Fehim TAŞTEKİN
ABD'nin Dışişleri koltuğundaki değişimin, Suriye politikasına ve Kürtlerle ilişkilere nasıl yansıyacağını şimdiden kestirmek zor. Fakat Pompeo’nun bilinen tutum ve görüşleri Ankara açısından kaygı verici olabilir. 15 Temmuz darbe girişimi sırasında attığı tweette Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı “İslami totaliter bir diktatör” olarak nitelemişti. Bu sözler temaslarda bir süre kulaklarda ‘çın’ etkisi yapacaktır.
Amerikan yönetiminde A takımı, tespihin taneleri gibi imameye göre diziliyor. Dışişleri Bakanı Rex Tillerson iş dünyasından gelen biri olarak temkinli yaklaşımlarıyla Başkan Donald Trump’ın densiz, dengesiz ve tehlikeli gidişatı karşısında az da olsa fren vazifesi görüyordu. Tillerson’ın kovulmasıyla o fren aradan çekildi. Trump’ın tarzına uygun bur kovulma oldu. Trump, Afrika gezisinin tam ortasında Tillerson’ı görevden aldığını bir tweet mesajıyla duyurdu. Yerine temel meselelerde Trump’la örtüşen CIA Direktörü Mike Pompeo atandı. Yani uyum sağlandı. Gerçi ‘uyum’ tanımı fazla iddialı. Tillerson, Trump’ı büyük bir sabırla idare ediyordu.
Peki, Tillerson neden kovuldu? Trump’a göre Tillerson’ı kovma nedenlerinin başında, İran’la nükleer anlaşmayı savunması geliyor. İkili arasındaki bir diğer çatlak, Kuzey Kore üzerine yaşandı. Trump düne kadar nükleer bombayla tehdit ettiği Kuzey Kore lideri Kim Jong-un ile görüşme kararını Tillerson’dan habersiz aldı. Tillerson, bu konuda alınacak yol olduğunu belirterek patronuyla ters düştü. Halbuki Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı Herbert Raymond McMaster ‘önleyici saldırı’ yaparak Kuzey Kore rejimini değiştirmeyi önerirken Tillerson diplomaside ısrarlı olageldi. Tillerson, Pyongyang ile iletişim başlatmak için elinde birkaç kanal olduğunu açıkladığında Trump, tweet atıp dalga geçmişti: “Bay Tillerson, Küçük Roket Adam’la müzakere için boşuna zaman tüketiyor. Enerjini kendine sakla Rex. Biz gereken neyse yapacağız.”
Tillerson, Tel Aviv’deki elçiliği Kudüs’e taşıma kararına da soğuktu.
Suudi Arabistan ve BAE’nin başını çektiği cephenin, Doha’da saray darbesini tetiklemeye yönelik tecrit ve ablukaya başladığında Trump, Katar’ı terör destekçisi ilan etmişti. Trump’a Amerikan Merkez Kuvvetler Komutanlığı’nın 10 bin askerle birlikte Katar’da üstlendiğini hatırlatan Tillerson idi!
Neredeyse Trump’ın başını yiyen Rusya’nın seçimlere müdahale iddiaları konusunda da Tillerson Moskova’ya karşı eleştireldi. Halbuki kabinenin ‘En Rus Dostu’ üyesiydi. Üstelik Exxon Mobil’in CEO’su iken Vladimir Putin’le kurduğu dostluk nedeniyle Senato sorgusunda cız-bız edilmişti. Son olarak Britanya’da eski Rus casusunun zehirle öldürülmesi konusunda Beyaz Saray sessiz kalırken Tillerson Rusya’yı suçladı.
İran, Suriye ve Kuzey Kore ile ilgili temkinli yaklaşımları, rakiplerinin gözünde onu “Hiçbir konuda sonuç alamayan başarısız dışişleri bakanı” yapıyordu. İşte bu kesim, şimdi Pompeo için alkış tutuyor.
Bu arada CIA’in farklı coğrafyalarda kaçırdığı El Kaide zanlılarını tutmak için üçüncü ülkelerde kurduğu yasadışı ‘hayalet hapishaneler’ ve esirlere işkence programından sorumlu yetkililer arasındaki Gina Haspel’in CIA’in başına getirilmesiyle de Trump yönetimindeki orijinal renkler oturdu. Pompeo işkenceci casuslarına ‘vatanseverler’ diyerek arka çıkmıştı.
