Mesut YEĞEN
CHP’de genel başkanın ve yönetimin değişmesini olağan bulmak da mümkün çok önemsemek de. Bir açıdan bakıldığında aslında sadece olması gereken oldu. Hem de epey gecikerek. Seçimlerde alınan yenilginin ardından Kılıçdaroğlu ve CHP yönetiminden beklenen “partiyi güvenli limana ulaştıracağız” filan demeden yeni bir yönetimin önünü açmakken, partinin başında kalmak istemeleri olağandışı bir durum yaratmıştı malum. Bu açıdan bakıldığında, CHP’de yönetimin değişmesi olması gerekenin biraz gecikerek olması gibi görülebilir gerçekten.
Öte yandan, CHP yönetiminin yenilenmesini çok önemli bir gelişme olarak kaydetmek de mümkün; çünkü bu değişiklik, CHP örgütünün değişen şartlara sağlıklı reaksiyon verebildiğini göstermesi bir yana, seçim sonrasında muhalefet seçmeninin içine düştüğü ‘depresyon’ durumuna son verebilir. Malum, seçim yenilgisi sonrasında muhalefet partileri, kimsenin yenilginin sorumluluğunu almayıp herkesin bir diğerini suçladığı bir havaya girmiş, bu da muhalif seçmende öfke ve ümitsizliğe ve memlekete inançsızlığa yol açmıştı. Milli ve yerli rejimimizin ebedileşmesinin önünü açabilecek bu inançsızlık haline son verme potansiyelini taşıdığından CHP’deki değişikliği çok önemli bulmak da mümkün.
Olağan ya da çok önemli, Özgür Özel’in genel başkan seçilmesi ve CHP yönetiminin değişmesiyle ilgili daha önemli mevzu şu: Bu değişiklikle beraber CHP bir eşiğe, her şeyin ve hiçbir şeyin eşiğine gelmiş durumda. Yönetim değişikliğiyle beraber CHP her şey olma yoluna da girebilir, yönetim değişmeseydi olmaya doğru ilerlediği yere de dönebilir. CHP’nin durumunda daha önemli olan bu.
CHP’yi CHP’lileştirmek
CHP’nin yeni yöneticileri farkında olsa gerek: Önemsiz olmamakla beraber, yönetim değişikliğiyle elde edilen CHP’nin erimesi ve genel olarak muhalefetin çürümesi ihtimalini durdurmaktan fazlası değil. O da şimdilik. Yönetim değişmeseydi, CHP büyük bir ihtimalle alameti farikası olan yüzde 25’ten aşağı doğru yuvarlanacak, son kamuoyu yoklamalarının işaret ettiği üzere, bir kısım seçmenini Zafer Partisi’ne, bir kısım seçmenini de TİP’e ve sair partilere kaptıracaktı. Yönetim değişikliği, CHP’nin erimesi ve muhalefetin çürümesi anlamına gelecek bu süreci durdurmuş olsa gerek. Ancak pek muhtemelen bir süre için. CHP, yeni yönetimin ne yapacağına bağlı olarak, aynı sürece, kurultay öncesi duruma geri de dönebilir, her şey olmanın eşiğinden geçip Türkiye’yi yeniden kurmanın yoluna da girebilir.
