Oya BAYDAR
Bildiniz; konumuz Türk Hava Yolları’nın alkollü içki servisini iç hatların tümünden, dış hatların bir bölümünden kaldırması. THY yetkilileri ve hükümet üyeleri kararın gerekçelerini açıklamaya, daha doğrusu kılıf bulmaya çalışıyorlar. Dış hatlar için gerekçe, bazı (Müslüman) ülkelerin alkollü içki servisinin kaldırılmasını talep etmeleri. Şirketin en tepesindeki kişi ise, son açıklamasında yasağı tasarruf zorunluluğuna bağladı.
“Yalan” dememek için kibarca “doğru değil” diyelim. Çünkü içki yasağının çok sıkı olduğunu bildiğimiz Körfez ülkelerinin Emirat havayolları, Uzakdoğu’nun turistik yerlerine uçmak için tercih edilen Endonezya havayolları, vb.’de içki servisi var. Pek çok havayolu da içkiyi ikram olarak vermese de ücret karşılığında servis ediyor. Ekonomik gerekçeye, yani tasarruf meselesine gelince, sabahın köründe, 35 dakikalık yolculukta bile bir dilim kek veya küçük bir sandviç yerine banbunye pilaki, patlıcan kızartma, salata, tavuklu sandviç, meyveli yoğurt veya tatlı mönüsü sunan THY’nın, o paketlerin büyük bölümünün şöyle bir açılıp yenmeden çöpe atıldığından, bu israftan haberi yok demek...
THY’deki son kıyafet tartışması ve içki kısıtlaması derin ve kadim bir zihniyetin dışa vurumu olmasaydı, değil bir yazı birkaç satırı bile hak etmezdi. Bu haber, medyada fazla göründü, tepki çekti, tartışıldı; ama hayatın gündelik akışı içinde farkında bile olmadığımız, olsak da önemsemediğimiz bir sürü benzer uygulama var. Mesela Üsküdar Belediyesi’nin Boğaz şeridindeki Beylerbeyi, Çengelköy, vb. semtlerdeki alkollü içki satan bakkallara, bayilere getirdiği yasak. Gerekçe; camiye yakınlık. Bu bayilerin, bakkalların, marketlerin onlarca yıldır içki ruhsatları var; camiler, okullar da onlarca, bazıları yüzlerce yıldır aynı yerde. Camiler, okullar tıpış tıpış yürüdü de içki satanlara mı yaklaştı, ya da bakkallar camiye mi taşındı? Neresinden baksanız, bu minare bu kılıfa sığmıyor.
İçkinin kültürel kodları
İçki konusuna girdiniz mi, iki kutuptan iki tepkiyle karşılaşırsınız. “Ne yani, meyhaneyi, kerhaneyi mi savunuyorsunuz!” der birileri. “Bunlar, (verili durumda AKP’yi anlayın) adım adım şeriatı getirecekler” der diğerleri. İşin özünü bir yana bırakıp yüze yansıyan görüntüleri konuşmaya başlarız. Oysa içki sadece içki değildir; lezzetiyle sohbetiyle, sofra yemek adabıyla, ilişkileri yumuşatıcı yanıyla bu hayatı daha hoş, daha renkli, daha sosyal kılmasıyla, sanatsal yaratıcılıktaki yeriyle bir yaşam biçiminin parçasıdır.
Tabii ki alkolizmden, bu saydıklarımın tam tersi sonuçlara yol açan aşırılıklardan, tahribattan söz etmiyorum. Ona bakarsanız otomobil iyidir, hayatımızı kolaylaştırır ama kötü sürülürse ölümcül kazalara neden olur; şerbetin, şurubun, Cola’nın içimi güzeldir ama aşırısı bağımlı kılar, şeker, vb. ciddi hastalıklara yol açar; vs... Örnekleri istediğiniz gibi uzatabilirsiniz. Demem o ki, içki düşmanlığını ve yasağını sağlığa veya toplumsal yaşama zarar verdiği gerekçesine dayandırmak, birçok başka yasak ve kısıtlamada da görüldüğü gibi, dinî muhafazakârlığın kendi zihniyetine meşruiyet kazandırma üslubudur. Ve bu, Türkiye’nin tarihsel-toplumsal doku özelliklerine de bağlı olarak, bizim toplumumuzda başka toplumlardaki benzeri kısıtlamalara göre çok daha yaygın ve geçerlidir. “Tıksırıncaya kadar içiyorlar”, “Lüks meyhanelerde kafayı bulup köşelerinde ahkâm kesenler”, “Ayık dolaşmayan sözde aydınlar” gibi aşığılayıcı, toplumun gözünde itibarsızlaştırıcı söylemlerin hedefi de, tek tek kişiler değil belli bir yaşam biçimidir: İslami muhafazakârlığın insana ve yaşama biçtiği modelin dışında yaşayanlar, başka bir yaşam biçimini ve yaşam kültürünü benimsemiş olanlardır hedeftekiler.
