Hasan ÖZTÜRK
Yaşlandım, diye geçirdi içinden; yüreği acıyla burkuldu. Yorgun kalbinin bu acıyı taşıyıp taşıyamayacağını düşündü bir an. Nice acılar görmüştü uzun yaşamında, bu sonuncusu hiç birine benzemiyordu. “Aşk arıyorsan vazgeç bu sevdadan, acı arıyorsan o başka; sonbahar sevdalarının ne yaman şey olduğunu iyi bilirsin.” dedi günlerce kendi kendine. “Hele bu kez eskileri aratacak bir acıyla karşı karşıyasın.” diye de uyardı. Gel bu sevdadan vazgeç sonbahar sevdalısı, yaşlı yüreğin taşımayabilir bu ağır yükü. “Kalan kısa ömrünü bu yangınla tüketmen kendine haksızlık olur” deyip vazgeçirmeye de çalıştı kendisini. Olmuyordu; ne denli uğraşsa vazgeçemiyordu bu sevdadan. Biri varmış gibi karşısında: “Dırdır edip durma orada. Vazgeç demek kolay, becerebilseydim çoktan yapardım bunu; olmuyor, aklımdan bir an bile gitmiyor.” Kendi kendine bağırdığını anlayıp acı acı güldü ve bu kez, biraz da hüzün kokan sesiyle alçak sesle konuştu: “Bu kadında başka bir şey var; özellikle de gözlerinde...”
Böylesine kavga etmemişti hiç kendisiyle. Kavga eden iki parçasından hangisinin yanında olacağına karar veremiyordu. Aslında, bu umutsuz aşka karşı duran yanının haklılığını biliyordu bilmesine; ancak, işine gelen yanı diğeriydi. Ne varmış yaşımda? İnsan ölünceye dek âşık olabilir, bu benim en doğal hakkımdır, deyip kendini yüreklendirmeye çalışıyordu.
Dayanılacak gibi değildi o iki siyah göz. Kendisinden büyük siyah gözleri vardı kadının. Bakışları nasıl da içine alıp eritiyordu yaşlı adamı. Böylesine umarsız uçurumlara düşmemişti hiç bir kadının gözlerinin içinde. Bir an yaşlandığını düşündü; bunu hiç kabul etmek istemiyordu. Aşkın yaşı yoktur diyordu ama karşısındaki kadınla aralarında çok büyük yaş farkı olduğu da bir gerçekti. Bu yaş farkı içindeki ateşi iyice körüklüyor, başını saran bu çaresizlik acısını daha da dayanılmaz hale getiriyordu.
Daha önce de yıldızlar kadar uzak, hatta yıldızlardan da uzak kadınlar sevmişti. O zamanlar gençti. Yeni umutlarla acıları daha kolay gömebiliyordu içine. Kanayan yarasına tuz bastığı da olmuştu zaman zaman; ama dayanmıştı acıya. Bu hiç yaşamadığı kadar büyük sevdayı nasıl gömecekti içine? Belki de son aşkıydı bu. Yaşlı adam için, kendisini diri diri gömmekten başka bir şey değildi bu...
“Söylesem ona, seni seviyorum desem ?” Aklına gelen bu düşünceyi hemen kovdu. Yanıtı baştan belli olan soruyu sormanın ne anlamı vardı?
Ara sıra bir araya gelip onun gözlerinin içinde geçirdiği, unutamadığı anları da yitirme tehlikesi vardı; buna dayanamazdı. Alacağı olumsuz yanıt tüm dünyasını yıkardı. Bu yanıtı almadığı sürece, kadının da kendisini sevdiğini düşünüp avunuyordu. Her seferinde, iyice yitirmek korkusunu düşünerek sevdiği kadına içini açmaktan vazgeçiyordu.
Sonbahar aşklarının verdiği enerjiyle birçok güzel şeyler yazmıştı. Daha doğrusu acısını yüreğinde bırakıp, uçup giden karşılıksız aşklarla... “Oturup bir şeyler yazsam mı acaba?” diye geçirdi içinden. “Bu diğer sevdalara benzemiyor oğlum, kadından başka bir şey düşünebiliyor musun da bir şeyler yazacaksın?” Acı acı güldü aklına gelen düşüncenin saçmalığına. Dudağına yapışıp kalan acıyı da silmedi üstelik; alışmak istiyor gibiydi buna. Mezara dek götürebilir, onun ayrılmaz bir parçası olabilirdi kalbine saplanıp çıkmayan bu çatal uçlu bıçak.
