Fehim TAŞTEKİN
ABD’de Joe Biden göreve başlayalı neredeyse iki hafta oldu. Suriye’ye dair doğru düzgün bir şey söylenmedi. Yeni rotanın neye benzeyeceğine dair elde var fil tarifleri.
Belirgin şeyler hepten yok değil; IŞİD’e karşı savaş ve Suriye Demokratik Güçleri’ne (SDG) destek devam edecek. Geri kalan pek çok şey münhal.
Biden’ın köşe başlarına oturttuğu kişilerin ayak izlerine bakarak sonuçlar çıkarıyoruz. Obama döneminde Suriye siyasetinin bir yerlerinde bulunmuş ekip farklı bir zaman diliminde işe koyuluyor. Elbette geçmişten dersler çıkarmış halde. Fakat herkes aynı dersi çıkarmıyor: Biri Obama’nın muhalif güçleri yeterince silahlandırmaması yüzünden bugünkü durumun oluştuğunu; bir başkası Esad yönetimini devirme fikrinin yanlış çıktığını düşünüyor. Her iki yönelim de Esad yönetimi üzerinde baskının artırılması niyetini dışlamıyor.
Silahlı sürecin parçası olan muhaliflerden gelen tepkilere bakılırsa Biden’dan umutsuzlar. Bir taraftan da Washington’da Türk ordusunun sahadaki varlığını Esad yönetimini baskılama stratejisinin bir parçası olarak gören bir bakış da var. M-5 güzergâhından çekildikten sonra M-4’e ağırlık veren TSK İdlib’in güneyi ve doğusunda, Hama’nın kuzeybatısındaki Cebel Zaviye’de, Lazkiye’nin kuzeydoğusundaki Cebel Akrad’da ve Halep’in batı kırsalında silahla gruplarla Suriye güçleri arasında bariyer kurdu. Muhaliflere göre 70'den fazla askeri noktada, 6 bin Türk askerinin yanı sıra tank, zırhlı araç, top, roketatar ve radarlar dahil yaklaşık 7 bin 500 araçla bir “Çelik Kalkan” oluşturuldu. Asker ve araç sayısını bunun iki katı veren kaynaklar da var. Silahlı grupları koruyan ‘Çelik Kalkan’ olası Amerikan stratejisi için de kıymete binebilir. Her şey siyasetin alacağı yöne bağlı. O vakte kadar şu soruları sormaya devam edeceğiz: TSK’nin tuttuğu tamponlarda barınan silahlı gruplara yönelik yaklaşım ne olacak? Yine “teröristler” ve “ılımlılar” diye ayrıma mı gidecekler? Rusya, İran ve Türkiye’nin ortaklığındaki Astana sürecinden rahatsız olup Batı’nın yeniden ağırlığını koyması gerektiğini savunan, hatta oyalamaca olarak gördükleri Cenevre sürecini öldürmek isteyen Avrupalı bazı aktörler Biden’da bekledikleri liderliği görebilecekler mi?
Biden renk vermekte acele etmiyor. Ya iyi düşünülmüş bir haritayla yola çıkmak istiyor ya da Suriye dosyasını altlarda tutuyor. Sanki ikincisi daha ağır basıyor.
Dışişleri Bakanlığı koltuğuna oturtulan Antony Blinken’in profiline bakanlar Esad yönetimi üzerindeki baskının artırılması yönünde bir beklentiye yatıyor. Blinken Suriye’de Amerikan askeri varlığının sürmesinden yana tavrıyla biliniyordu.
Muhaliflerin umutlanacağı isim Ulusal Güvenlik Danışmanı yapılan Jake Sullivan. Obama döneminde muhaliflerin silahlandırılması gerektiğini savunuyordu. Ama aynı pozisyonda durması artık çok zor.
Herkesin mimlediği isim Ulusal Güvenlik Konseyi’nde Orta Doğu Koordinatörü olan Brett McGurk. Ona bakanların zihninde ise SDG’yi merkeze alan, Türkiye ile ters düşen ve diğer muhalif cepheyi göz ardı eden bir siyaset canlanıyor.
