmelere bağlı olarak İran’la ‘zımnen ateşkes’ yapması nedeniyle PJAK eylemsizlik dönemine geçti. Hemen öncesinde İran, PJAK kamplarını bombalamıştı. Ateşkes hali PJAK’ın İran devletine çalıştığı suçlamasına dayanak olageldi. Rakip Kürt partilerin elindeki en önemli koz bu. Bu algıyla İran’ın PKK’yi Türkiye’ye karşı kullandığı suçlaması birbirini besliyor. Ayrıca PJAK öteki Kürt partilere nefes aldırmamakla suçlanıyor, Suriye’de olduğu gibi.
Sadece İKDP-KOMALA-PAK çizgisindeki Kürtler değil İran’ın geri kalanında da PJAK’ın ‘harici’ bir güç olduğu algısı bu hareketin önünde bir bariyer olarak duruyor. Bugün “Jin, Jiyan, Azadi” sloganının Farsça, Arapça ve Azerice olarak yankılanıyor olması bu algıyı yıkacak önemli bir fırsat olarak görülüyor. Ancak PKK’yi ateşkese iten koşullar hâlâ geçerli olduğundan PJAK da bir ikilem içinde: Bir taraftan tarihi fırsatı kaçırmak istemiyor. Ki aksi bir tavır rejime çalıştığı algısını güçlendirebilir. Beri taraftan İran’a cephe açmanın Irak ve Suriye’de de karşılığı olacağından Tahran’a da başka bir görüntü vermek zorunda.
İran’la köprülerin yıkılıp yıkılmadığı sorusu muallakta kalsa da PJAK bir deklarasyonla kendini ortaya koydu. Milliyetçi, mezhepçi ve merkeziyetçi anlayıştan uzak durulması ve ‘öz yönetim’ esasına dayalı bir mücadele yürütülmesi çağrısı yaptı. Mezhebi paydaşlıkla Kürt ulusal davasına uzak duran Loristan, İlam ve Kirmenşan’taki Kürtleri de direnişe davet etti. Bir de PJAK tüm Kürdistani güçlerin alacağı yeni bir karara dek Mahabad Cumhuriyeti’nin bayrağını ulusal bayrak ilan etti. Bu da tartışma çıkardı; PJAK tarihsel mirası gasp etmeye kalkışmakla suçlandı.
ROJAVA SENARYOSU MU 1979’UN TEKRARI MI?
Konuştuğumuz Kürt kaynaklar bütün Kürt partilerin silahlı isyan dahil bütün seçeneklere göre hazırlık yaptığını söylüyor. PKK tarafında Suriye’de olduğu gibi siyasi-askeri boşluk olursa bunu dolduracak şekilde hazırlıklı olma ihtiyacından söz ediliyor. KOMALA ve İKDP’nin de İran içinde dağlık bölgelerdeki kampları aktif hale getirdiği öne sürülüyor. Ama hiçbir parti güvenlik güçleri, karakol ve valiliklere yönelik şiddet eylemleriyle kendilerinin ilişkilendirilmesini istemiyor. Bu eylemlerin potansiyel failleri olsalar da.
Kürdistan’da isyanın silahlı sürece dönüşmesi ihtimali konuşulurken İKDP lideri Mustafa Hicri Kürtlere şiddetten uzak durmaları ve gösterilerin barışçıl olarak sürdürülmesi çağrısı yaptı.
Burada bir kaygı bir de korku var. Partiler arasında paylaşılan ortak endişe şiddetle en kolay mahkum edilecek kesimin Kürtler olması. Rejim peşinen olayları Kürt ayrılıkçılığına bağladığından bu kozu vermek ölümcül olabilir. Silahların devreye girdiği yerde bundan yararlanacak olan, şiddeti tekelinde bulunduran müesses nizamdır. Ve İran güç kullanma seçeneklerinin tamamını devreye sokmuş değil. Karşı şiddet rejime Olağanüstü Hal ilan ederek Devrim Muhafızları ve düzenli orduyu bütün ağır silahlarıyla sokaklara dökme imkanı verebilir.
