Yıldıray OĞUR
“Ben bu seçimlerin ne olacağından daha çok sonucunun belki de Türkiye Cumhuriyeti’nin İslam Cumhuriyeti’ne dönüşmesinde son çıkış yolu olacağı düşüncesindeyim. O yolu kesmemiz gerekiyor, asıl mesele bence bu. Yani AK Parti’nin kazanması demek, laik demokratik Türkiye’nin artık isminin değişmesi demek.”
Eski CHP milletvekili Fikri Sağlar, katıldığı bir televizyon yayınında 31 Mart yerel seçimleri için böyle dedi.
İnsan okuyunca acaba genel seçimler için yapılmış bir açıklama da şimdi yeniden mi dolaşıma girdi diye şüpheye düşüyor.
Hayır, bayağı belediye seçimlerinin, ittifakların önemini anlatırken böyle demiş.
Yani altı ay önce zaten beş yıl boyunca ülkeyi Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin verdiği süper yetkilerle yönetme hakkını sandıktan almış AK Parti’nin Türkiye’yi İslam Cumhuriyeti’ne döndürmesinin önünde meğerse tek bir engel kalmış: İstanbul, Ankara, Mersin, Adana, Antalya Büyükşehir Belediyeleri’ni kazanmak.
Muhtemelen abartmıyor, buna inanıyor. Herhalde 14 Mayıs öncesi televizyonda da buna benzer şeyler söylemiştir.
Muhtemelen 2011, 2002 genel seçimlerine giderken de, hatta eski bir siyasetçi olduğu için 1994 yerel seçimlerine giderken de benzer şeyler söylemiş olabilir.
1994’de RP İstanbul’u kazanırsa otobüsler haremlik-selamlık olacak korkusunun bile daha anlaşılır nedenleri vardı.
Karşıdaki siyasi rakip, düşmansa her seçim kritiktir, hatta belki de son seçimdir.
O yüzden “bunlara” karşı, “bizler” ittifak kurmalıyız.
Bunun zirvelerinden biri 2014 yerel seçimleriydi.
Gezi ve 17-25 Aralık olmuştu. İktidar sarsılıyordu. Muhaliflere iktidar yıkıldı, yıkılacak gibi geliyordu.
Yerel seçimlerde AK Parti’nin karşısına CHP, o günkü gazetelere göre çok iddialı bir adayla çıkmıştı: Mustafa Sarıgül.
Bugün için herkesin mahcubiyetle hatırlayacağı büyük övgüler yapıldı Sarıgül için.
O heyecanı kimsenin örselemesine, Sarıgül’e laf söylenmesine izin verilmedi.,
BDP’nin aday çıkarıp çıkarmayacağı hararetle tartışıldı.
Çok tanıdık tartışmalar yapıldı:
“CHP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayının Mustafa Sarıgül olacağı, bu kararın ardından İstanbul’u AK Parti’ye kaptırmamak için BDP’ye İstanbul’da güçlü aday çıkarmayın önerisi yapıldığı öne sürüldü.”
Ama BDP, çıkarabileceği en güçlü adayı çıkardı: Sırrı Süreyya Önder’i.
Sırrı Süreyya, Gezi olaylarında muhaliflerin kahramanı olmuştu. Sonra çözüm sürecinde iktidarla yan yana olmasına çok bozulmuştu muhalifler. Ama en çok İstanbul’a aday olmasına kızdılar.
“AKP ile işbirliği” suçlamaları havada uçuştu. Sarıgül ile ilgili kafası karışıklar için o günlerde iki popüler ikna edici cümle bulunmuştu
“Ortamlarda Sırrı’ya verdim dersin”, “Tatava yapma bas geç”
Öyle de yaptılar. Sarıgül yüksek bir oy, yüzde 40 aldı. Ama Kadir Topbaş ona yüzde 7 puan fark atıp seçimi kazandı.
Peki Sırrı Süreyya yüzünden mi seçim kaybedilmişti? Hayır Sırrı Süreyya yüzde 5 almıştı. MHP de yüzde 3.
