Kürşat BUMİN
Türkiye insanların can güvenliğinin kalmadığı bir ülkeye dönüşmüştür. Silah bulundurma ve taşıma konusunda sergilenen bu son derece sorumsuz tutum, “silahlı çatışma”yı her fırsatta altını çizerek öne çıkaran devlet erkânının maalesef dikkatini ve ilgisini hiç mi hiç çekmemektedir. Hemen herkesin ‘silahlandığı” bir toplumun kimseye yâr olamayacağı vakit gecikmeden anlaşılmalıdır.
İçişleri Bakanlığı yakınlarda, “bireysel silahlanma” ile ilgili bir açıklama yapmıştı. Açıklamada verilen bilgiler ve yapılan yorumlara bakacak olursanız, ortada “endişe edecek” bir durum bulunmuyordu. Hatta birkaç Batı ülkesiyle yapılan karşılaştırma sonunda şöyle olumlu bir sonuç da çıkmıştı: “Batı ülkelerindeki ruhsatlı silahların toplam nüfusa oranına bakıldığında, Finlandiya yüzde 8, İsveç yüzde 6.7, İspanya yüzde 4.5, Polonya yüzde 4.1 iken ülkemizde ise bu rakam yüzde 4 civarındadır.”
Hemen her resmi açıklama gibi bu açıklamayı da ülkedeki “silahlanma” konusunda ciddiye almamamız gerekiyordu herhalde. Bakanlığın açıklamasından şu bölüm de dikkatimi çekmişti: “Umut Vakfı’nın açıklamasında, Türkiye’de 25 milyon silah olduğu, bunların yüzde 85’inin ruhsatsız olduğu, cinayet olaylarında yüzde 70, silahla işlenen olaylarda yüzde 200 artışa sebep olduğu belirtilmiştir. Bu değerlendirmelerin basına yansıyan olaylardan derlenmiş olup istatistiki veri olmadığı, yoruma dayandığı tespit edilmiştir.” Güzel, bu konuda Umut Vakfı’nın gerçeği tahrif ettiği bilgisine de ulaşmış oluyorduk.
Bu konuda benim kanaatimi soracak olursanız cevabım şöyle olacaktır: Ülkedeki “silahlanma”konusuna ilişkin tabii ki –a priori- olarak Umut Vakfı’nın safında yer alıyorum. Hepinizin iyi bildiği gibi bu vakıf yıllardır bu konuda büyük bir çaba sarf etmektedir. Vakfın sitesinde yakın tarihte okuduğumuz şu tespitin (7 Kasım) sadece “yoruma dayandığı” nasıl “tespit edilmiştir” sormak gerekir: “…biz yıllardır Umut Vakfı olarak dile getiriyoruz… Pompalı tüfeklerin kolaylıkla satın alınmasının önemli bir sorun olduğunu belirtiyor ve internetten bir tıkla, peynir ekmek gibi silah alımının önüne geçilmesini istiyoruz… Caydırıcı hapis cezası getirilmesini talep ediyoruz…”
Bakanlığın açıklamasında yer aldığı gibi bu konu madem ki sadece “yoruma dayalı”ydı, o zaman internetten “bir tıkla” silah satışını engelleyecek önlemler alınmasına niçin başlanmıştı? Bu satış tarzı bugüne kadar bakanlığın bilgisi dahilinde değil miydi; değilse bu nasıl bir işti?
“Dua edelim” de diyorum Bakanlık, ABD’yi örnek göstererek, “bireysel silahlanma”nın (o ülkede âdetten olduğu üzere) “demokrasi”nin korunması için gerekli görmemişti. Bilindiği gibi ABD’de 1791’den bu yana yürürlükte bulunan “Düzenli bir milis gücü, her bir eyaletin güvenliği için zorunlu olduğundan, halkın silah bulundurma ve taşıma hakkı ihlal edilmeyecektir” hükmü, bugünlerde bu ülkeyi 300 milyon ateşli silahın bulunduğu bir “kovboylar diyarı”na dönüştürmüştür. ABD nüfusunun üçte birinin evinde bir ya da birden çok ateşli silah bulunmaktadır. Dolayısıyla tepeden tırnağa silahlanmış yurttaşlardan oluşan bu ülkeden sıklıkla önümüze gelen katliam haberleri bizi şaşırtmamalıdır. Bu silahlanma yarışında ABD’nin eyaletlerden oluşması ve her eyaletin ABD’nin bağımsızlık savaşından bugüne taşıdığı özerklik anlayışının rolü büyüktür. Dolayısıyla, özellikle nüfusu yoğun olmayan kırsal bölgelerde silah bulundurmanın bugüne kadar hemen hiçbir siyasi partinin programında yer bulabilmesi de mümkün olmamıştır. Kırsal bölgelerde XX’nci yüzyılın ilk on yıllarında yeterli güvenlik gücünün bulunmaması da birbirinden uzak, “yani komşusuz” yaşayan Amerikalılarda bu büyük “silah aşkı”nın oluşmasında önemli bir faktör olarak gösterilmektedir. Sonuç olarak, “anayasal bir özgürlük” olarak tanınan silahlanmak giderek yanına silah endüstrisinin çıkarlarını da katarak içinden çıkılmaz bir soruna dönüşmüştür.
Kongre’nin bu “özgürlük tiyatrosuna” son vermek isteyen Obama’nın karşısına nasıl dikildiğini hatırlıyorsunuzdur. Obama’nın bir silahlı saldırı sonucu 20 çocuğun hayatını kaybetmesinin toplumda yarattığı silahlanma karşıtı dalgaya tercüman olmak için silah satışının kısıtlanmasına ilişki girişimi, silah endüstrisi lobilerinin etkisiyle Kongre’de 40’a karşı 60 oyla reddedilmişti.
