Akın ÖZÇER
Bu soruyu öteden beri yanıtlamaya çalışıyor, zaman, zaman güncel gelişmeler çerçevesinde tespitlerimi yapıyorum. Dile getirdiklerim kişisel görüşlerimdir, paylaşılır ya da eleştirilir, bu son derece doğal. Ama hep söylediğim taraflı, tarafsız herkesin kabul ettiği bir gerçek de var. O da CHP’nin bir türlü iktidar alternatifi bir ana muhalefet partisi olamaması. Bir değil, iki değil, üç değil, ana muhalefet partisinin bugüne kadar girdiği tüm seçimlerde aldığı oy oranı yüzde 25-28 bandına sıkışmış durumda. Hem de AK Parti’nin bunca yıl iktidarda kalmasının yol açtığı doğal yıpranmaya karşın.
Bu itibarla, başlıkta yönelttiğim soruyu öncelikle CHP kurmaylarının yanıtlaması, çok daha önemlisi partinin seçmen nezdinde yeterli destek görmeyen politikalarında değişim yapmaları gerekiyor. Bu değişimin başında, AK Parti’nin bugüne kadarki bilançosunun genelde başarılı olduğunun kabulü geliyor. Çünkü bu da, son dönemde Erdoğan karşıtı çizgisiyle öne çıkan Fransız Le Monde’ un bir önceki yazımda atıfta bulunduğum “Türkiye’nin tek efendisi” (Erdogan, seul maître en Turquie) başlıklı başyazısında olduğu gibi, taraflı, tarafsız herkesin kabul ettiği bir başka gerçek.
Bir siyasi parti, kişi başına düşen milli gelirin üçe katlandığı, Anayasa’nın 2. maddesindeki sosyal devlet ilkesinin önemli ölçüde hayata geçirildiği Türkiye’de son 14 yılda “17 milyon yoksul yaratıldığı” söylemiyle iktidar alternatifi olabilir mi? Hem de bu siyasi parti geçmişte bu konularda pek de başarılı bir icraatta bulunamamışsa. Yapılması gereken, siyasi rakibinin başarısını teslim etmek ve bundan daha fazlasının, geçmişte Tansu Çiller’in “iki anahtar” formülünde olduğu gibi sanal olarak değil belki ama gerçekçi biçimde nasıl yapılabileceğini ortaya koymaktır elbette.
Kabul etmek gerekir ki Türkiye’de artık olmayacak şeyler vaat ederek, altı doldurulmayan söylemlerde bulunarak ve siyasi rakibini aslı astarı olmayan iddialarla yıpratarak seçmenden destek almak mümkün değil. Ama Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nun bugüne kadar dile getirdiği görüşleri tarafsız bir gözlemci olarak değerlendirdiğimde, CHP’nin böyle yapmaktan hiç vazgeçmediğini ve sandıktaki başarısızlığını da seçmenin cehaletine bağlamayı sürdürdüğünü görüyorum. Sayın Kılıçdaroğlu, söz gelimi 10 Mayısta Grup toplantısında yaptığı konuşmada kemik seçmeni dışında da kimseyi ikna etmeyecek şeyler söylemeyi sürdürüyor.
