Hakan AKSAY
"Nasılsın?"
Bazen tek kelimeden oluşan küçücük bir soru cümlesinin ne kadar çok çeşidinin olabileceğini bir kez daha öğretti bana geçen hafta.
Aslında ortada büyütülecek bir şey yoktu. Covid’e yakalandım ve hızlıca iyileştim.
Hastalandığımı öğrenenlerin nasıl olduğumu sorarken özenle seçtikleri sorular, hele hele telefon edenlerin vurguları ve seslerindeki titreşim, bana kelimelerin ve telaffuzların ne çok türü olduğunu hatırlattı.
"Nasılsın?"
Hemen hepsine şakayla cevap verdim. Zaten ciddi bir sorun yaşamadım ve abartılacak bir olay yoktu. Ancak onların akıllarından geçen ihtimal de ortadaydı: Ölüm!
Bazen samimi arkadaşlara henüz ölmeye niyetim olmadığını da yine sululukla söyledim söylemesine, Nietzsche'ye gönderme yaparak "Bizi öldürmeyen şey güçlendirir" falan dedim ama…
Herhalde Covid denen felâket şakayı en az kaldıran konulardan biriydi.
Bilanço ortadaydı: Pandemi nedeniyle iki yıldan biraz fazla süre içinde dünyada yaklaşık 6 milyon insan ölmüştü. Resmî olarak saptanan vaka sayısı 425 milyona dayanıyordu. Bizim memlekette de - eğer açıklamalar gerçeği yansıtıyorsa - 13,5 milyona yakın vaka ve 100 bine yakın ölüm vardı. Az mı!..
* * *
Ölümden korkmamak mümkün mü?
"Ben varken ölüm yok, ölüm geldiğinde de ben yok olacağım. Bu yüzden ölümü hiç dert etmiyorum."
Epikür güzel söylemiş ama gel de bu rahatlıkta davran!..
Gerçi bütün hayat da ölümü düşünüp ondan korkarak geçmez. Onun için insanlık olarak dahiyane bir buluşumuz var: Ölümü unutarak, hatta neredeyse hiç ölmeyecekmişiz gibi yaşamak.
Belki sadece sevdiğimiz insanların ölüm haberleriyle ve katıldığımız cenazelerde düşünüyoruz hayatın bir sonu olduğunu. Hiç kimseye itiraf edemesek bile, onları uzun bir sandıktan çıkarıp beyazlar içinde derin bir çukura bırakarak üzerlerine küreklerce toprak attığımız sıralarda bir an için kendi ölümümüzü görüyoruz.
Bir de anılar canlanıyor bazen, ölümle karşılaştığımızı hissettiğimiz anlar…
1 Mayıs 1977’de kulağımın dibinde vızıldayan kurşunlardan biri azıcık adres değiştirseydi 15 yaşımda perdeyi kapatabilirdim, mesela. Ya da ondan 1-2 yıl sonra Bakırköy’de derneğimizin camından bakarken üzerimize yağan mermiler yalnızca cama ve tavana isabet etmeseydi… Halkevi’nin bombalandığı sırada yapılması gereken toplantıya birkaç dakika gecikmeseydim… Sovyetler’in güneyinde yaşadığım ilk kış sırasında geçirdiğim ve birkaç kişinin öldüğü trafik kazasından sağ çıkamasaydım… Moskova’da bıçaklandıktan sonra ameliyatımı yapan doktorun deyişiyle "Ya 2 cm daha yukarıya, tam kalbe saplasaydı?" Vs. vs…
Sadece kedilere özgü değil çok canlı olmak. Ama kaçı gitti, kaçı kaldı, onu bilmek zor…
Bununla birlikte beni en çok etkileyen ölümler hep sevdiğim insanlara ve hayvanlara ait.
Bir de bizim dernekten "GOP’lu Birhan" var ki, onu hiç unutamam. 1980 darbesinden bir süre sonra ben yurtdışına giderken o hapse atılmış, çok işkence görmüş, ruh sağlığı bozulmuş. Serbest kaldıktan sonra da toparlayamamış kendini. Ve intihar etmiş bir gün… Nedense hep kendimi suçlu hissederim, Birhan’la yer değiştirebilirdik, o yurtdışına gidebilirdi ve ben yakalanıp işkence görebilirdim diye… Ama hayat bu, bize aldırmadan bildiği gibi ilerliyor işte.
