Ceren KENAR
Birinci Dünya Savaşının fitilini yakan olay olarak kabul edilen Avusturya-Macaristan Arşidükü Franz Ferdinand'ın öldürülmesinin 100. yıl dönümü geçtiğimiz Cumartesi günüydü.
İmparatorlukların sonunu getiren, yeni ülkelerin kurulmasına sebebiyet veren, Bolşevik devriminden Hitler'e yeni sistemlerin kurulmasına yol açan, 20 milyon insanın hayatına mal olan bir savaştı Birinci Dünya Savaşı. Amerika'nın dünyanın yeni gücü olarak sahneye çıkmasına yol açan, kadınlara iş hayatının kapılarını açan, kimyasal silah, savaş uçakları ve tankları savaş teknolojisine eklenmesine sebep olan bir savaştı. Estetik cerrahinin çıkışından, şampanyanın yaygınlaşmasına, trençkotun gündelik hayata girmesi gibi birçok detay kadar, birçok dönüşümün de müsebbibi idi. Kitlesel üretimin ortaya çıkmasına, petrolün buhar enerjisinin yerini alarak temel bir enerji kaynağı haline gelmesine, Soğuk Savaşın filizlerinin atılmasına yol açan bir savaştı. Sanatı değiştiren, iyisiyle kötüsüyle yeni siyasi ve entelektüel akımları dünya sahnesinde görünür kılan, kısacası tüm dünyayı dönüştüren bir savaştı.
Türkiye gündeminde tartışacağımız çok da mühim meseleler olduğundan olsa gerek, biz dünya kamuoyunun aksine dünyayı ve bölgemizi dönüştüren bu savaşı konuşmayı bir zaman kaybı olarak görme eğilimindeyiz. Batı medyasının aksine, Birinci Dünya Savaşı üzerine özel dosyalar hazırlamaya, bu konuda akademisyenlerin yaptığı değerli katkıları kamusal alanda tartışmaya hacet duymuyoruz.
Oysa ki şu an bir aktör olarak yeniden girme mücadelesinde bulunduğumuz Orta Doğu'nun sınırları bu savaştan sonra çizildi. Arap coğrafyasını ile Osmanlı'nın yollarını ayıran, Sykes-Picot düzeni olarak bilinen ve 20. yy'da Orta Doğu'nun siyasi idaresini belirleyen tarihî dönüm noktasıydı, Birinci Dünya Savaşı.
Resmî tarihimizde Birinci Dünya Savaşı bir kahramanlık ve ihanet noktasıdır. Gelibolu cephesinde gösterilen “üstün başarılar” ve Arapların bizi “sırtımızdan hançerleyerek” İngilizlerin oyunu ile isyan etmesinin anlatısıdır. Arap coğrafyası konusundaki tavrımızın kurucu söylemi “hain” Araplara asla güvenilmemesi gerektiğidir. İngilizler ile birlik olan Araplar, Osmanlı'nın şefkatli kollarından kendi “kandırılmışlıkları” sonucu kopmuş ve dolayısıyla daha sonrasında başlarına gelen binbir musibeti hak etmiştir. Bu nedenle “bizi istemeyeni biz hiç istemeyiz” mottosu ile hareket etmeli, bu “lanet Orta Doğu bataklığından” uzak durmalıyızdır. Bu refleks genel olarak Kemalizmin Orta Doğu'ya bakışını özetleyen tavırdır.
Buna karşılık ise Arap “kardeşlerinin” böylesi bir “ihanetin” parçası olamayacağını göstermeye çalışan bir mütedeyyin anlatı vardır. Arap isyanlarının aslında tüm Arapları temsil etmediğini, Şerif Hüseyin'in ordusunun parayla tutulmuş birkaç yüz bedevinin oluşturduğunu, Arap milliyetçiliğinin Hıristiyan Araplar dışında o dönemde popüler bir ideoloji olmadığını vurgular. Thomas Edward Lawrence'ın “fitne” saçan “oyunlarına” dikkat çeker. Bağdat ve Şam'da kitlesel isyanların olmadığını ekler. Şerif Hüseyin'in aslında kendisinin bile Arap milliyetçisi olmadığını ve bu hareketin basit bir güç savaşı olduğunu iddia eder.
