Akın ÖZÇER
12 Eylül’den itibaren geçen 45 yıllık sürede PKK terörüyle mücadelede ciddi yanlışlıkların yapıldığı görülüyor. Bu yanlışlıklarda darbeci askerler, vesayet odaklarının yanı sıra bugünkü iktidar partileri de dahil tüm siyasi partilerin bir ölçüde payı olduğunu kabul etmek gerekir.
12 Mayıs’ta silah bıraktığını ve kendini ikinci kez (ilki 2002) feshettiğini açıklamış olan PKK’ya mensup 15’i kadın 30 terör örgütü mensubu, düzenlenen törenle, Casene Mağarası önünde silahlarını sembolik olarak ateşe verdi. ABD Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Thomas Barack da aşağı yukarı eşzamanlı olarak New-York’ta düzenlenen basın toplantısında, “YPG, terör örgütü PKK'nın türevidir” ve “DEAŞ’la mücadele için ittifak kurduğumuz YPG’ye devlet içinde kendi bağımsız yönetimlerini kurma hakkını borçlu değiliz” açıklamasını yaptı. Bu, olumlu bir açıklama ama PKK’nın başka isimle tekrar faaliyete geçmesi artık Türkiye’nin değil ABD’nin elinde.
ABD’ne bu konuda ne kadar güvenileceği ise büyük bir soru işareti. Anımsarsanız, Birinci Körfez Savaşı ertesinde, İncirlik’ten kalkan Çekiç Güç’e ait bir helikopterin 27 balya yardım malzemesini Cudi Dağı’na attığı ve 45 PKK’lı tarafından eşeklere yüklendiği fotoğraflarla belgelenmişti. Bu belgeleri teslim alan Orgeneral Eşref Bitlis şüpheli bir uçak kazasında yaşamını yitirirken, teslim eden Binbaşı Cem Ersever de bölgede ölü bulunmuştu.
Tarihi Hatalar
Sayın Cumhurbaşkanı, 12 Temmuz’da Kızılcahamam’da yaptığı konuşmasının satır arasında, devletin PKK ile mücadeledeki hatalarına değindi. PKK’nın 1984’teki ilk eyleminden sonra iktidar olan hükümetlerin terörün kökünü kazıyacağını söylediğini ama başarılı olamadığını belirtti. Bunda devletin bazı yanlış uygulamalarının payı olduğuna işaretle, “ Beyaz Toroslar, faili meçhuller, Diyarbakır Cezaevi” örneklerini verdi. ” Yakılan köyler, bir gecede göçe zorlanan insanlar, evladıyla cezaevinde Kürtçe konuşamayan analar” diye devam etti. Hukuk ve meşruiyet dışı mücadele yöntemlerinin terörü bitirmek yerine tam tersini körüklediğine işaret etti. Bu tespitlere katılmamak elbette mümkün değil ama çok daha fazlası var.
Kürtçe yasağı konusunda, bu topluma Kürtlerin “Dağ Türkleri” olduğu, karda yürürken çıkan “kart, kurt” sesleri nedeniyle onlara Kürt denildiği gibi saçmalıklar anlatıldı. Evren bu yasağın ne kadar yanlış olduğunu ancak yıllar sonra anladığını itiraf etti. Terör patlak verdiğinde bölge halkı dilini yasaklayan devletle bağımsız Kürt devleti vaat eden PKK arasında sıkışıp kalmış; devletin terörün yanı sıra nur topu gibi bir de Kürt sorunu olmuştu. Gerçi bu yoktan var olmayan eski bir sorun ama ayrı bir tartışma konusu.
Terörle mücadelede en etkin yöntemin, İngiliz Profesör Paul Wilkinson’un 70’lerde geliştirdiği model olduğuna kuşku yok. Buna göre, devletin terörün içinden çıktığı bölgeye yönelik olarak öncelikle salt kaba kuvvete dayalı önlemlerden kaçınması ve bölge halkının temel hak ve özgürlüklerine saygı göstermesi gerekiyor. Gerçek şu ki kaba kuvvet, terörle bağı olmayan insanları da olumsuz yönde etkileyeceği için tepkiyle karşılanıyor ve insan hakları ihlalleri vuku buldukça bölge halkını terör örgütüne yaklaştırıyor. Bölge halkını devletin yanına çekmenin yolu, ana dillerini yasaklamak şöyle dursun, geliştirmelerine fırsat vermek, varsa özerklik, federalizm veya İspanya’da olduğu gibi bağımsızlık yanlısı siyasi partiler dahil teröre karşı çıkan herkesi bir araya getirmek. Bunun için evrensel kriterlere uygun bir demokratik hukuk devleti olmak gerekiyor elbette.
