DOĞAN ÖZGÜDEN
Tayyip Erdoğan’ın sadece Türkiye insanını değil, tüm Ortadoğu insanlarını da felaketlere sürükleyen şovenist ve islamcı fütuhatına sürekli destek veren Kemal Kılıçdaroğlu dün Rusya’ya karşı kükremiş: “Askerimi vuran her devlet benim düşmanımdır!”
Millet İttifakı’nın asenası Meral Akşener hiç ondan geri kalır mı? Meclis kürsüsünden “Şu kopan fırtına Türk Ordusu’dur ya Rabbi… Senin uğrunda ölen ordu budur ya Rabbi!” diye şovenist ve islamcı fütuhatın zaferi için dualar okumuş.
Yazık ki yazık… 70 yıl önce Birleşmiş Milletler ve Avrupa insan hakları bildirgelerine imza koymuş, 30 yılı aşkın bir süredir üye olmaya çalıştığı Avrupa Birliği’nin tüm müktesebatına katılım sözü vermiş bir ülkede iktidarı ve ana muhalefeti ellerinde tutanların bu şovenist ve fütuhatçı birlikteliği demokratik ve barışçıl bir düzene geçiş umutlarını iyiden iyiye zayıflatıyor.
Ülkemizin siyaset arenasından bu sefalet manzaralarını tüm nüanslarıyla ve iniş çıkışlarıyla görmeye 70 yılı aşkın süredir o denli alışkınım ki, Millet İttifakı’nın Börteçine’si ile Asena’sının bu yeni şovenist ve fütuhatçı çıkışları hiç de şaşırtmadı.
Türkiye insanının okumuş olanları ilk, orta, lise ve hatta yüksek öğrenim yıllarında “Türk” sözcüğü ile “Fetih” sözcüğünün birlikteliğine, özdeşliğine öylesine koşullandırılmıştır ki, sonradan siyaset sahnesinde “sosyal demokrat” ya da “liberal” donuna girenler dahi günü geldiğinde bu histerinin depreşmesinden kendisini kurtaramaz.
Bunu, 1971 darbesinin ardından demokrasiye geçiş umutları yeşerdiğinde kasketli Karaoğlan Ecevit’in barış güvercini maskesini terk edip “Kıbrıs Fatihi” kesilmesi ve de 60’ların yükselen devrimci dalgasında yetişmiş bazı kişilerin dahi solculuğu, barışseverliği ve enternasyonalizmi bir yana atıp fütuhata alkış tutması sürecinde çok iyi tanımıştık.
Türk Ordusu’nun yıllardır komşu Irak’ın topraklarına defalarca girerek bir türlü başaramadığı Kandil fütuhatında da Tayyip Erdoğan’ın İslamcı teröristleri yedeğine alarak fitillediği Suriye krizi sürecinde “Barış Pınarı”, “Zeytin Dalı”, “Fırat Kalkanı” ve de “Bahar Kalkanı” kod adlarıyla başlattığı yeni fütuhat hamlelerinde de bunun tanığı olduk ve olmaya da devam ediyoruz.
Erdoğan değil mi geçen yıl, 25 Ocak 2019’da, Çamlıca’da kendi yaptırdığı caminin açılışında Fetih Sûresi’nden ayet okuyarak “Kendi aramızda merhametli olacağız. Küffar’a karşı da şiddetli olacağız. Suriye'de olduğu gibi” diye buyuran?
Bu haftaki yazımın konusu da fütuhat, ama Küffar’a karşı fütuhat değil, bir başka fütuhat! 60’lı yıllarda Belçika Kraliyeti’ne ucuz işgücü olarak satılan Türkiyeli işçilerin Kömür fütuhatı!
Hem müzmin işsizliği kısmen azaltsın hem de yemeyip içmeyip yapacakları tasarruflarla büyük döviz açığının kapatılmasına katkı sağlasınlar diye genç işçi kafilelerinin Sirkeci garından trenlerle ya da Yeşilköy havaalanından uçaklarla dilini, dinini, yaşam tarzını hiç bilmedikleri gurbet diyarlarına yollandıkları o yılları çok iyi anımsıyorum.
İstanbul’da çalıştığım Gece Postası ve Akşam gazetelerinde, daha sonra yayınladığımız Ant dergisinde en çok işlediğimiz sosyal konulardan biriydi bu işgücü bezirganlığı ve dramatik sonuçları. Tophane’deki İrtibat Bürosu’nda göçmen işçi adayı gençlerin, işe yarayıp yaramayacaklarını tespit için, yabancı doktorlar tarafından dişlerinden cinsel organlarına kadar nasıl sıkı sıkıya kontrolden geçirildiklerine tanık olmuş, bu konuda röportajlar yapmış, tepki dolu makaleler yazmıştım.
