Uğur Gürses
2021-23 dönemini kapsayan 3 yıllık program Bakan Berat Albayrak tarafından açıklandı. Programın adı “Yeni Ekonomik Program” ama her yıl üzerine bir “yeni” daha ekleniyor. Bu yıl icat edilen program teması, “Yeni Dengelenme | Yeni Normal | Yeni Ekonomi” olmuş.
Ekonominin yapısal sorunlarına değil sorunların açığa çıkardığı semptom ve belirtilere “şal örten” bir çizgi sergileyen ekonomi yönetiminin, program sunuşunda yüzlerce kez “yeni” diyerek bu programa yeni nitelik sağlaması mümkün değil; “Eski hamam, eski tastan” yeni ekonomi çıkmaz.
Programın sunumundan sonra bakanın, gazeteci Hakan Güldağ’ın döviz kurlarının ne olacağına dair sorusuna verdiği yanıt şaşırtıcı: “Kur benim için hiç önemli değil. Hiç işin o tarafına bakmıyorum. Sanayi sağlam, üretim tarafı sağlam. Kur meselesinde bu süreçten en kârlı çıkan biz olacağız, çünkü artık kurun kontrolü bizim elimizde” diyor.
Ekonominin temel sorunları ve nasıl yönetildiği nihayetinde döviz kuruna, yani Türk Lirasının değerine yansıyor. Başka ülkelerin bastığı paraları satarak TL’ye itibar kazandıracağını sanan bir yönetimin, ülke rezervlerini çarçur ettikten sonra bu sözleri söylemesi başka bir ülkede olsa skandal olarak nitelenirdi. Döviz kuru denilen aslında TL’nin değeri demek; bununla ilgili kaygı bir tarafa ilgi kaybı bile anlaşılır değil. Ayrıca, rezervleri eritip kurun kontrolünü kaybettikten sonra “kontrol bizde” demesine de psikolojide ne deniyordu?
Bu “sorunları önemsizleştirme” çabası, mevcut ekonomi yönetiminin “sorunlara değil, semptomlara müdahale” bakışını ortaya koyuyor; topluma, “bilmiyorsanız duymuyorsanız önemsemiyorsanız mutlusunuz” biçiminde yatıştırma, unutturma çabası.
Ancak bakan da “görmezsem mutlu olurum” şiarında çok haksız değil; kuru kontrol edebileceğini düşünüp 100 milyar dolardan fazla ülke rezervini sıfırladıktan sonra, kurun rekor seviyede olduğu gün sunum için sahne aldığında yüzene vurulan bir soru ile karşılaşmak can sıkıcı olsa gerek.
Çizilmiş hedefe uydurulan varsayımlar
İşte bu tablo içinde açıklanan ekonomi programı özetle şöyle bir tahmin varsayımı içeriyor; 2021’de yüzde 5.8’lik bir büyüme patikasına, izleyen yıllarda yüzde 5’lik büyüme ile gidileceğini.

Peki nasıl olacakmış?
2021’de ihracat 2 puan, toplam iç talep de 3.8 puan katkı vermesi varsayımı ile.
Ya pandemi varsayımı? Buna dair hiçbir varsayım, tahmin konulmamış. Programın ana metninde hiçbir senaryo yer almıyor. Belli ki bu senaryo ihtiyacı sonradan akla gelmiş, bu da konuşma-sunum metnine girmiş.
Bakan Albayrak, sadece 2021 için düşük kulvarlı bir büyüme tahmini “kötü senaryo” olarak 2020’de yüzde 0.3 büyüme yerine yüzde 1.5 küçülme, 2021’de de yüzde 5.8 büyüme yerine yüzde 3.7 büyüme senaryosunu açıkladı.
Programın nasıl olduğu, ayrıntılarının ne olduğu bilinmeden böyle bir büyüme senaryosunu gören kimi analistler “ah çok gerçekçi olmuş” diyerek bakanın arzu ettiği “vitrini” sağlıyorlar.
Sorun şurada; pandemi nedeniyle bir belirsizlik var doğru, ancak sorun pandemi dışında ana varsayımlarda belirgin bir tutarsızlık olması. Örneğin, yakın bir gösterge olan 2020 yılsonu enflasyon oranı yüzde 10.5 olarak tahmin edilmiş. Bu, yılın kalan 4 ayında toplam 3 puanlık enflasyon varsayıldığı anlamına geliyor.
Son üç ayda yüzde 14, sadece son bir ayda yüzde 7 artan döviz kurları söz konusuyken, bankaları TL mevduat toplamaktan uzak tutan “aktif rasyosu” gibi bir saçmalık yürürlükteyken, arka kapı politikaları ile kuru kontrol etme, devasa kredi genişlemesi ve negatif reel faiz ortamı yaratan bir para politikası hala aynı çizgide giderek faiz artırımını bile “mış gibi yaparken”, aylık ortalama binde 7.5’luk bir enflasyon tahmini bile gerçeklerden uzak.
Gelecek kaygılarına “Alice” tablosu
Kaldı ki; milli gelir ve enflasyon tahminlerinin yanında döviz kurlarına dair varsayımlar da “Alice harikalar diyarında” kıvamında yapılmış. Bugünkü kurların 7.85 seviyesinde olduğu dikkate alınırsa üç yıl sonrası için, 2021’de ortalama 7.67, 2023 için de 8’lik bir kur tahmini ciddiye alınacak gibi değil. Zira bu kurun olması için Türkiye’de enflasyonun kayda değer biçimde geriletilmesi, hane halkının güveninin kayda değer biçimde yüksek olması gerekiyor. Bunun için de Türkiye’de halkın tüm kesimine güven veren bir siyasi atmosfer gerekiyor.

