Ekin GÜN
Koalisyon formülleriyle ilgili belki de her şey konuşuldu. Yan yana gelmez denilen partiler bile seçim öncesindeki beraberliklerini iş ciddiye bindikten sonra her ne kadar ileriye taşıyamamış olsa da en azından fikir olarak kamuoyunda bunun bile konuşulması sağlandı. Lakin tek bir şey konuşulmadı; o da AK Parti ve HDP koalisyonu.
O taraftan bakıldığında bunun konuşulmamasını haklı sebeplere bağlamak işten bile değil. Dayanak noktasını silaha bağlamış bir örgütün siyasi uzantısı olarak seçimlerde barajı geçmesi ve hala dağ örgütünden talimatlarla siyasi çizgisini belirlemesi bile başlı başlına böyle bir koalisyonun olmasına engel. 2002'den bu yana Türkiye'de konuşulamaz konular konuşulur hale gelindiği gibi devlet Öcalan'la görüşme yaptığını alenen açıkladı. O açıdan böyle bir koalisyonun konuşulmaması da dogmatik bir şey olmamalı ve aksine demokratikleşme diyorsak bu da konuşulmalı.
Peki neden böyle bir koalisyon ihtimali gündeme gelmiyor, konuşulmuyor? Bunu sorgulamak gerekiyor sanırım ilk başta. Bunun sorgulamasını yapmak kişisel olarak böyle bir koalisyonu istediğim anlamına çıkmasın, bende kişisel olarak böyle bir koalisyondan yana değilim ama işte hepimizi dahi baştan böyle bir koalisyona karşı çıkmamızı sağlayan o ruh halini de korkmadan, korksak dahi üstüne giderek aşmamız gerektiğine inanıyorum. O nedenle böyle bir koalisyonun ne yazık ki bu şartlarda sağlanması mümkün olmasa da mümkün olduramayan gerçekleri saptamak geleceği garanti altına almak açısından önemli.
Türkiye'de devam eden bir Çözüm Süreci var. 2002 yılında AK Parti'nin iktidara gelmesiyle Kürtlerin tek talebi olan OHAL 15 gün içinde kaldırıldıktan sonra bugün gelinen noktada Kürt partisi barajı geçebiliyor, Kürtçe seçim propagandası yapılabiliyor, hatta HDP'ye emanet oyların sahibi insanların hassas noktası Atatürk'ün dahi fotoğrafı olmayan Kürtçe okul karneleri dağıtılabiliyor, Kürt Enstitüleri, Kürt devlet/özel TV kanalları ve Kürtçe savunma yapma gibi imkana da kavuşuyor Kürtler. Tüm bunların üstüne 3 senedir 30 sene boyunca ölmeye devam eden ölümlerin de olmaması işin başka bir yüzü. Tabi bu demokratikleşme adımlarıyla normalleşmeye çıkılan ve bunlarla övünülebilecek günler de zaman geçtikçe geride kalıyor. Evet tüm bunları AK Parti iktidarı yaptı. Öyle ya da böyle HDP'nin ve dolayısıyla HDP'ye oy veren Kürtlerin kabul etmesi gereken gerçek bu. Kabul eden Kürtlerin varlığı da azımsanacak bir sayı değil ama artık Türkiye öyle bir noktaya geldi ki yapılan reformların büyük olunmasına bakılmadan bu reformların devamlılığının aynı tempoda sağlanması gerekiyor.
AK Parti'nin Türkiye'de oluşturmuş olduğu sosyolojik taban daima dinamik bir halde ve AK Parti'nin de 13 sene boyunca tek parti iktidarını sürdürmesi de bu toplumsal dinamikliği en iyi taşıyan parti olmasında yatıyor. Bugün Güneydoğu'da AK Parti'nin ciddi oy kaybının sebebi belki de AK Parti'nin reform hareketlerinin ağır kalması, yanlış aday tercihleri, söylenen sözler olabilir. Bunun analizini AK Parti kadroları çok daha iyi yapacaktır. Bu noktada unutulmaması gereken gerçek ise halkın takdiri ne olduysa bunun kayıtsız şartsız kabul edilip halkın neden oy vermediklerine yönelik ciddi araştırmalar yapmak olmalı.