60’lı yılların ikinci yarısında da özellikle Almanya’da göçmen işçilerin önce ilerici dernekler, ardından federasyon düzeyinde örgütlenme çabalarını Ant’ta sürekli yansıtmıştım.
1971 darbesi bizi sürgüne zorlayınca kaçak kaldığımız Avrupa ülkelerinde Cunta’ya karşı Demokratik Direniş Hareketi’nin örgütlenmesinde bu ilerici örgütlerden büyük destek gördük.
Almanya’dan sonra ayak bastığımız ikinci ülke olan Belçika’da Türkiye’den gelmiş göçmen işçilerin çoğunluğu yeni bir “fütuhat”ın ön saflarında canlarını tehlikeye atarak savaş vermekteydi. Ama bu fütuhat, “küffara karşı” bir Türk-İslam fütuhatı değil, Belçika kapitalizminin tezgahladığı “kömür fütuhatı”ydı.
İkinci Dünya Savaşı’nda yıllarca Nazi işgali altında kalmış, ekonomisi çökmüş, özgürlüklerden ve insanca yaşam olanaklarından yoksun kalmış olan Belçika, savaş bittikten sonra ekonomiyi yeniden canlandırmak, başta demir çelik endüstrisi olmak üzere ağır sanayiin enerji gereksinimi sağlamak amacıyla Valon ve Flaman bölgelerindeki zengin kömür yataklarını tam kapasite değerlendirmek için “Conquête du charbon” (Kömürün Fethi) adı altında son derece iddialı bir programı uygulamaya koymuştu.
Ancak sık sık grizu facialarının yaşandığı kömür ocaklarına inmeyi göze alan yerli işçi bulmakta büyük sıkıntı çeken Belçika sermayesi çareyi işsizlik oranının yüksek olduğu başka ülkelerden işçi getirtmekte bulmuştu… İlk büyük işçi kafileleri İtalya’dan, Yunanistan’dan getirtilmişti...
8 Ağustos 1956’da arzın merkezine doğru bir kilometreyi aşkın derinlikteki ünlü Bois du Cazier kömür ocağında grizu patlaması sonucu 136’sı İtalyan olmak üzere 12 farklı milliyete mensup 262 maden işçisinin can vermesi üzerine, Belçika kapitalizmi kömürün fethini sürdürebilmek için başka ülkelerin emek gücü kaynaklarına başvurmuştu.
Çoğunluğu Emirdağlı olmak üzere Türkiye’den getirtilen işçi grupları derhal Flaman ve Valon bölgesindeki, galerileri yüzlerce metre derinlere inen kömür madeni ocaklarına indirilmişler ya da yerli işçilerin pek rağbet etmedikleri ağır sanayi ve inşaat ya da orman işletmelerinde görevlendirilmişlerdi.
Belçika işçi sınıfı tarihinin en ibretlik sayfalarından birini oluşturan Türkiye’den “kömür fatihleri” devşirme operasyonunu daha 1964 yılında Belçikalı gazeteciler Jacques Cogniqux ve Pierre Manuel, Fransızca televizyon kanalı RTB’nin ekranlarında 1 Nisan 1964 günü yayınlanan “20 bin kağıda Türkler” adlı bir belgeselde tüm dramatik yanlarıyla ortaya koymuşlardı.
Evet Belçikalı patronlar, madene inmeyi artık reddeden Belçikalı, İtalyan ve Yunan işçilerinin yerine, adam başına tüm masraflar dahil 6 bin Belçika Frangı’nı, yani 300 Alman Markı’nı gözden çıkartarak Türkiye’den güçlü kuvvetli işçiler angaje edip bu ülkeye getiriyorlar, bunları son derece kötü yaşam koşullarında düşük ücretlerle çalıştırarak madene indiriyorlardı.
Madenlerde ve inşaat işlerinde çalışan emekçilerin çilesi ve buna karşı verdikleri mücadeleler daha Türkiye’deyken basında ve sol örgütlerdeki çalışmalarımızda hep öncelikli konularımızdan biri olmuştu.
Efsanevi sendikacı Fukara Tahir’in önderliğinde Ereğli Demir Çelik fabrikalarının inşaatında kötü koşullarda çalıştırılan göçmen işçilerin dramını 13 Ağustos 1962 tarihli Öncü gazetesinin manşetinden yansıtmıştım.