Aynı meşrepten olsalar da Pompeo’nun Trump’a ne kadar dayanacağı meçhul. 14 ayda A takımından 14 kişi kovuldu. İran, Irak, Suriye, Filistin ve Yemen başta olmak üzere pek çok uluslararası kritik meselede Trump’ın, kendisi gibi daha şahin birini diplomasinin başına getirmesi işini kolaylaştırabilir. Tabii bu Amerikan kurumlarının dengeleyici fonksiyonlarını tamamen yitirdiği anlamına gelmez. Askeri kanadın daha soğukkanlı olması nedeniyle Pentagon’un, sahayı daha iyi bilmesi nedeniyle CIA’in, bütçe kartını ve hesap sorma yetkisini elinde tutan Kongre’nin rolü önemli. Tek sorun Trump’ın sabun köpüğü gibi sönen, saman alevi gibi parlayan biri olması. Sözgelimi, Han Şeyhun’daki kimyasal faciadan sonra Suriye’yi cezalandırırken CIA’in raporlarını umursasaydı, Şairat Üssü’nü vurmayabilirdi.
***
Bu değişimden sonra Amerikan diplomasisi neye gebe, diye herkes Pompeo’nun görüşlerini tekrar gözden geçiriyor:
– İran terörün en büyük destekçisidir, nükleer anlaşma felakettir, çöpe atılmalıdır.
– Kuzey Kore’de en tehlikeli olan şey Kim Jong-un gibi birinin nükleer silahları elinde tutuyor olmasıdır. Kuzey Kore rejimi değiştirilmelidir.
– Rusya’nın Amerikan seçimlerine müdahalesi sonuçları etkilemedi.
Trump’a “Allah!” dedirttirecek yaklaşımlar.
Pompeo histerik bir İran karşıtı. Aynı zamanda tutkulu bir İsrail dostu. Ortadoğu’nun sorunlarına hep İsrail’in güvenliğini esas alan bir pencereden bakıyor.
Trump, 2016’da seçimi kazanınca Pompeo, İran’la nükleer anlaşmanın çöpe atılması beklentisini şu tweetle dillendirmişti: “Dünyanın en büyük terör destekçisi devleti ile yapılmış felaket anlaşmadan geri dönülmesini dört gözle bekliyorum.”
Ocak 2017’de CIA’in başına getirildikten sonra da yaptığı ilk iş El Kaide lideri Usame bin Ladin ile İran arasında bağların olduğunu iddia eden gizli belgeleri ifşa etmek oldu. Amacı nükleer anlaşmayı çöpe gönderecek psikolojik ortamı hazırlamaktı. Kongre üyesi olduğu dönemde de verdiği demeçlerde İran’la anlaşmaya muhalefet ederken temel kaygısı İsrail’di:
“Anlaşma İran’ı nükleer bomba elde etmekten men etmeyecek ve İsrail’i daha fazla riske sokacak…
Yaptırımlar kalkınca İran’ın ılımlı olacağı teorisi bir şakadır. İsrail’i yok etmek istiyorlar…
İranlıların İsrail’i haritadan silinecek sözünü geri çekme çağrısı anlaşmada şart olarak yer almalı…
İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu Amerikan halkının gerçek ortağıdır. Netanyahu’nun İran’ın nükleer silahlar elde etmesini önleme çabası son derece takdirliktir.”
Bu şekilde sergilediği İsrail ve İran hassasiyetiyle Pompeo, Trump’ın bir süreden beri geliştirmeye çalıştığı İran’ı durdurma stratejisi açısından enerjik bir savaşçı.
Haliyle Pompeo etkisini en hızlı Ortadoğu politikalarında gösterebilir. Pompeo bütün enerjisi ve tecrübesini seferber ederek bir süreden beri Körfez ülkelerini yeni strateji etrafında organize etmeye çalışan Trump’ın daha hızlı yol almasını sağlayabilir.
Bu operasyon, tam da Trump’ın Körfez’deki yeni projesi Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın Beyaz Saray’da ağırlanacağı günlere denk geldi. Trump daha sonra Katar Emiri Şeyh Temim ve Abu Dabi Veliaht Prensi Muhammed bin Zayed’i kabul edecek. Bu trafikte Körfez’in liderleri İran’ı Lübnan, Suriye, Irak ve Yemen’de durduracak temel strateji etrafında koordine edilecek. İsrail’in dört gözle beklediği bir ortaklık. Pompeo’ya göre “Suudi Arabistan ve İsrail tüm Ortadoğu’da teröre karşı birlikte çalışan ortaklar.” Bu ortaklıktan Irak ve Lübnan’ın nasibini ne düşecek, Yemen ateşi nasıl harlanacak, Suriye’de Esad yönetimine karşı nasıl bir fasıl açılacak bilmiyoruz.
