Ceren KENAR
İran devrimi sonrasında kurulan Humeyni rejimi bölge için ne kadar büyük bir şanssızlıksa, Saddam için bir o kadar büyük bir şanstı.
İran devrimi sonrasında Batı kamuoyu için “makbul şeytan” hatta “gerekli şeytan” statüsünü elde etti. O dönem görevde olan bir Amerikalı yetkilinin ifadesi, Amerika'nın politikasını özetliyordu: “Tabii ki bu kadar manyak olan biri ile çalışmak istemezdik, ama elimizde ne varsa onunla çalışmak zorundayız.”
Saddam'ın milyonlarca kişinin hayatından sorumlu olan ve kimyasal ve biyolojik silahlar da içeren, askerî gücünü, 2004 yılında kendisini deviren Irak müdahalesinin fikir ve icraat babalarından olan Donald Rumsfeld'e borçlu olması Orta Doğu'nun en tuhaf ve trajik ironilerinden biridir.
Amerika 1979 yılında beklenmedik bir şekilde bölgedeki en sadık müttefiki İran'ı, öfkeli devrimcilere kaybetti. Petrol zengini ve Orta Doğu'nun en etkin ülkelerinden biri İran'ın kaybı Amerika için zor soruları da beraberinde getiriyordu.
20. yy'ın en uzun süren konvansiyonel savaşının (1980-1988) kazananı olmayacaktı ve geride bir milyondan fazla ölü bırakacaktı...
İlginçtir, ilk zamanlarında İran devrimini alkışlamıştı Saddam. Şah hem devrimcilerin hem de Saddam'ın ortak düşmanıydı. Lakin iki ülke sınırındaki ufak düzeyde çatışmalar Humeyni'yi kızdırmış ve Irak halkını Saddam rejimini devirerek "İslami devrim" yapma çağrısı yapmaya itmişti. Arap dünyasının lideri olmak ve bu payeyi Mısır'ın elinden almak isteyen Saddam “fırsatı” görmüştü. İran'ın petrol rezervlerine konmak hayali Saddam için önemli bir motivasyondu. Batı kamuoyunun ve Körfez'in desteği ile, devrim sonrası sendeleyen İran'ı savaş alanında hızla yenebileceğini düşündü. Hali hazırda Sovyet ve Fransız silahları ile güçlendirmiş olduğu ordusuna daha sonra Amerikan yardımı da eklenecekti.
Sınır çatışmaları, karşılıklı provokasyon ve suikast girişimleri ile hazırlanan savaş, 22 Eylül 1980'de Irak hava kuvvetlerinin saldırısı ile başladı.
8-9 yıl süren savaş Saddam için kendi ülkesinde tehdit gördüğü unsurları tasfiye etmek için muazzam bir imkân sağlıyordu. İlk olarak hedefinde Kürtler vardı.
Kimseler Irak’ın içinde olup bitene bakmıyorken, Saddam 1986 yılında kuzeni Ali Hasan el-Macid’e bir misyon verdi. Misyonun amacı savaş sonrası Saddam’ın huzurunu bozma ihtimali olan grupların savaş bitmeden pasifize edilmesiydi. Misyonun amacı soykırımdı. Daha sonra “Kimyasal Ali” lakabı ile anılacak olan el-Macid’in önderliğindeki misyonun ismi -günahın üzerine günah eklemek için olsa gerek- Kur’an’dan seçildi. Bedir Savaşından sonra inmiş olan "Enfal" suresinin ismi, bu korkunç operasyon için uygun görüldü. Kürtler'in yanı sıra operasyon Türkmen, Süryani, Yezidi, Yahudi, Mandeanlar'ı da hedef aldı. 1986 yılında başlayan ve üç sene devam eden sistematik imha operasyonu dâhilinde, şehirler bombalandı, kara harekâtları uygulandı köyler boşaltıldı, yerleşim birimleri yıkıldı, idam mangaları kuruldu ve kimyasal silahlar cömertçe kullanıldı. Bilanço ise trajik kelimesinin bile kifayetsiz kalacağı kadar ağır oldu: 182 bin kişinin öldüğü, 17 bin kişinin “kaybolduğu” 4.500 Kürt köyünün boşaltıldığı ve bir milyon Kürt'ün yer değiştirmek zorunda kaldığı belirtiliyor.
