DOĞAN ÖZGÜDEN
Halide’yi tam 52 yıl önce, sıcak bir yaz günü, Yaşar Kemal ile birlikte eşi proleter şoför Yalkın Özerden’i görmeye gittiğimiz Kadıköy’ün Bostancı semtinde, Emin Ali Paşa Caddesi’ndeki evlerinde tanımıştım. Bu sosyalist emekçi çiftle 1967’den 1971’e kadar İstanbul’da aynı kavgayı paylaştık, 12 Mart bizi sürgüne zorladıktan sonra da kavgalarını sol medyada hep takdirle izledik.
Uzun yıllar Almanca öğretmenliği yaptıktan sonra emekli olan Halide son dönemde İnci’nin de, benim de Facebook arkadaşımız… Ülkemiz sorunları üzerine görüşlerini, tepkilerini, kaygılarını bizlerle ve diğer arkadaşlarımızla tüm içtenliğiyle paylaşıyor. 52 yıl önce tanıdığımız mücadeleciliği ve kararlılığıyla…
Yaşıtım sevgili Yalkın’ın ciddi sağlık sorunlarına rağmen örnek bir vatandaş olarak 23 Haziran’da oyunu kullandığını, eve dönüş yolunda da Halide’yle birlikte kedi sevip birer sigara tüttürdüklerini Facebook’ta paylaştıkları fotoğraflarında görerek duygulandım. Benim doktor zoruyla 15 yıl önce bıraktığım sigarayı hâlâ elinden bırakamayan İnci’nin resme gıpta ile baktığından eminim…
Halide, üç gün önce, Kerim Sadi’nin ölüm yıl dönümündeki paylaşımımız üzerine İnci’ye gönderdiği mesajda “Geçen günlerde Kerim Sadi'yi paylaştınız. Vefa ne güzel bir duygu. Benim kendime yakın bulduğum insanlardandı... Bir diğeri de Faik Muzaffer Amaç idi, Yalkın'ın dükkânına gelirdi. Söyleşilerinden çok mutlu olurdum” diyor, ardından da tüm içtenliğiyle dertleşiyordu:
“Bizler bütün acılara karşın onurlu günler yaşadık. Sessiz kalamadım, içimden geleni yazdım. Yalkın biraz daha iyi olsa da yatağa bağlı. Mine'nin durumu malum. Zor durumunda benden başka uğraşacak yok. Umarım dava zor bir durum getirmez. Silivri şimdiye kadar izlediğim mahkemelerden çok farklı. Yolu da uzun. Ülkede her şey çok değişti. Bana alışamadığım yapay durumlar. Bilmem ki belki de uzaktan izlemek daha iyi... Özlemle selam, sevgiler.”
Bir diğer mesajında da Osman Kavala’nın bir numaralı sanık olduğu Gezi Davası’yla ilgili ayrıntı veriyordu: “Sizin tanıdığınız bebek Mine 54 yaşında… Gezi Davası’ndan müebbetle iddianame hazırlandı. 16 sanıktan biri. Yeniden zor günler. Ne iştir bilinmez, birbirleriyle yüz yüze bile gelmemiş 16 sanık. Mine'nin tek derdi ve mücadelesi ağaçların kesilmemesiydi. Şimdilik sessiz beklemekte yarar var. Selam ve sevgiler…”
Mine’yi tanımaz olur muyum? 52 yıl önce Bostancı’daki evlerini Yaşar Kemal’le birlikte ziyaret ettiğimizde, onun tanımladığı gibi, “kucağında bebeğiyle mutlu uyuyan güzel mi güzel kız çocuğu”nu…
Her şey, 1967’nin Ağustos’unda bir gazetede çıkan şu haberle başlamıştı:
“ ‘Ben sosyalistim, bu fikirle de iftihar ediyorum’ diyen bir minibus şoförü, vasıtanın üstüne ‘proleter’ kelimesini yazdırmıştır. Bir ihbar üstüne harekete geçen ve saatlerce üstünde ‘proleter’ yazısı bulunan minibüsü arayan Emniyet mensupları nihayet Yalkın Özerden adındaki şoförle birlikte vasıtayı bulmuşlardır. Kadıköy Emniyet Amirliği’ne getirilen minibüs yüzlerce kişi tarafından seyredilmiş ve bütün ısrarlara rağmen otuz yaşındaki sosyalist genç yazılan yazıyı silmemiştir.”
