Alper GÖRMÜŞ
Oda TV davasına bakan İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi, 18 haziranda gerçekleşen son duruşmada, davanın tutuklu sanıklarından Müyesser Yıldız’ı tahliye etti, öteki tutuklu sanıkların tahliye taleplerini ise reddetti.
Heyetin “ret” gerekçeleri uzundu ama gerek onu yazan hâkimler heyeti, gerek sanıklar, gerekse de iddianameye vâkıf herkes biliyordu ki, asıl mesele en sondaki “dijital verilerle ilgili TÜBİTAK bilirkişi raporunun henüz dosyaya sunulmamış olması”ydı.
Çünkü sözü edilen TÜBİTAK raporu, Oda TV davası iddianamesinin ciddi delillere dayanıp dayanmadığını ortaya koyacak önemdeydi. Mahkemenin, hazırlanabilmesi için iki duruşma arasına neredeyse 100 gün koyduğu fakat yine de gelmeyen rapor, işte böyle bir rapordu.
Davanın temel delilleri
Öncelikle, “henüz dosyaya sunulmamış” olan “dijital veriler”le ilgili kısa bir hatırlatma yaparak, bunların neden “Oda TV davası iddianamesinin ciddi delillere dayanıp dayanmadığını ortaya koyacak önemde” olduğunu göstermeye çalışacağım...
Oda TV iddianamesi açıklandığında peş peşe kaleme aldığım üç yazıda da (20, 23 ve 27 Eylül 2011) ifade etmeye çalıştığım gibi, iddianamede sanıklara yönelik suçlamalarla ilgili en önemli “delil”ler,Oda TV bilgisayarlarından “elde edildiği” açıklanan bazı dijital dosyalar ve e-postalardı.
İddianameye göre, bu “delil”lerin en önemlisi sayılması gereken Ulusal Medya 2010 adlı dijital Ergenekon belgesi, Ergenekon’un propaganda faaliyetlerini düzenliyordu. Belgede şöyle deniyordu:“Operasyon sürecini yürüten kurumlara mensup olup tezlerimize ve faaliyetlerimize destek veren, kamuoyunun yakından tanıdığı ve güvendiği kişilere, Ergenekon ve benzeri davaların tertip olduğu yönünde açıklama ve yayın yaptırılması için bilgi, belge ve teknik destek sağlanmalıdır.”
İddianamede devamla, yine Oda TV bilgisayarlarından “elde edilen” bazı kitap ve kitap taslaklarının,Ulusal Medya 2010 adlı dijital belgede tarif edilen içeriklerle uyum içinde olduğu gösterilmeye çalışılıyor, buradan da Oda TV’nin Ergenekon’un medya yapılanmasının bir parçası, bir propaganda aracı olduğu sonucuna varılıyordu.
O dijital belgeler “virüs”se...
Aslında Oda TV iddianamesindeki temel iddianın ve temel “delil”lerin yukarıda anlatmaya çalıştığım çerçeve içinde şekilleneceği daha Oda TV’ye polis baskınının gerçekleştirilmesinden kısa bir süre sonra ortaya çıkmıştı. Çünkü baskından hemen sonra bu belgeler basına sızdırılmıştı...
Fakat sanıkların itirazı da gecikmedi. Sanıklar ve sanık avukatları neredeyse eşanlı olarak, sözü edilen dijital dosyaların, dijital kitap ve kitap taslaklarının virüsle Oda TV bilgisayarlarına gönderildiğini savunmaya başladılar.
İddianame açıklanınca, esas meselenin bu dijital belgeler olduğu teyit edilmiş oldu: Başta Soner Yalçın olmak üzere Oda TV çalışanlarının gözaltına alınmasından (Şubat 2011) yedi ay sonra (Eylül 2011) açıklanan ve mahkemece kabul edilen iddianamede, savcıların iddialarını esasen Oda TVbilgisayarlarından “elde edildiği” söylenen bu dijital belgelere dayandırdıkları görüldü.
Savcılar, bu belgelere o kadar büyük bir önem atfediyorlardı ki, sanıkların ve sanık avukatlarının“virüs” iddialarının doğru olması durumunda iddianamenin de davanın da çökmesi kaçınılmazdı.
Savcılık da mahkeme de en başta bilirkişiye başvurmalıydı
Soruşturmanın ve davanın sonraki aşamalarında, sanık avukatları sözkonusu dijital belgeleri üç üniversiteden uzmanlara inceletmiş, onlardan, bu belgelerin “virüs”le Oda TV bilgisayarlarına yüklendiği yönünde raporlar almışlardı.
Ne var ki mahkeme, 18 hazirandaki son duruşmada da tekrarladığı gibi, “bu incelemelerin hukuk tekniği açısından bilirkişi raporu olarak kabul edilemeyeceği”ne hükmetti.
Peki, bu durumda, üstelik sanıkların bu yöndeki talepleri ortadayken, mahkemenin “hukuk tekniği açısından bilirkişi raporu olarak kabul edilebilecek” bir raporun düzenlenebilmesi yolunda irade göstermesi gerekmez miydi?
Gerekirdi kuşkusuz... Fakat mahkeme, iddianame hazırlıklarının sürdüğü aylar boyunca imajları bir bilirkişi heyetine inceletmeyen savcılar gibi davranmayı tercih etmiş, davanın açılmasından sonra kendisi de bu yönde bir irade göstermekten imtina etmişti. Ta ki 18 Ocak 2012’ye kadar...
Mahkeme, işte bu tarihte, yani davanın açılmasından dört ay sonra tartışmalı dijital belgeler için bilirkişi tayinine karar vermiş ve TÜBİTAK’a başvurmuştu.