Kalkıp bir sigara yaktı. İçmemesi gereken sigaradan büyükçe bir duman çekti içine. Boşluğa üflediği dumanlar arasında bir süre sevdiği kadını aradı. Karşılıklı oturduklarında, onu sigarasından çıkan dumanlar içinde görmek, bir ormanda, sisler arasında kendisine bakan güzel gözlü bir ceylanı seyrediyormuşçasına mutluluk verirdi yaşlı adama. Sigara dumanları arasında göremeyince sevdiği kadını, korktu. Bir an, aklından geçenleri kadının sezdiğini sanıp telaşa kapıldı...
Bir akşam arkadaşlarıyla gittikleri yemekte, gecenin geç bir saatinde kadın, yaşlı adamın elinden tutup başını onun omzuna koymuştu. Adam öylesine mutlu olmuştu ki. Üstelik umutlanmıştı o akşam. Sevdiği kadının rahatsız olmaması; onun başının omzunda daha uzun kalabilmesi için yavaş yavaş soluk alıp vermişti. Saatler biraz ilerlediğinde, sarhoş olmaya başladığını söyleyen kadın bir süre sonra da kalkıp gitmişti. Topluluk dağıldığında adam, yolu oradan geçmediği halde, kadının sokağından yürümüş, yanan ışıklarını görüp bir süre bakmıştı penceresine. Omzuna konan o güzel başın bir davet olup olamayacağını düşünmüş ama çekinip kapısını çalamamıştı kadının. Aradan bir kaç gün geçip de yine bir araya geldiklerinde kadın, o akşam çok sarhoş olduğunu, yanlış şeyler yapıp yapmadığını sormuştu kendisine. Demek başını omzuma koyması da sarhoşluktanmış diye düşündü ve içini aydınlatan umut kırıntılarının arkasından kırılan düşleriyle bakakaldı adam.
Nasıl davranacaktı bu kadına karşı? Her şeyi göze alıp söylemeli miydi sevdiğini? Belki de kadın biliyordu adamın kendisine karşı olan bu ilgisini? Bunu kendisine açmasını bekliyordu? Ya bilmiyorsa? “Sen de diğer erkekler gibiymişsin, seksten başka bir şey düşünmez misiniz siz ?” derse. Ne zaman yüreğini kadına açma düşüncesi geçse aklından, kadını tamamen yitirme korkusuyla vazgeçiyordu bundan.
Acı dolu günler birbirini kovalıyordu. Uyku düzeni bozuldu yaşlı adamın. Ara verdiği alkole yeniden başladı. Günde içtiği altı-yedi sigara bir pakete çıkmıştı. Yüreği sanki hüzün pınarı olmuştu da gece gündüz durmadan kanıyordu. Sonbahar sevdaları acı olur bilirdi; daha önce de yaşamıştı bunu. Ama böylesine derin, böylesine acılı yaşamamıştı sevdayı.
Uyku tutmamıştı. Dışarıya çıkıp sokaklarda yürümeye başladı. Ayakları onu sevdiği kadının sokağına götürmüştü yine. Durup bir süre baktı ışıkları yanan pencereye. Yanına yaklaşan bir sokak köpeği ilkin kendisi gibi ortalarda yalnız dolaşan adama, sonra da onun baktığı pencereye çevirdi bakışlarını; bir süre sonra da kuyruğunu sallayıp uzaklaştı oradan. Vakit gece yarısını geçtiği halde evinin ışıkları yanıyordu. Belki de genç bir sevgili bulmuştu kadın kendine. Gençti, güzeldi, niye bulmasın ki? Kıskandı görmediği, bilmediği, hayalinde yarattığı genç sevgiliyi. Aklını pencerede bırakıp yürümeyi sürdürdü. Sokaklar bomboştu, bir süs gibi taşıdıkları meyveleriyle nazlı nazlı sallanan turunç ağaçlarından başka hiç bir canlı yoktu çevresinde. Yalnız gecelerinde hep yaptığı gibi yıldızları anımsadı; durdu ve gökyüzüne baktı. Birçok yıldız göz kırpıyordu yaşlı adama. “Sevdiğim kadın kadar uzaktalar.” diye söylendi kendi kendine. Biraz daha izledi uzaklardan göz kırpan yıldızları. Acı bir gülümsemeyle ikinci kez söylendi: “Hayır, hiç olmazsa görebiliyorum onları, sevdiğim kadın yıldızlardan da uzak.” deyip yalnızlığına doğru yürümeyi sürdürdü.