Kürtlerle Türklerin birlikte iş yapmaları ve dayanışmaları 1300'lerde Çaldıran Savaşı'na dayanıyor. Yavuz Sultan Selim zamanında Şah İsmail'e karşı birlikte savaşan Kürtlerin ve Türklerin uygulamada ilk birlikte oldukları en önemli tarih bu. 1071'deki Malazgirt Savaşı'nda da dayanışma gösteren ve Anadolu'nun kapılarını birlikte açan Türklerle Kürtler cumhuriyetin getirmiş olduğu asimilasyon politikalarıyla ve cumhuriyetin Osmanlı mirasını yıkıp yeni bir anlayış getirmesiyle yüzyıllardır süren birlik ve beraberliklerini askıya alıp birbirlerine düşman olan iki halk olmuşlardı.
2002'ye kadar süren düşmanlık ve ayrışma toplumsal tahribat yaratsa da bu tahribatlar 13 sene boyunca büyük oranda düzeldi ve Kürtler cumhuriyetten bu yana ilk kez diyalog halinde oldukları bir devlet ve iktidarla karşılaştılar. Bu iktidar son seçimde Çözüm Süreci'nin kurbanı olmasına ve siyasi riskini göze alarak reformlar yapmasına karşın Kürtlerin bu ülkede eşit yurttaş statüsünde yaşaması adına büyük çaba gösterdi ve bugün Kürt partisi cumhuriyet tarihinde ilk defa barajı geçen bir parti oldu ve Meclis'e 80 milletvekili gibi rekor bir sayıyla girmeyi başardı.
Bu büyük kazanımın sonucu Kürtler tarihlerinde ilk defa iktidar ortağı olma şansını da kaçırıyor ve konuşulmayan şeylerin artık konuşulur hale gelen bir Türkiye'de Kürtlerin ve dolayısıyla HDP'nin iktidar ortağı olma şansının konuşul(a)maması HDP'nin seçim stratejisinde ve hala dağdan yönetilen bir parti olmasında saklı.
Birbirimizi kandırmaya gerek yok. Türkiye tarihinde ilk defa konuşulmamaya yüz tutmuş meseleler bugün sorgulanıp reformların yapılmasına zemin hazırlıyorsa, Kürt realitesini en fazla inkar edenler dahi bu seçimde her ne sebepten olursa olsun HDP'ye oy vermişse, Türklerle Kürtler Şah Fırat Operasyonu'nda yüzyıllardan sonra Öcalan'ın da ifade ettiği gibi “Eşme Ruhu” olarak birbiriyle dayanışma gösterdiyse, neredeyse 1000 yıldır süregelen beraberlik dinamizmi en azından toplumsal düzeyde sağlanmaya başlanıyorsa bugün bu koalisyonun konuşulmamasının altında yatan sebep HDP'nin politikalarıdır.
Nedeni ise basit. Cumhuriyet tarihi boyunca Kürtlerin yaşamış olduğu acılar, kültürlerinin devlet politikasıyla asimile edilmeye çalışılması, Diyarbakır Cezaevi'nde yaşanan korkunç işkenceler ve senelerdir kamuoyunda sık sık bahsedilen zulümleri yapan karanlıkla ve o karanlığın getirmiş olduğu Kemalizm refleksiyle bugün HDP'nin elele barajı geçmesi Kürtlerin temsiliyetini değil, o refleksin temsiliyetini sağlamaktan başka bir şey değil.
