İhsan DAĞI
Kürt sorunu bu defa çözülebilecek mi? Uzun zamandır bu meselenin siyasal bir zeminde çözülebileceği, çözülmesi gerektiği görüşünde olanlar yeni sürece de heyecanla ve umutla bakıyorlar.
Ancak bir sorun var: Yeni Şafak’tan Yasin Aktay’ın işaret ettiği gibi kamuoyu aşırı uyarılmış milliyetçi bir duygusallıkla da yüklü. Hükümetin de son yıllarda, ‘biz olsak asardık’, ‘Kürt sorunu bitmiştir’ söylemiyle kışkırttığı bir duygu bu. PKK’lı militanlarla poz verdikleri için bazı BDP milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılacağını söyleyen hükümet şimdi PKK’nın lideriyle ‘çözüm’ konuştuğunda uyarılan ve kabartılan duygular hemen ortadan kalkmıyor. Bu belki ‘öteki taraf’ın taleplerini frenleyici bir işlev görüyor, ama aynı biçimde hükümetin de elini bağlıyor. Hatta görüşmeler ilerlediğinde ve bir sonuca yaklaşıldığında hükümeti ‘geri adım’ bile atmaya zorlayabilir.
Dolayısıyla hükümetin bir yandan sert milliyetçi bir söylemle Türk kamuoyunun gazını alıp, aynı anda da Kürt sorununu çözücü girişimler yapabileceği teorisi süreci tıkar, çünkü hükümet kendi oluşturduğu kamuoyunun tutsağı haline gelir, manevra kabiliyetini kaybeder. Vurgunun PKK’nın silah bırakmasına yapılması, sürece Türk kamuoyunun desteğini almak bakımından anlamlı. Basına yansıyan ‘strateji’ye ve bunu tamamlayan Başbakan’ın açıklamalarına göre hedef, PKK’nın silah bırakmasını sağlamak; önce ateşkes, sonra Irak Kürdistan’ına çekilme ve ardından silahsızlanma. Bu yaklaşımda ‘Kürt sorunu’na ilişkin siyasal bir çözüm modeli yok, bırakın Öcalan’ın durumu ve af gibi daha pratik konuları. Başbakan’ın kendi iktidarları döneminde bu iki konuda bir değişiklik olmayacağını kesin bir dille ifade etmesi de kafaları karıştırdı.
PKK’nın silah bırakması için masaya sürülen bir teklif yok mu? PKK’nın silah bırakmaya ikna olmasını ne sağlayacak? Onların silahlarını isterken biz onlara ne vereceğiz? Yoksa kırk yıllık örgüt şimdi durduk yere ‘teslim’ mi olacak? Gerçekçi olalım, dünyanın hiçbir yerinde silahlı bir örgüt durduk yere silah bırakmaz; ya yenmeniz gerek onu, ya da bir anlaşmaya varmanız. Şimdi anlaşma sürecindeyiz.
Ancak bu sürecin de adını ve amacını Kürt sorununu çözmek yerine ‘PKK’ya silah bıraktırmak’ olarak koyduğunuzda bu defa da ‘öte taraf’ın ikna edilmesi zorlaşacak. Eğer mesele daha genel bir ‘çözüm modeli’ çerçevesine oturtulmazsa hükümetin hedefinin sadece PKK’yı tasfiye etmek olduğuna ilişkin zaten var olan algı güçlenecektir. 2009 açılım sürecinde de bu endişe Kürt siyasal hareketinde hükümetin niyetine ilişkin ciddi bir ‘güven bunalımı’na neden olmuştu.
Hükümetin asıl hedefi Kürt sorununu çözmek mi? Yoksa, seçim yılı olan 2014 öncesi PKK’yı ‘eylemsizleştirmek’ mi? Bu sorulara verilen cevaplar Kürt siyasal hareketini tatmin etmeden ve onlarda güven duygusu oluşmadan sürecin ilerleyebileceğini sanmıyorum. 2011 seçimlerinin ardından ateşkesi bitiren PKK hükümetin seçim öncesi kendilerini oyaladıklarını, hatta aldattıklarını iddia etmişti, hatırlayalım... Yeni süreçte de ‘kendi talepleri’nin kısmen de olsa karşılandığını görmeden Türkiye dışına çekilmelerini ve silah bırakmalarını beklemek fazla iyimserlik olur. Çözüm için anlaşabilirsiniz, ama tasfiyeye razı olmazlar. Hükümetin hedefi ne? PKK ve Öcalan neyin peşinde? Orta bir yerde buluşabilirler mi? Ben henüz emin değilim.
Yazarlar
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları





























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
13.01.2025
10.05.2024
11.04.2024
8.04.2024
3.01.2024
25.12.2023
13.12.2023
16.10.2023
9.10.2023
17.06.2023