Orhan MİROĞLU-Taraf yazıları
Başlığı yadırgamayın lütfen, kendini çok önemseyen bir ruh hâli içinde filan değilim.
Kürt halkının haklı mücadelesinde önemli tanıklıklarla geçen kırk küsur yıl, neticede hayat hikâyenizin içinde yer aldığı bir geçmişi ifade ediyor ve siz isteseniz bile bu geçmişten kopamıyorsunuz.
Ne yapsanız, ne etseniz bir halkın, üstelik başka halklara göre tarihe, zamana, adalete ve özgürlüklere geç kalmış, geç bıraktırılmış bir halkın umutlarına ve umutsuzluklarına ortak olduğunuzu görüyor ve isteseniz bile bu yıpratıcı ve kuşatıcı gerçeklikten kendinizi koparamıyorsunuz.
Geçmişiniz bir gölge gibi hep ardınızdan geliyor ve peşinizi bırakmıyor.
Aklıma, “Ben ve Kürtler” adını taşıyan bir yazı başlığı kullanmak düştüyse, sebebi bu, başka bir şey değil.
Hiç unutmuyorum, Diyarbakır cezaevinden tahliye olduğumda, 12 Eylül’ü kazasız belasız atlatmış olan arkadaşlarımı tek tek soruyor, onların yeni meslekler edinmiş, cemiyet yaşamı içinde belli statüler elde etmiş olduklarını öğrendikçe, “Hayat bir seçimden ibaret,” diyordum içimden, “sen öyle seçimler yaptın ki, al gör işte, şimdi her şeye geç kalmış vaziyettesin, bir kadının sevgisine, bir çocuğun insana ileri yaşlarda yitip gidecek gibi gelen masumiyet ve saflıktan ibaret sevecen dünyasına ve mis gibi kokusuna, sana maddi sıkıntılar yaşatmayacak düzenli bir işe, kısacası her şeye geç kaldın!”
Ama ne yalan söyleyeyim, yaşadıklarımdan pişmanlık duymak şimdiye kadar aklıma gelmiş bir şey değil.
Lâkin, yine de, geriye dönüp baktığımda, tanıklığı dahi bana çok acı vermiş, keşke yaşanmasaydı diyebileceğim çok şey var elbette.
Mesela 12 Eylül olmasa, Haydari Kampı ve Saygon Zindanları gibi romanlarda anlatılan ve bizim gençlik yıllarında okuyup “teorik olarak, böyle şeyler sömürge ülkelerde veya faşizm bir ülkeye gelince yaşanabilir” diye hüküm yürüttüğümüz hapishanelerin âlâsını Diyarbakır’da yaşamasaydık, burada yaşanan zulmün biriktirdiği kin ve öfkeyle, gençler yıllarca Bekaa’ya taşınıp durmasaydı, sonra Bekaa’ya taşınıp duran bu gençlerin 30 bini –belki de kırk bini–, bir karış toprağa, bir mezar hakkına bile sahip olamadan, bir sevgilinin heyecandan tere bulanmış elini tutmadan, ölüp gitmeseydi, kâbusundan daha yeni uyanmaya çalıştığımız bu tarih de, kişisel hayatlarımız da çok farklı yaşanırdı.
19 yıllık Ankaralı sayılırım, çünkü 19 yıldır Ankara’da yaşıyorum. Bu benim ve karımın seçimi değildi.
Bir suikasttan sağ çıkmayı başardım mı desem, o gece, kader aslında bana değil, belki de, çok genç bir kadına, biri henüz bir, öbürü üç yaşında, iki çocuğu olan dünya güzeli bir annenin yüzüne mi güldü desem bilmiyorum, ama her nasılsa sağ kaldım ve vurulduğum gecenin sabahında karar verip Ankara’ya taşındık...
Mevsim sonbahar, yıl 1992’ydi...
Oysa ben her şeyine geç kaldığımı düşündüğüm hayatımın geriye kalan yıllarını Diyarbakır’da kalarak tamamlamayı düşünüyordum.
Olmadı işte. Diyarbakır’da yaşamayı düşünürken kendimi Ankara’da buldum.
Çok hızlı geçti yıllar.
Geçim derdi, çocukların ekmek, süt parası, okul parası, derken, siyasete dönüş, gazetelere yazılar, sonra peş peşe yazılan birkaç kitap.
Nihayet 2007 yılında, yol ayrımı.. Siyasi hayata nokta.. Siyasi kimliğin, yazıyla ve farklı bir alanda sürdüğü ve içine çok şey sığmış bir dört yıl..
Ve bugün..
Kürt-Türk siyasi ve sosyal ilişkilerinin bambaşka bir safhaya taşındığı bir zamanda, yeniden ateşlenen silahlar, peş peşe yaşanan ölümler..
Yeni bir araftayız ve bu araf hali, herkesi yeni bir seçimle karşı karşıya bırakıyor.
Siyasi manayla sınırlı da değil kastettiğim.
Ben başım sıkıştığında üç milyon savaş mağdurundan biri olarak Ankara’ya gelip yerleşebildim.
Ama ya şimdi,şimdi yeni bir savaş başlarsa, savaş mağdurlarının sayısı ne olacak, üç milyon mu, on milyon mu belli değil.
