Fehim TAŞTEKİN
El Ehli Arap (Baptist) Hastanesi, Gazze’nin sahil tarafına doğru Zeytun semtinde. Anglikan kilisesine ait. 1882’den beri ayakta. Ortopedik Cerrahi Bölüm Başkanı Dr. Fadel Naim’a göre 17 Ekim sabahı hastanede yaklaşık 1000 kişi vardı. İlerleyen saatlerde İsrail, Zeytun sakinlerini evlerini boşaltmaları için uyardı. Hastanenin bahçesine sığınanların sayısı 3 bini geçti. Güvenli olur diye.
İsrail 13 Ekim’de Gazze Şeridi’nin kuzeyinde yaklaşık 1.1 milyon kişiye 24 saat içinde güneye gitmeleri ültimatomunu vermişti. Gidecek güvenli yer yok. İsrail güneyi de cehenneme çevirdi. 16 Ekim’de güneyde Refah’taki Kuveyt Hastanesi'ne iki uyarı gönderip "Boşaltın" dedi. Hastane yönetimi reddetti. 17 Ekim’de El Ehli Arap’ın bahçesi hınca hınç doluyken 18.59’da vuruldu. İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’nun dijital tetikçisi Hananya Naftali vurulma anının görüntüsü eşliğinde "İsrail ordusunun hastane içindeki terör üssünü vurduğunu ve çok sayıda teröristin öldüğünü" yazdı.
Gazze’deki Sağlık Bakanlığı 500 kişinin öldüğünü açıkladı (daha sonra 471 olarak düzeltildi). Durum aleyhlerine dönünce İsrail suçu bu kez İslami Cihad’a attı. O ana ait olmayan videoları servis ederek yalanlamayı sürdürdü. "Başarısız bir Hamas roketinin felakete yol açtığı", "havada parçalanan roket tankının otoparka düşmesi sonucu patlama olduğu" ve "İsrail füzesi olsaydı çevrede sağlam bina bırakmayacağı ve yerde büyük bir krater açacağı" yönündeki iddialarla dikkatler İsrail’den uzaklaştırıldı. Kudüs'teki patrikler ve kilise başkanlarıyla birlikte kameraların karşısına geçen Başpiskopos Husam Naum, Ehli Arap Hastanesi’nin boşaltılması için cumartesi, pazar ve pazartesi üst üste telefonla uyarı aldıklarını açıkladı.
***
Füzenin sesi ve patlama görüntüsünü kaydeden bir video beni 2014’teki savaşın başladığı ilk güne götürdü. El Ehli Arap’ı vuran füzenin sesi, Gazze sahilinde kaldığım Kudüs Oteli’nde gece yarısı beni sarsıntısıyla yatağımdan savuran füzenin çıkardığı sesle aynıydı. Hiç kulağımdan gitmeyen o sesi ertesi gün aynı saatte aynı yeri ikinci kez vuran bombardımanda kanıksadım. İki gün sonra üçüncüsü tekrarlandı. Filistinli örgütlerin attığı roketlerin sesini de kanıksadım. Uzmanı değilim ama aralarındaki bariz farkı o zaman da kendi aramızda konuşmuştuk. Her bir Gazzeli İsrail füzesi ile Gazze’nin roketini rahatça ayırt edebilir. Birkaç gün sonra mihmandarımın ailesi beni iftara davet etti. Evleri hedefte olan bir bölgedeydi. "Davetlisin ama tehlikeli olduğunu biliyorsun, özellikle dönerken karanlık olacak ve hedef olabilirsin. Davet ettik diye kendini mecbur hissetme" dedi. Gitmemezlik edemedim. Taksiden indikten sonra yıkılmış binaların arasından yürüdüm. Bir süre sonra hava karardı. Elektrik yoktu. Camlar ve kapılar patlamasın diye açıktı. Yer sofrasına oturduk, fener ışığında, bir yandan camdan açık alanı izliyordum. Karşımızda aynı sesle gelen bir füze cehennemi bir görüntü oluşturdu. Sarsıldık, deprem olmuşçasına. İrkildik. Bir de zehir gibi siyah duman saçıyor lanet şey. Çocuklardan biri korkudan titredi, amcası elini omzuna koydu. "Bu, Halil’in ilk savaşı. Ötekiler daha önce savaşı gördü" dedi, "Beni hissetsin ki korkusu geçsin." Halil bugün 12 yaşında. Gazze’de her gün 100 arkadaşını kaybediyor. Dün patlama olduğunda Halil’in amcasını aradım, ailesini sordum. Güvenli diye Zeytun’daki baba yadigârı eve geçmişler. O ev de vurulan hastanenin 150 metre ötesinde. Bütün şiddetiyle hissetmişler.
