Mesut YEĞEN
Muhalefetin işlerinden, daha doğrusu muhalefetin iktidara gelebilmesi işinden söz ediyorum. Çok değil, 2018 seçimlerinden sadece bir sene sonra yapılan yerel seçimlerde iktidardaki Cumhur İttifakı adaylarının büyük şehirlerin neredeyse tamamında seçimleri kaybetmesi ve o günden bugüne yapılan kamuoyu yoklamaları tek bir şeyi gösteriyor: İktidar geri dönüşsüz bir şekilde kan kaybediyor, muhalefet de iktidarın kan kaybettiği kadar olmasa da güçleniyor. Ekonomide çalan alarm zilleri de bu tablonun pekişeceğine işaret ediyor.
İktidarın seçmen desteğindeki erimenin muhalefet açısından ‘işleri’ kolaylaştırdığına şüphe yok. En azından aritmetik açıdan. Ancak kanaatim o ki, bu erime tablosu aritmetik açıdan işleri kolaylaştırırken muhalefetin halihazırda çözemediği siyasi zorluklara yenilerini ekleyecek. İktidarın seçmen desteğindeki erime muhalefetin işlerini kolaylaştırırken zorlaştıracak da. Öngörüm bu. İzah etmeye çalışayım.
Raftakiler
Yenilerine geçmeden muhalefetin mevcut, ‘raftaki’ zorluklarından söz edeyim. İktidarla muhalefet arasındaki oy dağılımı 2019 yerel seçimlerinden beridir iktidarın aleyhine seyrederken, muhalefeti “iktidara geliyorlar” duygusu üretebilmekten alıkoyan zorluklardan söz ediyorum. Bu türden iki büyük siyasi zorluğu var muhalefetin. İlki iktidar partilerinin seçmen havuzuyla, ikincisi de muhalefetin kendi kompozisyonuyla ilgili. ‘Her şeye’ ve bilhassa da Erdoğan’a verilen desteğin kayda değer bir biçimde azalmasına rağmen Ak Parti ve MHP’nin seçmen desteğinin yüzde 45 civarına sabitlenmiş oluşu ve bu iki partinin her birinin diğerinin seçmenlerinin büyük çoğunluğu için ikinci parti olması şunu gösteriyor: Cumhur İttifakı seçmenleriyle muhalefet cephesi arasında mesafe büyük ve kolayca kapatılabilir gibi değil. Muhalefetin rafta bekleyen ilk siyasi zorluğu bu: Karşısında hacmi halen çok büyük ve iç tutunumu yüksek bir blok var ve muhalefet partileri bu blok seçmenleri için cazip olabilmiş değil, yakın bir zamanda olabileceğe de benzemiyor.
Raftaki ikinci zorluk muhalefetin kendi kompozisyonuyla ilgili. Burada durum ortada: 2023 seçimlerinde iktidar değişikliği olabilmesi için iktidarda olmayan siyasi partilerin (oy alabilenlerinin) hepsini ortaklaştıran bir uzlaşmaya ihtiyaç var ve fakat bu partiler bir tarafında HDP’nin diğer tarafında İYİ Parti’nin olduğu bir çeşitliliğe sahip. Bu partilerin altısının parlamenter sisteme dönüşte anlaşmış olması ve HDP’nin milletvekili seçimlerine ayrı bir blok içerisinde girmeye karar vermesi işe yaramış olmakla beraber muhalefetin ‘çeşitlilik problemi’ aşılabilmiş değil. Parlamenter rejime dönmek 6 partiyi bir araya getirmiş olmasına rağmen, HDP’nin cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ve seçimlerin ardından oluşacak mecliste bugünkü muhalefetle birlikte hareket edeceğinin bir garantisi yok. Muhalefetin rafta bekleyen ikinci zorluğu da bu: HDP’li seçmenlerin de destekleyebileceği bir ortak program oluşturmak ve bu programı temsil eden bir cumhurbaşkanı adayı bulmak.
Az görünmekle beraber muhalefetin 2019’dan beridir rafta bekleyen zorlukları siyasetin esasına, rakibini zayıflatırken, kendini büyütebilmeye dair zorluklar. Büyük, esaslı zorluklar diğer bir deyişle. Üstelik, yenilerinin eşlik etmeye hazırlandığı büyük zorluklar.
