Akın ÖZÇER
Halil Berktay’ın “Suruç’un ardından (3) HDP ile kısa ve beyhude bir tartışma” başlıklı yazısında yanlışları ve eksiklerini madde, madde ortaya koyduğu HDP’nin çatışmasızlığın sona ermesinin faturasını Cumhurbaşkanı Erdoğan ile AK Parti hükümetine çıkardığı insan zekâsıyla alay eden açıklamaları, aslında seçimlere giderken benimsediği yanlış stratejiyi sürdürdüğünü gösteriyor. 7 Haziranda oylarının ikiye katlanması bu stratejinin başarısına bağlandığı için belki de. Ama seçim sonuçları dikkate alındığı zaman, HDP’ye Erdoğan ve AKP karşıtlığı üzerinden gelen oylar yüzde 2’yi aşmıyor. Buna karşılık, yüzde 5 dolaylarında Kürtlerden gelen oyun önceliğinin Çözüm Süreci olduğunu kabul etmek gerekiyor.
Bugüne kadar yeri geldikçe İspanya ve İngiltere gibi demokratik ülkelerdeki örneklere işaret ederek, çözüm ya da barış süreçlerinin başarısı için parlamentoda çoğunluğa sahip siyasi parti veya partilere ihtiyaç duyulduğunu vurguluyorum. HDP’nin, Erdoğan ve AK Parti düşmanı akıl hocalarının zaman, zaman gazetedeki köşelerine taşıdıkları görüşlerinin hilafına, barışın taşıyıcısı tek aktör olamayacağının altını sürekli çiziyorum.
HDP gibi, ilişkisini reddetmediği PKK kesin silah bırakmadıkça “terör örgütünün siyasi kolu” niteliğinden kurtulması mümkün olmayan bir siyasi partinin barışın taşıyıcısı olmasının tek koşulu var: o da PKK’yi en azından Türkiye’ye karşı silah bırakmaya ikna etmek. HDP eş Başkanı Demirtaş, 7 Haziran ertesinde, kendilerinin çağrı yapmasıyla PKK’nin silah bırakmayacağını, bu çağrıyı ancak Öcalan’ın yapabileceğini söylemiş, Kandil’den ise bu yetkinin sadece kendilerinde olduğunu belirten bir açıklama gelmişti.
HDP, Meclis’te 80 sandalyeye sahip olmasına karşın, devrimci halk savaşı çağrıları yapan ve düşük yoğunluklu terör eylemlerine “çaktırmadan” devam eden PKK’yi eleştirme gücünü kendinde bulamıyor. Siyaset yolunun açık olduğunu, devrimci halk savaşı gibi artık geçmişte kalmış şiddet yöntemlerine itibar edilmemesi gerektiğini savunamıyor ama terör örgütünün kamplarının bombalanması üzerine hükümete son derece sert tepki gösterebiliyor. Nitekim HDP’nin, bileşenleriyle birlikte yaptığı ortak açıklamada, akıl hocalarının köşelerine yansıdığı gibi, yine kendisi tarafından yenisi kurulana kadar görevde kalacak olan Davutoğlu hükümeti “ara rejim” olarak nitelenebiliyor ve “müstafi Başbakan Davutoğlu'nun yapmamızı istediği tercihi yaptığımızı bildiriyoruz. Size savaş yaptırmayacağız” deniliyor. Peki, ama Size savaş yaptırmayacağız ne anlama geliyor?
PKK kamplarının bombalanması, Başbakan Davutoğlu’nun işaret ettiği gibi, örgütün siyasi kolunun büyük seçim başarısına karşın tırmandırdığı eylemlere ve özellikle Ceylanpınar’da iki polis memurunun uykuda öldürülmesiyle verdiği mesaja cevap niteliği taşıyorsa, savaş yaptırmamanın yolu da belli olsa gerek. HDP bu koşullarda “size savaş yaptırmayacağız” diyorsa, bu söz, PKK’ye en azından çatışmasızlığa saygı göstermesi uyarısında bulunmak anlamına gelir ve herkes tarafından da desteklenir. Ama HDP, pusulasını uzun bir süre önce kaybettiği ve önceliği Erdoğan ve AK Parti’nin iktidardan düşürülmesi olan seçmene hitap etmek istediği için açıklamasının mantıksal bütünlüğüne özen göstermemiş anlaşılan.
Sürekli altını çizdiğim gibi, Türkiye’de çözüme ve barışa giden yolu açan, bütün hatalarına karşın, Erdoğan ve partisi olmuştur. Ama belki çok daha önemlisi bugün çözümü önceleyen en geniş taban da bu partinin seçmeni içindedir. Dolayısıyla bu tabanı dışlayarak, liderlerini ve partilerini rencide ederek çözümü savunmak mümkün görünmüyor.
Klasik AKP’li olmayan ama çözümü önceleyenler Erdoğan ve partisinin hatalarını eleştirirler tabii, ama siyaset arenasındaki güçler dengesi bağlamında AKP olmadan barışın gerçekleşme şansı bulunmadığını dikkate alır, bu partiyle köprüleri atmamaya özen gösterirler. TBMM’de bugün çözümden yana AKP karşıtı bir çoğunluk yok; CHP ile MHP Kürt politikasında radikal bir değişim yapmayacaksa seçimler tekrarlandığında da böyle bir çoğunluk olmayacak. Bunu görmemek mümkün değil. O bakımdan yanıtlanması gereken soru şu: HDP gerçekten barıştan yana olsaydı, seçim kampanyasını Erdoğan ve AKP karşıtlığı üzerine kurar mıydı acaba?
