Murat BELGE
Orta Doğu’ya önem veren AKP iktidarının da, bu bölgede var olan ilişkileri ve Türkiye’nin bu bölgede bulunanlarla ilişkilerini pek fazla değiştirmediğini görüyoruz
AKP iktidarında Türkiye şimdiye kadar hiç görmediğimiz bir şekilde Orta Doğu’ya doğru kaydı. Bunu, olurken hissediyor, görüyorduk. Bir süredir yurt dışından Türkiye’ye baktığımda aynı şeyi çok daha net bir biçimde görebiliyorum. Doksanlı yıllarda Türkiye’nin gelecek perspektifi büyük ölçüde Avrupa Birliği hedefi tarafından kaplanmıştı. Bunu Türkiye için uygun bir gelecek projesi olmadığını düşünenler bile aynı hedefe negatif biçimde kilitlenmişlerdi. Türkiye, bir yandan ayak sürüyordu; daha iyisini yapabileceği durumda dahi yapmıyordu.
Proje muhaliflerinin böyle bir durdurucu ya da yavaşlatıcı etkisi vardı. Ama projeye muhalif olmayanlar çoğunluktaydı ve dolayısıyla proje ağır aksak da olsa yürüyordu.
AKP ile bu durum değişmeye başladı. İktidarın taze olduğu yıllarda AKP AB ile yakınlaşma yolunda “içtenlikli” görünen bir çaba göstermekteydi ve bu tavır o ağır aksak gidişe bir heyecan da katmıştı. Ama yıllar geçtikçe işler tavsadı. Hâlâ yetkili ağızlar “Avrupa Birliği üyeliğinde ısrarlıyız” diyorlar. Ama bu sözler söylendiğinde insanın kulağına boş bir tını geliyor. Söylenmesi—şimdilik—gerektiği için söylenmiş sözler gibi.
Bunun tek bir sebebi var mı? Bir kesimin hazır cevabı bunun da bir “AKP takiyesi” olması. Başından beri inanmıyorlardı ve istemiyorlardı! Pek bu kanıda değilim. Başlangıçta cihet-i askeriyeden kaynaklanan “kapatılma” korkusuyla Avrupa Birliği’nin bu gibi durumlarda bilinen “koruyucu kalkan”a daha fazla ihtiyaç duyulmuş olabilir; ama Sarkozy tipi “Avrupa liderleri”nin yukarıdan ve itici tavırlarının da AB heyecanını törpülediğini düşünüyorum. Bir tür Avrupalının kafasında, içinde Türkiye bulunan bir Avrupa zaten Avrupa olmaktan çıkmıştır. İngilizlerin “Brexit”inde de gördük, “Türk” kelimesini telaffuz etmek bu tür zihinlerde ne gibi tepkiler yaratıyor.
Türkiye’nin Orta Doğu’yla ilişkisi öteden beri pek parlak olmamıştır. Orta Doğu bizim “ortaklık” aradığımız bir yer olmaktan çok uzaklaşmak istediğimiz bir yerdi. İnsan memleketini sırtına alıp başka bir yere gidemiyor. Burada oturacağız, çare yok; ama hayat tarzımız başka türlü olmalı. Bandung’a katılmadık, “müşahit” yolladık. Ama en çarpıcı olay Cezayir’e karşı Fransa ile oy kullanmamızdır ki, Orta Doğu’da bu hâlâ unutulmadı.
Aslında Orta Doğu’da Türkiye hakkındaki kanıyı değiştiren değil, doğrulayan bir davranıştı.
“Türkler modernleşiyoruz diye Batı’nın mutlak güdümüne girdiler; İslam’ı da sattılar.” Genel kanı böyle. Ama bunun gerisinde aşağı yukarı bütün Arap dünyasının Osmanlı egemenliği altında yaşadığı yüzyıllar var. Arapların bu uzun tarihe bakışı bizim buradaki “neo-Osmanlı” ideolojisinin çizip boyadığı parlak resme hiç uymuyor.
Arapların bize olumsuz bakışı bizde de yankısını buluyordu. Batılılaşma/Modernleşme iradesinin getirdiği “medeniyet değiştirme” ve dolayısıyla İslam’ı sekülerleştirme gibi girişimler bir yana, çeşitli Arap ülkelerinin bağımsızlaşmak için yaptıkları da Türkiye’nin onlara bakışında pürüzler yaratıyor. Malum, “arkamızdan vurdular” edebiyat. Vurdular; o kadarını yapabiliyorlardı. ”Bağımsız olma isteği” yalnız Türklerin değil, bütün insanların hakkı.
Onlar da istiyorlardı. Cemal Paşa’nın sıra sıra astığı adamlara bakınca da “Acaba neden istiyorlar?” diye uzun uzun meraklanacak bir durum yoktu.
Neyse, sonuç olarak Orta Doğu tekin bir yer değildi. Çeşitli nedenlerle fazla bulaşmamak gereken bir yerdi. Egemen unsur Araplar dost değildi. Bazılarıyla, “Hatay” davası gibi hâlâ çözülmemiş sorunlar yaşanıyordu v.b.
Bu anlattıklarım AKP’nin genel dünya görüşüne uymuyordu. Burada İslam dininin başat bir rolü var ve Orta Doğu da İslam dininin beşiği. Milyonlarca “din kardeşi”mizin yaşadığı coğrafya burası. Dolayısıyla yıllara yayılmış bütün bir dış politika değişmeliydi (Orta Doğu ile ilgili kısmı). Bu işler “monşerler”in eline bırakılmamalıydı.
Tayyip Erdoğan sanırım ilk önemli adımını Davos’ta, Perez’le tartışmasında attı. Bu yalnız Türkiye’nin Orta Doğu politikasını değil, AKP’nin bütün yaklaşımını değiştirmesinin ilk adımıydı bence. Bununla Tayyip Erdoğan’ın Türkiye’den öte, İslam dünyasının sevilen bir lideri olmasının önü açılmış gibiydi.