Başvurudan sonraki ilk duruşma (11. duruşma) 12 martta yapıldı, ne var ki TÜBİTAK raporu o duruşmaya yetiştirilemedi.
Mahkeme, bir sonraki duruşmada raporu görmek istediği için 12. duruşmayı yaklaşık 100 gün sonrasına atarak uzun bir ara verdi. Ne var ki rapor, 18 hazirandaki son duruşmaya da gelmedi.
Ben, sözkonusu dijital belgelerin önemi ortadayken ve tutukluluklar bunlar nedeniyle sürerken, bu belgelerle ilgili olarak savcılığın ve mahkemenin tutumlarını baştan itibaren çok sorunlu görüyorum.
Bu kadar gecikmeden sonra, raporun mahkemeye ulaşmasıyla ilgili olarak “eli kulağında” deyimini kullanmamız sanırım yanlış olmaz.
TÜBİTAK ya savcılığın ya sanıkların iddialarını doğrulayacak...
Eğer TÜBİTAK, dijital belgelerin “virüs” yoluyla Oda TV bilgisayarlarına yüklendiği yönünde bir rapor verirse, o zaman bir sorumuz daha olacak: Bu sahteciliği kim yaptı?
Rapor açıklandıktan sonra konuya yine dönmek üzere şimdilik şu kadarını söyleyeyim: Bu sorunun cevabı akla ilk gelen cevap olmayabilir. Cevap, sanılandan çok daha karmaşık olabilir.
Fedakârlık duygusuyla ‘vermek’ ya da ortak tasavvur...
Bunu en iyi, gündelik hayatı sıkıca paylaşan çiftler bilir: Eğer tarafların ortak bir tasavvurları yoksa, kişisel tercihler bir süre sonra “batmaya” başlar, gerilim elle tutulur hâle gelir.
Böyle durumlarda nüansları ihmal edersek şu ikisinden biri olur: Ya iki taraf da kendi tercih pozisyonlarında ısrarcı olur ve savaş çıkar, ya da taraflardan biri daha verici çıkar, “fedakârlıkta”bulunur ve “soğuk barış” koşulları oluşur.
Bu durumlardan herhangi biri gönüllü ve mutlu bir beraberliği ima etmez.
İkincinin üzerinde biraz daha duralım: “Soğuk barış” olur, çünkü fedakârlık duygusuyla vermek, insanı mutlu eden bir “verme” duygusuna yol açmaz. Böyle durumlarda kişi kendinden taviz“verdiğini”, kendisini eksilterek “verdiğini” düşünür ve bu da karşı tarafa yönelik bir öfke duygusuyla birlikte açığa çıkar.
Şimdi bir de hayatı paylaşan ve ortak tasavvurları olan iki insanın beraberliğini düşünün: Böyle bir durumda “vermek” asla “taviz vermek” gibi algılanmaz. Böyle bir durumda veren insan kendini eksiltilmiş gibi değil, varoluşuna yeni bir şeyler eklenmiş gibi hisseder.
Her pazar Sabah gazetesinde ışıltılı yazılar kaleme alan Prof. Şükrü Hanioğlu’nun 25 haziranda yayımlanan (Kürt sorununda) “Ortak tasavvur geliştirilemezse sonuç alınamaz” başlıklı yazısını okuduğumda aklıma böyle bir metafor kurmak geldi.
Hanioğlu yazısında, “Seçmeli Kürtçe dersleri”nin tarihî bir adım olduğunu söyledikten sonra, onu takip edecek adımların başarılı olabilmesi için, o adımların “bir toplumsal tasavvurun parçası”olması gerektiğini yazıyor.
Hanioğlu’na göre, Kürt sorununun da dâhil olduğu pek çok meselemizin ikili “talep- alma-verme”ilişkisine dönüşmeden tartışılmasını sağlayacak şey, işte böyle bir tasavvurdur. Hanioğlu yazısını şu satırlarla bitiriyor:
“İkili pazarlıklar çerçevesinde ne verilirse verilsin ve ne alınırsa alınsın, bir bağlamın var olmaması nedeniyle meseleler yine çözülmeyecektir. (...) Güçlü iktidar ve liderlik ‘verme’ ya da ‘alma’nın koşullarını topluma ya da onun belli bölümlerine kabul ettirebilir; ama yeni bir tasavvur oluşturamaz. Bunun mutlaka çoğulcu ortamda, yaygın katılımla üretilmesi gerekmektedir.”
Hanioğlu, sağlam ve gönüllü bir beraberliğin sigortasını güzel anlatıyor.
Gerçekten de ancak bu koşullarda, söz gelimi Kürtler kendi anadillerini Türklerin Türkçeyi kullandıkları gibi kullandıklarında Türkler kendilerini huzursuz değil mutlu; “eksilmiş” değil “artmış”hissedecekler.
***
NOT. Gazetelerimizin, savaş ihtimali karşısında silah dergisi mizanpajıyla yayımlanmasıyla ilgili olarak izahta güçlük çektiğim bir noktada yardıma çağırdığım Halûk Sunat’tan bir mektup aldım. Mektuba salı günü burada yer vereceğim.
Yazarlar
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları



























































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
21.07.2025
14.07.2025
23.06.2025
19.06.2025
17.06.2025
8.06.2025
1.06.2025
11.05.2025
8.05.2025
4.05.2025