Yıldıray OĞUR
“Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü’nün 104’üncü yıldönümünü idrak ettiğimiz bugün tarih sayfalarında son derece önemli bir gün...18 Mart Çanakkale Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Zaferi dolayısıyla ülkeleri için hayatlarını veren tüm şehitlerin aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyorum. Ruhları şad olsun."
Bu mesaj Çanakkale Zaferi’nin 104’üncü yıldönümü için yayınlanmış pek çok mesajdan farksız görünüyor.
Aslında büyük bir farkı var.
Çünkü Türkçe olarak çektiği videoda Çanakkale Zaferi’nin yıldönümünü bu mesajla ‘idrak eden’ kişi İngiltere’nin Ankara Büyükelçisi Dominick Chilcott.
Ya da şöyle söylemek daha doğru.
104 yıl önce boğazı geçmek için donanmasını Çanakkale’ye göndermiş, tarihinin en büyük bozgunlarından birine uğramış, en az 50 bin askerini, donanmasının meşhur gemilerini burada kaybetmiş, en az 70 bin askerini de yaralı olarak geri taşımış ülkenin büyükelçisi.
Çanakkale, Birleşik Krallık için tarihindeki bozgunlardan herhangi biri de değildi.
İkinci Dünya Savaşı’nda İngiltere’yi işgalden kurtarıp, zafere taşıyacak, o günlerde 40’lı yaşlardaki Donanma Bakanı Winston Churchill’in neredeyse siyasi hayatını bitirecek türden bir bozgundu.
Ama bütün bunlar, Çanakkale Zaferi’nin 104’üncü yıldönümünde, kendilerine karşı zafer kazanmış ülkenin başkentinde görev yapan bir büyükelçinin büyük bir özgüvenle kameranın karşısına geçip, arkada neyle Çanakkale Türküsü çalarken akıcı bir Türkçe ile şöyle cümleler kurmasını engellemedi:
“Bu önemli askeri harekat zamanında Birleşik Krallık ve Türkiye, cephenin karşı taraflarındaydı. Ama bu harekat bize uzlaşmanın ne denli değerli olduğunu ve daha iyi bir gelecek için ileriye nasıl gidebileceğimizi gösteren önemli bir ders de oldu. Böylece yaşadığımız o acıdan sonra düşman olmaktan yakın müttefikliğe geçmeyi başarabildik. Mustafa Kemal Atatürk, 'Uzak memleketin toprakları üzerinde kanlarını döken kahramanlar! Burada dost bir vatanın toprağındasınız. Huzur ve sükun içinde uyuyunuz' dediğinde işte bu uzlaşı ruhu ve gelecek vizyonunu en etkili biçimde özetlemişti. Çanakkale, Birleşik Krallık ve Türkiye'nin bugün sahip olduğu güçlü ve vazgeçilmez dostluk ve müttefikliğin yolunu açan tarihi bir kırılma noktasıydı. Avrupa kıtasının karşı uçlarına yerleşmiş eski iki imparatorluk olarak ülkelerimiz bugün ikili ilişkiler, kültürel, tarihsel, ticari ve savunma ilişkileri açısından güçlü bağlara sahip. Aramızdaki ortak Çanakkale ruhu sayesinde ülkelerimiz bugün sahip olduğumuz bu dostluğun ve ittifakın değerini son derece iyi biliyor ve takdir ediyor.”
Aslında Büyükelçi’nin atıf yaptığı Atatürk’ün ünlü Anzak askerlerin ailelerine hitabı, çok daha erken tarihlerde Türkiye’nin de benzer bir büyüklüğü ve olgunluğu gösterdiğinin delillerinden biridir.
Atatürk’ün öyle bir hitabı olup olmadığı oldukça şüpheli olsa da....
Çünkü Kemalist tarihçi Cengiz Özakıncı’nın 2015 yılı Temmuz ayında Bütün Dünya dergisindeki çıkan yazısı, daha sonra ödüllü Guardian muhabiri Paul Daley’in Özakıncı’nın araştırması ve İngiliz kaynaklarında yaptığı inceleme böyle bir konuşmanın varlığını şüpheli hale getirdi.
http://www.butundunya.com/index.php?arsiv=2015/07
Resmi hikayeye göre bu hitap, Atatürk tarafından yazılmış ve 1934’de dönemin İçişleri Bakanı Şükrü Kaya tarafından onun adına Çanakkale’deki şehitliklerde okunmuştu.
Ama Şükrü Kaya’nın 1934’de değil, 1931’de Çanakkale’de bir konuşması var. Fakat dönemin gazetelerinde tam metni çıkan o konuşmada da böyle bir bölüm yok.
