Murat Sevinç
Türkiye’de çok ilginç, sürpriz, dönüştürücü bir şey pek nadir gerçekleşiyor. Gezi gibi, Adalet Yürüyüşü gibi… Bundan 50-60 yıl öncesinin TBMM tutanaklarını, siyasetçilerin ne üzerine ve hangi üslupla konuştuğuna bakın, fazlasıyla tanıdık gelecektir. Türkiye’de bazı sorun ve tartışmalar, tartışanların tercih ettiği sözcükler dahil, zamanın donup kaldığı hissi yaşatır insana. Bir gün, sanki farklı bir şey olacakmış gibi görünse de kısa sürede başlanan yerden daha geriye gitmek ihtimal dahilinde. Çözüm süreci gibi, örneğin. Bundan sekiz-on yıl önceki atmosferi, iktidarın ve medyanın HDP’lilerle diyaloğunu ve konuşulanları hatırlayalım. Hiç yaşanmamış gibi. Süreci başlatanlar, hiç başlatmamış gibi. Rol alan iktidar mensupları, hiç almamış gibi. Dolmabahçe’deki o toplantı, hiç yapılmamış gibi.
Bir pazartesi günüydü sanırım, Boğaziçi’nde öğrenciler teneffüs haklarından fedakârlık yapıp dersi biraz erken bitirmemi talep etti, nedenini sorduğumda, ‘cumhurbaşkanı adayı’ Selahattin Demirtaş’ın kampüse geleceğini söylediler. Sınıfta 100’ün üzerinde öğrenci vardı, her görüşten, hemen hepsi Demirtaş dinlemeye gitti. Başka bir çağdan söz ediyorum sanki. Şimdi o Boğaziçi’nin haline, yapılanlara bakın, akıl almaz işler oluyor, neredeyse kapı tokmağına soruşturma açılıyor.
Son günlerdeki tartışmayı işitmeyen yoktur. Bir CHP’li, bir TV programında, olası iktidar değişikliğinde HDP’ye bakanlık verilip verilmeyeceğine ilişkin soru yöneltilince, HDP’nin parlamentodaki partilerden biri olduğunu ve diğerleri gibi onların da bakan olabileceğini söylemiş. Bunun üzerine İYİP’li kimi vekiller tepki gösterdi. O vekillerden biri, İçişleri bakanının İYİP şubesi, daha önce de HDP’lilerin isimlerinin onlara layık olmadığını, Selahattin, Sırrı, Fatma, Emine gibi isimleri HDP’lilere ‘çok gördüğünü’ açıklamıştı. Bu vekile, burası Türkiye olduğu için yeteri kadar tepki gösterilmemiş, muhtemelen ülkenin ‘aydınlık yüzüne’ halel gelsin istenmemişti. Nitekim o esnada bir MHP’li vekil de, HDP’lilerin ‘kâmilen itlaf edilmesi’ gerektiğini ilan ediyordu. Yeri gelmişken, ABD, Fransa ve Almanya gibi ülkelerde ırkçılık olması fena bir şey, bizde yok neyse ki.
Çok mu sürpriz bu ifadeler, olur mu hiç, gidelim 12 Mart 1971 sonrası günlere, ilk kapatılan partilerden biri TİP’ti. Sosyalistlikten filan değil, bir kongresinde, mealen “Türkiye’de Kürtler de yaşıyor ve bazı sorunlar var” dendiği için, aceleyle dava açıldı ve iki ayı bulmadan kapatıldı parti. Rekor sürede, büyük telaşla. Sonrakilerin başına da aynı şey geldi.
Ne ki şu Kürt sorunu, hiç anlamıyorum, ne ister Kürtler? Konu ‘feodal kalıntılar’ değil miydi? Yeteri kadar yatırım yapılsa? E Özal, Kürt değil mi? Sizin Kürt arkadaşınız yok mu?