Ant’ın kurucularından ve sürekli yazarlarından Yaşar Kemal büyük bir romancı olduğu gibi, Cumhuriyet Gazetesi’nde yıllarca yayınlanan röportajlarıyla da tanınan usta bir röportaj yazarıydı.
Yazı kurulunda aktüaliteyi birlikte değerlendirirken bu haberi okuyunca çok duygulanmış, “Hemen izini bulup bu çocukla görüşelim… Röportaj benden…” demişti.
Kadıköy’deki partili arkadaşlardan telefonla sorup soruşturarak adresini bulup yola koyulmuştuk. Yaşar Kemal de ben de arabalı değildik. Önce Kadıköy vapuru, ardından Bostancı’ya minibüs… Minibüsten bir kavşakta inip Emin Ali Paşa Caddesi’ne bir hayli yaya arşınladıktan sonra üzerinde “proleter” yazılı minibüse ulaşmıştık.
Sonrasını Yaşar Kemal’in 15 Ağustos 1967 tarihli Ant dergisinde* yayınlanan röportajından kısmen özetlenmiş bazı kesitlerle izleyelim:
“Bir baktık, Yalkın bize doğru geliyor. Güleç yüzlü, uzun boylu, azıcık saçları dökülmüş bir genç adam. Çok tatlı, candan, insanı şöyle sevgisiyle candan kavrayan bir gülüşü var. Kapıyı karısı açtı. Gencecik bir taze. Bir apartmanın ikinci katında oturuyorlar. Evi yeni döşemişler belli. Yeni ve gönülden döşemişler… Şu Türkiye’de hiçbir burjuva evinde böyle ince, böyle güzel bir zevk görmedim. İktidarın başı Süleyman Bey’in evinin bir fotoğrafını görmüştüm bir baldır bacak dergisinde. Aman Allah ne evdi. Ne zevksiz şeydi… Bir de şu gencecik proleterin evine bak. Taklitsiz. Özentisiz. Aydınlık, tertemiz, pırıl pırıl. Şu iki gencecik, inanmış proleterin gönülleri, yüzleri, kara güzel gözleri gibi.”
“Yalkın ve Halide yıllarca İstanbul’da emekçilik yaptıktan sonra Almanya’ya göçüyorlar… Orada tam beş buçuk yıl biri şoförlük ve tamircilik, diğeri terzilik yaparak hayatlarını kazanırken iyice bilinçleniyorlar. ‘Hanya’yı Konya’yı orada öğrendim. Proleter olduğumu orada öğrendim. Çok okudum. İnsan olduğumu, hem de proletaryadan bir insan olduğumu orada öğrendim’ diyor Yalkın.
“Almanya’da biriktirdikleri parayla bir minibüs alıp Türkiye’ye dönüş yapıyorlar ve Yalkın Kadıköy tarafında minibüsçülüğe başlıyor. Bakıyor ki bütün minibüslerin bir adı var: Tatlım, Kartalım, Uğur, Yol Alan, falan filan… O da minibüsünün adını ‘proleter’ koyuyor.
“Neden proleter?
“'Ben proletaryadan bir kişiyim’ diyor. ‘Proletarya insan soyunun en namuslu, en sıcak, en insan sınıfıdır. Kimseyi sömürmez, kimseye hükmetmez, kimseyi ezmez… Dünyayı yaratan proletaryanın elleridir.’
