Atilla Aytemur
Geçen hafta AK Parti’nin Yerel Seçim Manifestosu’nu ele aldım. CHP’nin manifestosuna dair fikirlerimi bu yazıda sunuyorum.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin manifestosunu belediye başkan adaylarının da tanıtıldığı toplantıda 13 madde olarak açıkladı.
10 Şubat 2019 günü Ankara Kapalı Spor Salonu’nda gerçekleştirilen tanıtımda ilgi Millet İttifakı’nın ortak adaylarının kimler olacağı üzerinde toplandığından, AK Parti’ninki gibi bu manifesto da fazla ilgi görmedi.
CHP’nin manifestosu, “Martın sonu bahar” ve “Bir arada huzurlu yaşamak için halkçı belediyecilik” sloganları eşliğinde sunuldu.
Stratejik hedef
Manifestolarında önceliği nasıl bir yerel yönetim düşündüklerine vermelerine karşın, başta Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu olmak üzere CHP merkezi, kadroları ve adayları gündelik propaganda faaliyetlerinde ekonomik sorunlara ağırlık veriyor.
Partinin stratejik yönelimine gelince... CHP, AK Parti’nin iktidar döneminde güçlerin tek kişide toplandığını, adaletin askıya alınıp yargının kontrol altında tutulduğunu, insan haklarının ve birçok özgürlüğün sınırlandığını vurguluyor. Ekonominin tıkandığı; enflasyonun, işsizliğin, yoksulluğun ve yolsuzluğun had safhaya ulaştığı savunuluyor.
Başkanlık sistemiyle aslında demokrasi dışı, otoriter bir rejime geçildiğini anlatmaya çalışan CHP, yaşanan durumu kara kışa benzetip “Martın sonu bahar” diyerek, 31 Mart sonrası olumlu bir sonuç elde edilmesi halinde yeni rejimin tartışmaya açılabileceğini “bir gelecek umudu” olarak canlı tutmaya gayret ediyor.
CHP’nin bu beklentisi ne ölçüde gerçekleşir, şimdiden bir şey söylenemez. Ama içinde yer aldığı Millet İttifakı’nda da işlerin kolay yürümediği ortada. Bu ittifaka mensup partilerde görülen küskünlere kucak açan parti olarak ise DSP dikkat çekiyor.
Ne partilerin genel merkez kadroları ne de tabanları, yeni rejimin dayattığı “seçimlere ittifakla girme” hususunu içlerine sindirmiş görünüyor. Yerel seçim söz konusu olduğu için de anlaşmazlıklar, itirazlar, küskünlükler ve parti değiştirmeler almış başını gidiyor.
Beraber yürümekten memnun olmayanların sayısı her iki cenahta da hayli fazla.
Konuyu dağıtmadan CHP manifestosunu ele alalım.
Üzerinde yorum yapanların sayısının fazla olduğu söylenemez. Bazı AK Parti’liler, vaatleri bakımından kendi partilerinin iki dönem önceki manifestolarına benzediğini ileri sürüyor.
Söylemler güzel, takdir seçmenin
Ben bu görüşleri bir yana bırakıp, AK Parti manifestosunda yaptığım gibi, yaklaşımlarını son derece isabetli bulduğum Ankara Atılım Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümünden Dr. Savaş Zafer Şahin’in görüş ve değerlendirmelerinden faydalanacağım.
CHP manifestosunu, kendi sistematiğini bozmadan, aynı başlık altında ve aynı sırayla değerlendireceğim.
(1) Hoşgörülü ve saygılı kentler. Buna kimse itiraz edemez. Çünkü kulağa hoş geliyor. Çok dilli, çok etnili, çok inançlı ve çok kültürlü bir imparatorluğun mirasçısı olan bir ülkede başka türlüsü düşünülemez. CHP dahil birçok partinin farklı yaşam tarzlarının bir arada varlığını yeterince sindirmediği dikkate alınınca, herkese hoşgörülü, saygılı ve eşit mesafeli kentler isabetli bir hedef olarak görünüyor. Ancak kent mekânlarına, kurumlarına ve yerel yönetim uygulamalarına bu nasıl yansıyacak? Farklı yaşam tarzları nasıl bir arada ve barış içinde yaşayacak? İlk akla gelen güvenlik tedbirleri dışında, bunların somut ve köklü modelleri ifade edilmeli. Mesele birbirine değmeden bir arada yaşamayı istikrarlı hale getirmek mi, yoksa kent paydaşları olarak her alanda kültürel alışverişi yüksek bir yaşam örgüsünü gerçekleştirmek mi?