Muhafazakâr zihniyet ve saldırının hedefi sadece içki değildir kuşkusuz, hatta içki meselesi ikincildir, diğer alanlardaki saldırı, yasaklama ve müdahalelerden çok daha önemsizdir. Kökleri; geleneksel toplumlarda, yüzyıllar öncesinin kırsal tarım ekonomisinde, pre-kapitalist aşiret yapı ve değerlerinde olan bu zihniyet iklimi, doğası gereği tutucu, kuralcı, öteki dünyaya dönük ve ister istemez yasakçı olan dinî motiflerle de örtüşünce insanın özgür yaşamına müdahaleyi öngören bir dizi yasağı, kısıtlamayı, hoşgörüsüzlüğü birlikte getirir. Kadın eşitliği, kadının toplumdaki yeri, kadın-erkek kaçgöçsüz birlikte yaşam, özetle kadın sorunu; kişinin bedenini tasarruf hakkı, cinsel özgürlük, her türlü üst otorite karşısında (ki buna dinler, cemaatler de dahil) bireyin mutlak özgürlüğü dinî muhafazakâr zihniyete göre şekillenen yaşam tarzı açısından kötü, uygunsuz, hatta ahlaksız, dolayısıyla da günahtır.
Dinî muhafazakârlık, siyasal güç elde edip iktidara geldi mi, toplumu kendi değer ve kurallarına, kendi toplum tasavvuruna göre biçimlendirmek ister. Toplumun tek tipleştirilmesinden ve toplum mühendisliğinden yakınırken, kendisi çok daha katı, yaygın ve derin bir toplumsal biçimlendirme peşine düşer. Kısıtlamalar, yasaklar, sansür, itibarsızlaştırma bu çabanın araçlarıdır.
Muhafazakârlığın öteki yüzü
Yasakçı, ahlakçı, buyrukçu, tek tipleştirici zihniyet kendini sadece İslamî özellikle de Sünnî muhafazakârlık olarak mı gösteriyor? Kesinlikle hayır. Hazal Özvarış’ ın sahnelerimizin müstesna yıldızı, değerli sanatçı Gülriz Sururi ile yaptığı, dün t24’te çıkan söyleşi, bir başka muhafazakâr zihniyetin aynası gibiydi. Çevremde, genç-yaşlı pekçok kişide gözlediğim, kendi doğrularından, değerlerinden, kendi yaşam tarzından, benimsediği kültürden farklı olanı kötü, yanlış, ilkel, gerici saymak, farklı kültür ve yaşam biçimlerini, farklı değerleri küçümsemek, onlara hak tanımamak... Aslında sadece Gülriz Sururi’nin görüşleri değil, Türkiye’de Batıcı laik veya Cumhuriyetçi-Kemalist olarak anılan, kendilerini de böyle adlandıran geniş bir kesimin zihniyeti yansıyordu o söyleşide. Örtülü kızların Nişantaşı kahvelerinde oturmalarını, Cumhurbaşkanının eşinin örtülü olmasını, inançlı kesimin, Müslümanların ve de Kürtlerin eşit haklı yurttaşlar olarak, kendi kültürel kodları, değerleri ve yaşam biçimleriyle topluma katılmalarını içine sindiremeyen, bunu “karşı devrim” ve cumhuriyet düşmanlığı olarak gören zihniyetle dinî muhafazakârlığın zihniyet iklimlerinin ruh ikizliği üzerine düşünmek ufkumuzu açabilir. Halkın kılık kıyafetinden başlayarak dinsel pratiklerine, konuştuğu dilden inançlarına, müziğinden kutsallarına kadar yaşamın her alanında, üstün ve tartışılmaz saydığı kendi değerlerini, kültürünü, dünya görüşünü empoze etmiş olanlar, feryad edeceğimize “yanlış neredeydi?” diye sormak, kendi düşüncelerimizi sorgulamak durumundayız. Tıpkı İslamî muhafazakâr kesimin (özellikle siyasî erki ellerinde tutan muktedirlerin) de yapması gerektiği gibi.