Kürt sorunu başlığı altında günlerce yazılıp çizilebilir, ama konunun tarihini bilip bilmemek bir yana, bazı ufak tefek gözlemler de sorunun ‘aslında’ ne olduğunun anlaşılmasına yardım eder. Yukarıda hatırlattığım örnekler bunun içindi. Birkaç yıl devam eden bir çözüm süreci hiç yaşanmamış gibi yapılabiliyor. Ya da biri çıkıp olanca münasebetsizliğiyle, ülkedeki bir kesim yurttaşa onların ismini layık görmediğini söyleyebiliyor. Mesele bu. Hak ve özgürlükler düzeni, hukuk uygulamaları vs. eninde sonunda bir düşünceyi, siyasi kararı izler; Türkiye’de mahkemelerin tanık olduğumuz şu kararları verebilmesinin nedeni ‘yasa’ değil, söz konusu milletvekili ve muadili bıyıklıların zihniyeti, o zihniyetin gördüğü açık ya da zımni kabul.
Bölük pörçük yazıyorum, farkındayım, aynı şekilde devam edecek, böyle bir yazı bugünkü.
Çözüm sürecinin sona ermesine yakın, şöyle bir şey yaşamıştık Mülkiye’de. Yanlış hatırlamıyorsam vize sınavının telafisi yoktu, öğrenci girmediğinde epeyce sorun yaşıyordu. Belli aralıklarla, ortada fol ve yumurta da yokken, bazı Kürt/HDP’li öğrenciler kampüs çıkışı ya da yakın bir yerlerde gözaltına alınıp birkaç gün sonra serbest bırakılıyormuş, bir zaman sonra öğrendim. Meğer vize haftalarına özgü bir uygulamaymış bu. Böylece, bir-iki vizeye girmeleri engelleniyordu! Anlayacağınız birileri onlara ‘vize’ sınavını çok görüyordu. Aman canım bu Kürtler de ne istiyor böyle? Ah, bak gördünüz mü, kimlikçilik yaptım yine, hay Allah…
Çözüm sürecinin, bir başka söyleyişle ‘birilerinin içinde çözüm sözcüğü geçen bir dönem başlatmasının’ değerini biliyor, ancak umutlanmıyordum o günlerde. Hayır, yalnızca siyasal İslamcılara yönelik güvensizlikten değil. Aksine, bir sorun hiç umulmadık ittifaklarla da çözülebilir. Örneğin, İspanya’da Franco’nun ölümü ardından başlayan yeni anayasa-idari dönüşüm aşamasının mimarlarından başbakan Suarez, eski rejimin has adamlarındandı ve başbakanlığında sosyalist Gonzales’le işbirliği yaparak ülkeyi düze çıkardılar. Çünkü düze çıkarmayı istiyorlardı, mesele bu. Bizdeki süreçteyse, her şeyi kontrol etmek isteyen, daha doğrusu malum ihale düzeninde başka bir şansı olmayan bir iktidarın, çözümü yerelin güçlenmesinde olan bir sorunun üstesinden gelme ihtimalinin bulunmadığı kanısındaydım.
Her neyse, konu bu değil… Sonunda iyi bir şey başlamıştı ve hiç yoktan iyiydi. Süreç devam ederken, okul bahçesinde sohbet ettiğim bir Kürt öğrenciye, tartışmanın hararetiyle olsa gerek, “Yahu sen/siz, şimdi bu iktidarın işin sonunu getireceğine inanıyor musun hakikaten” diye sorunca, öğrencim beni gayet güzel kendime getirmişti: “Vallahi hocam çocuk değiliz, pek inandığımız yok da, bizim şehirde bir-iki yıldır silah patlamıyor, biraz gün yüzü gördük.” Kürt sorunu nedir? İşte bak, o öğrencinin söylediğidir, kim ister huzursuz bir hayat, öyle tepeden konuşmakla olmuyor demek ki. Hele ki müteahhit kılıklı bıyıklıların hezeyanlarıyla, hiç olmuyor.
HDP eninde sonunda bir siyasi parti. Diğerleri kadar yasal, meşru ve TBMM’de. Milyonlarca oy aldı, alıyor. Oy verenler Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı, vergi veriyor. Partiler, temsil ettiklerinden ayrı düşünülmez. Haklarında yapılan hiçbir yorum, partilerin kalabalıkça bir kesim yurttaşı temsil ettiği, o insanların/yurttaşın ‘tercihi’ olduğunu gerçeğini değiştirmiyor. HDP de, diğer partiler gibi, bir binadan, çeşitli parti görevlerinden, il ve ilçe teşkilatlarından ibaret değil.