Tüm terörün sonlandırılması süreçlerinde olduğu gibi topluma yeniden kazandırmayla ilgili yasal düzenlemeler yapılması gerekecek. Bu düzenlemelerin İspanya’da olduğu gibi çoktan yapılarak silah bırakmayı da özendiren bir faktör olarak TCK’da yer alması gerekir.
Helsinki Zirvesi’nden sonra kaçan fırsat
PKK lideri Öcalan’ın yakalanıp Türkiye’ye getirilmesiyle terör örgütü bitme noktasına gelmişti. Aynı yılın sonunda yapılan Helsinki Zirvesi’nde Türkiye’nin resmen AB üyeliğine aday ülke ilan edilmesiyle, müzakereler için ön koşul olan Kopenhag siyasi kriterlerini anayasal ve yasal reformlarla karşılayarak hem paralize olmuş PKK’yı bitirmek hem de bazı siyasi partilerin inkâr ettiği Kürt sorununu çözmek mümkündü.
Kürt sorununu çözmek için bir özerklikler devleti olan İspanya’nın değil ama ülkesinde azınlık tanımayan üniter devlet olarak Fransa örnek alınabilirdi. Geçen yazımda söz ettiğim “Farklılık hakkı (Droit à la différence)” ışığında bir çözüm üretilebilirdi. Şükrü Elekdağ “kapsayıcı anayasal vatandaşlık” başlıklı yazısında bunun yolunu da ortaya koymuştu: “Türkiye’de farklılık hakkının benimsenmesi halinde, düşünce, anlatım ve örgütlenme özgürlüğü önündeki tüm kısıtlamaların, ülkemizdeki farklılık oluşturan unsurların özgürlüklerini de içerecek şekilde kaldırılması gerekecektir. Böylece, Lozan Antlaşması'nın 39. madde ve 4. fıkrasında ifadesini bulan herkesin dilediği dilde yayın dahil anlatım hakkı sağlanacak, 40. maddesi ile Müslüman olmayan azınlıklara tanınmış kendi dilinde öğretim ve eğitim hakları herkesi kapsayacak şekilde genişletilebilecektir.”
Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Lausanne Antlaşması’nın 39. maddesinin 4 ve 5. fıkraları şöyle:
“Herhangi bir Türk yurttaşının gerek özel ya da ticaret ilişkilerinde, gerek din, basın ya da her türlü yayın konusunda ve gerek toplantılarda herhangi bir dili serbestçe kullanmasına karşı hiçbir sınır konulmayacaktır.
Resmi dilin varlığı kuşkusuz olmakla birlikte, Türkçeden başka dil ile konuşan Türk yurttaşlarına yargıçlar önünde kendi dillerini sözlü olarak kullanabilmeleri için gerekli kolaylıklar gösterilecektir.”
Bu fıkraların, Antlaşma’nın “Azınlıkların Korunması” başlıklı 3. Kesiminde yer alan maddelerinin içinde yer alması, sadece Türkiye’nin resmen tanıdığı Müslüman olmayan yurttaşlarıyla ilgili değil. Yukarıdaki iki fıkra tüm Türk yurttaşlarını kapsıyor.
Buna karşılık Elekdağ’ın işaret ettiği 40. madde sadece Müslüman olmayan yurttaşlarla ilgili olmakla birlikte, “öteki Türk yurttaşlarıyla” eşitliği sağlamaya yönelik. Elekdağ, azınlık mensubu olmadığı ve “öteki Türk yurttaşları” kavramı içinde yer aldığı için Kürtlerin azınlık mensuplarına tanınan haklara Türk yurttaşları olarak zaten sahip olmaları gerektiğini söylüyor.