Birileri içki içmeyi günahlaştırıp yasaklamaya, eğitim reformu adı altında küçük kızların da örtünmesini teşvike, kadının toplumdaki yerini en az üç çocuğuyla eve kapanmak olarak anne-kadın figüründe idealize etmeye, kadınla erkeğin birlikteliğini, kadın cinselliğini, beden özgürlüğünü günah ve yasak kafesleri içinde tutmaya çalışırken; ötekiler, mesela örtündükleri için aşağıladıkları, toplumsal yaşam dışına ittikleri kadınların bugün kendi mekânlarında dolaşmalarına, Çankaya’ya çıkmalarına, her alanda haklarını talep etmelerine; mesela Kürtlerin eşit yurttaşlığına, hak taleplerine “öteki kültürün” insanlarının baş kaldırmalarına tahammül edemiyorlar.
Kişiler muhafazakâr olabilirler. Dindar, dinsiz, inançlı, inançsız olabilirler. Herkes kendi bireysel tarihiyle belirlenen değer ve inançlara sahiptir, bu değer ve inançlara uygun yaşamakta da özgürdür. Bireyin özgürlük alanına karışmaya kimsenin hakkı yoktur. İktidarlar, hükümetler, siyasal güç odakları açık veya sinsi kısıtlamalarla, yasaklarla, mahalle baskısıyla toplumu kendi ideolojileri ve inançları doğrultusunda dizayn etme amacıyla adım attıklarında, o ideoloji ve inanç ne olursa olsun aynı zihniyetle karşı karşıyayız demektir.
Mecazi üslupla söyleyecek olursak: THY’da ve her yerde hem şarap hem de şurup olsun. İsteyen şarap, isteyen şurup içsin. Nişantaşı’ndaki mekânlarda veya en ücra kır kahvesinde, kebapçıda meyhanede, konserde operada, sokaklarda veya parlamentoda, işte veya üniversitede, ibadette ve mitingte kadınlar kadar erkekler, örtülüler kadar açıklar da olsun. Yan yana, omuz omuza, birbirimizi yargılamadan, yadırgamadan ve dışlamadan bulunabilelim. İsteyen başını örtsün, isteyen açsın. İsteyen başını secdeden kaldırmasın isteyen diskodan çıkmasın. Herkes ötekinin değerlerine saygı göstererek kendi meşrebince yaşasın. Hiçbir inanç ve değerin ötekinden daha üstün, daha doğru olduğunu kimse iddia edemez. Devlete ve siyasete düşen, yasakçılıktan medet ummak değil, gündelik yaşam ve inanç alanı da dahil her alanda mutlak özgürlüğü ve eşitliği sağlamaktır.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin MünirErkeğin kadını ezmesi 22.09.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AcetSon anketler ne diyor? 9.09.2021 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZKONYA KATLİAMI VE GAZETECİLİK MESLEĞİ ÜZERİNE 2.08.2021 Tüm Yazıları
-
Yasin AKTAYTaliban’ın inancıyla ters olma arzusu 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Süleyman Seyfi Öğün2023’e doğru Türkiye 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Cem SANCARHanımefendi diyeceksiniz 28.06.2021 Tüm Yazıları





































































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
24.05.2024
14.05.2024
3.05.2024
3.05.2024
22.04.2024
16.04.2024
3.04.2024
29.03.2024
22.03.2024
7.03.2024