Yıldıray OĞUR
Bu aralar Türkiye’de işlerin iyi gitmediğini söyleyenlere sık sık “Dünya’da da işlerin iyi gitmediği” hatırlatılıyor. Haklı bir hatırlatma. Ama son zamanlarda dünyada işlerin iyi gittiği yerler de var.
Filipinler’de Moro Müslümanları 73 yıldır süren ve binlerce insanın öldüğü çatışmalardan sonra varılan anlaşma gereği düzenlenen referandumda özerklik hakkını kazandı ve savaş bitti.
Afganistan’ı 2001’de işgal eden ABD ile Taliban arasında 17 yıldır süren ve 3500’ü ABD ve koalisyon askeri olmak üzere binlerce insanın ölümüne neden olan savaş da masada bitmek üzere. Katar’da süren barış görüşmelerinden uzlaşma haberi geldi.
Yunanistan ile Makedonya arasında, bizdeki Kürdistan hassasiyetine benzeyen “Makedonya” adının kullanılmasıyla ilgili 27 yıllık krizde de tarihi bir uzlaşmaya varıldı.
Yunanistan’daki koalisyonu bitirse de, müzakerelerle “Kuzey Makedonya” adında anlaşıldı, iki ülkenin lideri birbirinin elini havaya kaldırdı, Makedonya’ya NATO üyeliğinin yolu açıldı.
Son olarak Kosova ile Sırbistan arasındaki 20 yıllık krizde de anlaşma sinyalleri geldi.
Etrafımızdaki ülkeler meselelerini çözerken, ABD Taliban’la masaya otururken, Türk Dışişleri ve İHH Filipinler’de Moro Müslümanlarının özerklik hakkı alması için arabuluculuk yaparken Türkiye, bütün bu örneklerin hepsinden önce çözüm için adım attığı ve epey de yol aldığı kendi kadim meselesinde nostaljik tartışmalarla meşgul.
Seçimlere doğru giderken, büyük bir gerçek ortaya çıktı; HDP ile PKK meğer ilişkiliymiş. Hatta ikisi aslında aynı şeymiş.
Tek bir sorun var; Bu 29 yıldır biliniyor. Bu büyük sırrı en iyi de devlet biliyor.
29 yıl deyince, yaşı yetmeyenlerin kafası karışmış olabilir.
Ama HDP deyince 1990’dan beri kesintisiz süren bir siyasi çizgiden bahsediyoruz.
1990’da Halkın Emek Partisi’nin (HEP) kurulmasıyla başlayan, ardından, kapatıldıkça tekerleme gibi adlarla yeniden kurulan HEP, ÖZEP, ÖZDEP, DEP, HADEP, DEHAP, DTP, BDP, HDP/DBP ile seçimlere girmiş, Meclis’te grup kurmuş, belediyeler yönetmiş legal bir siyasi çizgi bu.
Aslında ilk parti olan HEP, 1990’da SHP’nin içinden doğmuştu.
SHP’nin o gün söylendiği şekliyle yedi “Doğulu” milletvekili, Paris’te Fransa Cumhurbaşkanı Mitterand’ın “Kürt dostu” eşi Bayan Mitterand’ın, Paris Kürt Enstitüsü ile birlikte düzenlendiği Kürt Konferansı’na katılmış, bu yüzden partiden ihraç edilmiş, bunu protesto için aralarında eski DİSK Başkanı Fehmi Işıklar’ın da olduğu partinin sol kanadından yedi milletvekili de istifa etmiş, bu milletvekillerinin bir kısmı da Halkın Emek Partisi’ni kurmuşlardı.
Aynı dönemde Doğu Bloğu devrilmiş, PKK, kendine yeni bir rota çizmeye başlamış, Sovyet desteğini de kaybedince, örgüt içinde legal siyasete geçiş tartışmaları başlamıştı.
Ama Kürt yerine bile “doğulu” denen 1990 yılında, HEP gibi bir partinin devletin onayı olmadan kurulması mümkün değildi.
İlk PKK ilişkisi de o günlerde dillendirildi. Bir MGK’da askerler partinin PKK ile ilişkisi hakkında bir brifing vermiş, bu “tavsiye” üzerine de HEP’in 91 seçimlerine katılması engellenmişti.
Tek yol yüzde 10 barajını geçebilecek bir partiyle ittifak yapmaktı. İlk ittifak teklifi şimdi “HDP kapatılsın” kampanyası yapan Perinçek’in Sosyalist Partisi’nden geldi. Ama ilk ciddi ittifak görüşmesi Refah Partisi ile yapılmıştı. Fakat HEP’in laik sol kanadı bu ittifaka karşı çıkınca bu kez ibre SHP’ye döndü. HEP’liler SHP listelerinden Meclis’e girdiler.
Girer girmez de yemin krizi yaşandı. Ama o günkü Türkiye şartlarına göre oldukça ağır olan o krize rağmen parti iki yıl kapatılmadı. Çünkü devletle PKK arasında görüşmeler sürüyordu.
1993’de parti kapatılmasına rağmen, milletvekilleri önce ÖZEP’e sonra ÖZDEP’e geçtiler. Sonra ÖZDEP kapatıldı. Bu kez vekiller DEP’e geçtiler. DEP de her şeye rağmen bir yıldan fazla Meclis’te faaliyet gösterdi. 94’te devlet PKK görüşmeleri bitince altı DEP vekili dokunulmazlıkları kaldırılarak tutuklandı, DEP kapatıldı.
Ama çoktan HADEP kurulmuştu.
En uzun ömürlü parti de o oldu. Kongresinde bir kişi tarafından Türk bayrağı indirildiği için genel başkanı tutuklanmış HADEP 1994’ten 2003’e kadar açık kaldı. 95 seçimlerinde partinin bir milyon 200 bin oy alması büyük şaşkınlık yarattı. Parti 9 yıl boyunca seçimlere katıldı, belediyeler kazandı.