Bu tahminler sinyal açısından da sorunlu. Bugün “8’e çeyrek kala” seviyedeki dolar kurunu gören tasarrufçu, bu kur seviyesinin 3 yıl sonra gerçekleşeceğine inanır mı?
Hem yerleşik tasarrufçuların güvenini sarsan hem de yerleşik olmayan yatırımcılara “paramıza saldıran güçler” denilerek paralarını alıp çıkmaya mecbur eden bir hükümetin TL’ye değer kazandırma senaryosu gerçekçi değil.
Ayrıca döviz kurlarının temel belirleyicisi olan ödemeler dengesinde 2021 ve devamında oldukça minimal bir açık senaryosu da hayal. Bu olsa olsa dışa kapanmış, sermaye hareketleri kısıtlanmış, ekonomisi sıfır büyüme patikasında mümkün olabilir.
Bugünkü ekonomik politika çerçevesi ve yönetim tarzı ile hem cari açığı yüzde 2’nin altında tutup hem de yüzde 5 büyüyen bir ekonomi tablosu, olsa olsa “hayal tüccarlığı”.
Ekonomik büyümenin kaynakları olarak 2021’de ihracatın 2 puan, toplam iç talebin de 3.8 puan katkı vermesi varsayımı ile yüzde 5.8 büyüme senaryosunda, kamu tüketimi yüzde 2.2 küçülürken, özel tüketimin yüzde 5.7 büyüyeceği varsayılıyor. Henüz kısa çalışma ödeneği ve zorunlu izne çıkarılarak işsizlik ödeneği alan 5 milyon kişinin düşük bir ücretle hayatlarını idameye çalışırken, işi olup da mevcut çalışanların da tanık oldukları bu belirsiz tabloda tüketim artışını nasıl gerçekleştirecekleri muamma. Daha fazlası bunun için, 2020’deki devasa genişlemeden sonra nasıl yeni bir kredi genişlemesi tahmin edilmiş, bu bilinmiyor?
Ayrıca, ekonomide milli gelirin yüzde 30’a yakın bir dilimini oluşturan yatırımlarda da kamunun yüzde 14.2, özel kesimin de yüzde 5.1 yatırım büyümesi sağlayacakları varsayılmış. Kamu bir tarafa, özel kesimin henüz salgın sona ermeden, salgının hasarını görmeden yatırım yapması mümkün görünmüyor. Son 8 çeyrekte ortalama yüzde 8.9 küçülen kamu dahil sabit sermaye yatırımlarının birden artışa geçmesi için hangi neden var?
Pandemi krizinde şirketlerin kapalı kalma, talep çökmesi ve kur zıplaması ile karşılaştıkları hasarlara dair program metninde bir politika çerçevesi de ortaya çıkmıyor. Bugün alttan alta büyüyen şirketler kesimindeki zorlukları ve potansiyel batıklara ön alıcı bir açı olmaması, olayların gerisinde kalma fotoğrafını perçinliyor.
Türkiye YEP’te öngörüldüğü gibi 2021’de diyelim ki yüzde 5.7 büyüdü, deflatör de varsayımındaki gibi yüzde 9.7 olsa; 2021’de ortalama kur, bugünkü kurun tüm yıl boyunca sabit kalarak 7.85’de duracağı varsayımı altında 719 milyar dolarlık bir milli gelir sağlıyor. 2020’de öngörülen ise 702 milyar dolar.
Türkiye bu milli gelirle 2009 seviyesine geri dönerken, 2013’teki 950 milyar dolarlık zirvenin de 250 milyar dolar altına düşmüş oldu.
Dahası yine program varsayımlarındaki gibi 2022 ve 2023’te yüzde 5 büyüdüğünü hesaba katalım. Deflatörler de programda öngörüldüğü gibi olsun. Yıllık kurun da 2021 için yukarıda varsaydığımız 7.85’in üzerine her yıl deflatör kadar arttığını varsayarsak; 2022 milli geliri 755 milyar dolar, 2023’te ise 793 milyar dolar ediyor. 800 milyar dolara erişemiyoruz bile.

YEP’te öngörüldüğü gibi bugünün döviz kurunun da altında ve 10-15 kuruş üstünde kur tahminleri ile yapılanın, tamamen milli geliri şişik göstermek için olduğu çok açık.
Özeti şu; geçmiş OVP ve YEP tahminleri ve hedeflerinin neden tutmadığının hesabını vermeyen bir program, gerçekçi olmayan varsayımları ile de yine baştan kredisiz başlıyor. Analistlerin geçmişte seslendirdiklerinden farklı değil, “Tutmaz, tutarsa ne ala”.
Uğur Gürses
Yazarlar
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları





















































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
15.12.2022
18.07.2022
18.02.2022
13.02.2022
29.01.2022
24.01.2022
17.01.2022
10.01.2022
4.01.2022
2.01.2022