Filistinlilerin ağır çekim soykırımında yeni bir sahneye tanıklık ediyoruz. (Soykırım ifadesini ağır bulanlar açıp Roma Tüzüğü’nün 6. maddesine bakabilir.) Dünyanın farklı üniversitelerinden aralarında Holokost ve soykırım çalışmaları yapmış isimlerin de olduğu 801 akademisyen ve uzman Filistinli nüfusa karşı yaklaşan soykırıma dikkat çekti. (Ortak metne buradan bakabilirsiniz)
Şimdi oturmuş füzeyi kimin attığını tartışıyoruz. Avcı gibiyiz, kimin görüntüsü sahte kiminki gerçek. İsrail vursaymış yerde büyük bir krater oluşurmuş! Silah uzmanı değiliz fakat uyanık bir propagandanın peşin alıcısı da olamayız. Roketin çıkaramayacağı tipik füze sesini bir kenara attık diyelim; yerde krater açmayan bombalar kimin envanterinde var, İsrail’in mi İslami Cihad’ın mı? İkincisinde olsaydı o bombalar çoktan Tel Aviv ve Kudüs’e düşmüş olurdu. Hastane vurmak İsrail’in sicilinde var. BM’ye göre 7 Ekim’den bu yana sağlık kuruluşları 58 kez hedef oldu. 17’si hastane 26 sağlık kuruluşu hasar gördü. 23 ambulans vuruldu. Sağlık çalışanlarından 16’sı öldü, 28’i yaralandı. İnsanlara sığınak olan BM’nin okulları bombalandı. El Ehli Arap’ın vurulduğu gün güneyde sadece Han Yunus’ta en az 100 kişi katledildi. Dün akşam da Tel el Hava’daki Kudüs Hastanesi’nin civarları bombalandı. Hepsi soykırım suçunu tamamlayan eylemler değilmiş gibi meseleyi füze mi roket mi tartışmasına çekip sıyrılıyorlar.
***
Aklımızın ve vicdanımızın kapılarını açalım artık; Filistin 75 yıldır ölüyor; sistematik olarak ağır çekimde soykırıma uğruyor. Kendini insanlığa “demokratik, özgür ve medeni” diye dayatanlar bu barbarlığa çanak tutuyor. Batılı dostları İsrail’in “öldürme hakkı” için kendini paralıyor; silahsa silah, paraysa para, propagandaysa propaganda... Filistinlinin yaşam hakkına ne oldu? Ne kadar da naifsiniz; İsrailli liderler onlara "insani hayvanlar" dedi, insanlıktan çıkardı, kitlesel imha için onları topyekûn suçlu ilan etti. “Gidin” dediler, “Gidinceye kadar size su da yok elektrik de.” Ne hakkı? Organize kakofoni insanlığı sağır, dilsiz ve kör ediyor. Batı medyası bütün değerleri küstahça çiğneyip tuvalete bırakıyor. Kitleler rahat, “Medyamız böyle diyorsa doğrudur.” Yaslan arkana, seyret! İnsanın içini acıtan korkunç bir yozlaşma. Filistin’in sözde dostları da ne kadar ağlaksa o kadar işe yaramaz, iki yüzlü, sahtekâr! “İsrail’i durdurmazsanız petrol ve doğalgazını keserim” diyebilen bir Arap lider çıkamıyor.
