Yıldıray OĞUR
İbrahim Tatlıses’in yeniden başlayan efsane programı İbo Show’a geçen haftalarda Sabahat Akkiraz, Ender Balkır, Hüseyin Turan ve Haluk Levent katıldı.
İbrahim Tatlıses, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a çok yakın bir sanatçı olduğu için, bu isimlere Alevi ve sol çevrelerden tepkiler geldi.
Tepkiler deyince Allah korusun evlerinin önünde dörder, beşerli gruplar onlara saldırmadı ya da CHP lideri “satılık sanatçılar” diyerek onları hedef göstermedi.
Ama haklarında partizanca haberler yapıldı, sosyal medyadan haksız eleştiriler aldılar.
Bu, saldırıların ciddi ve organize olduğunu, “tepkisel” denip geçilemeyeceğini gösteriyor.
Öyle olmasaydı herhalde Cumhurbaşkanı Erdoğan da bu konuda konuşmaz, önceki gün AK Parti İl Başkanları toplantısında “Bu zihniyet, işi ülkemizin güzide bir sanatçısının programına katılanları linç etmeye kadar vardırdı” demezdi.
Bu zihniyetin ilk saldırısı da değildi bu.
Daha önce de sadece AK Parti iktidarına destek veriyorlar diye sanatçılar linç edilmiş, failler ya tespit edilememiş ya da yakalananlar mahkeme tarafından bırakılmış, azmettiriciler bulunamamış, olaya adi bir suç muamelesi yapılınca yeni linçler teşvik edilmişti.
Maalesef geçen hafta ülkemizdeki kutuplaşma ve yargı sorunlarının tek mağduru İbo Show’a katılan sanatçılar olmadı.
Önceki gün İçişleri Bakanı’nın hastanede tedavi gören değerli annesiyle sosyal medyada paylaşılan bir fotoğrafının altına adice bir küfür yazan bir kişi çıkarıldığı mahkeme tarafından adli kontrolle serbest bırakıldı.
Yıllardır toplumun farklı kesimlerinden, gelmiş-geçmiş bütün aile efradımıza daha açıkları ve yaratıcıları edilmiş küfür için “kamu görevlisine hakaret” suçlamasıyla yargılanacak olan bu kişinin tutuklanmamasına İçişleri Bakanı, Twitter hesabından sert tepki gösterdi. Ertesi gün Adalet Bakanı, ona cevap verdi, aralarında kısa bir polemik yaşandı.
İçişleri Bakanı, “Bu tweetim üzerine tutuklarsanız provokasyon sayarım” demişti ama neyse ki küfürbaz adamın Cumhurbaşkanı’na da hakaret ettiği bir tweeti bulunup ondan tutuklandı da hukuk reformu paketine yeni bir madde eklenmek zorunda kalınmadı.
Zaten dün Gezi Davası’nda bir yıl önce mahkemenin Osman Kavala ve dokuz kişi hakkında verdiği beraat kararının istinafça bozulmasından sonra, yargı reformu paketinden beklentiler de arttı.
Artık paketten “Her vatandaşa mahkemelerde adil ve eşit yargılanma hakkı” gibi düzenlemeler bekleniyor.
Yine bu yargı reformu paketi fırsat bilinerek muhakkak cari hukuki uygulama, ceza kanuna eklenmeli ve Twitter’dan birine küfür etmek gibi ağır bir fiil, birini evinin önünde sopalarla dövmekle artık bir tutulmamalı.
Bu yapılırken Türk Ceza Kanunu’na “tepkisel saldırı” düzenlemesi de eklenirse, bu tarz saldırılar artık kasten adam öldürme ya da yaralamaya teşebbüs gibi suçlarla bir tutulmaz ve örgütlü suçlarla da karıştırılamaz.
Böylece üzerinden bir hafta geçmesine rağmen, Ankara’da öğlen vakti evlerinin önünde eş zamanlı saldırılara uğrayan Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ ve Yeniçağ gazetesi Ankara temsilcisi Orhan Uğuroğlu’na saldıranların bir kısmı neden hala yakalanamadı, bir kısmını mahkeme neden serbest bıraktı gibi sorulara da net bir cevap verilir.