(2) Hakça paylaşan kentler. Tarihte ortaya çıkışından bugüne kentler, rant yaratan yaşam alanları. Ancak rantın kent paydaşları arasında hakkaniyetli dağıldığı söylenemez. Bu adaletsizlik hemen bütün alanlarda kendini gösteriyor. Keyfilik, hukuksuzluk, kayırma ve cezalandırma sık görülen durumlar. Belediyeler ranta göz dikmiş müteahhitlerin kuşatması altında. Meclisler onlarla dolu. Olmadık imar değişiklikleriyle yaratılan hukuksuz rantlar menfaat gruplarına kanalize ediliyor. CHP’nin bu kökleşmiş soruna karşı tedbirleri nedir, onları açıkça ortaya koymalıydı.
(3) Hesap veren ve şeffaf yönetilen kentler. Bu çağda aksi düşünülemez ama Türkiye bu noktada geriye gidiyor. Halbuki Tunceli’nin Ovacık ilçesinin küçücük solcu belediyesi koca belediyelerin yapamadığını yapıp bütün hesaplarının dökümünü günlerce duvarlarda asılı tuttu. Yani gerekeni yaptı. Kente her bakımdan zarar verdiği belli olan başkanların geri çağrılabilmesi için ilâve demokratik mekanizmalar ortaya konmalı. İhaleler elbette açık olmalı, ama halkın katılımına imkân veren alternatif hizmet yöntemlerine de açık bir işleyiş hayata geçirilmeli. Hizmetlerin ve nakit akışının kent halkı tarafından denetlenebilmesi için CHP’nin önerdiği uygulanabilir ve sürdürülebilir yöntemler nelerdir, ortaya konması gerekmez mi? Başka birçok işlevinin yanı sıra, denetim konusunda da önemli rolü olabilecek kent konseylerinin yaygınlık ve işlerlik kazanması hususunda ne gibi adımlar planlanıyor?
(4) Yoksulluğu yenen kentler. Kentlerde ayrı hayatlar ve birbirine değmeyen sınıflar var. Bir yanda olağanüstü zenginlik yaşanırken, diğer yanda yoksullukla boğuşan kitleler normalimiz oldu. Kent yönetimi buna seyirci kalamaz. Basit bir söylemle de geçiştirilemez. Hele sosyal demokrat bir parti için tersi düşünülemez. Devletin ihmal edilmiş bütün sosyal fonksiyonlarının yerel yönetimlerce giderilmesi gerekir. Ya aile sigortasıyla, ya da başka makul seçeneklerle, yoksul halkın insanca yaşama maliyeti düşürülmeli; ulaşım, konut, ucuz ve sağlıklı beslenme gibi temel alanlarda neler yapılacağı gösterilmelidir.
(5) Üreten ve istihdam yaratan kentler. Kentler üretim alanıdır ve Türkiye yeterince üretemiyor. Son dönemde üreteceğiz diye inşaat sektörüne yüklendik. Sonucunu gördük. O zaman nasıl bir üretimden söz ediliyor? Ulusal ve uluslararası pazarı hesaba katan bir fabrika üretimine geçiş hangi yolla sağlanacak, açıklanması gerekir. Kentin tarihi ve doğasıyla uyumu nasıl olacak, bilmeliyiz. Kentin nüfus artışı ile istihdam ihtiyacı arasındaki denge konusunda; üretenlerin üretim araçlarıyla ilişkisi hususunda CHP ne düşünüyor, bilmeliyiz. Neo-liberal çağın olağanüstü kuşatmasının yarattığı hoyratlığı bertaraf edecek önlemlerin lâfta kalmaması beklenir.
(6) Yenilikçi, akıllı kentler. Günün modası, her şeyi yenilikçi ve akıllı hale getirmek. İnsanın aklına bazı sorular geliyor: Nasıl yenilikçi olunacak? Bu yenilik nasıl üretilecek ve geliştirilecek? Hangi sektörden başlayıp hangi sektöre doğru yenilikçi olacağız? Kentlerin tarihi yapılanması, kültürel özellikleri ve doğal yapısı ile yenilikçiliğin ve akıllı teknolojinin uyumunu nasıl sağlamayı düşünüyoruz? Akıllı kent kavramından, sonu teknoloji çöplüğüne dönen adımları mı anlıyoruz?
(7) Ulaşım ve altyapı sorunları çözülmüş kentler. Bu, belediyelerin başta gelen görevi. Diğer partiler de bu yaklaşımın dışında değil. Hattâ AK Parti döneminde bazı kentlerde önemli adımların atıldığını da gördük. Ulaşım planlaması ile kent planının bütünleşmesi, en temel sorun. Sosyal demokrat parti bu açıdan farkını gösterebilmeli. Kentlerimizin alt yapıları iklim değişikliği karşısında son derece yetersiz kaldı. Bu konudaki öneriler açıklanmalı. Yağmurdan kafamızı kaldıramıyoruz ama kentler susuzluktan kırılıyor. Farklı çözüm önerileri nedir, belirtilmeli. Örneğin galeri sistemine geçiş yönünde bir adım atılacak mı?