Hiç kimse bir diğeriyle ittifak kurmak, masaya oturmak ya da o partinin siyasetini benimsemek zorunda değil kuşkusuz. Adı üzerinde, siyaset, sonu olmayacak bir mücadele alanı. Hâlihazırdaki ittifaklar da daha ziyade seçime (ve belki seçim sonrası muhtemel sistem değişikliğine) yönelik zorunlu birliktelikler ve elbette günü gelince herkes kendi yoluna gidecek, olması gereken de bu, Katolik nikahından söz etmiyoruz. Ayrıca, şu sıralar olup bitenin, restleşmelerin bir kısmının gerekçesi ideolojik saiklerse, birazı da seçim geriliminden kaynaklanıyor. “Aman, kararsız seçmeni kaçırmayalım” kaygısından. Bunların tümü tahmin edilebilir.
Buna mukabil, eğer milyonlarca oy alan bir partiden söz ediyorsak, onunla masaya oturma ihtimali olabildiğince keskin bir üslupla dışlanırken, o partinin bina ve yöneticilerinden ibaret görülemeyeceği, milyonların tercihi olduğu gerçeği unutulmamalı. “HDP ile selamlaşmam” diyen biri, “Yaklaşık yedi milyon yurttaş, onların talep ve özlemleri, tercihleri umurumda değil” demiş oluyor. Bu durum olağan görünüyor mu? İkinci bir ihtimalse, o milyonların HDP tarafından kandırıldığını varsaymak. Doğrusu, fazlaca Kenan Evren tarzı olur bu. Malum, Evren ve şürekası için masum-saf işçi, köylü ve memurlarımız, ‘sapkın’ ideolojileri benimsemiş parti, örgüt ve sendikalar tarafından kandırılıp kötü yola düşürülmüştür!
HDP’liler ‘o akşam’ TV’de okutulan Öcalan mektubunu dikkate alıp sandığa gitmeseydi büyük şehirler kazanılamazdı, HDP’liler “Başkan yaptırmayacağız” demese hiçbiri cezaevinde olmazdı (hatta belki bakan olmuşlardı!), HDP muhtemel adaya destek vermezse önümüzdeki seçim de kazanılamaz, vesaire, vesaire… Hepsi doğru. Buna mukabil ‘HDP’nin oyuna muhtaçlar’ vs. gibi bir tartışmayı buraya taşımak istemiyorum, ayıp buluyorum. ‘Kelleden’ değil, insandan, yurttaştan söz ediyoruz. Velev ki iki ittifak da HDP’nin oyuna gereksinim duymasaydı, bu durumda milyonlarca yurttaşın tercihini yok saymak normal mi kabul edilecekti?
HDP seçmeni HDP’ye zimmetli değil, doğru. Peki İYİP ya da bir diğer partinin seçmeni? Seçmen insandır, yurttaştır, önüne sandık konulduğunda oy veren ve başkaca derdi tasası olmayan bir mahluk değil. Siyasetçiler partilerden söz ederken, onları tercih eden yurttaş kesimlerine, ülkenin ve insanın geleceğine ilişkin bir şey söylüyor. Her konuşanın, bu sorumluluğu hissederek davranmasında yarar var.
Bir de, tüm muhalif siyasetçilere, ülke ve yaşamı kendi dünyalarından ibaret görmemeleri gerektiğini, yoksulluk ve lümpenlikle boğuşan milyonlarca yurttaşın canının burnunda olduğunu, hiç kimsenin bir diğerinin afra tafrasını çekecek hali kalmadığını, bıkıp usanmadan hatırlatmak gerekiyor, belli ki. Onların baktığı zaviyeden, halimiz yeteri kadar açık görünmüyor olabilir.
Yazı önerisi: Tarihçi Ali Yaycıoğlu’nun, ’26-30 Ağustos ve Türk Devrimi Analizi’ başlıklı yazısı.
Yazarlar
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları






























































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
4.02.2026
10.01.2026
5.01.2026
29.12.2025
7.12.2025
23.11.2025
21.11.2025
14.11.2025
30.10.2025
26.10.2025