“Bu ayın altısında Kadıköy iskelesinde müşteri bekliyordum. İki sivil polis memuru geldi, beni Emniyet Amirliği’ne götürdüler. Suçum arabamın üstüne plastik harflerle PROLETER kelimesini yazmakmış. İfade verdikten sonra bıraktılar, yolcu alarak Pendik’e gittim. Oradan da Kartal’a geldim. Bu arada, Komünizmle Mücadele Derneği başkanı olduğunu söyleyen bir kişi beni tehdit etti. Bana ağza alınmaz küfürler etti. Proleter kelimesinin komünistlik olduğunu, bu kelimeyi kaldırmazsam beni yaşatmayacağını, hiç olmazsa bu hatta çalıştırmayacağını söyledi.
“Bu olaydan bir saat sonra da dolu olarak Kadıköy’e gelirken Maltepe Karakolu önünde bir polis tarafından durduruldum, karakola götürüldüm. Orada da Komünizmle Mücadele Derneği başkanı olduğunu söyleyen biri ‘Bu delikanlı bu kelimeyi mutlaka şimdi, şu anda kaldırmalı. Bu kelime bir kere Rusça’dır. Türk milleti böyle Rusça kelimelerden hoşlanmaz’ diyor. Yalkın’a veryansın küfrediyor, ‘Seni linç ettireceğim. Şu kafiri, şu komünisti, şu vatan hainini linç edecek bir vatansever müslüman yok mu? Kanınız mı kurudu?’ diye bağırıyor.
“İş bu kadarla bitse neyse de… Kışkırtılmış minibus şoförleri o gün bugündür üstüne saldırıyorlar Yalkın’ın… Komünizmle Mücadele Derneği’nden otuz kişi yolunu kesiyorlar…
“Dedim ki Yalkın’a: ‘Yakanı bırakmayacaklar kardeş, bunlarda isnaf yok… Ne yapacaksın? Proleter adını kaldıracak mısın?’
“‘Ne bahasına olursa olsun kaldırmam… Biz Halide’yle konuştuk… Ben olmasam bile o çocuğumuzu büyütebilir.’
“Halide’nin kara gözleri sevgi, dostluk, inanmışlık doluydu. Başıyla öyledir işareti yaptı. İçeride üç yaşında güzel mi güzel bir kız çocuğu mutlu, hiçbir şeyden habersiz uyuyordu. Bebeği kucağındaydı.
“Ve bu gencecik proleter ana baba şu çocuk kadar tertemiz, şu çocuk kadar saf ve güzeldi.”
Birkaç gün sonra röportajın yayına hazırlarken öğrenecektim ki Yalkın’ın tuttuğu şoför muavinleri uğradıkları tehdit ve hakaretlerden dolayı derhal iş bıraktıkları için muavinliği de Halide üstlenmek zorunda kalmıştı…
***
Kim derdi ki, yarım yüzyıl önce, minibüsünün alnına “Proleter” yazdığı için başı dertten kurtulmayacak Yalkın’ın üç yaşındaki kızı Mine, 21. Yüzyıl Türkiyesi’nde sırf Taksim Meydanı’nın ağaçlarına sahip çıktığı için Gezi Davası’nda müebbetle yargılanacak!
Ya aynı davanın bir numaralı sanığı Osman Kavala?
Kendisiyle genç bir üniversite öğrencisi olduğu dönemde, siyasal sürgün dostlarıyla buluşmak üzere geldiği Brüksel’de tanışmıştım… Manchester Üniversitesi’nde öğrenciydi… 12 Eylül darbesinden sonra yurt dışındaki tüm sol ya da demokrat göçmenler ve öğrenciler gibi o da Evren Cuntası’na karşı tavır almıştı. Türkiye’den tanıdığı siyasal sürgünlerle sıcak dostluğuna defalarca tanık olacaktım…
Babasının vefatı üzerine büyük bir şirketler grubunun başına geçerek Türkiye’nin sayılı iş insanlarından biri olduktan sonra da Türkiye’nin demokratikleşmesi mücadelesinden asla kopmayacak, İslamcı sermayenin siyasal temsilcisi Tayyip bunun bedelini o uydurma Gezi Davası’yla kendisini zındana attırarak ödetmeye kalkışacaktı.
