Mehmet AKBACAK
Eline kalem alan veya söze yeni başlayan kimileri daha işin başında hemen insanları ve onun üzerinden toplumu suçlamaya,daha ileri giderek aşağılamaya başlıyorlar.Neymiş efendim;bunlar cahil,eğitimsiz,doğru karar veremezler,korkak,baskıya boyun eğer,otorite karşısında suspus olur,zaten bugüne kadar ne çektiysek hep onların yüzünden çekiyoruz sızlanmalarını duyarız.
Bunları söyleyenler kendilerini yüksek bir yere çıkartırlar,olan bitenden sorumlu olmadıkları için gönül rahatlığı ile işin içinden sıyrılmaya çalışırlar.Ama hiçbir zaman bu insanlar niye böyle davranıyor diye düşünme zahmetine girmezler.Nedenlerini bilseler bile onun yükleyeceği sorumluluktan kaçmak için bu yolu seçerler.
Psikolog değilim, yalnız 44 yıldır öğretmenlik yapmaya çalışıyorum.12 yaşından,20 yaş arası çocuk ve gençlerle beraberliğim söz konusu. Onlara ders konusunda bir şeyler verirken onlardan da çok şeyler öğreniyorum. Öğrendiğimin temeli şu; yaşı ne olursa olsun, eğitim düzeyi ne olursa olsun insan her zaman insan. Acıktığı zaman, korktuğu zaman, başardığı zaman, başarısız olduğu zaman, güçlü, güçsüz olduğu zaman doğal tepkileri hemen hemen aynı.
Yalnız şunu iyi bilmekte yarar var. Her insan aynı koşullarda yetişmiyor(.Geçenlerde Amazonlarda bugüne kadar toplumla birlikte beraber olmamış bir kabile bulunmuş.)Bu yüzden tepkiler farklılaşıyor.
Türkiye'de de okumuş yazmış insanımızın hastalık derecesinde bir saplantısı var. Kendisinden az eğitimli olanını bilgisiz, hiçbir şeyden anlamaz olarak görür, onların kararını önemse mez, onlarla yasalar karşısında eşit olmaktan şikâyet eder. İşlerine ve çıkarlarına geldikleri zaman yüce Türk Milleti, sağduyulu, âlicenap halkımız der, kutsal bir makam olan şehitlik rütbesiyle ödüllendiririz. Velhasıl kelam yıllardır izlenen bu anlayışla ne biz h alkı anlayabildik, nede halk bizlere sahip çıktı.
Artık deniz bitti deyimi vardır ya. Şapkamızı önümüze koyup düşünme zamanı gelmiş de geçmektedir. Amerika’yı tekrar keşfetmeye gerek yok. Bilimin alabildiğince geliştiği dünyamızda toplumu çok iyi okumamız gerekir. Öncelikle maddi sorunlarını iyi tesbit ederek somut projeler üretilmeli, bunu en iyi şekilde anlatıp kitlelerin dikkatinin yoğunlaştırılması gerekir. Ayrıca manevi değerlerin önemini kavramadan ve onlarla beraber yaşamadan salt mideyle insanlara ulaşamayız.
Sınıflar ve katmanlar arasındaki çelişkiler eskisi gibi uzlaşmaz değiller, sınıflar birbirlerine yaklaştı, uzlaşabileceği konular bir hayli arttı. Bu yüzden sert, uzlaşmaz, marjinal tavırlar destek görmüyor. Uzlaşmacı(boyun eğen değil),barışçı, her türlü şiddete karşı, tüm kimliklerin kendini ifade edebileceği oluşumlara ihtiyaç var.
İnsanlar haklarını aradıkları zaman devlet tarafından baskı görmeyeceklerini anladıkları zaman bu toplum çok kısa sürede inanılmaz şekilde yol alacaktır. Biz yeteri kadar aydın olamamışlar siyasi iktidarlara karşı gelerek sistemi değiştiririz zannediyoruz. Bugüne kadar ne iktidarlar geldi geçti. İdeolojik olarak herkes kafasına göre bazılarını destekledi, bazılarına karşı çıkıldı.9 taş oyunu gibi her zaman oyunun galipleri değişmedi. Sağ hükümette gelse kazanan onlar oldu,'sol hükümetler gelse yine kazanan onlar oldu. Fakat oyun eskisi gibi kolay oynanmıyor.
Bugüne kadar yanına yaklaşılmayan bir takım kişi ve gruplara dokunulmaya başlandı.
Gücü elinde tutanlara söz söylenmeyince pervasız bir şekilde hareket etmeye başladılar, amaçları halka gözdağı vermekti bunda da uzun zaman başarılı oldular. Ondan
Sonra halkı suçlamanın bir anlamı yok. Yıllar boyu halk kandırıldı. Her gelene sıkı sıkı sarıldı, artık şunu görmeye başladı diyebilirim, önce kendine sarılmasının önemine.
Geçen yazımın sonunda barış yakında demiştim, yazıdan sonra bir ara göz gözü görmez hale gelmişti. Son günlerde durum sakinleşmeye başladı, BDP’liler de yemi edip meclise gelerek, yeni anayasa yapılmasında tüm partiler sorumluluklarını yerine getirmezlerse tarih onları gün gelip yargılayarak tarihin çöplüğüne gönderecektir.
Yazarlar
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları






































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
4.02.2020
29.01.2020
22.01.2020
14.01.2020
13.11.2019
21.10.2019
10.10.2019
26.09.2019
8.08.2019