Oysa Sayın Kılıçdaroğlu’nun yeni seçmen kazanmak için, bir kere yalan olduğu Kilis’e atılan roket ve bombalardan anlaşılan IŞİD’in AK Parti hükümeti tarafından desteklendiği iddiasına bel bağlamaktan artık vazgeçmesi gerekiyor. Ama önceki günkü toplantıda da uzun, uzun dile getirdiği gibi, hâlâ o TIR’larda silahlar olduğunu ve silahların da Türkmenlere gitmediğini söylüyor. AK Parti’yi yıpratacağı düşüncesiyle yapıyor belki ama bu şekilde Batı medyasının Türkiye’nin yıpratılması kampanyasına da hizmet etmiş oluyor. Özünde öyle mantıksız bir iddia ki bu, Bekir Bozdağ’ın şu sözlerine hak vermek için AK Partili olmak da gerekmiyor: “Türkiye'nin dört bir yanında Daesh terör örgütü canlı bombalarıyla, başka tür teröristleriyle eylemler yapacak, onun arkasında Türkiye Cumhuriyeti Devleti olacak. Her gün Kilis'e Daesh terör örgütü bomba atacak, onun arkasında Türkiye Cumhuriyeti Devleti olacak. Böyle bir saçmalık olabilir mi? "
Sayın Kılıçdaroğlu, bir yandan IŞİD’e yardım iddiasını gündemde tutarken, öte yandan hükümetin Daesh’in hedefindeki Kilis’le ilgilenmediği temasını işliyor. “Kilis süratle Suriyelileşiyor” diyor ve Avrupa’daki aşırı Sağ partilere özgü göçmen karşıtlığı kokan şu cümlelerle devam ediyor: “ Suriyelilerin nüfusu Kilislilerden fazla ve Kilis’te yaşayan vatandaşlarımızın yüzde 20-25’i göç etmek zorunda kaldı. Onlar göç ediyorlar, Suriyeliler oraya yerleşiyorlar. Peki, nereye kadar gidecek bu?”
AK Parti’yi “yanlış dış politika” izlemekle suçlayan CHP’nin Suriye’de Esat rejimine yakın bir duruşu var. Kemik seçmeni, bu duruş nedeniyle, Suriye’de olup bitenlerden bu politikayı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı sorumlu tutuyor. Onlara göre 500 bin vatandaşını katletmiş, 12 milyonunu evlerinden barklarından etmiş, 5 milyonunu mülteci konumuna düşürmüş olan Esat değil de Erdoğan. Bu mantıksızlığı kabul etmeyen seçmen de cahil muamelesi görüyor. CHP, Erdoğan nefreti zekâlarını gölgelememiş olan sağduyulu seçmenden bu politikasıyla oy alamaz elbette.
Sayın Kılıçdaroğlu’nun, yeni seçmen kazanmak için ayrıca altını dolduramadığı, içi boş, hatta yanlış şeyler söylememesi de gerekiyor. Örneğin önceki günkü grup toplantısında başkanlık sistemi hakkında sarf ettiği “başkanlık bölücülüktür arkadaşlar, kimse unutmasın, başkanlık bölücülüktür” sözü doğru değil. Aynı şeyi iki kez yinelemek doğru olduğunu göstermez. ABD başta olmak üzere dünyada birçok demokratik ülke halen bu sistemle yönetilirken, böylesine baştan savma sözlerle meşru bir devlet sistemine karşı çıkılabilir mi?
Keşke Sayın Kılıçdaroğlu’nun konuyla ilgili sözleri bu kadarla sınırlı kalsaydı. CHP Genel Başkanı ertesi gün katıldığı TOBB Genel Kurulu’nda keşke şu talihsiz sözleri söylemeseydi: “Anayasa'yı değiştirelim; ne için? 'Başkanlık sistemini getireceğiz'. Bir kişi konuşacak, Türkiye susacak. Bir kişi konuşacak, hâkim ona göre karar verecek. Bir kişi konuşacak, ona göre milletvekili listeleri hazırlanacak. Böyle bir başkanlık sistemini kan dökmeden bu ülkede gerçekleştiremezsiniz. Açık ve net". Başkanlık sisteminin Türkiye’de halkoyuyla kabulü halinde kan dökülür demek bir ana muhalefet liderine yakışıyor mu? Parlamentarizmi savunursunuz tabii ama bu konu referanduma götürülürse halkın vereceği karara saygı göstermek yerine şiddet çağrısında bulunabilir misiniz?
Aslında Kılıçdaroğlu, bu konuya Davutoğlu’nun Cumhurbaşkanı’nın müdahalesiyle Genel Başkanlık ve Başbakanlıktan ayrılmak zorunda kalmasını eleştirerek giriyor. Bunun seçmen iradesine karşı bir müdahale olduğunu, 23 milyonun oyunun çöpe gitmesi anlamına geldiğini söylüyor. Peki, ama Yeni Anayasa ile ilgili referandumdan çıkacak başkanlık lehine bir sonucun kan dökülmesine yol açacağını söylemek çok daha fazla oyun çöpe atılması bir yana bir bakıma demokrasinin askıya alınması anlamına da gelmiyor mu?