Yeniler
Yeni zorluklar derken, ekonomide oluşan tablo ve bu tabloya iktidar cenahından verilen yanıtlarla beraber ortaya çıkması muhtemel zorluklardan söz ediyorum. Sözünü ettiğim tablo ve verilen yanıtlar bir taraftan muhalefet için işleri kolaylaştırıyor, buna şüphe yok. Kendi partilerine yakın ve diğer partilere uzak olmakla beraber, geçim sıkıntısı büyüdükçe bir miktar AK Parti ve MHP seçmeninin daha partilerini terk edip gri alana geçmesi ya da diğer partilere destek vermesi muhtemel. Ne var ki, aritmetik açıdan muhalefetin işini kolaylaştıracak görünen bu tablodan siyasi açıdan yeni zorluklar çıkacak görünüyor.
Çıkabilecek zorluklar Erdoğan’ın yapabilecekleriyle, yeni rejimin karakteriyle ve Erdoğan ve rejimden gelecek yeni hamlelere muhalefetin zamanında ve bütünlüğünü koruyarak mukabele edememe ihtimalinin mevcut oluşuyla ilgili. Herhalde hiç kimse Erdoğan’ın seçmen desteğinin iktidarın aleyhine, muhalefetin lehine seyrediyor oluşunu pasif bir biçimde izleyerek seçimlere gitmesini beklemiyordur. Erdoğan bugünkü tabloyu değiştirmek için 7 Haziran seçimlerinden ve 15 Temmuz darbe girişiminden sonra yaptıklarından ilham alacaktır muhtemelen ama daha muhtemelen yeni araçlar deneyecektir. Takip edilmeye başlanan ekonomi siyasetinin derinleştirmesi kaçınılmaz görünen yoksullaşmanın yaratabileceği seçmen kaçışını ödüllendirme cezalandırma melezi bir siyasetle dengelemek yapılabilecek işlerden biri olabilir. Kötü iktisadi gidiş sebebiyle Cumhur İttifakından kopabilecekler iktisadi olarak ödüllendirilirken, yoksullaşma siyasetini etkili biçimde teşhir edenlerin polisiye tedbirlerle cezalandırılması mesela sürpriz olmaz. Ekonomi siyasetinin milli güvenlik konusu kılınması bu alanda daha ciddi ve yaratıcı olunabileceğine işaret ediyor. Kaldı ki, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde işleri daha da bozmayacağından emin olunursa HDP’yi kapatmak ya da Cumhur İttifakından uzaklaşan seçmenleri geri çekmekte ve muhalefet partileri arasında akortsuzluk yaratmakta işe yarayacağına inanılırsa sınır ötesi operasyonlar yapmak gibi jokerler de var.
Yeni rejimin fıtratı da muhalefetin önüne yeni zorluklar çıkarmakta etkili olabilecek gibi görünüyor. 2016’dan sonra oluşan iklim ve ardından bina edilen yönetim mimarisiyle beraber devlet ve hükümet ayrımı silikleşirken, iktidarın karşısındaki her türden oluşum da en hafifinden gayri milli olarak kodlanmış durumda. Öyle ki, hükümet edenlerin ve bürokrasiyi çekip çevirenlerin önemli bir kısmının nazarında seçimler yoluyla iktidar değişikliği ya da devletin muhalefet partileri tarafından yönetilmesi ihtimali bir tür anomali, tasavvur edilemez bir durum. Dolayısıyla, muhalefetin önüne yeni siyasi zorluklar çıkarmakta Erdoğan ve Cumhur İttifakı yalnız kalacağa benzemiyor. Aksine, bürokrasinin bir kısmı şimdiye kadarkinden de fazla bir hevesle muhalif siyasi partileri, kurumları ve şahısları itibarsızlaştırılma ve kriminalize etme işine girişebilir.
Muhalefetin önüne çıkabilecek yeni zorluklardan bir diğeri de bizzat kendi kabiliyetleri ve refleksleriyle ilgili. Burada öngörüm şu: muhalefet Erdoğan’dan ve rejimden gelecek yeni adımlara zamanında ve bütünlüğünü koruyarak mukabele edemezse, bugün erişmiş olduğu aritmetik avantajı koruyamayabilir. Cumhur İttifakı seçmenlerinin büyük kısmını cezbedememek ve HDP’nin desteğini garanti etmemiş olmak gibi 2019’dan beri rafta bekleyen zorluklar bir tarafa, muhalefet HDP’nin kapatılması, sınır ötesi operasyon, seçim ortamının kriminalize edilmesi, seçimlerin ertelenmesi ya da baskın seçim gibi ‘şok’ adımlara zamanında ve bütünlüğünü koruyarak karşılık veremezse aritmetik olarak kolaylaşmış görünen iktidarın değişmesi işi epey zorlaşabilir.