Zaten Ankara’da öğlen vakti, büyük bir tesadüf eseri aynı partiyi eleştiren tweet ve yazıları yüzünden ve aynı partinin genel başkan yardımcısının mesajlarının ardından, bir kaç saat arayla dört-beş kişilik grupların düzenlediği sopalı saldırıların organize değil, tepkisel olduğu gayet açık.
Son bir yılda yine aynı partiye yönelik eleştirileri yüzünden üç Yeniçağ gazetesi yazarına ve yine geçen hafta İstanbul’da KRT televizyonu yorumcusu bir avukata yönelik saldırılarla ilgili de bütün işaretler “tepkiselliği” gösteriyor.
Ankara Emniyeti’nin Özdağ- Uğuroğlu soruşturmasını birbirine benzer bulup birleştirmemesi, saldırılara Ankara Emniyeti’nin organize şubesinin değil cinayet masasının bakması da bunun işareti.
Saldırganların verdiği bazı isimlerin soruşturmaya dahil edilmesi gibi hukuku ayaklar altına alan bir gayretin içine giren Ankara Cumhuriyet Başsavcı vekili, neyse ki ifadelerin verildiği günün akşamında fotoğrafı ve ismiyle milletvekilleri tarafından uyarıldı da soruşturmanın yanlış yerlere doğru çekilmesinin önüne geçildi.
HSK da herkesin kendi yargısını dağıtmasına izin vererek, adli sürece müdahil olmadı, yargının bağımsız çalışmasına fırsat verdi.
Adaletin böyle hızlıca yerini bulmasında kuşkusuz henüz soruşturmanın başında İçişleri Bakanı’nın “tepkisel saldırı” tespitinin katkısı büyük.
Yoksa eğer Adalet Bakanı’nın, kendisine saldıranların serbest bırakılmasını eleştiren Orhan Uğuroğlu’na telefonda söylediği gibi “avukatlarınız örgütlü suç diyerek itiraz dilekçesi versin” tavsiyesi sonrası yazılan dilekçeyi mahkeme kabul etseydi, zaten bir hafta boyunca ülke gündemini işgal eden konu bu kadar hızlıca kapanmaz, toplumsal kutuplaşmaya hizmet eden bir gerilim kaynağı olmaya devam ederdi.
Neyse ki ülkemizde herhangi bir konu bir haftadan sonra herkesi sıkıyor ve geriyor da İbo Show’a çıkan sanatçıların linç edilmesi ve Twitter’dan küfür eden adamın serbest kalması gibi ülkenin gerçek gündemi olan siyasi ve hukuki skandallar ve büyük mağduriyetler gündeme gelebiliyor.
Cumhurbaşkanı ve İçişleri Bakanı’nın bile sessizliklerini bozmasına neden olan bu iki olayda faillerin yakalanması yetmez, mutlaka azmettirenlerin ve talimat verenlerin de bir an önce bulunması gerekir.
Bu arada geçen hafta Ankara’daki saldırıların hemen ardından, saldırıların “tepkisel” olduğundan habersiz olarak bu köşede çıkan yazıdan sonra MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin attığı tweet üzerine binlerce “geçmiş olsun ve lütfen dikkatli ol “mesajı geldi.
Arama sırasıyla HDP eş genel başkanı Mithat Sancar, “Sadece virüs mutasyona uğramıyor” diyen eski TBMM Başkanı Cemil Çiçek, “Kulübe hoş geldin” diyerek telefonu açan İYİ Parti lideri Meral Akşener, hafta boyunca zahmet edip gazeteyi ziyaret eden CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Gelecek Partisi lideri Ahmet Davutoğlu, DEVA Partisi lideri Ali Babacan, IBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, IPI, Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü gibi meslek örgütlerine, yine zahmet edip imza kampanyası açan Ankara Düşünceye Özgürlük Girişimi, Demokrasi İçin Birlik (DİB), Diyalog Grubu, Doğu ve Güneydoğu Dernekleri (DGD) Platformu, Düşünce Suçu(!?)na Karşı Girişim ve Yurttaş Girişimi’ne ve dayanışma için imza verenlere çok teşekkürler.
