Ümit KIVANÇ
Haberi Duvar gazetesinden okudum, ama “Nevşehir/DHA” mahreçli olduğuna göre, çok yerde benzeri çıkmıştır. En hafifi ve geriden geleni haber aktarma dilimiz, tarzımız olmak üzere, “devlet nedir?”, “burası nasıl bir yerdir?” gibi çok daha okkalı başlıklara uzanan çeşitli konularda bir laboratuvara altı ay yetecek inceleme malzemesi sunuyor bu haber.
Şöyle başlıyoruz: “Nevşehir merkez ilçeye bağlı Göreme beldesinde…” Böyle bir başlangıç Türkiye’de hiç yadırganmaz, aksine, söylenen söze bir tür sağlamlık kazandırır. Resmî hiçbir şey, kelimenin azıcık olsun felsefe yüklü, içi dolu anlamında “sağlam” olmasa, herkes bunu bilse dahi, devletle, resmî evrakla ilişkilendiren her şeye yine de bir tür sağlamlık atfedilir. “Az maaş alsın, ama memur olsun, neme lazım” düsturuna can vermiş gerçeklik. Burada resmî olana atfedilen, aslında sağlamlık falan değil, otoritedir, kudrettir; istediğini bize dayatabilecek oluşudur.
Niye resmî olanla uğraşıyoruz? Çünkü başa o konmuş. Gazetecinin söyleyeceği söz, “sivil” insanın konuşacağı kısım, yukarıda aktardığım giriş parçacığından hemen sonra geliyor: “…Türkiye’nin önemli turizm merkezlerinden Kapadokya bölgesinde…” Haberi haber kılan da bu. Şu ilaveyle: “…peribacalarının yanında…” Haber, “Kapadokya’da” diye de başlayabilirdi. Bol bol yeterdi. Ancak evraka göz atmak ve resmî ifadeye sadık kalmak çoktan yerleşmiş alışkanlık. Yakalanmış şüpheliyi kafadan suçlu ilan eden polis tutanağından başlar, mahkemeye iletilmeden evvel sızdırılmış iddianame taslağından geçer, siyasî sorunu veya ilaç zammını yetkili devlet adamının münasip gördüğü sıfatla anmaya sıçrar, vesaire…
Ricam şu: Her muhabir, “bilmemne merkez ilçeye bağlı bilmemne beldesi…” ifadesinin masumane olup olmadığı üzerine düşünsün. Arkadaşına anlatacak olsan nasıl başlarsın anlatmaya? Belki başta Kapadokya bile demez, doğrudan peribacalarından sözü girersin. O halde bu niye bu kadar yaygın?
Mevzuya gazetecilik faslından girdik ama burası yan yol; anacaddeye geçelim: “Yılda 2 milyona yakın turistin ziyaret ettiği Kapadokya bölgesinde, Mesit mevkisindeki Müze Yolu üzerinde peribacalarının yanında yaklaşık 2 ay önce otel inşaatına başlandı.” Belediye başkanı falan birtakım kravatlı takımlı mühimadamlar birşeyler dediler, sinirimden tamamını okumadım, galiba “canım, her şey yasaya uygun, ruhsatı var, şusu var, busu var” falan anlamında laf geveliyorlardı. Kimse “yahu buraya böyle bir şey yapılır mı?” dememiş, demeye kalkan çıkmış mı, aklından geçiren olmuş mu, bilmiyoruz. Kimler tereddüt etti de bu tereddütler hangi yoldan giderildi, bilmiyoruz. Karşı konmaz teklifler, fazlasıyla ikna edici jestler filan sözkonusu oldu mu yoksa bunlara bile gerek mi kalmadı?
Dehşet verici olan şu: Bunun olabileceğine inandılar. Yaparız, olur, dediler. Peribacalarına acımadılar mı, yok, memleketin doğal-turistik değerlerine nasıl kıydılar, falan, bunları geçiyorum. Geçmeyip ne yapayım? Fakat olabileceğine inandılar. Yediririz, dediler. Çakallığın düpedüz hıyarlıkla birleşmesi sözkonusu. Şuursuzluk kötülüğü öyle sarıp sarmalıyor ki, kendine ya da daha iyisi bize özgü bir bileşim çıkıyor ortaya. Peribacasının yanına oteli dikeceğine inandı herif. Haydi o inandı, yetkili metkili birileri var orada. Güya seçimle geliyorlar.
Bu paragrafın anahtar kelimesini bulunuz. Cevap: Güya.
Utanmaz sıkılmazlıkla dangıllığın ortaya çıkardığı manzara öyle yüz kızartıcı ki, haber mecburen rumuzla devam ediyor: “İş insanı M.K. tarafından yaptırılan ve 5 ayda tamamlanması planlanan, yanyana 2 binadan oluşan otel inşaatı, görenlerin tepkisini çekti.” Nasıl? Bir marifetinizden ötürü bir haberde isminizin M.K. diye geçmesini ister miydiniz? Faili tarafından kavranmayacak, hattâ laf edene tepki duyulacak ve muhtemelen dualar eşliğinde bayrakla örtülecek, ne muazzam pespayeliktir bu. Pespayelik muazzam olur mu? Olur. Bize özgü bileşimden yukarıda sözettim.
İnşaat “görenlerin tepkisini” çekti. Pek güzel. Çekmese ne olacaktı? Buna da girmiyorum. Memleketin pek çok yerinin içine nasıl ediliyorsa öyle bir şey olacaktı. Vakayı âdiye. Görenlerin tepkisini çekti, ama yapılacağını bilenlerin, planı projeyi görenlerin tepkisini çekmemişti. Nasıl oluyor? İki ayrı insan cinsi mi var? Evet. Var: İlk grup, peribacalarının yanına otel dikip para kazanma ihtirasıyla memleketin içine edenler ve çıkar karşılığı onlara bu imkânları sağlayanlardan meydana geliyor ve aşağı yukarı her zaman bu ülkede iktidarın önemli bölümünü elinde tuttu. Öbür grupsa, yahu yapmayın, memlekete yazık etmeyin, diyebilenlerden oluşuyor. Başka konulardaki tutuculuğuna, şaşkınlığına, olmayacak yerlerden kurtarıcı bekler haline rağmen böyle konularda neyse ki şuurlu ve etkili tavırlar alabiliyor. Ve, şaşılacak şey, bunlar bazen sonuç da verebiliyor.