Elekdağ, AB siyasi kriterlerinin karşılanması için sivil bürokrasinin hazırladığı İHKÜK (İnsan Hakları Koordinasyon Üst Kurulu) raporunun “Mayıs’ta hazırlanan taslağı ile Haziran başında ortaya çıkan nihai şekli arasında önemli bir fark var. Taslaktaki, azınlık haklarının korunmasına ilişkin "kapsayıcı anayasal vatandaşlık" kavramı ile "dil yasağının Anayasa'dan çıkarılması" önerileri nihai raporda yer almıyor. Bu önerilerin, Milli Güvenlik Kurulu (MGK) Genel Sekreterliği'nin girişimiyle metinden çıkarılmış olduğu biliniyor” diye yazıyor. Söz konusu Kurul’un bir üyesi olarak MGK Genel Sekreterliği’nin toplantılarda ve ardından özel olarak, özellikle dil ve Kürtçe televizyon konusunda yaptığı baskıları yaşamış birisiyim.
AB Konseyi, Kürt sorununun çözümüne ilişkin eksikliklere karşın anayasa ve yasa değişiklikleriyle siyasi kriterleri karşıladığımıza hükmetmiş ve “müzakere eden aday ülke”konumuna gelmemizi sağlamıştı. Ne var ki 2002’de kendini fesheden PKK isim değişiklikleriyle varlığını sürdürmüş, 2005’te yeniden PKK ismine geri dönmüş ve aynı yıl oluşturulan KCK (Kürdistan Topluluklar Birliği) içinde yerini almıştı. Bu, Öcalan’ın yargılanmasına koşut olarak devletin PKK’nın militanlarına yönelik herhangi bir eve dönüş uygulaması bulunmamasının sonucuydu. Bu eksiklik daha sonra Çözüm Süreci ile giderilmeye çalışıldıysa da süreçte yapılan yanlışlıklar ve ABD’nin PKK’yı Suriye ve Irak’ı yeniden dizaynında silahlı bir güç olarak kullanma arzusu nedeniyle başarılı olamadı.
Komisyonun ihtiyaçları
Cumhurbaşkanı bundan sonra yapılacaklarla ilgili olarak, “Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bir komisyon kurulacak, sürecin yasal ihtiyaçlarını Meclis çatışması altında konuşmaya başlayacağız” dedi. Ama sürecin neye ihtiyacı olduğu belli. İlk başta DEM Parti ve CHP’yi ilgilendiren idari kayyım atamalarına son verilmesi şart. Daha önemlisi bir süredir maalesef gerektiği gibi uygulanmadığı gözlenen temel hak ve özgürlüklerle ilgili bazı anayasa maddelerinin, 11. madde uyarınca hayata geçirilmesi gerekiyor. Bu maddeler arasında siyasi kriterleri karşılamak için 2001’de gerçekleştirilmiş olanlar da var. Bu durum, Türkiye’yi temel hak ve özgürlükler alanında sadece AB değil, kurucu üyesi olduğumuz AK üyelik kriterlerinin bile gerisine düşürüyor.
Müzakere konusu olamayacak bu konularda komisyonu beklemeden adım atılması cezaevlerinde tutuklu ve hükümlü kişiler açısından acil görünüyor. Ayrıca, tüm terörün sonlandırılması süreçlerinde olduğu gibi topluma yeniden kazandırmayla ilgili yasal düzenlemeler yapılması gerekecek. Bu düzenlemelerin İspanya’da olduğu gibi çoktan yapılarak silah bırakmayı da özendiren bir faktör olarak TCK’da yer alması gerekir.
Sonuç olarak, 12 Eylül’den itibaren geçen 45 yıllık sürede PKK terörüyle mücadelede ciddi yanlışlıkların yapıldığı görülüyor. Bu yanlışlıklarda darbeci askerler, vesayet odaklarının yanı sıra bugünkü iktidar partileri de dahil tüm siyasi partilerin bir ölçüde payı olduğunu kabul etmek gerekir.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin MünirErkeğin kadını ezmesi 22.09.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AcetSon anketler ne diyor? 9.09.2021 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZKONYA KATLİAMI VE GAZETECİLİK MESLEĞİ ÜZERİNE 2.08.2021 Tüm Yazıları
-
Yasin AKTAYTaliban’ın inancıyla ters olma arzusu 26.07.2021 Tüm Yazıları



































































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2026
26.01.2026
15.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
29.12.2025
21.12.2025
13.12.2025
6.12.2025
1.12.2025