CHP’nin yeni yönetimi kurultay galibiyetini yönetim değişikliğine yol veren arzulardan en zayıflarına, CHP’yi kurucu ayarlarına döndürmek ya da CHP’yi sosyal demokrat parti kılmak arzularına çekilerek okursa, CHP’nin Kılıçdaroğlu’nun bıraktığı yere dönmesi muhtemelen çok uzun sürmez. Kurultay galibiyeti CHP’yi CHP’lileştirmenin vizesi olarak alınırsa, CHP yeniden yüzde 25’lik bir parti olur olmasına. En azından 2024 yerel seçimlerinde. Ne var ki, CHP 2024 yerel seçimlerinden yüzde 25’lik bir parti olarak çıkarsa, hele de 2019 seçimlerinde aldığı belediyelerin bir kısmını bu kez alamazsa, muhalif kamuoyunun 28 Mayıs 2023’teki ruh haline dönmesi işten bile olmaz. CHP’nin yerel seçimlerde yüzde 25 tavanına takılması ve elindeki belediyelerin bir kısmını kaybetmesi muhalif kamuoyunun 2028 seçimleri için ümidini yitirmesinin, bu da muhalefetin yeniden çürüme eğilimine girmesinin önünü açar. Şundan: CHP’nin yüzde 25’e takılıp kalmasının Türkiye siyaseti üzerindeki etkisi son 20 senede olduğundan farklı olacak görünüyor. 2023 seçimleriyle beraber ortaya çıkan yeni bir hal var: Türkiye siyasetinin CHP’ye verdiği yüzde 25 kredisinin vadesi dolmuş durumda. CHP yüzde 25’i aşamazsa yüzde 25’te tutunamayacak. Yüzde 25’i aşamazsa CHP eriyecek, muhalefet de çürüyecek. 2023’le beraber vaka artık bu.
Hülasa, Özgür Özel’in genel başkanlığı ve CHP’de yönetimin değişmesi CHP’yi erimekten, muhalefeti de çürümekten alıkoymuş görünüyor. Ama bir süreliğine. Yeni yönetim kurultay galibiyetini CHP’yi yüzde 25’te tutmanın manivelası kılabilir kılmasına, ne var ki bu CHP’yi yeniden erime döngüsüne sokacak bir adımdan fazla bir şey olmayabilir. Halbuki CHP yönetiminin önünde risk almayı gerektiren ama iyi bir alternatif var: Yönetim değişikliğini CHP’yi milli ve yerli rejime son verecek parti yapmanın, CHP’yi her şeyin eşiğinden geçirmenin basamağı kılmaya çalışmak. CHP’yi milli ve yerli rejimden şikâyetçi sekülerlerin, milliyetçilerin, Kürtlerin ve AK Parti’den uzaklaşmış muhafazakârların partisi değilse de, bunları bir araya getiren kurmaylığın partisi kılabilmek. CHP’yi her şeyin eşiğinden geçirmenin yolu bu. CHP’yi CHP’lileştirmek yerine, CHP’yi Türkiyelileştirmek. CHP’yi muhalefeti bir araya getiren değil, muhalefete istikamet veren aktör kılmak. CHP’yi muhalefetin mühendisi değil, hegemonu kılmak. CHP’nin yeni yönetiminin önündeki diğer yol bu. Yordamına gelince…
Mühendislikten Siyasete
CHP’nin merkezinde olduğu muhalefet 2024 seçimlerinde başarılı olmaz da muhalif seçmen gelecek ümidini yitirirse durum değişebilir, lakin siyasi tablonun 2018 seçimlerinden beri değişmeyen bir gerçeği var: Milli ve yerli rejimi değiştirmek, Cumhur İttifakı’nı sandıkta yenmek için, bu rejimden farklı ve benzer sebeplerle şikâyetçi olan sekülerlerin, milliyetçilerin, Kürtlerin ve AK Parti’den uzaklaşmış muhafazakârların bir arada durması gerekiyor. Yerel seçimler olduğundan 2024 seçimlerinde bu zorunluluk yok diye düşünülebilir ancak durum bu değil. Muhalif kamuoyunun yerel seçimlerde “kazandık, 2028 için umut var” duygusuna kapılabilmesi için muhalefetin mutlaka kazanması gereken birkaç şehir var ve buralarda seçimler cumhurbaşkanlığı seçimlerine benzeyecek, burası belli. 31 Mart 2024 akşamı yerel seçimler tamamlandığında “2028 seçimlerinden ümitvar olunabilir mi” sorusuna pek muhtemelen İstanbul, Ankara, Adana, Mersin, Antalya ve belki Bursa ve Balıkesir gibi birkaç şehirdeki seçim sonucuna bakılarak karar verilecek ve bu şehirlerde muhalefet partilerinden birinin kazanabilmesi için buralardaki seküler, milliyetçi, Kürt ve muhafazakâr seçmenlerin aynı adaya oy vermesi gerekiyor. Durum bu ve gereğini yapmak kolay değil.