BDP, o seçimlere kendi başına girerek, çözüm sürecinde birlikte çalıştığı AK Parti’yi karşısında herkesle işbirliği yapılması gereken bir şeytan gibi görmediğini gösterdi.
Bu arada sandıkta da gücünü göstermiş oldu. Ağustos’taki Cumhurbaşkanlığı seçiminde yine ittifak olmadı, Demirtaş yüzde 10 aldı. 7 Haziran’da yüzde 13, 1 Kasım’da yüzde 11…
Ardından 2019’da CHP ile gizli işbirliği kazanılan belediyeler, 2023 Cumhurbaşkanı seçimini aday çıkarmayarak, Kılıçdaroğlu’na İYİ Parti’den daha yüksek oranlarla ve motivasyonla verilen büyük destek.
Ve seçim kaybı.
Şimdi geldik yerel seçimlere. Büyükşehirlerdeki, İstanbul’daki Bir HDP-DEM seçmeni iki büyük seçimdir, esas büyük seçimde pusulada kendi adaylarına oy vermiyor.
Bir parti için bu büyük bir fedakarlık. Şimdi aynı fedakarlık bu seçimler için de isteniyor. Muhtemelen 2028 için de istenecek.
Çünkü bu yerel seçimler sanki altı ay önce esas kritik seçim yapılmamış gibi yine çok kritik.
Neredeyse dört yıl sonra yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçiminin provası diyenler var.
Hatta partizanlığın, fanlığın ölçüsünü kaçırıp, İmamoğlu bu seçimi alırsa 20 yıl daha cumhurbaşkanı diye içindeki “reisçiliği “ ele verenler bile oldu.
Muhalefetin büyükşehirleri bir kere daha kazanması tabii ki önemli olacak.
Bu kez ayrı ayrı giren muhalefetin değil ama CHP’nin gücünü gösterecek, iktidarın karizmasını çizecek.
Bu yüzden bütün muhalefet partilerinden özellikle de DEM Partisi’nden 2024 yerel seçimlerinde de kritik büyükşehirlerde tatava yapmayıp CHP adaylarına oy vermeleri bekleniyor.
O kadar ki muhaliflik adına bugüne kadar tweet atıp kolunu yormak dışında bir bedel ödememiş olanlar, Başak Demirtaş’ın adaylık çıkışı sonrası, 7 senedir hapiste olan ve daha 6 ay önce muhalefete hapisten hararetle destek veren Demirtaş’ı bile iktidarla işbirliğiyle suçlanmaya başladılar.
Yavaş yavaş sandıklardan “AKP-PKK ile işbirliği yapıyor” sopaları çıkarılmaya başlandı.
Hep onları mı terörden bize vuracak, biraz da biz onlara vuralım pragmatizmi yavaş yavaş yükleniyor.
Peki, tam olarak yerel seçimlerde DEM Partisi’nin ve Kürtlerin tatava yapmayıp basıp geçmekten çıkarı bu kez ne olacak?
“Faşizmi geriletmeliyiz”, “İktidara ders vermeliyiz”, “Büyükşehirler bari muhalefet de kalsın” gibi motivasyon cümleleri, bizden değilseniz onlardansınız dışında ortada ne var?
DEM Parti, büyükşehirler karşılığında birkaç büyük ilçede ve birkaç şehirde CHP’nin desteğini alabilir.
Ama zaten DEM Parti yerel seçimlerde il ve ilçe kazanmaya ihtiyacı olan bir parti değil.
Geçen yerel seçimde 62 il, ilçe ve beldede belediye kazandılar ama şu anda ellerinde bir elin parmağını geçmeyen sayıda belediye kaldı.
Geçen seçimde seçilen belediye başkanlarının en az yarısı hala hapiste.
Tabii bu olanlara bir ders vermek isteyebilir, iktidarı sandıkta sarsarak güçlerini gösterebilirler.
Ama yerel seçimlerde sandıkta iktidar değişmeyecek, kim kazanırsa kazansın adalet sorunları, ekonomik sorunlar, Kürt sorunu çözülmeyecek.
1 Nisan günü sonuç ne olursa olsun iktidarın 4 yıllık kesintisiz iktidarı devam edecek.
CHP’nin zaferi mevcut durumu korumaktan ilerisi olmayacak. Ellerindeki tek kolluk gücü de zabıtaları olacak.