Bir deniz kıyısındaydı. Buraya nasıl ve niçin geldiğini bilmiyordu. Yavaş yavaş lodosa dönen hava içini ısıtıyordu. Sevdiği kadın tarafından sarılmışçasına ürperdi. Deniz kendisini yalamaya başlayan lodosla cilveleşiyordu. Kumsalda oturup buranın neresi olduğunu çıkarmaya çalıştı, anlayamadı nerede olduğunu. Bir sigara yakıp denize doğru üfledi dumanını. Duman denize doğru gitmeyip geri döndü ve yüzüne yayıldı. Biraz sonra lodosun kendisine doğru getirdiği bir karaltıya dikkatlice baktı. Karaltı yaklaşınca adam şaşkınlıktan donup kalmıştı. Karşısındaki oydu. Kendinden büyük siyah gözleriyle bakıyordu adama. Üstünde bikini mayosu vardı. Gözlerini kırpıştırıp dikkatlice baktı kadına. Yanına oturacağını sanıyordu; umduğu olmadı adamın; biraz sonra da karanlık gecenin içinde yitip gitti kadın. Onun burada ne işi var diye düşündü, çevresine dikkatlice bakındı ve sonra da anımsadı. Bulunduğu yerin neresi olduğunu şimdi anlamıştı. Yazın, sevdiği kadınla birlikte denize girmek için geldikleri kıyıydı burası. Ayakları onu buraya getirmişti. Sigarasını bitirip ağır kalktı ve bir kez daha kaldırıp başını baktı yıldızlara. Orada sevdiği kadının olmadığını bile bile bir süre baktı gökyüzüne. Yalnız gecelerdeki dostları hüzünle bakıyorlardı yaşlı adama...
Karabiber ağaçlarının sarkan dallarının yüzünü okşadığı bir sokaktan geçip eve doğru geldiğinde tan yeri ağarmıştı. Kadının sokağında yine başını kaldırıp baktı penceresine. Işıkları yanmıyordu kadının. Giderken gördüğü köpek bu kez de gözlerini dikmiş bakıyordu adamın yüzüne. Yine kuyruğunu sallayıp, adamla konuşurcasına bazı sesler çıkardı. “O da yalnız. O da sokaklarda ve tek başına. Hoşça kal dostum.” deyip uzaklaştı oradan yaşlı adam.
Eve geldiğinde kendisine bir kahve yapıp paketindeki son sigarasını yaktı. Yavaş yavaş aydınlanıyordu dışarısı. İçindeki karanlığın da biraz olsun aydınlandığını fark etti. Temiz havadaki uzun yürüyüş yaramıştı ona. Bir öykü yazabilirim belki diye düşündü. Aklından çıkmayan kadına karşın öykü yazmaya karar verdi. Kadının, kendisini rahat bırakmayıp, yazacağı öykünün içine bol bol gireceğini bildiği halde masasının başına oturdu...
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin MünirErkeğin kadını ezmesi 22.09.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AcetSon anketler ne diyor? 9.09.2021 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZKONYA KATLİAMI VE GAZETECİLİK MESLEĞİ ÜZERİNE 2.08.2021 Tüm Yazıları
-
Yasin AKTAYTaliban’ın inancıyla ters olma arzusu 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Süleyman Seyfi Öğün2023’e doğru Türkiye 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Cem SANCARHanımefendi diyeceksiniz 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Yusuf KaplanFetih ruhu ve rüyası 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ali AYDINİşsiz Kalan Antikorlar, Lanetli Pay ve Siyaset 17.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer F. GergerlioğluMuhafazakârlar çürümeye niye sessiz? 8.06.2021 Tüm Yazıları
-
Mustafa ÖztürkNiyet ve akıbet 29.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ayşe BöhürlerTarih büyük harflerle yazılmaz 28.05.2021 Tüm Yazıları










































































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.02.2015
20.12.2014
7.12.2014
16.11.2014
26.10.2014
11.10.2014
27.09.2014
14.09.2014
3.09.2014
16.08.2014