RAGIP DURAN
İlk duyduğumuzda sevinmiştik. Başta Süleyman Sarılar olmak üzere arkadaşlarımız meslekdaşlarımız yeni bir televizyon kanalı kuruyordu. Yayın politikalarını da gayet açık ve net bir şekilde ‘’habercilik’’ ve ‘’tüm odaklara eşit uzaklık’’ olarak açıklamışlardı. Gayet doğru ve iyi. Yılların televizyoncusu Nuri Çolakoğlu’nun ekibe danışmanlık yapması da ayrıca bir avantaj idi.
Tüm bu olumlu beklentilere rağmen, ben ve bir çok arkadaşım, mevcut iktidarın böyle bir girişimi engelleyeceğini öngörmüştük. Ve maalesef bu öngörümüz gerçekleşti. Tek Adam rejimi, bırakın bağımsız gazeteciliği, kendi içinde bile en küçük farklı sese tahammül edemiyor. Hukuk uzun süredir iptal olduğu için, iktidar, kendi aleyhine gördüğü her girişimi kolaylıkla, yasal ya da yasadışı ve gayrımeşru bir şekilde bastırıyor, engelliyor.
Olay TV hem kahraman hem de ironik ve aslında sardonik alkışlarla, ömrüne canlı yayında son verdi. Geçmiş olsun…
TV’nin kapanmasının ardından çeşitli şahıslar açıklamalar yaptı, medya dünyası konuyu yorumladı. Bu değerlendirmelerin büyük bir çoğunluğu en az kanalın kapatılması kadar vahim, yanlış, iki yüzlü…
Miami’de bir otel odasından yayın yaptığını duyuran şımarık bir çocuk, gazetecilerin de artık iş insanı olması gerektiğini öne sürüp, Ufuk Güldemir ile Acun Ilıcalı’yı örnek gösterdi. Habertürk’ün hali ortada, öteki de TV’den haber bültenlerini kaldıran adam diye geçti kayıtlara. Miamili delikanlı, ‘’iktidarı döven medya’’dan söz etti(?). Patronları suçladı, dahası Olay TV’nin kapatılmasını ‘’faili meçhul cinayet’’ olarak niteledi. Aman iktidara toz sürmeyeyim de ne olursa olsun!
İnternet haberciliği yaptığını sanan, beyaz sakallı gözlüklü bir iktidar sözcüsü ise Olay TV’nin iktidar baskısı yüzünden değil, kadronun başarısız olması ve HDP’nin Meclis Grup toplantısını naklen vermesi nedeniyle kapatıldığını söyledi. İkinci gerekçe önemli. Değerlendirmesinde ikide bir İmamoğlu’nun adını zikreden bu kişi, Olay TV’nin patronu ve oğlu ile görüştüğünü ve iktidarın baskısının sözkonusu olmadığını iddia etti. Demek ki Cavit Cağlar’ın bizzat kendi yaptığı ilk açıklama ile Sarılar’ın aktardığı bilgiler yanlış, bu şahsın söyledikleri doğru. Öyle mi? Bu ‘’Öyle mi?’’ sözcüğü her geçtiğinde hemen ekliyorum: ‘’Öyle mi alay komutanı?’’
Olay TV’nin ekran yüzlerinden biri de çok anlamlı olmayan görüşler savunuyor: Temel mesele RTÜK’ün lisans verme imtiyazı imiş. HDP’nin TBMM Grup toplantı haberini Meclis TV’den almıştık. Bu şahıs bir de ‘’Burası Zambiya mı?’’ demez mi!
''Vallahi ırkçı değilimdir, ama açık söyleyeyim Arapları ve zencileri pek sevmem.'' diyenler de var.
İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, bütün içeriği doğru olmasa da anlamlı bir tepki gösterdi: ‘’Özgür medya, demokrasimizin vazgeçilmez bir unsurudur. Ve Türk milleti her zaman, demokrasisine el uzatanların bileğini bükmeyi bilmiştir. #Olaytv'yi kapatarak demokrasimize el uzatanlar bu gerçeği akıllarından çıkarmasın."
Çağlar’ın yaptığı son açıklama ilk açıklamasını inkar ediyor ama aslında baskının ne kadar ağır olduğunu itiraf etmiş oluyor. Sarılar ve Çolakoğlu hakkında söylediklerinin inandırıcı hiçbir tarafı yok. Çapsız, ilkesiz, omurgasız burjuva kimdir, nedir diye soran olursa…
İktidar ya da medya sözcüklerinin geçtiği her mekana sızıp resmi açıklamalar yapan yerli ve milli Goebbels kartvizitli şahıstan hiç ses seda çıktı mı? ‘’Hayır, iktidarımız hiçbir medya kuruluşuna ve işverenine bırakın baskı yapmayı bu anlama gelebilecek imada bile bulunmaz, bulunmamıştır, bulunmayacaktır’’ dedi mi?
Medyadaki sniper’lar hemen yetişti, iktidarı zan altında bırakmaktan kurtardılar. ‘’Hadi sağolasın Nagehan’’ demiştir Çağlar.
Biz de bu açıklama ve tekziplerle inandık, müsterih olduk ki, bu ülkede medyaya, gazetecilere, habercilere zerre kadar baskı yapılmıyor. Mevcut iktidar o kadar demokratik, o kadar özgürlükçü ki, değsen duygulanıp ağlayacak, lime lime param parça dağılıp toz olacak nezaketten, incelikten…
Bugün bütün dünyada medya mülkiyeti meselesi tartışılıyor. Mali sermayenin klasik/geleneksel gazeteciliğe el koymasından bu yana kamu yayıncılığı, Vakıf bünyesinde gazetecilik, çalışanların yönetiminde kooperatif… gibi modeller uygulanıyor, tartışılıyor.