Değil, çünkü 2023 seçimlerinden sonra söylenmiş sözler, girilmiş yollar var ve bu söz ve yollara rağmen bu dört grup seçmeni temsil eden partileri aynı aday etrafında toplamak zor. Diğer bir deyişle, 2024’ün sembol şehirlerinde seçimlerin kazanılabilmesi için muhalefetin ilk etapta açık ya da örtülü bir kurumsal ittifak yapması elzem ve lakin bu becerilebilir görünmüyor. Öte yandan, 2023 seçimlerinin de gösterdiği üzere bütün bu şehirlerde Cumhur İttifakı iktidarından kurtulmak arzusu Cumhur İttifakı’yla devam etmek arzusundan halen daha güçlü. Bu da şu demek: Muhalefet partileri kurumsal ittifaktan uzak dursa da Cumhur İttifakı’ndan kurtulmak isteyen seçmenler bu birkaç şehirde muhalefetin kazanmaya yakın adayını destekleyebilir. Diğer bir deyişle, 2024 seçimlerine “kurumsal ittifakın imkânsızlığına mukabil ‘kendiliğinden ittifakın’ mümkünatı” türünden bir gerilimle yaklaşıyor gibiyiz. Ne var ki, bu kendiliğinden ittifakın gerçekleşmesi ve sonuç vermesi için yaratıcı siyasi hamlelere ihtiyaç var ve verili şartlarda bu yaratıcı hamleler gelse gelse CHP’den gelebilir görünüyor. Muhalefetin mühendisi olmak yerine hegemon aktörü olma yoluna girmiş bir CHP’den tabii ki.
Bir diğerine bağlı iki yaratıcı hamle gelebilir CHP’den. Milli ve yerli rejimden kurtulmak arzusundaki sekülerleri, milliyetçileri, Kürtleri ve muhafazakârları bir araya gelmeye değil, ortaklaşmaya davet eden, bu kesimler arasında ortaklaşmanın imkânını gösteren bir siyasi hayal formüle etmek ve büyükşehirlerde bu hayale sahip çıkacak adaylarla yarışmak ya da büyükşehir adaylarını bu hayalin taşıyıcıları kılmak. CHP’nin muhalefetin hegemon aktörü olabilmesinin yordamı bu: Cumhur İttifakı’ndan kurtulmak arzusundaki seçmenlere “mevcuttakinden daha iyi bir Türkiye mümkün ve CHP bu türden bir Türkiye’nin kurucusu olmaya hazırlanıyor” duygusunu geçirebilmek. Muhalefetin hegemon aktörü olma yoluna girmek bugün zor görünen mühendislik işlerini kolaylaştırabilir, bu da ayrı bir bahis.
Hülasa, genel başkan ve yönetim değişikliğiyle beraber CHP her şey ve hiçbir şey olmanın eşiğinde. CHP önümüzdeki birkaç ay içerisinde Cumhur İttifakı’ndan kurtulmak arzusundaki seçmenleri ortak bir hayale ikna edip 2028’de Türkiye’yi yeniden kurmaya koyulmak imkânını da ele geçirebilir, 28 Mayıs akşamında kaldığı yere de dönebilir. Ümit
Yazarlar
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin MünirErkeğin kadını ezmesi 22.09.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AcetSon anketler ne diyor? 9.09.2021 Tüm Yazıları

































































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
20.01.2026
28.12.2025
13.12.2025
17.10.2025
7.10.2025
5.09.2025
24.08.2025
9.08.2025
19.07.2025
13.07.2025