Dünya kamuoyu tüm bunlara sessiz kaldı.
İran-Irak savaşı sona erince, geride dibine kadar borç içinde ve dişine kadar silahlı bir Saddam kaldı. Komşusu ufak Kuveyt'i gözüne kestirdi Saddam. Bu sefer yaptığı hamle cezasız kalmayacaktı.
Saddam'ın Kuveyt'i işgal etmesine karşı İran'a saldırırken onu destekleyen unsurlar tam tersi bir tavır takındı. ABD'nin öncülüğünde Batı ve Arap devletlerini de içeren bir koalisyonun yürüttüğü birinci Körfez Savaşının sonucu Saddam mağluptu.
Keşke mağlup olan sadece o olsaydı.
Körfez Savaşı'nın sona ermesinden iki hafta önce (Şubat, 1991), Baba George Bush Voice of America üzerinden Iraklılara seslendi: “Bu kan banyosunu durdurmanın bir başka yolu daha var. O da Irak ordusunun ve Iraklıların meseleleri kendi ellerine alması ve Saddam Hüseyin'i çekilmeye zorlamasıdır.”
Saddam Hüseyin'in Kuveyt'ten çekilmesini kafi gören ve müdahale ile devirmeyen Amerika, bu işi Iraklıların yapması gerektiğini açık açık söylemişti. Yıllar süren ve bedeli ölüm ve yokluk olan İran-Irak savaşından yorgun, ceberut ve hoyrat diktatörlerinden bıkkın Iraklılar mesajı aldı. Vakit, sokaklara dökülme vaktiydi, Saddam'ın koltuğu sallantıda, uluslararası kamuoyu arkalarındaydı.
1991 yılının Mart ve Nisan aylarında, Güney ve Kuzey Irak sokakları doluydu. Irak nüfusunun neredeyse %80'ini oluşturan Şiiler ve Kürtler, Saddam'ı bu sefer devireceklerine inanıyordu. Sokaklarda farklı etnik ve mezheplerden insanların ideolojileri de aynı değildi ama Irak'la ilgili temel sorunun ne olduğunu biliyorlardı. İran yanlısı "Şii İslamcılar"dan, Sünnilere, Saddam karşıtı Arap milliyetçilerinden, Irak Komünist Partisine, küskün Baasçılardan, Kürtlere, Irak ayaktaydı.
İki hafta içinde, birçok il muhaliflerin eline geçti. Ordu içinde bölünmeler yaşandı. Basra Meydanında asılı Saddam portresi yıkılırken, rejim askerlerinin alkışlaması, dünya medyasının manşetlerindeydi. Necef bir haftada muhaliflerin eline geçti. Baas binası basıldı, rejim için çalışan memurlardan kaçabilen kaçtı, geri kalanlar öldürüldü. Hapishaneler boşaltıldı. Daha önce İran'a kaçmak zorunda kalmış olan Iraklı muhalifler savaşmak için geri döndü. Kuzeyde ise neredeyse 10 gün içinde, Musul dışındaki tüm iller Kürtlerin eline geçti. Kürt milliyetçiler "İslamcılar"ı ve solcularına, askerden kaçanlar eşlik etti. Baas rejimi için çalışan tüm korucular, devrime katıldı.
Saddam tehlikeyi gördü. Önce Kürtlere ve Şii muhaliflere kabinede pozisyon önerdi. Kazanacaklarından emin olan bu gruplar öneriyi reddetti.
Ve Saddam, ordusuna imha emri verdi. Hava güçleri ile muhaliflerin eline geçen şehirler bombalandı. Ağır silahları olmayan muhaliflerin bu saldırılar karşısında yapacakları bir şey yoktu. Baas ordusu için, kadın, sivil, çocuk farkı yoktu. On binlerce insan rastgele ateş sonucu öldü. Rejim ordusunun kimyasal silah kullanıldığına dair çok güçlü iddialar dile getirildi...
