Baskın ORAN
Laiklik, din’in devlet işlerine karıştırılmadığı, devletin de din işlerine karışmadığı ve dinler arasında tercih/ayrımcılık yapmadığı sistemin adıdır. Burada devletin resmî dini olmaz. Devlet ve din kurumları birbirinden ayrıdır.
Teokrasi, devlet işlerini belli bir dine dayandıran sistemin adıdır.
Ülkemizde Rejim, Hanefi-Sünni-Müslüman inancını devlet dini yapmaya çalışmakta, bunun için Diyanet’i konuşturup desteklemektedir.
***
Diyanet Başkanı Ali Erbaş’ın Ramazan’ın ilk günü, vahim Corona virüsü ortamında HİV virüsünden bahsetmeye kalkarak toplumun en savunmasız kesimi olan eşcinsellere/LGBTİ’ye nefret söylemi kullanması olayı malum; geçen hafta yazdım.
Niye bu gruba saldırdığı da malum: Fevkalade pratik de ondan. Kadınsızlık yüzünden küçük oğlan çocuklarına “yoğun ilgi” duyan bu ikiyüzlü toplumda bu kırılgan grubu savunursan, “Haa, bu da ibneymiş” derler maazallah.
Yine malum, Rejim’in büyükleri (ve yarabbi, D. Perinçek!) derhal destek mesajları yayınladılar. Ardından da binlerce AkTrol geldi; şablona alıştıkları için aynı Türkçe yanlışını yaparak.
Doğaldır, herkes kendi ideolojisini savunur. Din de, aynen milliyetçilik gibi, duygu olmanın yanı sıra ideoloji olduğu için bu savunma olağandır. Ama her savunmada en azından iç tutarlılık aranır. Arayalım:
***
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İ. Kalın konuşuyor: “Ali Erbaş ilahi hükmü dile getirdi.” İlahi hüküm, yani Kur’an’ın, Allah’ın hükmü.
Dindar entelektüel Berrin Sönmez soruyor: “‘Eşcinsellik ve zina salgın hastalıkların sebebidir’ sözü, Kur’an’ın neresinde geçer? Gösteremezler çünkü bu iddia ‘bâtıl itikat’lardan.”
Ekliyor: “İmam-ı Âzam Ebu Hanife 17 tanesi dışındaki hadisleri sorgulanmaya tamamen açık görür, oysa [onun kurduğu] Hanefi mezhebine mensup Diyanet başkanının sözü ‘ilahi hüküm’ sayılıp tartışılmaz kılınmaya çalışılıyor. İktidar gücüyle İslam’ı devlet dinine dönüştürme çabası bu.”
Diyanet eski başkanı M. Görmez konuşuyor: “Bizim bu tür musibetleri belirli bir günah grubuna bağlamamız hâşâ Allah adına konuşmamız anlamına gelir; bu doğru değil. Çünkü küresel siyasetin günahları cinsel bütün günahlardan daha büyük.”
***
Ali Erbaş’ın bahsettiği sözün Kur’an’ın hiçbir yerinde geçmediğinden maada, bu kutsal kitapta geçen başka bişey var: Cennet’teki gılmanlar. Yani, “bıyığı yeni terlemiş oğlanlar”.
Nitekim, 29 Nisan’daki Artı Gerçek yazısında Ahmet Nesin Tur suresi 24. ayet, Vakıa suresi 17. ayet, İnsan suresi 19. ayet diye ve çok çeşitli mealleriyle belirtiyordu. (Bu sefer yazıyı kısaltma işini boşveriyor ve A. Nesin diye yazmıyorum çünkü birileri 1995’te kaybettiğimiz Aziz Nesin 2017’de kurulan Artı Gerçek’te yazı yazdı sanmış. Ayrıca, gılmanlar Cennet’te kadınlar içindir, diye anlamış).