İktidar ise bütün gücüyle, kurumlarıyla yerinde kalacak.
Üstelik bu kez DEM Parti, AK Parti iktidarına karşı CHP’yle işbirliği yapmış bir parti olarak yaşamaya devam edecek.
CHP belki belediyeleri kazanacak ama DEM Parti bu zafer yüzünden biraz daha fazla düşman olacak.
1 Nisan günü geriye kırık dökük birkaç teşekkür cümlesi dışında, girmediği büyükşehirler yüzünden düşük oy oranları, her an kayyım atanabilecek kazanılmış belediyeler ve hapishanelerdeki siyasetçiler kalacak.
Peki, neden zaten zayıf, hedefte bir parti başka bir muhalefet partisi belediyeleri yönetsin diye böyle bir bedel ödesin?
İktidarın düşmanlığını bir kere daha üzerine çeksin, kendi talepleri için müzakere edebileceği kapıları kapatsın, her seçimde CHP’ye basamak olarak siyasi kimliğini bir kere daha zayıflatsın?
CHP’liler, seküler muhalefet için sandıkta bu iktidarın yenilmesi herşeyden önemli olabilir. Bunu laiklik, Cumhuriyet için bir olmazsa olmaz olarak görebilirler.
Ama DEM Partililer de bunu böyle görmek zorunda değil.
Kürtlerin bunlardan daha büyük ve öncelikli sorunları var ve bu sorunların çözümü için yerel seçimlerde ittifak yapmamaları işbirlikçilik, davaya ihanet, satılmışlık olarak görülemez.
Tam tersine kendi meselesini dünyanın en önemli meselesi sanmak, bir çeşit kibir ve bencilliktir.
Zaten yeterince düşmanlaştırılmış, cezalandırılmış insanların üzerine bir de yerel seçimlerde iktidara karşı işbirliği yapan parti yükünü yüklemek mi, bundan imtina etmeleri mi ahlaken daha fazla sorunlu acaba?
Üstelik günün sonunda “Dersim” demenin, “Şeyh Said’in mezarı bulunsun” diye konuşmanın bile hala büyük çoğunluğunun tüylerini diken diken ettiği bir muhalefeti güçlendirmek neden gözü kapalı iyi bir fikir olsun?
Siyaset sadece bir ahlaklı, ilkeli olma mücadelesi değil, bir güç temerküzü becerisi de.
Gücünü artırmak, gücünü göstermenin tek yolu da CHP’lileri başkan yapmak değil.
Muhalefetle işbirliği yapıp, iktidara kazandıracak bir güç olduğunu göstermek de siyaseten iyi bir seçenek olabilir, en maksimum oy oranına çıkıp gücünü göstermek de…
Pazarlık yapmaya, müzakere etmeye, doğru yerde durmaya siyaset diyoruz.
Siyaset tatava yapmaktır, demokrasi de gözü kapalı basıp geçmek değildir.
O yüzden herkesin, özellikle DEM Parti’nin, Demirtaş’ın tatava yapmak ve basıp geçmemek hakkı var.
Pazarlık yapmak isteyenler önce bu hakka saygı duymalılar.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin MünirErkeğin kadını ezmesi 22.09.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AcetSon anketler ne diyor? 9.09.2021 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZKONYA KATLİAMI VE GAZETECİLİK MESLEĞİ ÜZERİNE 2.08.2021 Tüm Yazıları
-
Yasin AKTAYTaliban’ın inancıyla ters olma arzusu 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Süleyman Seyfi Öğün2023’e doğru Türkiye 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Cem SANCARHanımefendi diyeceksiniz 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Yusuf KaplanFetih ruhu ve rüyası 28.06.2021 Tüm Yazıları






































































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.02.2026
2.02.2026
29.01.2026
25.01.2026
22.01.2026
19.01.2026
17.01.2026
13.01.2026
10.01.2026
7.01.2026