Kılıçdaroğlu’nun TOBB Genel Kurulu’ndaki yukarıdaki sözleri aslında demokrasi söyleminin içinin ne kadar boş olduğunun somut bir göstergesini oluşturuyor. Grup toplantısında sarf ettiği şu sözlerin bundan böyle bir inandırıcılığı olabilir mi? “Türkiye maalesef, üzülerek ifade edeyim, demokrasi standartları gittikçe düşen bir ülke konumuna hızla gidiyor. Böyle bir tablo yıllardır mücadelesini verdiğimiz, demokrasi kültürümüzün zenginleştirilmesi yolunda yıllardır mücadelesini verdiğimiz bir süreci zayıflatıyor.”
Kaldı ki Genel Kurul’da sarf ettiği şu sözler de gerçekleri yansıtmıyor: “2002'de Türkiye'nin bir temel sorunu vardı. O da ekonomiydi. En temel sorun ekonomide yatıyordu. Geldik 14 yıl sonraya. Bugün Türkiye'nin 5 temel sorun alanı var. Bir, ekonomi. İki, demokrasi. Üç, dış politika, dört, eğitim, beş, toplumsal barışımız. Bir temel sorunumuz vardı, şimdi beş temel sorunumuz var". Türkiye’de 2002 krizini yaşamış olan bizler gibi, bu sözlerin tümüyle yalan olduğunu bilen milyonlarca seçmen var.
Kılıçdaroğlu’nun CHP’yi “demokrasi mücadelesi veren ve bu mücadeleyi güçlendirerek sürdürecek” bir parti olarak takdim etmesi inandırıcı değil. Keşke öyle olsaydı ve geçen yasama döneminde TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nda önerdiği maddelerle bunu ispatlasaydı. Oysa Kılıçdaroğlu geçenlerde yinelediği gibi, o zaman da 82 Anayasası’nın ilk 4 maddesine ilişkin kırmızıçizgilerini koruyordu. Konuyla ilgili yazılarımda defalarca altını çizdiğim gibi, ilk 4 madde korunarak demokrasiyi önceleyen bir siyasi parti olunamaz. Eğer Anayasa’yı darbe hukukundan ayıklamayı içtenlikle savunuyorsanız, “demokratik, laik ve sosyal hukuk devletine” “milliyetçi” sıfatı eklenmesi başta olmak üzere, bu maddelerin darbeci generallerinin kurucu iradesini temsil eden yerlerine dokunmak zorundasınız.
Türkiye’nin yakın siyasi tarihi, cahil olmakla aşağılan halkının çoğunluğunun darbelerle önü kesilen siyasi partilere ve politikalarına her seferinde daha çok destek verdiğini gösteriyor. CHP’nin iktidar alternatifi olmak için öncelikle bu gerçeği göz önüne alan tutarlı politikalar üretmesi gerekiyor. Bu, kapsamlı bir değişim gerektirdiği için söylendiği kadar kolay değil aslında ama CHP ana muhalefet olarak varlığını sürdürebilmek için bile bu değişimi geçirmek zorunda.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin MünirErkeğin kadını ezmesi 22.09.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AcetSon anketler ne diyor? 9.09.2021 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZKONYA KATLİAMI VE GAZETECİLİK MESLEĞİ ÜZERİNE 2.08.2021 Tüm Yazıları
-
Yasin AKTAYTaliban’ın inancıyla ters olma arzusu 26.07.2021 Tüm Yazıları



































































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2026
26.01.2026
15.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
29.12.2025
21.12.2025
13.12.2025
6.12.2025
1.12.2025