Yıldıray OĞUR
192,500... 2003-2006 yılları arasında FBI’nın ABD vatandaşlarına gönderdiği Ulusal Güvenlik mektuplarının sayısı. Bu mektuplar, bayram ya da Noel tebriki değil. FBI, 2001’de çıkan Vatanseverlik Yasası’na dayandırarak gönderdiği bu 192.500 mektupla resmi kurumlardan, şirketlerden, vatandaşlardan müşterilerinin bilgilerinden, kütüphaneden kimin hangi kitabı aldığına kadar milli güvenlik için gerekli bilgileri istedi. Bu mektuptan ve içeriğinden birine bahsedersen cezayı yersin diye de tehdit ederek.
Bush’un çılgınlıkları olarak kalmadı bu Amerikan usulü muhaberat devleti. 2011’de Nobelli Obama da Vatanseverlik Yasası’nı son dakika Fransa’dan imza makinesiyle imzalayıp uzattı. Obama’nın Bush’a fark attığı alan ise terörle mücadelede drone saldırıları oldu. Obama iktidarında dış ülkelerde El Kaide’ye yönelik 390'dan fazla drone saldırısında 273’ü sivil 2400 kişi öldü. Bushlu yılların sekiz katıydı bu.
Obama, Pentagon’u aradan çıkarıp doğrudan CIA’yle iş tutmakla suçlandı. Yemen’deki saldırıda öldürülen El Kaide lideri ve 16 yaşındaki oğlunun ABD vatandaşı olduğu ortaya çıkınca ise hem Obama hem de ilk siyahi Adalet Bakanı, saldırıyı Kongre’ye karşı “her şeyiyle yasal ve adil bir savaş bu” diyerek savundu.
16 istihbarat örgütünden oluşan Amerikan istihbarat teşkilatının en gizemli üyesi NSA’nin Davos toplantılarından, Karayip ülkelerindeki otellere kadar aralarında Merkel’in de olduğu 35 müttefik lideri dinlediği, dünyadaki bütün sanal trafiği elden geçirdiği ortaya çıkınca da kimse Amerika demokrasisi bitti, Obama diktatörlüğe yürüyor demedi NSA yalnız da değildi, demokrasinin beşiği İngiliz GCHQ’nun, Yeşillerin iktidar ortağı olduğu Alman BND’sinin de banka hesaplarından, internet yazışmalarına kadar her yerde gözleri olduğu ortaya çıktı.
Dünyada istihbarat örgütlerinin yasal sınırlar içindeki derin işlerinin Snowden vakasıyla deşifre olmasıyla büyük bir istihbarat tartışması ortaya çıktı. Obama, “ne yapalım yani bizim istihbarat daha yetenekliyse” dedi. Cameron, Guardian’a bodrum katında baltayla gizli istihbarı bilgilerin içinde olduğu hard diskleri parçalattı.
Tabii ki çok ciddi eleştiriler yükseldi. Ama kimse ABD, Büyük Britanya’da ya da Almanya’da demokrasinin bitişini ilan etmedi, muhaberat devleti analojisi yapmadı, muhalefetlerin aklına istihbarat şeffaflaşmalı çağrısı yapmak gelmedi.
Ama Türkiye’de iktidarın Meclis’ten çıkardığı her yasa meşruiyetinin, ülkede demokrasinin bitişinin ilanına neden olabiliyor. Son örnek MİT yasası.
Alkol yasasıyla alkol yasaklanmıştı. İnternet yasasından sonra internetin fişi çekilip, HSYK yasasıyla da adalet bittiğine göre zaten bu ülkede yaşamanın bir anlamı da kalmamıştı. O yüzden son olarak MİT’e hepimizi fail-i meçhullerle ortadan kaldırma hakkı da verildi işte…
Muhaberat devletine gidiyoruz’la, yanı başımızdaki muhaberat devletine muhabbetleri bilinenlerin utanıp yaptıkları “NAZİ rejimi” analojileri arasında hüküm gidip geliyor.
Halihazırda asker ve poliste mevcut olan yetkilerle, silahlarla Norveç gibi yaşayıp giderken, bunlardan bir kısmı MİT’e de verilince Suriye mi ya da Nazi Almanyasına mı döneceğimizin kararı henüz verilemedi.
Haklı eleştirilerin sesini kısan, yasalardaki makul tarafları görmeyi engelleyen bir perde bu klişe abartılar.
