Mithat SANCAR
30 Mart seçimlerinin CHP açısından ve kamuoyu için sürpriz olmayan en önemli yanı, Kürt illerindeki tablo ve bu tabloda CHP’nin silik bir nokta olarak yer almasıdır. CHP, bir zamanlar seçimlerden birinci veya ikinci parti olarak çıktığı bu illerde, uzun süreden beri marjinal bir parti konumuna gelmiştir. 30 Mart seçimleri, bu durumu bir kez daha tescil etmiştir.
Kaç zamandır sorulan ve artık neredeyse ilginçliğini kaybetmiş olan soru, hararetle ve yaygın biçimde olmasa da bu vesileyle yeniden gündeme geldi: Kürtler neden CHP’ye oy vermiyor? Bu yazıda, CHP – Kürtler – Kürt sorunu konusunu okuru rakamlara boğmadan genel değerlendirmeler çerçevesinde ele almaya çalışacağım.
1970’lerin CHP’si
CHP’nin siyasal kadrolar ve seçmen desteği açısından Kürtlerle ilişkisi, hep böyle kötü değildi. İlişkinin en iyi hali, 1970’lerde yaşandı. Bu yıllarda CHP, başta Diyarbakır olmak üzere bölgenin birçok yerinde güçlü bir desteğe sahipti. Mesela 1973 genel seçimlerinde, CHP Diyarbakır’da yüzde 30 oy alarak birinci olmuş ve 7 milletvekilinden 3’ünü almıştı. En yakın rakibi Adalet Partisi’nin ise oy oranı yüzde 20, çıkardığı milletvekili sayısı da 2 idi.
1977 genel seçimlerinde de CHP Diyarbakır’da yine birinci parti oldu. Oy oranı yüzde 34’e çıktı, milletvekili sayısı ise değişmedi.
Bu yılların CHP’si, sistem içinde kendi örgütleriyle yer bulmakta zorlanan başta Kürtler olmak çeşitli kesimlerin siyaset yaptığı bir tür koalisyon partisi niteliği taşıyordu. Kürt coğrafyasındaki CHP teşkilatlarının çoğu Kürt siyasetçilerin kontrolündeydi, milletvekili listelerinde de kimliğini sahiplenen, en azından reddetmeyen çok sayıda isim yer bulabiliyordu.
Öte yandan, Bülent Ecevit’in genel başkanlığında “halkçı” motifler ve “özgürlükçü” söylem unsurları kullanmasından dolayı Kürtler CHP’ye katılmakta ve oy vermekte fazla zorlanmıyorlardı.
SHP dönemi
12 Eylül darbesinden sonra, tüm Türkiye’de olduğu gibi Kürt coğrafyasında da dengeler değişti. Kürt sorununun, dipte kaynayan büyük bir ateş dalgası haline gelmesi bu yıllarda oldu. PKK’nin 1984’te silahlı mücadeleye başlamasıyla, bu dalga dışa vurdu.
12 Eylül sonrasında CHP – Kürtler ilişkisi, SHP hesaba katılmadan değerlendirilemez. SODEP ile Halkçı Parti’nin birleşmesinin bir ürünü olan SHP, 1985’te CHP arazisine yerleşmek üzere kuruldu. Bunda belli bir süre için başarılı da oldu. Girdiği ilk seçimler olan 1987 genel seçimlerinde yüzde 24 oy alarak, ana muhalefet partisi konumuna yerleşti.
Bu yılların SHP’si, CHP’nin 70’lerdeki çoğulcu yapısına benziyordu. Mesela 1987 seçimlerinde çıkardığı 99 milletvekili arasında, daha sonra Kürt siyasetinde önemli rol oynayacak isimler de bulunuyordu. Bu yapısıyla girdiği 1989 yerel seçimlerinde, oylarını önemli oranda artırdı ve birinci parti oldu.
Aslında Kürtlerle iplerin kopmaya başlaması da, paradoksal bir şekilde tam bu dönemde oldu. SHP’de Deniz Baykal ekibinin, Kürtlerle ittifaktan rahatsız olduğu biliniyordu. 1988’deki Kurultay’da bu ekip parti meclisinde çoğunluğu ele geçirdi.
Parti içindeki gerilim, 1989’da Paris’te düzenlenen “Kürt Konferansı”na katıldıkları için yedi milletvekilinin partiden ihraç edilmesiyle dramatik bir şekilde dışa vurdu. Kürtlerin ayrı bir parti altında toplanmasına giden yolun açılmasında bu olay belirleyici oldu. İhraçlardan kısa bir süre sonra, 1990’da, Halkın Emek Partisi (HEP) kuruldu.