Ahmet Kaya'nın sürgünde ölmesine zemin hazırlayan “Türkiye Türklerindir” medyasıyla, Nişantaşı'nın, Bebek'in artık popüler bir ikonu haline dönüşen Selahattin Demirtaş'ın Kılıçdaroğlu'nu aratmayan söylemleriyle, Türkiyelileşme'yi Kemalistlere açılmak olan zanneden parti kadrolarıyla, KCK Soruşturmaları adı altında elleri kelepçeleyen o paralel mensuplarla iş tutmalarıyla Kürtlerden oy alan HDP'nin bugün o Kürtleri yok etmeye çalışan zihniyetin lokomotifi haline gelmesine ramak kalmıştır.
Artık Kemalist mahallerde oturan Kemalist - Modernist yaşlı insanların oğlu gibi sevdiği lider Selahattin Demirtaş oluyorsa kimse kusura bakmasın bu bir Türkiyelileşmekten ziyade bir tuhaflık belirtir. Bugün Etiler'in, Bağdat Caddesi'nin bir ikonu haline gelen HDP'nin kendisini yok etmeye çalışanlarla iş tutmasını kabul edilebilir saysak bile bu artık iş tutmaktan ziyade HDP politikalarının bu reflekse teslim olmasından başka bir şey değildir.
HDP'nin Türkiyelileşmesini eleştirirken MHP'nin de bu topraklarda Türk'ten başka hiçbir unsuru kabul etmemesi MHP'nin de ne kadar Türkiyeli bir parti olduğunu da tartışmalı konuma getirse de zaten yapay ve ırkçılığa kayan Türkçülükten Türklerin dayanışma şansının olması doğanın kanuna aykırı olduğu gibi Türklerin dayanışma konusunda Kürtlerden başka bu topraklarda köklü bir grupla dayanışma şansının olmaması da önümüzdeki apaçık gerçek.
Her şey bu kadarla da kafi değil tabi. Asıl mesele MHP ve CHP'nin AK Parti'ye karşı nefret tutumuna rağmen koalisyon görüşmelerinde adının geçmesi ve HDP'nin geçmemesinin başka bir nüansı da HDP'nin silahlı bir uzantısının olması. Mart ayında Öcalan'ın yaptığı çağrıdan hemen sonra PKK silahları bıraksaydı ve bunu tüm samimiyetiyle gerçekleştirseydi bugün Çözüm Süreci'ne ikna edilen toplumun hiç değilse HDP ile koalisyona ikna edilmesi için ortada elle tutulur somut bir sebebi olurdu.
Böyle bir şansı kaybeden HDP'nin bugün fakir ama gururlu muhalefet kompleksini yaşaması, %60'lık kendisini on yıllardır yok etmeye çalışan bir blok içinde anılması ise bu tarihi ittifak şansının kullanılmaması anlamına gelecek. Tarih gelecekte ise bu şansın neden değerlendirilemediğine ilişkin görüşlerini yazacak.
Türkiye adına, Türkler ve Kürtler adına yüzyıllardır bu topraklarda kültürel ve sosyal olarak dayanışmanın getirdiği mirasın meyvesi bu iktidar ortaklığıyla taçlandırılması olabilirdi. Ama bugün artık böyle bir şansın konuşulabilir olmaması bile kaybedilmiş bir tarihi an olarak tarih sayfalarındaki yerini alacak.
Dindarların ve Kürtlerin Türkiye'deki toplumsal değişim dinamiğinin itekleyici güç olmaları, tarihsel olarak ezilmelerinden ve acı çekmelerinden birbirleriyle olan o doğal dayanışma ruhunu bugün ortaklaşa oturup konuşamamak dahi belki bizim bişeyler anlamamız için yeterli.
Bugün bu şans kaybedilmiş olsa da yüzyıllardan beri gelen o doğal kaynaşma ve birleşme ruhu gelecek tarihler de elbette birbirine kavuşacak. Her ne kadar kaybedilen zaman boşa gitmiş olacaksa da…
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları






























































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
29.10.2018
24.09.2018
9.02.2018
19.08.2018
29.07.2018
15.07.2018
1.02.2018
14.06.2018
4.02.2018
9.02.2016