Pompeo bir kere İran’a karşı koymakta çok istekli. Irak’ta Amerikan güçlerinin hedef alınmasından İran’ın sorumlu tutulacağına dair Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani’ye bir mektup göndermiş ama iade edilmişti. Pompeo bu olayı “Mektubu açmayı reddetti. Doğrusu kalbim kırılmadı” sözleriyle teyit etmişti.
Tillerson ise İran’ı çevreleme stratejiyle ilgili çok iştiyaklı değildi. Belki bu yüzden Trump, Körfez ve İsrail’le ilişkilerde damadı Jared Kushner’i devreye sokarak paralel diplomasi yürüttü. Diplomasiyi aile işine çeviren bu kısa devre bir bakıma Tillerson’ın tecrit edilmesiydi.
***
Dışişleri koltuğundaki değişimin, Suriye politikasına ve Kürtlerle ilişkilere nasıl yansıyacağını şimdiden kestirmek zor. Fakat Pompeo’nun bilinen tutum ve görüşleri Ankara açısından kaygı verici olabilir. 15 Temmuz darbe girişimi sırasında attığı tweette Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı “İslami totaliter bir diktatör” olarak nitelemişti. Bu sözler temaslarda bir süre kulaklarda ‘çın’ etkisi yapacaktır. Pompeo’yla birlikte ABD, Suriye’de daha cesur adımlar atabilir. Tillerson’ın döneminde ABD Dışişleri, Suriye’de inisiyatifi daha da Rusya’ya kaptırdı. Rusya’nın Türkiye ve İran ile birlikte geliştirdiği Astana süreci, ABD’nin diplomatik olarak düşük profil sergilediği bir süreçte ilerledi.
Dışişleri’nin geri planda kalmasına karşın askeri alanda Pentagon, YPG liderliğindeki Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile sahadaki nüfuzunu genişletti. Tabii bu Obama döneminde başlayan bir süreçti ve daha da ilerledi.
Beri tarafta, Pompeo’nun CIA’in başına getirilmesinin ardından örgüt, Türkiye üzerinden yürüttüğü muhalifleri eğitip donatma işine son verdi. Fakat bu dönemde üzerinde çok durulmayan şey, Pentagon’un SDG ile ortaklığına CIA’in de eklenmiş olmasıydı. CIA, YPG’nin kontrol ettiği bölgelerde merkezler edinip operasyonlara ve eğitim faaliyetlerine katılmaya başladı. Aralıkta açığa vurulan 30 bin kişilik sınır gücü kurma planında CIA de vardı. Ayrıca Pompeo’nun adamlarının Ürdün sınırındaki Dera ile Tanaf’ta muhaliflerle ilgilendiği ve Deyr el Zor’da operasyonel olduğu biliniyor.
İvedilikle yanıt aranan mesele, Menbic ve Afrin. Tillerson’ın imza attığı son işlerden birisi, Türkiye ile yapılan Menbic mutabakatıydı. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu mutabakatı “YPG Menbic’den çekilecek, kenti Amerikan ve Türk askerleri kontrol edecek” diye duyurdu. Bunun uygulanıp uygulanamayacağı ayrı mesele. Ancak bu konuda Pompeo daha farklı bir yerde duruyor. Bir iddiaya göre Pompeo, MİT Müsteşarı Hakan Fidan’la görüştüğünde “Türkiye’nin Menbic’e saldırısı Amerikan ordusuna yapılmış sayılacaktır” diye uyarıda bulundu. ABD-Türkiye ilişkilerinin nereye varacağı zaten çok bilinmeyenli bir denklem haline gelmişti, Pombeo ile birlikte bu belirsizlikler daha da arttı.
***
Çok genel anlamda şu söylenebilir: Risk eşiği yüksek konularda temkinli birinin yerini daha şahin ve keskin birine bırakması, Amerikan yönetiminin özellikle Ortadoğu politikasındaki bazı bulanıklıkları giderebilir. Tabii bu berraklaşmada olumlu bir taraf yok. Çünkü yeni dönemin söylem ve vaatleri bölgeyi daha büyük çatışmalara sürükleyecek delilikler içeriyor.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin MünirErkeğin kadını ezmesi 22.09.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AcetSon anketler ne diyor? 9.09.2021 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZKONYA KATLİAMI VE GAZETECİLİK MESLEĞİ ÜZERİNE 2.08.2021 Tüm Yazıları
-
Yasin AKTAYTaliban’ın inancıyla ters olma arzusu 26.07.2021 Tüm Yazıları



































































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.01.2026
20.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
30.12.2025
26.12.2025
15.12.2025
8.12.2025
26.11.2025
11.11.2025