Peki, 1984’te darbecilerin çıkardığı MİT yasasıyla “pürü pak” bir 30 yıldan sonra MİT, dünyanın pek çok ülkesindeki istihbarat örgütünün elindeki yetkileri Meclis’ten alınca sapık bir seri katile mi dönecek?
Değişen maddelere bakalım.
Değişen Dördüncü madde MİT’in görevlerini düzenliyor. 1984’te askerlerin hazırladığı MİT yasasında 7 görev sıralanmış. MİT’in görev tanımında Milli Güvenlik Kurulu dört kez, Genelkurmay 3 kez, Başbakan 2 kez, Cumhurbaşkanı 1 kez geçiyor. MİT’ten kimler talepte bulunabilir sorusuna cevap veren maddelerde sivil makamlar her zaman askeri makamlarla birlikte anılırken, TSK için ayrı bir madde konmuş. Bütün bunlar yetmezse de son bir görev daha verilmiş MİT’e: Milli Güvenlik Kurulunda belirlenecek diğer görevleri yapmak.
“Diğer görevler.” 30 yıldır mevcut yasadaki MGK’da belirlenecek “diğer görevlere” takılmayanlar, bütün bu maddeleri koruyan yeni yasaya eklenen şu maddede muhaberat devletini buluveriyor: “Dış güvenlik, terörle mücadele ve milli güvenliğe ilişkin konularda Bakanlar Kurulunca verilen her türlü görevi yerine getirmek.”
Yani 30 yıl MGK’dan çıkacak “diğer görevler” ifadesiyle suç makinesine “dönmeyen” MİT, atanmış Bakanlar Kurulu’nun “her türlü göreviyle” bir çeteye dönebilir. O muğlak değildi, bu muğlak.
Yine Milli İstihbarat Koordinasyon Kurulu, mevcut 84’ten kalma yasada MİT Müsteşarı başkanlığında, MGK Genel Sekreteri, Genelkurmay İstihbarat Başkanı ve bakanlık müsteşarlarıyla toplanınca güvenilir ama yeni yasada “Başbakan başkanlığında ve onun tarafından belirlenen bakanlar ve üst düzey kamu görevlilerinin katılımıyla” toplanınca Başbakan’ın suç örgütüne dönüşüveriyor? Siyasete güven sahiden göz yaşartıcı. Neyse ki bundan geri adım atıldı.
Askerler 1984’te MİT’e hiçbir operasyonel yetki ve hukuki güvence vermeyerek onu arka bahçelerine çevirmeyi amaçlamıştı. MİT de, bu hukuki muğlaklıktan sırtını askere dayayarak, onun talimatlarını yaparak kurtuldu. Hukuksuzluklarını öyle meşrulaştırdı.
Benzerleri Batı’daki istihbarat örgütlerine tanınmış bu hukuki çerçeveyle MİT, ilk kez bir kurum olarak hukuki güvenceye sahip oluyor.
Ayrıca kanuna eklenen elektronik dinleme, takiple ilgili maddelerle 2011 yılında MİT’e geçen yerli NSA ya da GCHQ, GES Komutanlığı’nın uzun bir süredir yaptığı işlere hukuki bir çerçeve oluşturulmuş oluyor. Yani fiili durumlarla zaten süren işlerin bir hukuki çerçevesi oluyor. İstersek müdahale edebileceğimiz bir çerçeve, halihazırda ucu bucağı görülmeyen yetkilere bir sınırlama.
Ama bu kanunun 30 yıl sonra şimdi ve bu kadar acil çıkarılmasının tek nedeni bu değil tabii.
Birincisi, 7 Şubat kriziyle başlayan TIR kriziyle devam eden MİT’in talimat ve yönetmeliklerle meşrulaştırılmaya çalışılan fiili durumlarla idare edilen işlerine hukuki bir çerçeve çizmek, kötü niyetli yargı müdahalelerine karşı kurumu korumak.
Mesela “İstihbari faaliyetler için görevlendirilenlerin kimliklerini değiştirebilir, kimliğin gizlenmesi için her türlü önlemi alabilir, tüzel kişilikler kurabilir” maddesi sanki MİT’in PKK içine sızıp, kurduğu fotoğraf ajansıyla ilgili açılan soruşturmaya bir cevap gibi.
Tabii ki bu kanunun şimdi ve acilen çıkmasının bir başka motivasyonu da 17 Aralık’tan sonra paralel devletle mücadele etmek isteyen hükümetin, bir tür Yeniçeri Ocağı gibi gördüğü polisle yapamayacağı, askerle de yapmayı tercih etmediği işleri MİT’le yapmak istemesi.