* * *
Steve Jobs, 2005 yılında Stanford Üniversitesi'nde yaptığı "Aşk, iş ve ölüm" üzerine o ünlü konuşmasındaki "üçüncü hikâyesi"nde şöyle diyordu:
"17 yaşında bir özdeyiş okudum. Şöyleydi: 'Her gününüzü son gününüz gibi yaşarsanız, sonunda bir gün haklı çıkarsınız.'
Belleğime kazındı bu söz ve aradan geçen 33 yılda her sabah aynaya bakarken kendi kendime hep aynı şeyi sordum: 'Bugün hayatımın son günü olsaydı, az önce yaptığımdan farklı bir şey yapmak ister miydim?'
Birazdan ölebileceğimi hep aklımda tutmam, bana önemli kararlar almamda yardım eden en büyük keşfim oldu.
Çünkü hemen her şey, dışarıdan beklediklerimiz, kibirlerimiz, gururlarımız, başarısızlık korkularımız ölümün karşısında silinip gidiyor ve geriye öz kalıyor.
Bir gün ölümün geleceğini hatırlamak, kaybedecek bir şeyleriniz olduğu korkusunun tuzağına düşmemenin en iyi yoludur.
Zaten çıplağız. Kalbinin sesini dinlememek için hiçbir neden yoktur.
Zamanınız sınırlı, sizin olmayan bir hayat sürerek onu boşa tüketmeyin.
Kalbiniz ve içgüdüleriniz sizin gerçekten ne olmak istediğinizi biliyorlar.
Gerisi boş."
Çok etkileyici bir konuşma. Özellikle de şu cümle: "Zamanınız sınırlı, sizin olmayan bir hayat sürerek onu boşa tüketmeyin."
Hangi hayat bizim? Kalbimizin sesini duyabilirsek yaşamamız gereken neler var? Hangi seçimlerimiz yanlış? Ve gecikmemek için hemen bugün neler yapmalıyız?

* * *
Evrenin yaşının yaklaşık 14 milyar yıl olduğu sanılıyor.
Dünya ise aşağı yukarı 4,5 milyar yıllık geçmişe dayanıyor.
Canlı organizmalar tahminen 3,8 milyar yıl önce ortaya çıkmış.
Homo sapiens denilen insan türünün sahnede belirmesi ise 230 bin yıl kadar öncesinde gerçekleşmiş.
Bu devasa sayıları şimdi gündelik hayatta en çok kullandığınız başka zaman dilimleriyle karşılaştırın.
Ortalaması bizim ülkede 78 yıl olan ömrünüzle… Ya da mesela, 5-10 yılla... Veya 3-4 ayla...
Aradaki fark size önemsediğiniz dönemlerin ne kadar mikroskobik olduğunu hissettirdi mi?
Evet, biliyorum, hayatta her şey göreceli ve zaman bazen hızlı bazen çok yavaş akıyor.
Ne diyordu Nâzım:
"Ben içeri düştüğümden beri güneşin etrafında on kere döndü dünya.
Bir kurşun kalemim vardı, ben içeri düştüğüm sene.
Bir haftada yaza yaza tükeniverdi.
Ona sorarsanız: 'Bütün bir hayat…'
Bana sorarsanız: ‘Adam sen de, bir hafta…”
Dünya kadar uzun bir geçmişimiz yok bizim.
Ama kurşun kaleminkine de benzememeli ömrümüz.
Tek bir hayatımız var yaşamamız gereken.
Ve nedense karanlık tiyatronun bugünkü sahnesi sanki "bir hayat nasıl yaşanmamalı" üzerine kurgulanmış.
Bir şeyler yapıp bu kurguyu bozmalı.
Ölmeden önce birazcık yaşayabilmek için bir şeyler yapmalı.
Çünkü zaman azalıyor.