Bu sorunun cevabı mantıklı düşünen herkes açısından açık: barıştan yana olmakla Erdoğan karşıtlığı birlikte gitmiyor. Barışın Erdoğan karşıtlığından önde geldiğine inananlar için söz konusu karşıtlık politikasına destek vermek mümkün değil. HDP’nin Erdoğan karşıtlığı üzerine kurduğu seçim kampanyası nedeniyle geçen seçimlerde alabilecekken alamadığı oylar var. Son anda AK Parti’ye giden bu oyların oranını ölçmek mümkün değil belki ama erken seçim olursa her şeye rağmen aldığı oyların bir bölümünü bu nedenle yitirebileceğini de kabul etmek gerekir.
HDP’nin erken seçim olasılığının gerçekleşmesi halinde olası oy kaybını Erdoğan ve AKP karşıtı yeni bir senaryoyla sınırlamaya hazırlandığı görülüyor. Akıl hocalarının bu bağlamda yazdıklarına bakılırsa başkanlık sistemi hayali suya düşen Cumhurbaşkanı Erdoğan rövanşist bir yaklaşımla yeniden seçime gitmeyi çok istiyormuş. Bu bağlamda PKK kamplarına yönelik operasyonların hedefi de örgütün“kriminalize edilmesi üzerinden HDP’yi marjinalize ederek yeni seçimde baraj altına itmek hesabıymış; bunu görmemek ve anlamamak için budala olmak” gerekirmiş.
HDP eş Başkanı Demirtaş’ın dün (27 Temmuz) MYKY toplantısı öncesi yaptığı açıklama da bu doğrultuda. Dolmabahçe mutabakatının akıbetini haklı olarak Başbakan Davutoğlu’na soruyor ama bu mutabakata CHP ve MHP destek mi veriyor ki AK Parti’nin iktidardan gitmesini 7 Hazirandan önce olduğu gibi olası bir erken seçim için de öncelikli hedef olarak ortaya koyuyor.
İnsan zekâsıyla böylesine alay etmek mümkün mü bilmiyorum. 7 Haziran seçimleri ertesinde üç muhalefet partisinin Erdoğan ve AK Parti karşıtlığı üzerinden bir araya gelmesi halinde bu ülkeye barışın geleceğine inananlar olduysa bunun bir hayal olduğunu görmüşlerdir mutlaka. Bu konuda CHP’nin ikircikli, MHP’nin malum tutumu ve son açıklamaları ortadayken AKP karşıtlığının barışı güvenceye almadığı son derece net olarak görülüyor çünkü.
Üzülerek kabul etmek gerekir ki PKK’nin olasılıkla çözümün getireceğinden daha fazlasını istemesi ya da Esat rejiminin veya başka bir yabancı gücün güdümünde olması nedeniyle Türkiye’de ağır aksak devam eden çatışmasızlık dönemi bir süre için sona ermiş görünüyor. Terör örgütlerinin, eli kana bulaşmamış mensuplarına sağlanan siyaset hakkı karşılığında bile silah bırakmaya kolay, kolay yanaşmadıklarını İspanyol örneğinden biliyoruz. İspanya’da terör örgütünün siyasi kolu hariç bütün siyasi partilerce imzalanan topluma kazandırmayla ilgili Ajuria Enea Paktı 12 Ocak 1988 tarihini taşıyordu ama ETA sonuçsuz kalan iki barış sürecinden sonra ancak 20 Ekim 2011’de kesin silah bırakmıştı.
Bugün gelinen noktada, AK Parti’nin koalisyon kurabiliyorsa CHP ile öncelikle çözümün ilk ayağını oluşturan Yeni Anayasa’yı yapabilmesi gerekiyor. Türkiye’nin en büyük demokrasi eksiği bu ve Meclis’te üçte ikinin üzerinde bir sandalyeye sahip olan bu iki parti evrensel demokrasiye dayalı yeni bir anayasa yapmayı başarabilirse barışa büyük katkıda bulunmuş olurlar zaten.
Görünen o ki çözümün ikinci ayağını oluşturan PKK’nin silah bırakması aşamasına geçmek şu anda mümkün olmuyor. Öcalan’ın defalarca yaptığı çağrılara uymayan terör örgütü, silah bırakmaya yanaşmıyor. O bakımdan HDP’nin açıklamasında “Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılmasını sağlayarak, müzakereleri derhal başlatmak üzere bütün demokrasi güçlerine” yapılan çağrının bir anlamı da bulunmuyor.
Bu aşamada öncelikle PKK’ye en azından Türkiye’ye karşı derhal kesin silah bırakması için çağrıda bulunmak gerekir. Müzakerelere kaldığı yerden devam etmenin ilk koşulu bu olmalı. Çözüme inanmadığı izlenimi veren bir örgütün silahlarının gölgesinde müzakere masasına oturmak mümkün değil çünkü.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları




























































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2026
26.01.2026
15.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
29.12.2025
21.12.2025
13.12.2025
6.12.2025
1.12.2025