Hülasa, “muhalefet açısından işler kolaylaşırken zorlaşıyor da” derken kastettiğim bunlar. Hem Erdoğan’ın siyaset yapma tarzı hem de yeni rejimin fıtratı bir kez daha “atı alan Üsküdar’ı geçti” haliyle baş başa kalınabileceğini, bu hale meydan verecek adımların atılabileceğini gösteriyor. Bilinmeyen, belli olmayan muhalefetin bu adımlara mukabele edip edemeyeceği.
Muhalefetin mukabele edip edemeyeceğini Erdoğan ve rejim kendi adımlarını attığında göreceğiz belli ki. Öte yandan muhalefetin Erdoğan karşısında yapabilecekleri, mukabil adımlar atmaktan ibaret değil elbette. Muhalefet, uzun zamandır iktidarın aleyhine seyreden aritmetik tabloyu kalıcılaştırmak üzere (sevimsiz iki tabiri kullanacak olursam) ön alıcı ve önleyici bazı adımlar da atabilir.
Karşı Adımlar
Ön alıcı adımlar derken en başta rafta bekleyen iki büyük zorluktan ilkini küçültmeye, ikincisini tümden halletmeye dönük olanlardan söz ediyorum. Muhalefetin “Erdoğan giderse tufan” fikrinin Cumhur İttifakı seçmenleri nazarındaki geçerliliğini azaltacak bir ortak programda buluşabildiğini göstermek, iktidarın aleyhine seyreden aritmetik tabloyu kalıcılaştırabilecek ön alıcı adımların ilki olabilir. HDP’lilerin de oy verebileceği bir aday ve programda buluşmaksa ikincisi.
MHP’den memnuniyetsiz Ak Partilileri ve Erdoğan’dan memnuniyetsiz MHP’lileri yerlerinden kıpırdatacak siyasetler geliştirmek de üçüncü ve dördüncü ön alıcı adım olabilir. Yakında cereyan eden “yüzde 50+1’i kim başımıza bela etti” konulu tartışmanın da gösterdiği üzere Ak Parti’de MHP’nin desteğine mahkum olmaktan kurtulmayalım diyenler olduğu gibi MHP’nin desteğine mahkum olmaktan memnun olmayanlar da var. Seçim sonuçlarını etkilemesi muhtemel görünmese de muhalefet bu elitler gerginliğini iktidar değişikliğini gerçekleştirmeyi kolaylaştırabilecek bir manivela olarak kullanabilir. Beri yandan, kamuoyu yoklamaları MHP seçmeninin neredeyse yarısına yakınının cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Erdoğan’ı desteklemeye hevesli olmadığını gösteriyor. Bu durumda muhalefete düşen Erdoğan’ın desteğinin AK Parti ve MHP desteğinin epey gerisine düşmesinin ardındaki bu dinamiği kalıcılaştırmaya çalışmak olsa gerek.
Son olarak, muhalefet bir de önleyici adım atabilir. Bürokrasiye devletle hükümetin ayrı şeyler olduğunu ve öyle kalması gerektiğini, devletin selameti ya da bekasıyla Erdoğan ve Cumhur İttifakı iktidarının devamı arasında zorunlu bir ilişki olmadığını hatırlatmaktan, bu iki fikri bürokraside güçlendirmeye çalışmaktan söz ediyorum. Bilhassa güvenlik ve yargı bürokrasisine Türkiye’nin toplumsal yapısının devlet ve hükümet arasındaki sınırların belirsizleştiği bir durumu kaldıramayacak bir karmaşıklıkta olduğu yeniden hatırlatabilir. Bir de Türkiye’nin esas beka sorununun demokrasinin askıya alınması olduğu.
En son çıkan yazılardan anında haberdar olmak için bizi @PerspektifOn twitter hesabımızdan takip edebilirsiniz.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları




























































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
20.01.2026
28.12.2025
13.12.2025
17.10.2025
7.10.2025
5.09.2025
24.08.2025
9.08.2025
19.07.2025
13.07.2025