Konuşmanın bu haliyle ilk ortaya çıktığı yer ise 1953 yılında, Atatürk’ün na’şının 10 Kasım’da Anıtkabir’e taşınması nedeniyle, o dönem Falih Rıfkı Atay’ın çıkardığı Dünya gazetesinin verdiği Atatürk özel eki.
https://archives.saltresearch.org/handle/123456789/17227
Gazeteci Yekta Ragıp Önen, ek için artık 70 yaşında emekli bir siyasetçi olan Şükrü Kaya ile evinde yaptığı röportajda Kaya, Atatürk’ün Çanakkale’de bütün dünyaya hitap eden bir konuşma yapmasını istediğini ve bizzat yazdığı “Bu memleketin toprakları üstünde kanlarını döken kahramanlar” diye başlayan ünlü hitabı kendisine verdiğini söylüyor.
İlk kez ekte ortaya çıkan hitap daha sonra uzun yıllar unutulmuş, 60’lar ve 70’lerde yeniden dolaşıma çıkmış, Avusturalya’ya ulaşmış, eklemeler, çıkarmamalar, büyük değişimler geçirmiş, 1978’de dönemin Türk Tarih Kurumu başkanının da katkılarıyla Atatürk’e mal edilmiş.
Özakıncı’nın yazısında belirttiği gibi muhtemelen bu hitap, siyaset dışında edebiyat çevirileri de yapan Şükrü Kaya’nın Atatürk’e yakıştırdığı bir metin. 1953, Türkiye’nin NATO üyesi olduğu, Kore Savaşı’ndan yeni çıkılmış yıllar, metin o günlerin ruhuna da uygun.
Fakat, 1931’de İçişleri Bakanı iken Şükrü Kaya’nın Çanakkale’de yaptığı ve gazetelerin de önceden tarihi konuşma diye okurlarına duyurduğu konuşma da çok muhtemelen Atatürk’ün kendisinden istediği bir konuşmaydı. 1931’de Ankara’nın Batı ittifakına yaklaşmaya çalıştığı zamanlardı.
O konuşmada da orada hayatını kaybeden yabancı askerlere saygı içeren cümleler var:
“Karşıda da bizimle harp etmiş insanların mezarlarını ve abidelerini görüyoruz. Orada yatanları da takdir ederiz. Medeniyet tarihi yarın karşı karşıya yatanlardan hangisinin fedakarlığını daha iyi daha insani bulacak ve daha ziyade takdir edecektir. Tecavüz timsali olan olanların mı yoksa vatanını müdafaa abidelerini mi, yoksa vatanını müdafaa eden kahramanların hâlâ el uzatılmamış mukaddes taş ve toprak halinde bırakılmış olan bu izleri...
Karşımızda mezarlar bırakan milletler, bizim bu samimi ve çok yeni mahiyette noktai nazarlarımızı iyi telakki ederlerse bu karşılıklı mezarlar aramızda kin, husumet ve ölmez hisleri yerine muhabbet, dostluk temin eder. Ben, mensup olduğum Türk içtimai heyetinin kurduğu Cumhuriyet hükumetinin mesul bir adamı olarak arz ederim ki, Türk milleti bu karşılıklı abidelere hürmetle bakar ve iki tarafın ölülerini rahmetle yadederken dimağında ve vicdanında yaşıyan samimi temenni: bu ölü abidelerin bir daha rekzolunmaması, bilakis bunları kuranlar arasında insanlık münasebetlerinin, insanlık bağlarının yükselmesidir.”
Bir yıl sonra 1932’de ise o dönemin İngiltere Ankara Büyükelçisi George Clerk, “büyük asker asil düşman” diye ithaf yazısıyla Atatürk’e General Aspinall-Oglander tarafından yazılan “Gelibolu Savaşı’nın Resmî Tarihi” adlı iki ciltlik İngilizce kitap hediye etmiş, Atatürk de İngiliz elçiye barış ve dostluk mesajları içeren bir mektup yazmıştı.
Aynı dönemlerde Atatürk’ün Çanakkale Savaşı ile ilgili İngiliz, Avustralya gazetelerine verdiği, yine barış ve işbirliği mesajları içeren röportajlar mevcut. Bütün bunların Çanakkale gibi bir savaştan sadece 15 yıl sonra olduğunu unutmamak gerek.
Herhalde bu tarihi bağlam yüzünden Atatürk’ün Anzak askerlerin ailelerine hitabı da şüphe çekmedi, yıllarca Çanakkale anmalarında okundu, hatta bu hitabın yazılı olduğu Türkçe ve İngilizce bir kitabe de Çanakkale Şehitlikleri’ne yerleştirildi.
Atatürk’ün bu hitabını Çanakkale anmalarında Başbakan ve Cumhurbaşkanı olarak yaptığı konuşmalarda Cumhurbaşkanı Erdoğan da kullandı.