Osman Kavala, Anadolu kültürünün tüm bileşenleriyle tanıtılmasına büyük katkıda bulunan Anadolu Kültür Vakfı’nın da başkanı. Mine Özerden ise bu vakıfta sorumluluklar üstlenen insan hakları savunucusu bir sinema sanatçısı…
Anadolu Kültür Vakfı, Tayyip’in tüm ağaçlarını kesip betonlaştırdıktan sonra Taksim’de bir de topçu kışlası dikeceğini ilan etmesinden sonra buna karşı koymak için Taksim Dayanışması’nı oluşturan 128 paydaştan sadece biri.
İddianamede Kavala’nın Gezi olaylarını finanse ettiğine ilişkin suçlamada ileri sürülen sözüm ona kanıtlardan biri de kendisinin Mine’yle aralarında geçen 30 Mayıs 2013 tarihli bir telefon konuşması.
Halide’nin mesajı üzerine Gezi Davası iddianamesini de, komplo ortaklığıyla suçlanan Mine’nin ve Kavala’nın savunmalarını da tüm ayrıntılarıyla gözden geçirdim.
Belli ki, Tayyip’in hafiyeler ordusu Kavala’nın telefon konuşmalarını yıllardır dinlemeye almış…
Vakfın iki sorumlusu arasındaki söz konusu telefonlaşmada polisin yoğun göz yaşartıcı gaz kullanması karşısında gençlerin gaz maskesi ihtiyacını karşılamak için ne yapılabileceği, bunları sağlamak için bir ortak bağış hesabı açılıp açılamayacağı konuşulmuş, ama orada kalmış… Ne böyle bir hesap açılmış, ne para toplanmış, ne de gaz maskesi alınmış…
Safsatalarla dolu 657 sayfalık bu iddianame yüzünden Osman Kavala ile birlikte 15 kişi daha yargılanıyor… 18 Temmuz tarihindeki son duruşmada verilen kararla Kavala’nın tutukluğu devam ettirilirken Can Dündar, Mehmet Ali Alabora, Pınar Öğün, Meltem Arıkan, Gökçe Yılmaz ve Hanzade Hikmet Germiyanoğlu haklarında çıkartılan yakalama emriyle yurt içinde ve de yurt dışında aranıyor.
Gelecek duruşma 8-9 Ekim’de…
Mine Özerden, 26 Haziran günü mahkemede yaptığı savunmada şöyle diyor:
“Neden burada olduğumu gerçekten anlayamıyorum, İddianamedeki söz konusu iddiaları ‘ben yaptım’ desem beni biraz tanıyanlar düpedüz aklımı kaybettiğimi düşünür herhalde. Oysa beni ve diğerlerini tanımayan birileri bir şeyler diyor, diğer tanımayanlar üzerine koyuyor halinde gelişen topyekun saçma bir ‘çamur at izi kalsın’ mekanizmasının nesnesi olmuş durumdayız.
“21.yüzyılın ilk çeyreğinde, dünyanın geldiği bu zaman noktasında şu içinde bulunduğumuz durumda olmak gerçekten ağırıma gidiyor… Her şey bu kadar yüzeye çıkmış ayan beyan ortadayken… Görüneni göremeyen, görmek istemeyen ya da görmek işine gelmeyenlerin gerçekler yerine yalanlar ve manipülatif kurgularla üretilen durumlara itibar etmesi çok acı verici… Sizi, bizi, hepimizi gereksiz yere oyalayan enerji, zaman ve kaynak israfı… adeta kendi çocuklarını yiyen Kronos Efsanesi’nin günümüz uyarlaması.”
Mine tamamen haklı…
20. yüzyılın son çeyreğinde Yalkın ve Halide’leri yemeğe çalışan Kronos’lar, 21.yüzyılın ilk çeyreğinde Osman’ları, Mine’leri ve daha yüz binlercesini yemeğe çalışıyor.
Yazarlar
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları





























































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.11.2025
4.11.2025
9.10.2025
14.09.2025
7.09.2025
13.07.2025
10.03.2025
30.10.2024
15.10.2024
7.10.2024