Muhaliflerin silah gücü tükeniyordu. Ağır silahları olmaması zaten dezavantajlı bir konuma sokuyordu onları rejimin hava gücü karşısında. Buna karşılık, kendilerini sokağa çağıran ve Saddam'ı lanetleyen uluslararası kamuoyuna döndüler ve yardım istediler.
O yardım asla gelmedi. Bush fikrini değiştirmiş, Irak'ın İran etkisine girme ihtimali en az Saddam kadar tehlikeli görünmeye başlamıştı. Dönemin Savunma Bakanı Dick Cheney ise, 'hangi tarafta olmak istediğiniz konusunda emin olamadığınız bir durum' diyerek özetlemişti olanları. Irak'ın bölünmesi, oluşabilecek bir kaos ortamı, radikal Şiilerin iktidara gelme ihtimali korkuttu Amerikalıları. Amerikan birlikleri Irak topraklarındayken, Saddam'ın hava gücüyle muhalifleri yok etmesini izlediler. Sonuçta Saddam kazandı. Muhalefet ezildi. Ambargolar ile Irak yontma taş devrinden hallice bir ülke haline geldi. Mezhepsel ayrım ve nefret derinleşti.
13 sene sonra Amerika, bambaşka gerekçelerle Irak'a müdahale etti. Saddam idam edildi.
Irak müdahalesinde açılan Pandora'nın kutusunda biriken günahlar, acılar ve nefret tüm şiddetiyle ortaya saçıldı.
Irak'ta Sünniler'in ve Kürtlerin öfkesini anlamak için Maliki'ye, Maliki'yi ortaya çıkaran karanlığı anlamak için ise Saddam'a bakmak zorundayız. Bakarken göreceğimiz şey sadece Irak tarihi de değil, aynı zamanda bugünün Suriye'si. Kaçırılan fırsatların sonucu gelen felaketler. Diktatörlerin daha tehlikeli unsurlar karşısında tercih edilebilir olduğu illüzyonunu oluşturduğu daha büyük tehlikeler. Yardım isteyen halklara vadedilen sözlerin tutulmaması sonucu biriken öfkeler. Kaos korkusu ile desteklenen kanlı statükonun getirdiği kanlı gelecek kaosları. Radikalizm korkusu ile gerçekleşen radikalizm.
Sadece Orta Doğu tarihini değil, dünya siyasetini en iyi açıklayan dizelerden biri, W.H. Auden'dan, Halil Berktay'ın çevirisi ile, “Ben de, bütün kamuoyu da çok iyi biliriz, zaten bütün okul çocuklarına öğretileni. Kime kötülük yapılırsa, o da kötülük yapar karşılığında.”
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin MünirErkeğin kadını ezmesi 22.09.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AcetSon anketler ne diyor? 9.09.2021 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZKONYA KATLİAMI VE GAZETECİLİK MESLEĞİ ÜZERİNE 2.08.2021 Tüm Yazıları
-
Yasin AKTAYTaliban’ın inancıyla ters olma arzusu 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Süleyman Seyfi Öğün2023’e doğru Türkiye 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Cem SANCARHanımefendi diyeceksiniz 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Yusuf KaplanFetih ruhu ve rüyası 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ali AYDINİşsiz Kalan Antikorlar, Lanetli Pay ve Siyaset 17.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer F. GergerlioğluMuhafazakârlar çürümeye niye sessiz? 8.06.2021 Tüm Yazıları
-
Mustafa ÖztürkNiyet ve akıbet 29.05.2021 Tüm Yazıları









































































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.02.2017
5.02.2017
4.02.2017
27.06.2017
26.06.2017
21.06.2017
7.02.2017
5.02.2017
2.02.2017
30.05.2017