Yine tutarlılık babında, şunu unutmayalım: En parlak devirdeki Osmanlı sultanlarının, ki halife idiler, Bizans’tan tevarüs edilmiş (miras kalmış) oğlan işleriyle ilgilenmediklerini söylemek zor. Osmanlı’nın tartışmasız en büyük şairi Nedim’in feilâtün feilâtün feilâtün feilün veznindeki, “Bir safa bahşedelim gel şu dil-i nâ-şâda” adlı başyapıtından şu dörtlüğü lisede de mi okumadınız:
“İzn alub Cum'a namazına deyû maderden / Bir gün uğrulayalım çerh-i sitem-perverden / Dolaşub iskeleye doğru nihân yollardan / Gidelim serv-i revânım yürü Sa'd-âbâd'a.”
Tercüme lazım mı? Cuma’ya kadınlar gider mi?
***
Tutarlılık testini en önemli hususla bitirelim. En süflî, en inanılamayacak bişeyle:
Bi kötü durum olduğu zaman, mesela bir bebeğin kör doğması, mesela şimdi de Corona, kimi eli kalem tutan müminler olayı “İnsan için Allah’ın getirdiği imtihan” diye takdim ediyorlar. En olmazında, “Allahın hikmeti; bi bildiği vardır!” diyorlar.
Fesüphanallah! Nasıl hikmetse. Acaba farkında değiller mi, Allah’ın yerine, hâşâ huzurdan, Şeytan’ı koyduklarının? “Rahim” (koruyan, muhafaza eden) Allah niye bazı durumlarda hiç günahı olmayanları “imtihan” adı altında böylesine ömür boyu perişan ediyor? Hadi, kör doğan çocuğun veya depremde ölen sübyanın ebeveyni günahkardı da ondan desek yine olmuyor, çünkü sübyanın ne günahı var da ömrü boyu ışığı görmeden yaşasın? Bu nasıl bi hakarettir Allah’a?
Dahası, bu nasıl İslam ilahiyatıdır? Aziz Augustinus’un, daha Ortaçağ’a dört asır varken, Tanrı’yı kötülük yapma sorumluluğundan bir miktar kurtarabilmek için ileri sürdüğü, İslam inancında da yankısını bulmuş “cüz’i irade” (liberum arbitrium) kavramını da mı duymadınız? Bu köşe yazısında mı anlatayım?
Anlatmayayım, çünkü S. Arabistan gibi Arap ülkeleri ve İran dışında teokrasiyle yönetilen Vatikan’ın, Corona yüzünden maddi sıkıntı çeken trans seks işçilerine ekonomik destekte bulunduğunu da duymamışsınızdır, duysanız bile inanmamışsınızdır. İdeoloji, özellikle de din ideolojisi tam da böyle bişey işte.
Augustinus’u bırakın, yerli ve milli takılalım yine, bu müminler halkımızın bu konuyu halletmekteki ferasetinden de mi habersizdir? Halkımız işlediği kabahatlerden sıyrılmak ve kimi kötülüklerden Allah’ı tenzih etmek amacıyla Şeytan’ı suçlar: “Pişmanım! Şeytan’a uyduk bi kere!” Şeytan kavramı da bunun için vardır zaten.
***
Kemalizm’in 1924’te Şeyhülislamlığın yerine kurduğu Diyanet, aynen Osmanlı’daki gibi bir devlet memuriyeti. Çünkü din’in devleti (feodalleri) kontrol ettiği Ortaçağ Avrupası’nın aksine, Şark’ta, Osmanlı’nın yine Bizans’tan tevarüs ettiği, devlet’in din’i kontrol etmesi diye bir tarihsel bagaj vardı. Memur, amir’in dediğini yapardı: Sultan’ın istediği fetvayı vermeyen Şeyhülislam önce azledilir sonra da yay kirişiyle boğdurulurdu, ulemanın kanı toprağa değmesin diye.
Kemalizm’in hatası şuradaydı ki, o Yukarıdan Devrim yılları bittikten ve teokratik devlet laik devlete dönüştükten sonra, Diyanet’i aynen muhafaza etti. Çünkü hem A. Comte’un pozitivizminden (yani, bilim geliştikçe din’in buharlaşacağı teorisinden) çok etkilenmişti, hem de her şey gibi din’i de ulus-devlet kontrolünde tutmak istiyordu.