İkinci anlatı, yani Osmanlı'daki Arap isyanlarının tabandan ziyade, lokal liderler tarafından örgütlendiği vurgusu gerçeğe daha yakın bir resim çizmektedir. Gerçekten de Araplar arasında ayrılıkçı fikirler çok geç çıkmış, azınlıkta ve zayıf kalmıştır. Araplar çok uzun süre Osmanlı ile ortak bir gelecek tahayyülünü korumuştur. Arap milliyetçilerinin bir kısmının bile Avusturya-Macaristan modeli (Habsburg hanedanı gibi Osmanlı hanedanının başta olduğu bir Türk-Arap imparatorluğu) öngörmesi bu ortak gelecek fikrinin ne kadar güçlü olduğunu göstermektedir.
Fakat yine de, bu iki anlatı birbirine zıt şeyler söylese de, ortak bir tarafı vardır: Sorgulanan Arapların tavrıdır, Osmanlı'nın değil. Birlikte yaşama iradesinde sadece bir tarafın nerede durduğuna bakan bir tavırdır. Soru Arapların Osmanlı'ya bakışıdır, Osmanlı'nın Araplara bakışı değil. Tartışma Arapların Osmanlı'ya karşı geliştirdikleri politika üzerinedir, Osmanlı'nın Araplara karşı geliştirdiği politika üzerine değil.
Takdir edilecektir bu okuma tek taraflı ve üstten bakan bir tavırdır. Ve Osmanlı-Arap ilişkilerini anlamakta yardımcı da olmamaktadır.
Osmanlı'nın merkezileşme ve ulus-devletleşme süreci özellikle Türk olmayan coğrafyalarda daha önce tecrübe edilmeyen sorunları da birlikte getirdi. Özellikle İttihatçıların kendi içlerinde bu konuyu tartışıp sonrasında adem-i merkeziyetçilik fikrini mutlak reddetmeleri ve sonucunda İstanbul’dan sıkı sıkıya denetlenen bir devlet fikrinin baskın olmasının, Osmanlı taşrasına etkisi sancılı oldu.
Eğitimde ve devlet yazışmalarında Türkçe kullanılması Arapları yabancılaştıran bir faktör oldu. Bu aslında yeni bir uygulama değildi, ancak devlet 19. yy'ın sonu itibariyle sıradan vatandaşın günlük hayatına daha çok sirayet eden bir yapı oldu. Bundan önce ortalama bir Arap vatandaşın devletle ve örgün eğitimle ilişkisi minimalken, bu modern devletin günlük hayata sızması ile bir sorun haline gelmeye başladı. Bununla beraber Arapların sadece Arap bölgelerinde askerlik yapma istekleri bir güvenlik tehlikesi olarak görüldü ve kesinkes reddedildi. Arapların parlamento ve İstanbul merkezi yönetimdeki etkileri İttihatçılar ile dramatik bir şekilde azaldı. Arap bölgelerine merkezden atanan yönetici ve memurların sadece halka değil, yerel eşrafa üstten bakan tavırları normal olarak Arap toplumunda hoş karşılanmadı. Ve tabii en son Cemal Paşa'nın gaddar politikaları sonucu şahsında (son derece haklı olarak) simgeleşen despot Osmanlı imajının oluşması var olan duygusal yakınlığa darbe indirdi.
Peki bu uygulamaların nedeni neydi?
Bu konuda çalışan akademisyenler bu soruya farklı cevaplar sunuyor. Osmanlı elitleri Oryantalist idi diyen de var, bu politikaları Türkleştirme kampanyasının bir parçası olarak gören de. Bir başka bakış ise bu politikaların merkezileşme çabalarının kaçınılmaz sonucu olarak görmek üzerine kurulu.
Tarih anlatıları çoğu zaman bugünkü duygular ile algılanan ve aynı zamanda bugünkü duyguları şekillendiren ve güçlendiren bir ideolojik mühimmat olarak işlev bulur. Bu tavrın tarihi anlamak önünde engel teşkil ettiği malumun ilam-ı. Ancak bu tavrın bugünü anlamak önünde bir engel teşkil ettiğini de görmemiz lazım. Birbirine zıt şeyler söyleyen iki romantik anlatının dışına çıkıp, “hain” veya “sadık ancak kandırılmış” Araplar dışında daha soğuk ama gerçekçi bir resim çizmek lazım.