20 yıl öncesinde olduğu gibi, gideceği şehri seçme özgürlüğü bile olmayacak kimsenin..
Siyasi seçimini amasız ve çoktan yapmış biriyim ben ama bu seçimin Kürtler’in bir
kısmını çok kızdırdığını görüyor ve üzülüyorum.
Bana öyle şeyler yazıyorlar ki, bu ben miyim acaba diye hayretler içinde kalıyorum, ya yanılıyorsam, ya gerçekten düşündüklerim ve yazdıklarım Kürt halkına zarar veriyorsa, diye kuşkulara kapılıyorum.
Üstelik PKK muhalifleri de, bu Kürt uyanışı çağında, tarihin gerisinde kaldığımı düşünüyorlar.
Onlar PKK’nin demokratik özerkliğine de inanmıyorlar, “PKK demokratik özerklik dediğinde, senin gibilerinin bağımsızlık talep etmesi gerekir” diyorlar.
Edelim de neyle, nasıl, niçin edelim kardeşim!
Bazı dostlarım o tehdit hadisesinden sonra Türk medyasının yürüttüğü tartışmaların her türlüsünden beni sorumlu tutuyorlardı. İçlerinden biri, bir gün telefon etti, bu tartışmaların Kürt ulusal çıkarlarına ne kadar zarar verdiğini anlattı uzun uzadıya, “Peki ne yapabilirim sence” dedim, “Kürt aydınları, Şivan gibi değerli sanatçılar, tehdit edilirse medya bunu tartışır, tehdit edenlerin bunu düşünmesi gerekmiyor mu?” dedim, ama o anlamıyordu..
“Türklere ne oluyor, biz birbirimizi tehdit de ederiz, öldürürüz de” deyince inanın şaşırmadım, çünkü Kürtler şimdi tam da böyle bir psikoloji yaşıyorlar. Ulusal kabahatleri ve hataları ‘düşmana’ karşı gizlemek.. Beni arayan dostuma son olarak, “Peki,” dedim “ne yapmamı istiyorsun?”
“Şivan’ı ara ve basın toplantısı yapın, deyin ki, ey Türkler babam size ne, biz birbirimizi tehdit de ederiz öldürürüz de, size ne oluyor?”
Çok zor zamanlardan geçiyoruz, ulusal ayıpların, hataların gizlendiği, konuşulmasının ihanetle bir sayıldığı zamanlardan geçiyoruz.
İşte diyorlar, ulusal çıkarlarımız, var mısın, yok musun?
Kim ve nasıl, birtakım taleplerin ‘ulusal çıkarlar’ olduğuna karar veriyor, ulusal çıkarlar bu çağda ne anlama geliyor, o belli değil işte.
Böylece hep savunmada bırakıyorlar insanları..
Bir üniversitede PKK’ye yakın gençlerin birbirine benzeyen sorularına, onların hissiyatını da hesaba katarak, cevap verdikten sonra genç bir Türk kızı yanıma geldi ve “Siz hayatınız boyunca hep savunmada kalmışsınız, size sorulan soruların çoğu haksız sorulardı, ama siz bunu önemsemediniz, galiba Diyarbakır cezaevinde yaşadıklarınız, sizi hep savunmada tutmuş, kendinizi hep suçlu hissetmişsiniz.”
Genç kızın bu sözleri kadar beni kendi gerçekliğime davet eden bir uyarı almadım hayatım boyunca.
Tek tek bireyler olarak ve hatta toplum olarak, geleceğimizi ilgilendiren paradigmalara karşı hep savunmada kalmamız, savunmada kalmayı kabul etmemiz, barışın da demokrasinin de önünde ciddi bir engel olarak duruyor.
Bu köşede okuduğunuz yazıların çoğu, savunma yazıları değil ve olmayacak da artık
Türk muktedirlerinin, Kürtler hakkında duymak istediği şeyi duyurmak isteyen, yazı yazmadım şimdiye kadar ve yazmaya da niyetim yok.
Benim sözüm Kürtler’e.
Susamam, susarsam yaşayamam.
Şakira’yı, Marilyn Monroe’yu anlatan yazılar yazamam bu saatten sonra.
Beni anlayın, üç maymunları oynamamı istemeyin benden.
Ben “demokratik özerklik, yanlış zamanda haklı taleptir” diye yazı yazmasam da, Türk aydınları ve kamuoyu PKK’nin ne yapmak istediğini tartışacak. Bu tartışmalar ne benim yazılarımla başladı, ne de benim yazılarımla sona erer.
Ayrıca, değil demokratik özerklik, bağımsızlık dâhil her şeyin tartışılmasından yanayım.
Kürtleri ve Türkleri ne mutlu edecekse o olsun.
Ama mezarlıklar ve taziye çadırları arasında geçen bir hayata mahkûm edilmiş iki halk haline getirilen Kürtler’in ve Türkler’in, beraber yaşamaya da, ayrılmaya da, demokratik özerkliğe de, karar verebilecek takati mi kaldı Allah aşkına?
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları




























































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.10.2012
3.09.2012
1.09.2012
30.08.2012
27.08.2012
25.08.2012
23.08.2012
20.08.2012
18.08.2012
16.08.2012