“Zaten doğrudan genel başkan sizin adınızı verdiyse bir şey yapmazlar”, “Eski dava arkadaşlarına yapıyorlar sadece” gibi analizlerle moral vermeye çalışan herkese de.
Cemal Kaşıkçı’yı elçilikte doğramış Suudi Arabistan devlet kanalı bile arayıp röportaj yapmak istemesine rağmen, bunu medyasında haber olarak görmeyerek, tartışma programlarında Mustafa Sarıgül’ün partisinin şansı kadar konuşmaya gerek bulmayarak, köşelerinde tek satır yazmayarak, uçtan uça şifrelenmiş bir mesajlaşma programından bile bir geçmiş olsun demeyerek konuyu büyütmeyen meslektaşlara da teşekkürler.
Ama devlet katından şu ana kadar bir bekçinin bile aramaması, AK Parti kanadından tek bir ilçe sandık kurulu başkanının bile geçmiş olsun dememesi ve tabii tweeti atan genel başkanın “Hayır, çarpıtmayın, ben onu kastetmedim, nerden çıkarıyorsunuz” diye bir açıklama yapmaya ihtiyaç duymaması bir yanlış anlama ve fazla evham olduğunu gösteriyor.
Zaten bir gazeteci için en kötü şey haber olmaktır.
Meseleyi daha fazla uzatıp, bir an önce bu konudan başka konulara atlamak isteyenleri daha fazla rahatsız etmek istemeyiz.
Yine de herkesin söylediği gibi hepimizin dikkatli olmasında fayda var.
Tabii bizim dikkatimiz, devletimizin büyüklüğü karşısında ne işe yarar!
Muhakkak gerekli tedbirler alınmıştır, çok yakın zamanda biz de sağa sola bakmadan sokakta yürüyebilecek, toplu taşımaya binebilecek, sabah koşularına tekrar geri dönebilecek, pazara gidebilecek, her demokratik ülkede olduğu gibi medeni sınırları koruyarak siyasetçileri eleştirmeye devam edebileceğiz.
Ama geçmiş olsun demek için telefon açan bazı arkadaşların da dikkat çektiği gibi, tweeti atan partiden bir zarar gelmese de, iktidar ortağı bir partinin liderinin isimlerimizi yayınlanmasını fırsat bilen ülkemizin bekasına ve Cumhur İttifakı’na zarar vermek isteyen güçler provokasyonlara imza atabilir, bunun suçu da iktidarın üzerine atılabilir.
O yüzden bir hafta boyunca yüzlerce kez duyduğum o sözün yükünü ilgililere emanet ediyorum; Lütfen dikkat edin!
Mesela, basit bir tedbir olarak siyasi parti liderleri ismen gazetecileri hedef almamaya dikkat edebilir, yanlış anlamalara fırsat vermeyebilirler.
Aslında, Ankara’nın ortasında, gündüz vakti 70 yaşında bir parti genel başkan yardımcısına Cuma namazına giderken demir sopalarla saldırılması, bir kaç saat sonra 50 yıldır Ankara’da gazetecilik yapan 70 yaşındaki deneyimli bir gazetecinin bir köşe yazısı yüzünden saldırıya uğrayıp, üzerine araba sürülmesi gibi olaylar karşısında bile iktidarın bekası için korunan sükunet, dikkatli olunduğunu gösteriyor.
İlgilenen herkese tekrar teşekkür ederken Ibo Show’a katıldıkları için linçe uğrayan sanatçılara bir kere daha geçmiş olsun diliyorum.
Umarım bu üzücü olaylar bir daha ülkemizde tekrarlanmaz.
Artık bu yazıdan sonra bile hala konunun üzerine giden ve geçmiş olsun dileyen olursa da provokasyon sayarım...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları






























































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.02.2026
2.02.2026
29.01.2026
25.01.2026
22.01.2026
19.01.2026
17.01.2026
13.01.2026
10.01.2026
7.01.2026