Üç yıl sonra 13 Mart 1965’te de Kozlu maden işçilerinin iki kayıp verdikleri tarihi direnişini İnci Akşam gazetesinin birinci sayfasını tamamen kaplayacak şekilde “İşçilere ateş açıldı” manşetiyle vermişti.
Belçika’da da karşılaştığımız, tanıştığımız maden işçileriyle de hep dayanışma ve dostluk içinde olduk. Hiç unutmam, Belçika’da yakından tanıdığımız ilk maden işçisi de bugün halk müziği dünyasında ün sahibi olan Lütfü Gültekin’di.
Brüksel’de 12 Mart cuntasına karşı bir enformasyon gecesi düzenlemiştik. Geceye o sırada İsveç’te bulunan ve ilk 33’lük plağı “Türkiye’den Devrimci Türküler”i yayına hazırladığımız Zülfü Livaneli de çağrılıydı. Belçika Fransızca televizyonu RTB’nin Türkçe yayınlarını hazırlayan dostumuz Nazım Alfatlı da toplantıya elinde sazıyla bir arkadaşını, Lütfü Gültekin’i getirmişti. Mikrofon başına geçtiğinde kendisini tanıtırken Lütfü yüzlerce metre yerin dibinden çıkıp geldiğini açıklamış, ardından söylediği devrimci türkülerle de herkesi son derece duygulandırmıştı.
Evet, Lütfü Gültekin de o yıllarda kömürü fethetmek üzere Belçika’ya gelen Türkiyeli işçilerdendi. Ama o dönemde Türkiyeli işçilerin büyük çoğunluğu Emirdağlı iken Lütfü Gültekin Dersimliydi.
O dönemde Emirdağlılar Türkiyeli göçmen kitlesi içinde gerçekten çoğunluktu, ama yıllar geçtikçe Türkiye’nin dört bir köşesinden çıkıp gelen emekçiler, siyasal sürgünler, ulusal baskıdan dolayı evlerini barklarını terk etmek zorunda kalan Kürtler, Ermeniler, Süryaniler, Yezidiler, Belçika’daki Türkiye çıkışlı nüfusun kompozisyonunu tamamen değiştirdiler.
Türkiyeli göç konusunda uzman akademisyen arkadaşımız Mazyar Khoojinian'ın verdiği bilgilere göre, günümüzde Türkiyeli göçmen nüfusun yüzde 80'den fazlası Türkiye'nin Emirdağ dışındaki yerleşim birimlerinden gelmiş TC vatandaşlarından oluşuyor. Bu kitlenin içinde Kürt illerinden, Karadeniz bölgesinden, Ankara, İstanbul ve İzmir gibi metropollerden gelen göçmenler önemli yer tutuyor.
Örneğin Büyükelçiliğin 2008 rakamlarına göre Belçika’da 187.700 Türkiyeli göçmen içinde Emirdağlı oranı 36.620 kişi ile yüzde 19,5 iken, Karakoçanlılar 17,470 kişi ile yüzde 9.3’ü buluyor.
Yine de Türkiye’den gelen göçmen kitlesi içinde Emirdağ çıkışlılar sayısal olarak hâlâ ön planda… Hele madenlerin kapanması üzerine emekli edilip Brüksel’e gelenlerin de katılımıyla Schaerbeek ve Saint-Josse’taki Emirdağlı sayısı daha artmış, Afyon’un bu ilçesi Brüksel’in bu iki belediyesine tam anlamıyla damgasını vurmuş durumda.
Zaman son derece hızlı geçiyor… Kuşaklar kuşakları kovalıyor, benim 60’lı, 70’li yıllarda tanıdığım, geride bırakıp gelmek zorunda oldukları yer ister Emirdağ, ister başka ilçeler olsun, dost olduğum, birlikte sendikal, hatta siyasal mücadele verdiğim “kömür fatihleri” bir biri ardından tabiat yasalarına yenik düşerek göçün son durağına, sonsuzluğa göçüyor.
Tayyip Erdoğan ve benzerlerinin küffara karşı seferber eylediği fatihlere ne denli acıyarak bakıyorsam, bir zamanlar en verimli çağlarında Valon toprağının, Flaman toprağının gayya kuyusu galerilerinde canlarını tehlikeye atarak kömürü fethetmeye çıkmış olan madenci dostlarımı sevgiyle anıyorum.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları




























































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.11.2025
4.11.2025
9.10.2025
14.09.2025
7.09.2025
13.07.2025
10.03.2025
30.10.2024
15.10.2024
7.10.2024