Biden’ın İran Özel Temsilciliği için Robert Malley’i seçmesi de Obama’nın Suriye politikasındaki hataları düzeltme beklentisine yatan Esad düşmanlarını üzmüşe benziyor. Bu kesimler Malley’in dönüşünün Suriye siyasetine yansımaları olacağını düşünüyorlar. Senatör Tom Cotton gibi isimler Malley’i İran sempatizanı ve İsrail düşmanı olarak görüyor. Muhaliflere bolca mikrofon uzatan Washington Post yazarı Josh Rogin’e göre Malley, Obama döneminde İran’la müzakereleri tehlikeye atmamak için muhaliflere destek verilmesine ve Esad’a yaptırım uygunlamasına karşı çıkıyordu. Malley’e fazla anlam yükleyenler, Tahran’la nükleer anlaşmaya dönmeye çalışırken Biden’ın İran’ın Suriye’deki varlığını çok fazla mesele yapmayabileceği kaygısını paylaşıyor.
Blinken’in Dışişleri’ne atanmasını daha önemli bir gösterge sayarsak Obama döneminin tekrarından kaçınsalar dahi Suriye siyasetinin farklı bir kurguyla daha baskıcı olacağı öngörülebilir.
Blinken, Obama yönetiminin Suriye’de başarısız olduğunu söylüyor ama öldürme, işkence ve insanlığa karşı suç dosyalarına el atıp Suriye’nin canına okuyan Sezar Yasası çerçevesinde daha güçlü yaptırımların dayatılması gerektiğinden bahsediyor. Blinken, 2019'da Washington Post’taki görüş yazısında "Suriye'de çok fazla bir şey yapmayarak başka bir Irak'tan kaçınmaya çalıştık ancak çok az şey yaparak da tam tersi bir hataya düştük” diyordu. Bu yaptırımlarda ısrarın Suriye’yi nereye götüreceğini kestirmek zor değil: Çöküş ve felaket. Bir daha toparlayamayacakları atomize bir ülke! Halihazırda durum ziyadesiyle kötü: BM İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi’ne göre her 10 kişiden 8’i yoksulluktan mustarip. Dünya Gıda Programı’na göre Suriye’de 9.3 milyon insanın gıda güvencesi yok.
Hâlâ rejim değiştirmeyi temel mesele olarak masada tutmak isteyenler McGurk’in çağrıştırdığı siyasetin aksine muhalefete desteği artıran, Şam, Tahran, Moskova hattına tazyiki tırmandıran ve Türkiye’nin Esad karşıtı müdahale kapasitesine önem atfeden bir yolu salık veriyor. Tabii böyle düşünenler için Türkiye’nin Astana zemininden çıkması ve Kürtlere düşmanlığı bırakıp Suriye güçlerine odaklanması gerekiyor.
Aslında McGurk’un çizdiği fotoğraf, onu hedef alanların gördüğünden daha boyutlu ve gerçekçi. 2019’da Foreign Affairs’de kaleme aldığı detaylı bir yazıda, mevcut koşullarda Washington’ın Esad’ı koltuğundan edemeyeceğini; ABD’nin İran’ı Donald Trump’ın dediği gibi son askerine kadar Suriye’den çıkartamayacağını; Ankara ile ilişkilerin bozulmasının Kürtlere Amerikan desteğine indirgenemeyeceğini, Türkiye’nin önceden de sorunlu bir müttefik olduğunu, Erdoğan hükümetinin sınırları IŞİD’e kapatmayıp uluslararası koalisyona zorluklar çıkarttığını ve El Kaide’nin Suriye’nin kuzeybatısını ele geçirmesine göz yumduğunu savunuyor.
Sahada Amerikan varlığına atfedilen önemi de “ABD'nin Suriye'deki konuşlanması, ABD'nin Rusya ile karşı karşıya gelmemesini, İran'ın kontrol edilmesini, Türkiye'nin dizginlemesini, Arap devletlerinin aynı hizada tutulmasını ve IŞİD'in canlanmamasını mümkün kıldı” sözleriyle vurguluyor.