Kum saati işliyor...
* * *
Robin Sharma'nın ünlü kitabında "Ferrari’sini satan" başarılı ve karizmatik avukat Julian Mantle, geçirdiği kalp krizinden sonra Hindistan’da ne aramış ve ne bulmuştu? Himalayalar’da yaşayan Sivana bilgelerinden neler öğrenmişti?
"Mutluluğun sırrı basittir: Gerçekten yapmayı sevdiğiniz şeyi bulun ve sonra bütün enerjinizi onu gerçekleştirmek için harcayın" cümlesinin anlamı neydi?
Peki, ya birkaç aylık ömrü kaldığını öğrendikten kısa süre sonra verdiği "son ders" ile internette büyük bir üne kavuşan Amerikalı profesör Randy Pausch, "Hayatınızı doğru yaşarsanız hayalleriniz sizi bulur, doğru yaşarsanız hayalleriniz sizin olur" derken neyi kastetmişti?

Dünyanın en önemli yönetmenlerinden Akira Kurosawa'nın İkiru (Yaşamak) adlı filmi, Tokyo’da yaşayan ve 30 yıldır aynı işleri yapan bir devlet memurunun, mide kanserine yakalandığını öğrenince hayatını baştan aşağı sorgulayıp değiştirmesini anlatıyordu. Filmin kahramanı Kanji Watanabe, hep aynı soruya cevap aramaktaydı:
"Altı ay ömrünüzün kaldığını öğrenseydiniz, ne yapardınız?.."
Hayat ve ölüm, üzerinde en çok konuşulacak ve yazılacak konu herhalde.
Bazen de her şey, bizim kocaman harflerle dile getirdiğimiz fiyakalı yaklaşımlara göre çok daha sade ve basittir.
Haydi "yerli ve millî" bir örnekle bitirelim yazıyı:
Eşkıya filminde Baran (Şener Şen) ne diyordu, hatırlıyor musunuz?
"Korkma, sadece toprağa gideceksin... Sonra toprak olacaksın... Sonra sularla birlikte bir çiçeğin bedenine yürüyeceksin... Oradan özüne ulaşacaksın... Çiçeğin özüne bir arı konacak... Belki o arı ben olacağım..."
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- Azerbaycan ile Rusya arasında savaş çıkar mı?
1.08.2025 - Bırakın ömür boyu otursunlar o koltuklarda
17.07.2025 - Zindanın kapıları açıldı ve muhalif lider serbest bırakıldı
26.06.2025 - Rusya, Suriye’den sonra İran’ı da kaybedebilir
22.06.2025 - Putin’in İstanbul görüşmeleri önerisi ile İmamoğlu davasının ilgisi ne?
11.05.2025 - Savaşın 80. yıldönümünde herkes samimi bir cevap versin: Yetmedi mi?
10.05.2025 - Taksim Meydanı’yla konuştum dün
13.04.2025 - İyimserlik ve kötümserlik üzerine ya da altı ay sonra her şey bitecekse
29.03.2025 - CHP ve DEM operasyonları: Amaç Rusya usulü “sistem içi muhalefet” mi?
20.03.2025 - Trump’ın kafasındaki raflar: Çin, Avrupa, Ukrayna, Rusya, popülist sağ…
6.03.2025
Yazarlar
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları






















































































































































Mehmet Karataş
Belkide biz hayatı ve anlamını yaşamın basit gerçeğini farkememisiz.Ruhsal boyutun değerini ve bize haberler verenleri , bu cenahi tanımamız Ruhsal boyuta önemli örnek ; 1990 larda yaşanmış https://twitter.com/hoza2854/status/1681323044722155520?t=__RZddYjykKKuiEdezMc-g&s=19