Sahiden öyle miydi?
Bu, kolay bir şey değil.
Nitekim, işin arkası da pek öyle gelmedi. Yeni-Osmanlıcılık bildiğim kadarıyla Ahmet Davutoğlu’nun besleyip büyüttüğü bir “fidan”dı. Tayyip Erdoğan’la Ahmet Davutoğlu’nun şu sıralar aralarının çok parlak olduğunu sanmıyorum ama Erdoğan bu ideolojiyi almış ve bağrına basmış durumda. Bunun “dış politika”ya yönelik olduğu gibi “iç politika”yı da ilzam eden özellikleri var. Erdoğan’ın ve temsil ettiği kesimin “imparatorluk” konusunda fazlaca olumsuz bir değerlendirmeleri olacağını sanmıyorum.
Ama somut hayatta işler böyle yürümüyor. Yeni-Osmanlıcılık teorisyeni Ahmet Davutoğlu’nun Dışişleri Bakanlığı sırasında “komşularla sıfır sorun” diye adlandırılan bir politika vardı ve muhtemelen en olumlu sonuçlarını da Suriye bağlamında vermişti. Arap dünyasında belki en sorunlu ilişkimizi Suriye ile yaşarken birden ortalık güllük gülistanlık olmuştu; gidenler, gelenler, bahar havası yaşarken Arap Bahar’ı geldi, bu baharı kovdu.
Bahar’ın yerle bir ettiklerinden biri Kaddafi oldu. Kaddafi Müslüman Ortodoksi’nin sahibi olmak ya da öyle görünmek istediği için sık sık Türkiye’yi (sert bir dille) eleştirirdi. Ama bir yandan da Libya ile çok iş yapardık. Kaddafi yok, Bahar’dan sonra Libya’ya gelen mevsim bir hayli kızgın, ama kargaşalık bitmiyor.
Mısır da Bahar’la sarsılan Arap ülkelerinden biri. Mübarak gibi bir diktatörden kurtulmak herhalde bir başarı sayılmalıdır. Ama Orta Doğu siyasi kültüründe alışılmış bir durumdur: önder değişebilir de rejim değişmez.
Ve tabii Mısır’la ilişkilerimiz de hiç dostane değil. Mısır Arap dünyasında hep etkili olmuş, bu dünyanın liderliğine oynamış bir ülkedir ve Türkiye ile ilişkisi hiçbir zaman çok iyi gitmemiştir, ama sanırım şimdi özellikle kötü bir evreden geçiyoruz.
Irak’ta olanların baharla yazla fazla ilişkisi olmadı. Irak zaten nicedir başı dertte olan bir ülke. Bush’un politikasıyla iyice altı üstüne geldi. Nasıl düzeleceğine dair fikir sahibi kimse bulunduğunu sanmıyorum. Irak’ın derdi başından aşkın ama bizimle onların ilişkileri de ışık saçmıyor.
İran Devrimi bütün dünyada İslam için parlak bir geleceğin kapısını açmış gibi görünmüştü. Aradan geçen bunca yıldan sonra İran kendisi öyle bir geleceğe doğru ilerlemedi. Şu anda da rahat, istikrarlı bir yapısı yok. İran-Türkiye ilişkileri zaman zaman iyi; ama Orta Doğu dünyasında kimlik sorunları hâlâ birinci dereceden belirleyici olduğu için (burada Şii-Sünni ayrımı söz konusu tabii) bunlara güven olmaz.
AKP iktidarı Suudi Arabistan’la Türkiye’deki bütün iktidarlardan daha sıcak bir ilişki kurdu. Genellikle “siyasi İslam” taraftarları Suudi Arabistan politikalarından hazzetmez diye bilirim ama AKP’nin duruşu öyle olmadı. Derken Katar olayı havayı bir ölçüde değiştirdi; ama asıl Kaşıkçı olayı tuz biber ekti. Suudi Arabistan’ın geleceği Kaşıkçı olayının kahramanı Prens’e teslim edilmişse, Türkiye’nin Suudi Arabistan ilişkilerinin de çiçek açmayacağını tahmin edebiliriz.
Yani şöyle üstünkörü bir “tadat”tan sonra, Orta Doğu’ya önem veren AKP iktidarının da, bu bölgede var olan ilişkileri ve Türkiye’nin bu bölgede bulunanlarla ilişkilerini pek fazla değiştirmediğini görüyoruz. Bunun hükümetin “yanlış” politikalarından kaynaklandığını söyleyemem. Şüphesiz, ayrıntılar hakkında çok şey söylenebilir ve dış politikada ayrıntı çok önemlidir. Ama burada iktidarın Esad gibi birine dostluk göstermesini ya da Kaşıkçı olayını geçiştirmesini bekleyemezdik. Orta Doğu’nun kendisinin olan biten her şeyi olumsuza götürmekte üstün bir yeteneği var.
Bu arada İsrail’i unutmayalım. İyiyken kötüye giden ilişkilerin başında İsrail’i sayabiliriz.
Gene aynı şeyi söyleyeceğim. İsrail politikalarına olumlu gözle bakmak ne zamandır mümkün olmaktan çıktı. Ancak bu sorunun tarihi uzantıları son drece karmaşık ve bu eleştiriden yola çıkıp galiz bir “anti-semitizm” noktasına gelmeye hazır çok kişi var. Buna dikkat etmek çok önemli.
Yazarlar
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları















































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.12.2025
1.12.2025
24.11.2025
25.08.2025
6.08.2025
1.08.2025
28.07.2025
22.07.2025
30.06.2025
16.06.2025