ABD bunları yoğurmak için var. Evirip çevirmek için. Çevreyi İsrail için güvenli kılmak görevleri. İsrail imha planlarını yürütebilsin diye küresel bir dev uçak gemileriyle, diplomatik aygıtlarıyla, siyasal ve ekonomik araçlarıyla çevreye ayar veriyor, hizalıyor. Avrupalı liderlerin bir secdeye varmadığı kaldı. Ben Gurion Havaalanı’nda siren sesleriyle yere yatan Alman Şansölye Olaf Scholz "İsrail tehlike altında" tiyatrosunda figüranlık yapıyor. İngiliz seçkinlerine uşaklık hizmetini daha yüksek bir makamda yerine getiren Başbakan Rişi Sunak da sırasını bekliyor. Sahnenin as solisti “Has Siyonist” ABD Başkanı Joe Biden. Son birkaç günü bölgeye yapacağı ziyaretin savaşın seyrini değiştireceğine dair bahislerle geçirdik. İsrail’e desteğini gösterdikten sonra Amman’a geçip Ürdün Kralı Abdullah, Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah el Sisi ve Filistin lideri Mahmud Abbas’la dörtlü zirve yapacaktı. El Ehli Arap’taki felaketten sonra kral zirveyi iptal etti. Elde patlamasaydı muhtemelen Sisi ve Abdullah’a kapıları Filistinli yeni sürgünlere açmaları için baskı yapacaktı. Bu konudaki planları 16 Ekim’de yazmıştım. Kara harekatına dönüşsün ya da dönüşmesin Gazze’deki Filistinlilere “Ya bombalar altında öleceksiniz ya açlık ve susuzluktan yok olacaksınız ya da Sina Çölü’ne gideceksiniz” deniliyor. Sisi, Sina formülünde direniyor. Scholz’u ağırlarken “Şu anda Gazze'de yaşananlar, sivil halkı Mısır'a göç etmeye zorlama girişimidir ve bunu kabul edemeyiz. Bu, İsrail’e yönelik saldırıların Mısır topraklarına kaydırılması anlamına geliyor" dedi.
Gazze’deki etnik temizlik planı tutarsa sırada Batı Şeria olacaktır. Oradaki Filistinlileri Ürdün’e itecekler. Muhtemelen Biden’ın ziyareti Abbas, Abdullah ve Sisi’ye bu planı kabul ettirmeyi hedefliyordu. Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Sözcüsü John Kirby "Sivillerin dışarı çıkması için güvenli geçiş sağlamak istiyoruz” dedi. Yani kaçın kurtulun, İsrail de rahatlasın… Kimse ateşkesten bahsetmiyor. Pek çok kişi Amman zirvesinin savaşın gidişatını belirleyecek önemde olduğunu düşünüyordu. Bölgesel ortakları ABD’nin tam olarak ne yapmak istediğini de anlamaya çalışıyor. Beyaz Saray'da Amerikan güçlerinin hangi koşullarda çatışmaya doğrudan karışacağına dair senaryolar masaya yatırılmış. Malum herkesin gözü Hizbullah ve Filistinli örgütlerin kontrollü bir şekilde ısıttığı Lübnan-İsrail sınırında. Amerikalı kaynaklara göre Biden yönetimi Hizbullah’ı savaşın dışında tutmak için elinden geleni yaptı. Gönderilen mesajlara İran ve Hizbullah’tan gelen yanıt “Gazze’de askeri operasyonunu sürdürmesi durumunda müdahale etmek zorunda kalabiliriz" yönündeydi. ABD de bu senaryoya yanıt verebilecek pozisyona geçti. Beyaz Saray’daki toplantılarda ABD’nin duruma müdahale kararının, Hizbullah saldırısının kapsamına ve İsrail'in karşılık verme yeteneğine göre alınması kararlaştırıldı. Biden, Netanyahu ile telefon görüşmesinde İsrail’in Lübnan sınırındaki operasyonlarını sınırlı tutmasını ve Hizbullah’ı işin içine çekecek yanlış hesaplardan kaçınılmasını istedi. Muhtemelen Biden, İsrail’in planlarını iyice öğrendikten sonra Amman’da yeni bir rota belirlemeye çalışacaktı. Her neyse ziyaret kadük kaldı. Mısır ve Ürdün liderleri beklenmedik açıklamalarla hastane katliamından da direkt İsrail’i sorumlu tuttu. Tabii her şeye rağmen Biden da Tel Aviv’e gittikten sonra İsrailli dostlarını üzecek değildi. Bombardımanla ilgili İsrail’in senaryosundan yürüdü; “Öteki taraf yaptı” dedi. Gerçi "Ancak orada emin olmayan pek çok insan var” diye ekleyerek kendi inançsızlığını da ele verdi.