McGurk’a göre olmayacak hedeflerle ABD’nin etkisini ve caydırıcılığını zayıflatmak yerine Esad yönetimi ve İran’ı bir şeylere zorlamak için Rusya ile işbirliğine gidilmeli, SDG de Şam’la anlaşmaya teşvik edilmeli. McGurk 2018’de ABD’nin iki seçenekli bir hedef için Rusya ile müzakereye hazır olduğunu belirtiyor: “İlk yolda Washington, Rusları Suriye rejimini Cenevre’de BM destekli barış görüşmelerinde işbirliğine zorlamaya teşvik etmeye çalışacaktı. Cenevre süreci bir ilerleme sağlamadıysa Amerikalı diplomatlar, SDG ile Suriye rejimi arasında bir anlaşmaya aracılık etmek için doğrudan Ruslarla müzakere etmek üzere ikinci bir yol hazırlamıştı.”
McGurk’e göre İran’ı 1980’den beri müttefik olduğu Suriye’den tamamen çıkarmak gerçekçi değil; o yüzden Tahran ve Şam’la ilişkisini kesmiş ABD için en mantıklı yol, bu iki başkentle Rusya üzerinden konuşmayı denemektir.
McGurk Arap ülkelerinin İran ve Türkiye’nin yayılması karşısında Şam’la ilişkilerini normalleştirmek istediğini ama ABD’nin buna karşı çıktığını, sonra durumun biraz değiştiğini belirtip normalleşmenin güven artırıcı önlemler, mültecilerin geri dönüşü ve genel af gibi erişilebilir bazı koşullar eşliğinde olması gerektiğini düşünüyor.
McGurk, Esad’ın devrilmesi gibi sonuç vermeyecek hedefler yerine sınırlı hedeflere bağlı yaptırımları savunuyor. McGurk dışında bu kadar somut ve detaya inen de yok.
“Biden’ın siyaseti ne olabilir” diye papatya falı bakarken araya bir de eski Dışişleri Bakan Yardımcısı Jeffrey D. Feltman girdi. Feltman, Hrair Balian ile birlikte Responsible Statecraft’da kaleme aldığı yazıda, Obama ve Trump’ın izlediği siyasetin IŞİD’in mağlubiyeti dışında sonuç vermediğini, yaptırımların da hedeflenen tutum değişikliğini sağlamadığını, o yüzden Esad’la müzakereye girip bazı somut adımlar karşılığında yaptırımların kaldırılmasını öneriyor. Yaptırımların reform ve istikrar için önemli olan orta sınıfı da çökerttiğini not eden Feltman’a göre test etme mantığıyla adım adım giden yeni yaklaşımla tutukluların bırakılması, mültecilerin dönüşünün sağlanması, Cenevre sürecinin ilerletilmesi, adem-i merkeziyetçiliğin benimsenmesi gibi sonuçlar hedeflenebilir. Feltman’ın adı yeni Suriye temsilciliği için geçtiği için önerisi antenleri kaldırdı. Eski Şam Büyükelçisi Robert Ford da Foreign Policy’deki yazısında Suriye’de Rusya ve Türkiye ile iş birliğine gidilmesini öneriyor. Özetle son 10 yılın siyasetinin sonuçsuz olduğu ve yeni bir yönelimin gerektiğine dair çok laf dönüyor.
Öyle sanıyorum ki McGurk’un yaklaşımıyla ötekilerini dengeleyen bir harman çıkacaktır. Karşımıza iddiasız bir siyaset de gelebilir.
Birçok kişinin öngörüsü Suriye’nin öncelik olmadığı yönünde. Öyle olabilir ama Biden’ın NATO müttefikleriyle ilişkileri hal yoluna koyma önceliğinde Türkiye konuşulması gereken ülkelerin başında geliyor. Bu da Kürtler-SDG dolayısıyla öncelik sırasına bakılmaksızın Suriye siyasetini masaya getiriyor.
Yazarlar
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları

























































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.01.2026
20.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
30.12.2025
26.12.2025
15.12.2025
8.12.2025
26.11.2025
11.11.2025