İstiyordu da, olamadı. Olamazdı. Çünkü Batı’nın laikliği becerebilmesinin sebebi, Katoliklik’in karşısında güçlü bir Protestanlık’ın mevcudiyetiydi. Laik Kemalizm, bi yandan Gayrimüslimleri etno-dinsel temizliğe uğratıp tüketerek, diğer yandan Alevileri sistem dışı bırakarak laik sistemin 1 numaralı olmazsa olmaz’ını kendi eliyle tahrip etti: Hanefi-Sünni-Müslüman sistemi rakipsiz bıraktı.
Bu rakipsiz kalan sistem, CHP’nin bugüne kadar 1930’lar mantığında ısrar etmesi, yani değişmemesi sonucu, sonunda “AKP Gn. Bşk. ve Cumhurbaşkanı” R. T. Erdoğan’a yolu açtı. Hanefi-Sünni-Müslümanlık “oy sandığı”yla iktidara gelince, memur yine amir’in dediği yapmaya başladı. Mesele bu kadar basit.
***
Bu kadar basit ve bu kadar hayırlı. Çünkü Siyasal İslam iktidara gelmeseydi gerçek yüzü asla açığa çıkmayacaktı. Yığınla insan hep, “Ah, İslam bi gelse, bi gelse, her şey güllük gülistanlık olacak!” demeye devam edecekti.
Şu anda farkında olanlar için, Siyasal İslam, aynen değişmeyen Kemalizm gibi, kendi kendini bitiriyor.
1950’lerin sonuna kadar İstanbul nüfusunun % 33’ünü oluştururken bugün toplam nüfusun 1000’de 1’inden daha aza in(diril)miş Gayrimüslim yurttaşların kadim ruhban okullarını kapalı tutup, öğrencisizlikten kapanmaya başlayan Hanefi-Sünni-Müslüman ruhban okulları (imam-hatipler) açarak.
Lozan Md. 40’a rağmen okulları 1928’de Tevhid-i Tedrisat bahanesiyle kapatılan Süryanilerin bir anaokulu açmasını bile reddedip, ancak Ankara 13. İdare Mahkemesinin Haziran 2013 kararı sonucu açmaya mecbur kalarak.
Camilerin yararlandığı hakları cemevlerine tanımayı reddedip, Aralık 2014’te Türkiye’yi mahkum eden AİHM kararının çıkmasına sebep olarak. AİHM’nin 2007 ve 2014 tarihli kararlarına rağmen Hanefi-Sünni din derslerini Alevilere zorunlu kılmaya devam ederek.
Kendisini Hanefi-Sünni-Müslüman olarak tanımlamayan milyonların vergisiyle her sokağa bir cami inşa ederek. Hatta, bu vergilerle T. Diyanet Vakfına yurt dışında 103 cami inşa ettirip, sadece Suriye’de 270 cami onartarak. Sadece Rusya’daki camiye 170 milyon dolar harcayarak.
Son olarak üvey torunla evlenmeyi “helal” saymayı da başaran Diyanet’in bir memur olan başkanına, herhangi bir din, grup, cinsel eğilim, inanç, inançsızlık gibi konularda konuşma yaptırtıp, ardından derhal destekleyerek.
Hanefi-Sünni-Müslüman inancını, anayasasının sekiz ayrı maddesinde laiklik ilkesi yazılı Türkiye’de iktidarda kalabilmek için teokratik devlet kurmaya çalışarak.
Bu imkansız olduğu için bir bâtıl itikat devleti kurmaya soyunarak.
Başlıktaki sorunun cevabına geldik: Rejim iktidarda kalabilsin diye, T.C. bir bâtıl itikat devletidir şu anda.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları






























































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
1.09.2025
25.04.2025
4.04.2025
28.03.2025
14.03.2025
27.02.2025
27.12.2024
14.11.2024
1.11.2024
25.10.2024