SHP, ihraçlar ve ardından yaşanan gerilimin derinden zedelediği Kürtlerle ilişkiyi tamir etmek için, 1991 seçimlerine HEP’le ittifak yaparak girdi. Kürt illerinde seçilebilecek yerlerden Kürt siyasetçiler, aday listelerine yerleştirildi. Buralarda SHP adına adeta oy patlaması yaşandı. Buna karşılık, başta Ege, Trakya ve Karadeniz bölgeleri olmak üzere Türkiye’nin batısında SHP ciddi oy kaybetti. Toplamda da oyları, bir önceki seçime göre düşerek yüzde 20 civarına geriledi. Kürtlerle ittifaka karşı çıkan parti içi çevreler, bu durumu, itirazlarını yükseltme ve eleştirilerini sertleştirmek için bir koz olarak kullandılar.
Kürtlerle birliktelik, partinin geleneksel dokusunu zorluyordu. SHP’nin DYP’yle koalisyon ortağı olarak hükümette yer aldığı bu yıllarda Kürt sorununda devlet politikası da giderek sertleşti. Bu gidişin en sert kavşaklarından biri, 1992’deki Newroz gösterilerinde çok sayıda insanın güvenlik güçleri tarafından öldürülmesi oldu. HEP’li milletvekillerinin SHP’den ayrılmaları ve DEP’i kurmaları da bu tarihe rastlar. SHP’nin koalisyon ortağı olarak hükümette kaldığı 1990’ların ilk yarısı, aynı zamanda köy yakmalar ve faili meçhul cinayetler dahil, ağır insanlık suçları ve insan hakları ihlallerinin en yoğun yaşandığı dönemdi.
Baykal dönemi ve “yeniden” CHP
Kürtlerin SHP’yle, esasında genel olarak CHP geleneğindeki partilerle yaşadıkları ve günümüze kadar pekişerek devam eden kopuş, bu dönemde gerçekleşti. Ancak bu olayı, konjonktürel şartlara bağlamak yanlış olur. O yıllarda yaşanan başka gelişmeler, kopuşun derin ve yapısal bir nitelik taşımasına yol açtı. Bu gelişmelerin başında, 12 Eylül’de kapatılan partilerin aynı isimlerle tekrar açılmasını engelleyen yasakların kaldırılmasıyla birlikte, CHP’nin canlandırılması gelir.
1992’de yeniden açılan ve genel başkanlığına Deniz Baykal’ın seçildiği “yeniden açılan” CHP’nin en bariz özelliğini, 1970’lerin geleneğinden radikal bir biçimde ayrılması oluşturur. Baykal’ın liderliğinde CHP, etno-kültürel bir kimlik partisi olarak inşa edildi. 1995’ten itibaren belirginleşen bu hat üzerinde CHP, esas itibariyle, “kentli, laik, orta sınıf Türkler”in partisi haline geldi. Laiklik ekseninde militan bir angajman ve Kürt sorununda geleneksel anlayışın sert muhafızlığı, “yeniden” CHP’nin ideolojik kimliğini belirleyen temel unsurlar olarak işlendi. Çözüm öneren pozitif siyaset yerine, katı defansa dayalı negatif siyaset tarzını benimseyen CHP, adeta toplumsal gerçeklerle amansız bir kavgaya tutuşan hırçın bir görüntü sundu. AB’ye uyum çerçevesinde çeşitli alanlarda reformların yapıldığı ve Kürt sorununda siyasal çözüm arayışlarının yoğunlaştığı 2000’li yıllarda CHP, zamanı durdurma misyonuna soyunduğu havasını yayan yaklaşım ve tutumlara daha fazla sarıldı. Parti, sanki mevcut ve muhtemel “açılım”ların önünü tıkamaya odaklanmıştı ve kriz üretim merkezi gibi çalışıyordu.
Bu etno-kültürel ve ideolojik kimliğe bürünmek, bu kimliğin tabanını oluşturan sosyolojiyi CHP etrafında kenetlemeyi öncelikli hedef haline getirme sonucunu da doğurdu. 1999 seçimlerindeki hezimeti bir kenara koyarsak, CHP’nin 2002 ve 2007 genel seçimleri ile 2004 ve 2009 yerel seçimlerinde aldığı oyların oranına ve en çok oy aldığı şehirlere bakıldığında, bu durum açıkça görülür. Buna göre, CHP, yüzde 18 – 22 bandına sıkışmış, dayandığı sosyolojinin ve belirlediği kimliğin sınırlarına hapsolmuştur. Kimlik bilincinin ve siyasal dinamizmin yoğun olduğu Kürt illerinde neredeyse silinmiş, muhafazakâr kimliğin belirgin olduğu Anadolu şehirlerinde de etkisizleşmiştir.
Bu yapısıyla, Kürtlerin kolektif hafızasında travmatik yeri bulunan tek parti döneminin zihniyetini ve pratiklerini yeniden ve yeniden hatırlatan CHP, birkaç yıl önce başlayan kopuşu en dip noktalara taşıdı.