Yaşayan en saygın ve önemli Osmanlı tarihçilerinden, çalışmaları ile özellikle geç Osmanlı entelijansiyası konusunda çığır açan, Princeton Yakın Doğu Çalışmaları bölüm başkanı Şükrü Hanioğlu geçtiğimiz Pazar günü Sabah gazetesinde manifesto niteliğinde bir yazı kaleme aldı. “Orta Doğu'da 'güç' ile kurulan, 'zor' ile sürdürülen bir 'düzen' 'çatışma' ile sona erdirilmektedir" diyen Hanioğlu “... Türkiye'nin bölgesel bir güç olarak 'yeni düzen' oluşturulmasının dışında kalabilmesi mümkün değildir. Sürecin sancılı olması, büyük acılara neden olması, onun dışında kalınmasını bir seçenek haline getirmemektedir” diyor. “Sürece katılımın 'Yeni Osmanlılık' ile de bir ilişkisi yoktur” vurgusunu yapan Hanioğlu, Türkiye'nin bu sürece katılımının “bataklıktan uzak duralım" benzeri tezlerle karşı çıkılması "ağaçlara saplanarak ormanı görememek" olarak okuyor. Ve yazısını anahtar bir uyarı ile sonlandırıyor: “Bölgeye yüz yıl sonra yeni bir düzen gelmektedir ve Türkiye kendi coğrafyasını yeniden şekillendiren bir sürecin dışında kalamaz. Dolayısıyla tartışmamızın vurgusu 'uzak durma' değil 'uygulanacak siyasetlerin niteliği' olmalıdır.”
Uygulanacak siyasetlerin niteliğine yönelik katkı ancak ve ancak bölgeye bakışımızı belirleyen tarih anlatılarının da sorgulanmasını içeren, yeni bir okuma ile mümkün olur.
“Yeni Türkiye'nin”, yeni bir Orta Doğu okuması yapma vakti çoktan gelmiştir. Bu konuda uzun zamandır öncü çalışmalar yapan değerli akademisyenlerin katkılarının kamusal alanda daha görünür olması elzemdir. Okullarda okutulan ders kitaplarında ve müfredatta kapsamlı bir değişiklik yapılması konusunda geç kalınmıştır.
Bugün oy verme yaşına gelmiş gençler, ilkokula AK Parti iktidarında başlamış ve üniversiteye gelmiş, hatta mezun olmuştur. Aktif bir dış politika için kamuoyu oluşturulmaya çalışılan AK Parti döneminde okullarda hâlâ Kemalist, “eski Türkiye'nin” dış politika söylemini belirleyen tezler okutulmaktadır.
Bu durumun gerçeğe yaklaşmak, ırkçılık, milliyetçilik ve Oryantalizm ile mücadele etmek kadar, AK Parti'nin politikalarını anlatmasına hizmet etmediği de aşikârdır.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin MünirErkeğin kadını ezmesi 22.09.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AcetSon anketler ne diyor? 9.09.2021 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZKONYA KATLİAMI VE GAZETECİLİK MESLEĞİ ÜZERİNE 2.08.2021 Tüm Yazıları
-
Yasin AKTAYTaliban’ın inancıyla ters olma arzusu 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Süleyman Seyfi Öğün2023’e doğru Türkiye 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Cem SANCARHanımefendi diyeceksiniz 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Yusuf KaplanFetih ruhu ve rüyası 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ali AYDINİşsiz Kalan Antikorlar, Lanetli Pay ve Siyaset 17.06.2021 Tüm Yazıları







































































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.02.2017
5.02.2017
4.02.2017
27.06.2017
26.06.2017
21.06.2017
7.02.2017
5.02.2017
2.02.2017
30.05.2017