Paralel devletle mücadele bir devlet meselesi olduğu için bunda bir sorun yok. Bunun belli bir hukuki çerçevede yapılmasında da. Bu bir nevi derin devletle mücadele için 2007’de savcılara ve polise geniş yetki verilmesi gibi. Tam da bu yüzden daha dikkatli olmayı hak ediyor.
En çok tartışılan MİT’e istediği bilgiyi, belgeyi istediği yerden alma hakkının dünyadaki istihbarat örgütlerinde benzerleri var. FBI ilk akla gelen örneklerden. Ama bu eleştirilmezlik zırhı vermiyor. Çünkü o ülkelerde de bu geniş yetkiler eleştiriliyor. Ama tabii “muhaberat devleti oluyoruz” demeden. Meclis’te bu maddelerle ilgili düzenlemeler yapılırken mesela yetkilerin mesela ABD kriterlerine uyum için Alman BND’sine verilenler kadar sınırlanmasına herhalde kimse karşı çıkmaz. Ya da hükümet bu geniş yetkileri geçici olarak MİT’e verme taahhütünde bulunabilir.
Ama bu kanunun aciliyetin tek sebebi olarak bu paralel saldırıya karşı savunma ve saldırı gösterilse yine haksızlık edilmiş olur.
Kanunun en hayırlı maddeleri çözüm sürecine hukuki bir çerçeve çizen maddeler.
6. maddeye eklenen “a” fıkrası şöyle:
“Milli güvenliğin ve ülke menfaatinin gerektirdiği hallerde yerli ve yabancı her türlü kurum ve kuruluş ile tüm örgüt veya oluşumlar ile kişilerle doğrudan ilişki kurabilir, uygun koordinasyon yöntemlerini uygulayabilir.”
Ama bununla yetinilmemiş işin adı da J fıkrasında konmuş: “MİT mensupları görevlerini yerine getirirken ceza ve infaz kurumlarındaki tutuklu ve hükümlülerle önceden bilgi vermek suretiyle görüşebilir, görevinin gereği terör örgütleri dahil olmak üzere milli güvenliği tehdit eden bütün yapılarla irtibat kurabilir.”
Yani maddenin tercümesi: MİT Öcalan’la hatta Kandil’le görüşebilir. Hatta a maddesinden hareketle ikisini görüştürebilir. Öcalan’la başkalarını da görüştürebilir.
Yani halihazırda yürüyen çözüm süreci bu yasa çıkarsa meşru ve yasal bir zemine sahip olacak. Peki şu ana kadar meşru ve yasal değil miydi?
Bunun için mevcut MİT yasasında MİT kimlerle konuşabilir maddesine bakalım: “Bakanlıklar ve diğer kamu kurum ve kuruluşları ile kamu hizmeti veren kuruluşların yöneticileri ve istihbarat hizmetlerinden sorumlu kişileri ile istihbaratın tevcihi, istihsali ve istihbarata karşı koyma konularında doğrudan ilişki kurabilir, uygun koordinasyon yöntemlerini uygulayabilir.”
Yani MİT’e sadece diğer devlet kurumlarıyla konuşma hakkı verilmiş.
Çözüm süreci, İmralı ve Kandil’le müzakereler “MGK kararı” ya da “Başbakan’ın talimatıyla yaptım” kadar yasaldı. Bir paralel savcının insafına kalmıştı.
Ama MİT yasası bu haliyle geçerse müzakereler en baştan beri talep edildiği gibi hukuki çerçevesine kavuşacak.
Yani bu kanun hem devlet içindeki paralel muhaberat devletiyle mücadeleye yardım eder hem de Kürt meselesi üzerinden zaten var olan ve epey can yakmış olan “muhaberat devletine” son verecek çözüm sürecine katkı sağlar.
FBI’dan “bilgi vermezsen yakarım” mektupları alan Amerikalılar, Obama’nın dinlettiği Merkel dünyasında yine de dikkatli olmakta fayda var. Ne de olsa bütün devletler aslında biraz muhaberat devletidir…
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları































































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.02.2026
2.02.2026
29.01.2026
25.01.2026
22.01.2026
19.01.2026
17.01.2026
13.01.2026
10.01.2026
7.01.2026