Kılıçdaroğlu dönemi ve “yeni” CHP
Delege sistemi dolayısıyla mevcut örgüt içinde yeniden “yenilenme” yollarının da aşırı derecede zorlaştığı bir zamanda, Deniz Baykal şaibeli bir müdahaleyle tasfiye edildi. Mayıs 2010’daki Kurultay’da genel başkanlığa seçilen Kemal Kılıçdaroğlu’yla CHP’de “yeni” bir dönem başladı.
Kılıçdaroğlu dönemi, CHP’yi 1970’lerin yapısına kavuşturma niyeti olarak yorumlanabilecek adımlarla başladı. Merkez sağdan ve Kürt siyasal dünyasından simge niteliği taşıyan isimlerin parti yönetim kademelerine yerleştirilmeleri, bu adımların en dikkat çekici olanıdır. Diğer taraftan, laiklik ve Kürt sorunu gibi alanlarda daha esnek bir yol izleneceğine dair işaretler de verildi. Bu havayla girilen 2011 genel seçimlerinde, yüzde 26 civarında oy alındı. Başarı sayılabilecek bu sonuç, CHP’nin ülke siyasetinde yapıcı rol oynayacak güçlü bir aktör olacağı yönünde iyimser bir beklenti yarattı. Partinin yeni yönetiminin “yenilikçi” olma iddiası ya da vaatleri, bu havayı güçlendirdi.
Ancak çok geçmeden CHP’deki yapısal sorunlar ve sınırlar da su yüzüne çıkmaya başladı. Gerçi Kürt sorununda ve başörtüsü meselesinde, Baykal dönemiyle kıyaslanmayacak derecede “pozitif” bir tutum takınıldı, lakin her bir “yenilikçi” hamle, parti içinden “gelenekçi” (buna ulusalcı da diyebiliriz) bir bariyerle karşılaştı. Sonuçta her bir kanadın diğerine karşı teyakkuzda olduğu, Kılıçdaroğlu’nun da önemli bütün konularda kanatlar arasındaki dengeyi gözeterek hareket ettiği bir tablo ortaya çıktı.
Gerçi Kılıçdaroğlu yönetimindeki CHP, bir kriz partisi olmaktan büyük ölçüde uzaklaştı. Yeni yönetim, negatif siyaset tarzını terk etmek için de çaba harcıyor. Fakat bunlar, Baykal döneminde sıkı bir şekilde örülen etno-kültürel kimlik çemberini kıracak bir çapa ve ağırlığa bir türlü ulaşamıyor. Yenilenme adına atılan adımlar sistemli bir programa dayanmadığı gibi, kalıcı bir hedefe de bağlanamıyor; üstelik sık sık diğer kanat tarafından boşa çıkarılıyor. Kürt sorununun demokratik çözümüne yönelik önemli girişimler yapılmış olsa da, ulusalcı kanattan gelen tek bir atak ya da karşı atak bile, CHP’nin kökleri derinlerde yatan inkarcı ve ırkçı ruhundan arınmasının imkansız olduğu inancının Kürtlerin çok büyük bir kısmında iyice yerleşmesine neden oluyor.
Netice itibariyle, CHP, siyasal gelişmeleri geriden izleyen, kurucu rol oynayamayan, kilitlenmiş bir yapıya dönüşüyor.
Çıkış imkânı
Siyasal program ve ilkeler düzeyinde “yenilenme” imkanlarını fazlasıyla zayıflatan bu durum karşısında, parti yönetimi kısır döngüden kurtulmanın çaresini yüzeysel ve taktiksel yöntemlerde aradığı izlenimi veriyor. 30 Mart seçimleri bağlamında, cemaatle örtülü ittifak ve sağdan aday transferleri bu yönelişe örnek gösterilebilir. Ancak bu hamleler, başarı getirmek bir yana, büyük ihtimalle başarısızlığın sebepleri arasında yer aldılar.
Oysa CHP açısından 30 Mart seçimleri, sıkıştığı kültürel ve siyasal kimlik kapanından kurtulmasını kolaylaştıracak önemli bir fırsattı. Seçimlerin “yerel” olmasını da hesaba katarak, idari yapıda cesur reform, güçlü yerinden yönetim sistemi, çoğulcu ve katılımcı demokrasi hedeflerini tutarlı bir programda buluşturup inandırıcı bir söylemle savunabilseydi, hem Kürt sorununun çözümünde hem de genel demokratikleşme alanında “yeniden” etkili bir aktör haline gelme şansını çok yükseltirdi. Kürtlerle yeniden buluşmanın da, barışa katkı sunmanın da en rasyonel yolu herhalde bu olur.
Kaynak: http://www.aljazeera.com.tr/gorus/chp-ile-kurtlerin-sancili-iliskisi
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları



















































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
24.03.2015
22.03.2015
12.02.2015
5.02.2015
27.01.2015
20.01.2015
13.01.2015
6.01.2015
29.12.2014
23.12.2014