2003’de PKK’nın ateşkesi bitirmesinin ardından kapatılınca bu kez DEHAP kuruldu.
PKK ile devlet arasında Oslo müzakerelerinin başladığı 2005’de DEHAP kendisini feshedip, Demokratik Toplum Partisi adını aldı. Zaten partinin adı da Öcalan’ın bağımsız Kürdistan’dan vazgeçip, Türkiye’nin toprak bütünlüğü içinde geliştirdiği “demokratik cumhuriyet, demokratik ulus” tezinden alıyordu.
Parti, 2007’de bağımsız adaylarla Meclis’e girdiğinde, daha sonra bazıları dağa giden yöneticileri Başbakan ve Cumhurbaşkanı ile normal bir siyasi parti gibi ilişki kurup, görüşürken, Bahçeli ile Meclis’te tokalaşıp, sohbet ederken de DTP, PKK ile ilişkiliydi.
2009’da DTP kapatılınca yerine kurulan BDP de (Barış ve Demokrasi Partisi) uzaydan gelmemişti. Neyle bağlantılı olduğunu yine en iyi devlet biliyordu.
Öyle olmasa niye 2013’de BDP’li vekillerden heyetler kurulup görüşmek üzere İmralı’ya ve Kandil’e gönderilsin?
29 yıl boyunca bu çizgideki siyasi partilerin PKK ile en yakın ilişkisi bu dönemde, devlet sayesinde kurulmuş oldu.
Daha önce Öcalan’ı, Kandil’deki liderlerle tanışmamış, görmemiş BDP’li siyasetçiler devletin organizasyonu, kosterleri ve imkanlarıyla örgüt liderleriyle tanışıp müzakere ettiler.
Masadaki konulardan biri de HDP’ydi.
BDP’lilerin ne zaman HDP’ye katılacağı, eşbaşkanlarının, adaylarının kimler olacağı, hatta yeni kurulan DBP’nin amblemi bile devletin yetkilisinin de olduğu toplantılarda konuşuldu.
HDP, 2011’de yine çözüm süreci perspektifiyle, Öcalan’ın çizdiği Türk soluyla ittifak projesi çerçesinde Halkların Demokratik Kongresi’nden doğmuş bir parti.
Adındaki Halkların ve demokratik kelimeleri tesadüf değil. 29 yıl boyunca kurulmuş Kürt partileri içinde en az Kürt partisi olan, en Türkiyeli parti HDP.
Bu partinin çözüm süreciyle birlikte kurulup, çözüm sürecinin ortasında 2014 Nisan’ında BDP’nin kendini feshedip, vekillerin HDP’ye katılması herhalde tesadüf değildi. HDP, çözüm sürecinin bir parçası olarak devletin desteklediği bir siyasallaşma ve Türkiyelileşme projesiydi de. O yüzden önüne geniş bir meşruiyet alanı açıldı. Demirtaş Cumhurbaşkanlığı’na aday oldu, medya da göründü.
Yani HDP’nin PKK ile ilişkisini Türkiye’de devletten iyi bilen kimse yok.
Ama bu demek değil ki devlet bunu normalleştirsin, canlı bombacıların cenazelerine vekillerin gitmesine, parti toplantılarında PKK marşları çalınmasına göz yumsun.
Ama sanki ilk defa duymuş gibi de yapmasın.
29 yıldır bu ilişki bilinmesine rağmen bir devlet politikası olarak siyaset kapısı açık bırakılmış, HDP örneğinde olduğu gibi kuruluşu desteklenmiş, Meclis’te grubu olan, liderleriyle, milletvekilleriyle daha önce sık sık görüşülmüş hala görüşülen, vekilleri başkanvekili olarak Meclis’i yöneten, uçaklara VİP bölümünden giren, belediye başkanları olan, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından denetlenen, YSK’da temsilcisi olan, daha dün İstanbul Valiliği’nin miting yapması için izin verilen bir parti HDP.
Çözüm sürecinden savaş pozisyonuna geçilmesiyle ortada kalmış, PKK’nın, Meclis’teki gücünden, muhatap haline gelmesinden, popüler figürler çıkarmasından da pek hoşlanmayıp, daha düşük profilli isimlerle pasifize ettiği bir parti HDP.
Son dört seçimdir de en az beş milyon insanın oyunu alıyor. Son seçimdeki oyu 5 milyon 866 bin 309. Önümüzdeki seçimde de buna yakın bir oy ve onlarca belediye kazanacak.
Bir seçime doğru giderken, siyasi dilin sertleşmesi normal, HDP’yle ittifak üzerinden suçlamalar siyaseten iş yapabilir, HDP’nin zımni görmezlikten gelme anlaşmasını ihlal edip, PKK’yla ilişkisini alenileştirdiği anlarda devlet tarafından dürtülmesi de anlaşılır ama 5 milyon 866 bin 309 kişinin oy verdiği ve vermeye devam edeceği görünen legal bir partiye bir güvenlik sorunu gibi bakmak, onu örgütle eşitlemek, bir ülkeyi güvenli yapmaz.
Meselenin bu kısmı hala siyasi ve sosyal bir meseledir.
Ve şimdi adını bile koymaktan uzakta olsak da, dünya kendi “meseleleri”ni çözerken bizim “o mesele” de hala orada, kaldırıldığı o buzdolabında duruyor.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları




























































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.02.2026
2.02.2026
29.01.2026
25.01.2026
22.01.2026
19.01.2026
17.01.2026
13.01.2026
10.01.2026
7.01.2026