İşin korku tarafına gelince; gösterilerin kolayca sönümlenemeyeceği anlaşılınca İran’ın yaptığı ilk şey, Irak Kürdistan’ındaki kampları bombalamak oldu. Devrim Muhafızları 24 Eylül’de rejim düşmanı örgütlere yönelik operasyon başlatıldığını duyurmuş, ertesi gün kitleleri silahlandırmak üzere İran’a sızan teröristlerin yakalandığını öne sürmüş, 28 Eylül’de de Erbil’in Koye, Süleymaniye’nin Kaladize ve Kerkük’ün Pirde ilçelerinde bazı karargah ve kampları bombalamıştı. Hedefte İKDP, KOMALA ve PAK vardı. 73 balistik füze ve insansız hava araçlarının kullanıldığı saldırılarda 16 kişi öldü. Bu operasyon sırasında Kandil taraflarındaki kampların vurulmaması, rakip partilerin gözünde PJAK’ın İran’la işbirliğinin yeni bir kanıtıydı. Gerçi İran yeri gelince PJAK’a vurmazlık da etmiyor.
Bombardımanın ötesinde Kürdistan Yönetimi temsilcileri Tahran’a çağrılarak bu örgütlerin sınırlardan uzaklaştırılıp Süleymaniye’de bir kampta toplanması istendi. “Devrim Muhafızları’nın münafık ve ayrılıkçı teröristleri uzaklaştıramaması halinde Kürdistan’a doğrudan müdahale edeceği” mesajı verildi. Bunun üzerine Barzani yönetimi himayesindeki örgütleri baskı altına aldı. İranlı partilerin silahlı çatışmalardan uzak duracaklarına dair açıklaması bunun sonucu.
Genelkurmay Başkanı General Muhammed Bakıri 15 Ekim’de operasyonla ilgili şu açıklamayı yaptı: “Bu gruplar, Amerika ve diğer düşmanların yardımıyla Kuzey Irak’ta yuvalandılar. Ancak son yıllarda bunların merkezleri güvenliğimize karşı bir üsse dönüştü... Kürdistan yetkililerine dedik ki: İki yol var ya bunlar silah bırakır ve birer sivil örgüte dönüşür yahut Kürdistan Yönetimi bu terörist grupları bölgeden çıkartır. 3 bin silahlı militanın sınırımızın dibinde bomba yapmasına hiçbir şekilde tahammül gösterilemez. Gerekeni yaparız.”
İran bu örgütlerin askeri varlığını 3 bin olarak verse de gerçek bunun üçte birini geçmeyebilir. PJAK ayrı tabii.
Bugün Kürt partiler gerçekten de olası türbülansta boşluğu doldurabilirler mi? Rojava senaryosu ciddiye alınabilir mi? Her şeyden önce Suriye’deki gibi bir çekilme, boşluk ya da silahlı çatışma hali yok. İkincisi Kürtler bugün de yekpare değil.
İKDP, çoğu KOMALA grubu ve PAK’ın kırmızı çizgisi PJAK. Bunlar PKK’yi İran’da görmek istemiyor. İran’ın güç gösterisi ise şimdilik sınırlı. 2019’da kullandığı şiddetin daha azıyla gösterilerin sönümlenmesini bekliyor. Bunun nedeni kadınlar, gençler ve çocukların işin içinde olması. Daha fazla güç kullanımının sessiz kitleleri sokağa çekebileceği, sistemin güvenlik şemsiyesinde çatlaklara yol açabileceği ya da dışardan müdahalelerle her şeyin kontrolden çıkabileceği kaygısı var. Ancak kimsenin gözardı etmediği bir şey daha var: Sistem açısından tehlike büyürse Olağanüstü Hal ilan edip yıkıcı bir güç kullanabilir. İran henüz bu noktada değil.
'BİJÎ KÜRDİSTAN’LA TERS DÜŞEN 'JİN, JİYAN, AZADİ'
Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi 8 Temmuz’da Sine’yi ziyaret ettiğinde “Kürdistan’ın kadın ve erkeklerinin ürettiği kültür ve sanat eserleri buranın zenginliğinin bir parçası. Bijî Kürdistan” demişti. Selefi Hasan Ruhani de 2015’te yine Sine’de sözünü “Bijî Kürdistan” diye bağlamıştı. Öfkenin muhataplarının dilinde “Bijî Kürdistan”, sokaklarda “Jin, Jiyan, Azadi”. İran’ın ezber bozan tarafı da bu.
İran bu krizden nasıl çıkacak? Rejim yaratıcı bir esneklik sergileyebilecek mi? Yoksa körü körüne güç kullanarak Suriyelileşme senaryosuna mı sürüklenecek?
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları

























































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.01.2026
20.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
30.12.2025
26.12.2025
15.12.2025
8.12.2025
26.11.2025
11.11.2025