(8) Nefes alan kentler. Kentlerimiz yeşil alan, akarsu, park ve meydan yoksulu. CHP’nin bunları hedeflemesi olumlu bir adım. Ama bunların rastgele birer tesis gibi değil, bütünsel bir ekosistemin parçaları olarak değerlendirilmesi gerekir. Soruna, kişi başına yeşil alan metrekaresi yarışı sığlığında yaklaşılmamalı.
(9) Sosyal adaleti sağlayan kentler. Sosyal demokrat bir partiden beklenen budur. Pozitif ayrımcılığın, kökü tarihte olan birçok adaletsizliğe bir nebze de olsa son verebildiği bir gerçek. Ama daha önemlisi, bu durumdaki kent paydaşlarının ne yerel ne de merkezi yönetime muhtaç kalmadan kendi ayakları üzerinde durmalarını sağlayacak sürdürülebilir hizmet ve faaliyet alanlarının yaratılması. Yani, yardım ve desteklerin dışında kalan somut önerilerin ifade edilmesi uygun olacak.
(10) Kültür ve sanatı geliştiren kentler. Kültür ve sanatın ocağı elbette kentler. Bu bakımdan sanat ve kültür insanları, yerel yönetimlerin her daim yakın iletişim içerisinde bulunmaları gereken kent paydaşları. Ülkemizdeki genel hava böyle olmamakla beraber, bu kesimlerin önerilerinin özenle dikkate alınması ve sanatın güçlü bir diyalog aracı olarak değerlendirilmesi beklenir. Müze ve yeni tiyatro binaları yapılması, kurumların oluşturulması ve bir an önce kent sinemalarının açılması, yılların isteği.
(11) Doğa dostu yeşil kentler. Doğanın korunması ve hem çevrecilik anlamında, hem de parkların ve yeşil alanların artması anlamında, bu parola anlamlı. Fiiliyatta, bütün kentlerimiz çirkin bir yapılaşmanın ve doğa tahribatının tehdidi altında. Bu açıdan İstanbul ve Ankara önde gidiyor. Birkaç blok inşaat uğruna her ay bir yeşil vadi kurban veriliyor. Kentlerin tarihini ve doğasını koruyacak tedbirler açık olarak ilan edilmeli.
(12) Mutlu ve gülümseyen kentler. İyi bir temenni. Bunun sırf yerel yönetimlere bağlı olmadığını da biliyoruz. Yine de yerel yönetimlerin bunun için neler yapacaklarını somut olarak açıklamaları gerekir. Çünkü kent paydaşlarının yaşadıkları yerden mutlu olmaları ve kendilerini oraya ait görmeleri, son derece önemli.
(13) İnsan hakları kenti. CHP, demokrasiden, insan haklarından, adalet ve yargı bağımsızlığından, medya özgürlüğünden iyice uzaklaşarak son derece ciddi bir otoriterleşme rotasına giren AK Parti iktidarından rahatsız. Ne ki, kendi manifestosunda da bu açıklıkta bir madde yok. 9. maddede kısmen benzer şeyler bulunuyor. Kadın, çocuk, yaşlı, engelli, mülteci ve LGBTİ birey gruplarının kırılgan konumlarını iyileştirmeyi ve bütün hizmetlere erişimlerini engelsiz sağlamayı; eşitsizliği, şiddeti, tacizi, tecavüzü, baskıyı, ayrımcılığı ve ötekileştirmeyi önlemeyi ve ortadan kaldırmayı hedefleyen bir kent yöneliminin uygulama alanı bulması çok önemli. Dünyanın demokrasiyi içselleştirmiş ülkeleri bu yönde ilerliyor.
Seçim çalışmalarının günlük akışında manifestoların inceden inceye ele alınmadığını biliyorum. Kavga bambaşka kavramlar etrafında sürüyor. Ancak, manifestoların yerel yönetimlere dair birikimimizin ifadesi olarak bir kenara kaydedilmesinde büyük yarar olduğuna inanıyorum..
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin MünirErkeğin kadını ezmesi 22.09.2021 Tüm Yazıları
































































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.11.2023
19.08.2023
6.05.2023
28.04.2023
17.04.2023
29.03.2023
22.03.2023
9.03.2023
15.11.2022
9.09.2022