Cumhurbaşkanı’nın 2015 yılında Çanakkale Savaşı’nın 100. Yıldönümü için düzenlenen törenlerdeki konuşması ise çıtayı Atatürk’ün bu hitabından bir adım daha ileri taşımıştı. Prens Charles’ın da aralarında olduğu yabancı misafirlerin katıldığı anmada şöyle demişti:
"Bu topraklarda yatan her genç, artık bizim misafirimiz değil, adeta evladımızdır. Bugün burada, sadece şu veya bu milletin kayıplarını değil, bu topraklarda can vermiş tüm askerleri anıyoruz. Anıtlarımız, bu topraklarda kaybedilen yarım milyona yakın gencin tamamının sembolüdür...Bu küçük yarımadada burada yatan yüzbinlerce gencin aziz hatırası önünde, hepimizin adına, barışın, huzurun, refahın tüm dünyaya hakim olmasını sağlamak için çalışma kararlılığımızı bir kez daha ifade ediyorum. Şafak Ayini'ne 10 bini aşkın yabancı katılacak bizim gençler asgari 35 bin genç katılacak. Ortak acıları, yeni düşmanlıklar üretme değil; dostluğun, sevginin, barışın aracı haline dönüştürme konusunda, Çanakkale'nin tüm dünyaya, tüm toplumlara örnek olmasını temenni ediyorum. Küresel istikrar ve refah için, buradaki hoşgörü ve dostluk ikliminin tüm ülkeler, tüm uluslararası kuruluşlar, tüm toplumlar tarafından desteklenmesi gerekiyor. Terörizmin, ırkçılığın, İslamofobinin ve her türlü nefret içeren akımın çaresi, işte buradadır."
Dersim Katliamı için devlet adına özür dilemiş, 1915 için taziye yayınlamış bir liderden beklenen bir konuşmaydı bu.
Fakat, bu yıl Çanakkale’deki törenlerde “Dedeleriniz geldi, kimi ayaklarının üzerinde kimi tabutla geri döndü. Aynı niyetle gelecekseniz bekleriz. Sizi de dedeleriniz gibi uğurlayacağız. Biz tarihi Çanakkale'de kanımızla yazdık. Gazi Mustafa Kemal'in liderliğinde yazdık. Bugün yine yazacağız” konuşmasının aynı lidere ait olduğuna inanmak hayli zor.
Tarihin hesaplaşmalarına takılıp kalmamak, onlardan dersler çıkarmak, düşmanlıkları dostluklara çevirmeyi başarmak, geçmişteki hatalara, mağlubiyetlere de serinkanlılıkla bakabilmek, gerektiğinde özeleştiri verebilmek devletleri büyük ve güçlü yapıyor.
Yoksa efsaneleştirilmiş bir geçmişin esiri olmak, tecrübelerden hiç ders çıkaramamak, kusuru hep başkalarında bulmak, tarihi hamasetten ayıramamak, düşmanlıkları ebedi ve ezeli zannetmek bir devleti büyük yapmıyor.
Bir Alman entelektüelin kendi medeniyetini, ülkesinin tarihini yerden yere vurduğu videolardan tarihte kendimize mutlak haklılık çıkarmak değil, o Alman entelektüelin o eleştirileri Alman resmi kanalında, başına bir hal gelmeden yapabilmesinden ders çıkarmak bizi büyük yapar.
Ülkesinin büyük bir bozgun yaşadığı Çanakkale Savaşı’nın yıldönümünde, akıcı bir Türkçe ile şehitleri anan, 104 yıl önceki savaşı, bugün işbirliği ve uzlaşmanın gerekliliği mesajı için değerlendiren büyükelçinin özgüvenini anlamak bizi büyük yapar.
Yoksa, bir teröriste meydan okumak, cevap yetiştirmek, bunu yaparken de 104 yıl önceki savaşın defterlerini dün olmuş gibi hışımla yeniden açmak, her yıl şafak ayini için Türkiye’ye gelen insanların kalbini kırmak bizi büyük yapmaz...
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin MünirErkeğin kadını ezmesi 22.09.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AcetSon anketler ne diyor? 9.09.2021 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZKONYA KATLİAMI VE GAZETECİLİK MESLEĞİ ÜZERİNE 2.08.2021 Tüm Yazıları
-
Yasin AKTAYTaliban’ın inancıyla ters olma arzusu 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Süleyman Seyfi Öğün2023’e doğru Türkiye 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Cem SANCARHanımefendi diyeceksiniz 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Yusuf KaplanFetih ruhu ve rüyası 28.06.2021 Tüm Yazıları






































































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.02.2026
2.02.2026
29.01.2026
25.01.2026
22.01.2026
19.01.2026
17.01.2026
13.01.2026
10.01.2026
7.01.2026