Olay TV’nin somut durumuna baktığımızda öyle çok karmaşık, anlaşılmaz bir durum yok medya mülkiyeti açısından. Adam kendi söylüyor: ‘’Ben merkez sağda siyaset yaptım’’. Sonra da Erdoğan ile gülüşerek el sıkışırken fotoğrafları yayınlanıyor.
Şimdi o alana girmeyeyim ama Türkiye’de 1923’den bu yana esas olarak ekalliyetin malını mülkünü gasp ederek ve devlet teşvikleriyle bir burjuvazi yaratılmaya çalışıldı. Sonuç ortada. Bilançoyu, Güler Sabancı’nın müstafi Hazine ve Maliye Bakanı Albayrak’ı öve öve bitiremediği konuşmasında görebilirsiniz. Sabancı’nın bitiremediği Albayrak’ı rejim bitirdi. Affını rica ettiği günden beri ortada görünmüyor delikanlı. Ötekisi hala iktidarı destekliyor. Ne zaman tam olarak kimi destekleyeceğini bilemese de…
Varlığıyla yokluğu tartışmalı Türk burjuvazisinin tartışılmaz en önemli özelliği bağımsız hatta özerk olmamasıdır. Demirel’le zenginleşen Çağlar, Erdoğan’la fakirleşmek istemiyor.
Medya mülkiyeti derken…Koskoca Aydın Doğan dayanamadı iktidarın baskılarına. Satmak zorunda kaldı mı desek, yoksa ona da ekalliyet muamelesi mi yaptılar henüz kesin olarak belli değil. Bu arada rahmetli Demirören’in telefonda ağladığını da unutmayalım.
Türk burjuvazisiyle (Var mı bu sıfatı gerçekten hak eden bir kesim?) yola çıkılmaz. Çünkü bu pejmürde, prefabrik sosyal kesimin düşünce, ifade ve basın özgürlüğü diye bir değeri, ilkesi yoktur. Kendi çıkarı tehlikeye düşse, tehdit altında olsa bile, iktidara, hükümete, devlete karşı koyacak ne gücü vardır ne de niyeti. Türk burjuvazisi babasına hayrandır. Ona dokunmaz, dokunamaz.
Çağlar, yoluna başka bir ekiple devam etmekten söz ediyor. Gerek var mı? aHaber neyinize yetmiyor?
Bir çok insan da belki haklı olarak sordu: Çağlar gibi tecrübeli bir medya patronu, nasıl olur da yüzde yüz Reisçi yayın yapmazsan seni yaşatmazlar ilkesini bilmiyordu? Hesaba katmadı mı?
Çok paranız varsa, bir zamanlar iktidarla iyi ilişkileriniz olmuşsa, Saray’a yakın geçmişte yapmış olduğunuz bir-iki kıyağı hatırlayarak, ‘’Bana dokunmaz Reis, beni sever’’ dersiniz. Egemenlerin ya da kendini egemen sananların böyle bir özgüveni vardır. Bugün artık öz de kalmadı güven de gitti! ‘’Kulağından çeker atarım’’ demişti. N’ooldu? Kulak kaldı mı bari? Yalan yanlış tekziplerle kendini kurtarmaya çalışıyor. Patetik ama müstehak.
Çağlar’dan sonra Olay TV’nin diğer ortağı, bir başka iş insanı da yola devam edebilirmiş. Hatta kanalın kapanmasının sebebi Çağlar ile sözkonusu ortağının arasındaki ihtilafmış. Trabzonlu tekstilci aynı ekiple yola devam etmek istiyormuş. Tavsiye etmem. Medya işi, artık anladınız herhalde, overlokçuluktan çok farklı. Bu işin sonunda son ütücü yok Silivri var.
120 arkadaşımız işsiz kaldı yine. Bir güvenceleri var mıydı acaba? Türk burjuvazisine güvenmeye devam edebilir miyiz?
Ben meraklı olduğum için izliyorum. Dünyada gazetecilikte binlerce meslekdaş, bu patron baskısından, devlet kuşatmasından, ideolojik kelepçelerden kurtulmak için yeni, orijinal formüller yaratıyor ve uyguluyor. Büyük ve başarılı örnekler olarak İngiltere’den Guardian, Almanya’dan Tageszeitung ve Fransa’dan Mediapart’ın adı geçiyor literatürde. Bu üç örneğin dışında, küçük ya da orta çaplı, yerel, İnternet teknolojisi temelli çok sayıda ilginç ve başarılı örnek var. Aslında sihirli değnek yok, her derde deva ilaç da yok. Ama izlenecek yol üç aşağı beş yukarı belli: Sendika mı, meslek örgütü mü, Meclis mi, hangisi uygunsa ya da hepsiyle birlikte eş zamanlı olarak bir araya gelip ortamın koşullarına uygun bir şekilde medya mülkiyeti, çalışma koşulları, genel yayın politikaları tartışılmalı. Yurttaşları, meslek örgütlerini, akademiyi mutlaka bir şekilde sürece dahil etmeli.
Gazeteciler/haberciler merkez sağda filan değildir. Merkezindedir onlar gazeteciliğin. Kamu çıkarı için, doğru haber, zengin yorumlar için, sessizlerin sesi olabilmek için, iktidarların dışında ve her türlü iktidara karşı.
Yazarlar
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları

























































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
15.03.2021
11.03.2021
2.03.2021
12.02.2021
25.01.2021
18.01.2021
15.01.2021
11.01.2021
4.01.2021
31.12.2020