Bize özgü olanla devam edelim: “Kültür ve Turizm Bakanlığı, peribacaları yanında yükselen otel inşaatıyla ilgili basına yansıyan haberlerin ardından açıklama yaptı.” Özel bilgi veriyormuş gibi görünmeyen, olumlu ya da olumsuz havaya bürünmemiş bu cümle aslında ne kadar zengin içeriğe sahip. Bakanlık -ki ilk gruptan sayılması gerekir- “basına yansıyan haberlerin ardından” bir şey yapmış. Ardından. Haberlerin. Onlar yansımış, bakanlık da bir şey yapmış. Yahu otel dikilirken neredeydiniz! Soramıyoruz. İlk gruba mensuplar. Onların dünyasında peribacalarının yanına otel de dikiliyor, insanlar hapse atılıp ömürleri gasp edilirken “bir tanecik bile insan hakları ihlali yoktur” yalanları söyleniyor, üstelik on altı senedir, bir de üstüne namaz kılınıyor.
Devam: “Bakanlıktan yapılan açıklamada, Nevşehir ili, Göreme beldesinde otel inşaatı yapıldığına dair haberlerin basına yansıdığı hatırlatılarak…” Çok güzel demiş muhabir: “hatırlatılarak”. Hakikaten bir hatırlatma işlemi var burada. Fakat hatırlatan biziz, hatırlaması gereken bakanlık. İşler tersine dönmüş.
Fakat ben niye durup durup “Nevşehir ili, Göreme beldesinde otel inşaatı yapıldığına dair haberlerin basına yansıdığı hatırlatılarak” ibaresini okuyorum. Tekrar tekrar okuyorum. Böylece içimden geçen, zihnimin her köşesine virüs gibi yayılan ve her an yüksek sesle dışarı dökülebilecek olan tehlikeli ifadelerin önüne set çekebiliyorum. Barikat savaşı cereyan ediyor. Zavallı çay fincanını mı duvara çarpsam, bu havada atletle dışarı çıkıp göğsüm buz kesene ve üşümeden başka şey hissetmez olana kadar dolaşsam mı?
Yatıştırıyor bakanlık beni. Yatışmamı hatırlatıyor: “Konu Bakanlığımız tarafından ivedilikle incelemeye alınmış olup, Anadolu ve dünya kültürünün istisnai değerlerinden olan peri bacalarına yakın bir noktada, 2 pafta 9423 parselde başlatıldığı belirlenen inşaat durdurulmuştur.”
Hüzünle yerime çöküyorum. Az önce geçirdiğim buhrandan ötürü utanıyorum. Pafta-parsel numarası vermiş bakanlık! Sekiz defa ardarda okuyorum: “Konu Bakanlığımız tarafından ivedilikle incelemeye alınmış olup - Konu Bakanlığımız tarafından ivedilikle incelemeye alınmış olup - Konu Bakanlığımız tarafından ivedilikle incelemeye alınmış olup - Konu Bakanlığımız tarafından ivedilikle incelemeye alınmış olup…” Konu bakanlığımız tarafından incelemeye alındıysa ben niye delleniyorum? Alınmış işte. Olup. Üstelik ivedilikle! Yani inşaat görenlerin tepkisini çekince, bu haber olunca, haber basına yansıyınca. İvedilik böyle bir şey bakanlık lügatinde. İlâhi…
Hayret ama, bu yazı bildiğiniz gibi mutlu sonla bitecek. O inşaat durduruldu. Marifetinden ötürü insan içine bundan böyle ancak rumuzla çıkabilecek iş insanı M.K. da cinayet suçu işlemekten kurtuldu, kalan ömrünü cinayete teşebbüs sanığı olarak geçirecek. Ve başka peribacaları, yeşil alanlar, kumsallar kollayacak, yeni oteller dikmek için. Ona peribacalarını kötü yola düşürme imkânını sağlayanlar bu “ara yapıcılık” hizmetlerine başka yerlerde başkaları için devam edecekler ya da belki kendi otellerini dikmek için kendilerinin yerini almış başka “aracı”ları yemeklere götürüp böyle bir işi hallettirmek için nereleri uygunsa oraları yalayacaklar.
Merak etmeyin. “Konu” bakanlık tarafından mutlaka incelemeye alınacaktır. İvedilikle. Yenen haltı görenlerin tepkisini çekerse. Birileri cesaret edip ve imkân bulup bunu “haber” haline getirebilirse. Bu haber “basına yansır”sa. Filan.
Bazen düşünüyorum da, ne âlemi var? Memleket dediğin, öyle vatan gibi, millet gibi, savaşla, kanla, fetihle metihle içiçe geçmiş kavram değil. Güzelliği var, duygusu, mânâsı var, kudreti yok. Sarıp sarmalar, dövüştürmez seni. Beri taraftaki bir çıkar çarkı. Adam din istismarcısı, Allah’tan da korkmuyor. Kime ne anlatıyoruz…
Yazarlar
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları


















































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
31.01.2025
30.12.2024
24.12.2024
15.12.2024
1.12.2024
15.11.2024
21.10.2024
7.10.2024
22.09.2024
5.07.2024