Ateşkesi ağzına almayan Biden, Netanyahu’ya bir telkinde bulundu mu? En azından "Bu kadarı kâfi, çatışmayı bölgeselleştirmeyelim, Araplarla ilişkileri daha fazla örselemeyelim, işimize bakalım" dedi mi? Belki. İsrail’e yürüttüğü etnik temizlik için sonsuz destek, günah çıkarmak için de Filistinlilere 100 milyon dolar insani yardım açıkladı. Buna tenezzül de züldür. Netanyahu’ya da “Siz bir Yahudi devletisiniz ama aynı zamanda bir demokrasisiniz. ABD gibi siz de teröristlerin kurallarına göre yaşamıyorsunuz. Hukukun üstünlüğüne göre yaşıyorsunuz. Sizi siz yapan şeylerden vazgeçemezsiniz" dedi. Ne kadar dokunaklı! İşgalci, sömürgeci, yerleşimci, ırkçı, şeriatçı, apartheidçi ve Holokost istismarcısı bir rejim için taltif geçidi…
***
İsrailli liderler operasyonun amacını tanımlarken "dümdüz edeceğiz", "sileceğiz", "her şeyi yok edeceğiz", "taş devrine döndüreceğiz" gibi ifadeleri bolca tüketiyor. Liderlerin varmak istediği yeri Tel Aviv’de bir üst geçide asılmış iki pankart özetliyor: "Gazze'de Zafer Resmi: Nüfus Sıfır" ve “Gazze'nin imhası.” Yani hedef yeni bir Nekbe. Bu politika Hamas yokken de vardı. “Bu, ışığın çocukları ile karanlığın çocukları, insanlık ile orman kanunları arasındaki bir mücadeledir" diyerek Gazze’yi vuran Netanyahu alkış topluyor. El Ehli Arap Hastanesi’nin bahçesinde insanlar elleriyle ceset parçalarını toplarken Brandenburg Kapısı’ndan Eyfel Kulesi’ne kadar Avrupa’nın pek çok simgesel mekânında İsrail bayrağı yansıtılıyor.
Dün itibariyle Gazze’de ölenlerin sayısı 3 bin 478’e, yaralananların sayısı 12 bin 65’e ulaştı. Demokrasi liginin küstah efendileri dokunulmazlık içinde icra edilen sömürgeci intikam soykırımının aktif ve pasif ortaklarına dönüşürken mürekkepsiz ve kelimesiz kaldığımızı hissediyor, boğuluyoruz. Tenine göre suçluyu ve suçsuzu tanımlayan eski tarz ırkçılığın çağdaş sürümlerinin tasallutu altındayız. Fakat yüzündeki parıltılı maskeler Filistinlilerin kanlarıyla dökülüyor.
Yazarlar
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin MünirErkeğin kadını ezmesi 22.09.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AcetSon anketler ne diyor? 9.09.2021 Tüm Yazıları

































































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.01.2026
20.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
30.12.2025
26.12.2025
15.12.2025
8.12.2025
26.11.2025
11.11.2025