Özetle ABD’de bu çerçevede silah endüstrisi lobilerinin etkisini aşabilmek imkânsız gibidir. Son başkanlık seçimlerinde bir “sosyal demokrat” olarak tanıtılan Sanders’in “Akılcı bir yasal düzenleme”den söz ettikten sonra “Bu ülkede pek çok eyalette insanlar ateşli silahların denetimini duymak istemiyorlar” diyerek konuyu kapatması örneğinde olduğu gibi.
İsterseniz bu “silah bulundurma” konusunun anayasal demokraside ABD ile yaşıt olan Fransa’da nasıl anlaşıldığına da kısaca göz atalım:
Bu ülkede sivillerin silah taşıması yasaktır. Konuya vakıf bir avukat, bu hakka ülkede sadece hayatları tehdit edilen hepsi birkaç düzine şahsın sahip olduğunu söylüyor. Fransa’da atış poligonlarında atış yapmak için silah satın almak isteyenler, mutlaka bir atış kulübüne üye olmak, bir sağlık raporu getirmek ve bu kulüpler tarafından verilen altı ay süren bir eğitimden geçmek zorundadır. Altı ay sonunda sertifika verip vermemek kulübün kararına bağlıdır. Alınan sertifika sürecin devamında ilgili emniyet kurumuna gelir. Bu kurum müstakbel silah satın alandan söz konusu silahı evinde bulundurmak için özel bir “kasa” bulundurması ve silahın evde parçalarına ayrılmış olarak tutmak zorunluluğu getirir. İlgili kurum devamlı talep sahibinin “karnesi”ni inceler. Talep sahibi acaba hayatında “bir kere” bile tatsız bir olaya karışmış mı? Arkasından da tabii ki psikiyatrik muayene…
Yani lafın kısası, ruhsatsız silah (değil taşımak) bulundurmak imkânsızdır. Dolayısıyla Türkiye’de uygulandığı gibi bir “rahatlık” medeni bir ülkede asla mümkün değildir. Bakın isterseniz bu ülkede “silah ruhsatı” alabilmek için yerine getirilmesi gereken şartlara:
• Vukuatlı nüfus kayıt örneği,
• Nüfus cüzdan fotokopisi (nüfus cüzdanı aslı müracaat esnasında aranacak, diğer belgelerle birlikte karşılaştırma yapıldıktan sonra ilgiliye iade edilecektir. Nüfus cüzdanında vatandaşlık numarası bulunmayanlardan vatandaşlık numarası istenecektir),
• Son bir yıl içinde çekilmiş 4 adet fotoğraf,
• Silah ruhsatı istek formu, (İl Emniyet Müdürlüklerinden temin edilecek.)
• Arşiv kayıtlarını içeren adli sicil belgesi, (Dilekçede silah ruhsatı için olduğu belirtilecek.)
• Silah ruhsatı alınmasında sakınca bulunmadığına dair sağlık raporu
• İkâmetgah belgesi, (1774 Sayılı Kimlik Bildirme Kanunu hükümleri gereğince arkası mıntıka karakolundan tasdik ettirilecek.)
Görüyorsunuz, ne kadar kolay…. Bu durumda bu “millet” silahlanmasın da ne yapsın?
Şu haberden mutlaka haberdarsınızdır:
“Olay, İnönü Mahallesi Alageyik Caddesi ve çevre sokaklarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, araçlarıyla gelen iki grup henüz bilinmeyen bir nedenle silahlı çatışmaya girdi. Uzun namlulu silahların kullanıldığı çatışmada olayla ilgisi olmayan ve aracıyla sokak üzerinde ilerleyen 16 yaşındaki Emircan Açıkgöz isimli genç çatışmanın ortasında kaldı. Boynundan ve göğsünden aldığı yaralarla ağır yaralanan Emircan Açıkgöz ambulansla hastaneye kaldırıldı. 16 yaşındaki genç kaldırıldığı özel hastanede tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti.”
Uzaklarda değil İstanbul’un göbeğinde bir gencin hayatına mal olan bir “silahlı çatışma”. Haberden “uzun namlulu silahlar”ın kullanıldığını da öğreniyoruz. İsterseniz bunun adı da (ABD’den esinlenerek! Türkiye’ki “anayasal özgürlük açılımı” olsun… Bir sokak ötede karakolu bulunan bir devlet iki grubun silahlı çatışmasını önleyemiyor. Önleyemiyor ve iş sonunda “polis kaç dakika sonra olay yerine geldi” tartışmasına dönüşüyor.
Şunu ısrarla tekrar edebiliriz: Türkiye insanların can güvenliğinin kalmadığı bir ülkeye dönüşmüştür. Silah bulundurma ve taşıma konusunda sergilenen bu son derece sorumsuz tutum, “silahlı çatışma”yı her fırsatta altını çizerek öne çıkaran devlet erkânının maalesef dikkatini ve ilgisini hiç mi hiç çekmemektedir. Hemen herkesin ‘silahlandığı” bir toplumun kimseye yâr olamayacağı vakit gecikmeden anlaşılmalıdır.
Bu çerçevede “nereden nereye” babında bir anımı nakletmek isterim: 60 Darbesi’nin ilan ettiği sıkıyönetim herkesin elinde bulundurduğu silahı yetkili mercilere teslim etmesini buyurmuş ve herkes de bu emre uymuştur. Mesleği olan öğretmenlik yanında sürdürdüğü Demokrat Parti yanlısı yerel gazete yazarlığı nedeniyle mahkemeye düşen -sevgiyle andığım- babam da söz konusu emre itaat çerçevesinde evimizde anneannemin sandığında bulunan eski bir Çerkez kamasını yok etmeye karar vermişti. Hatırlıyorum: Bu Çerkez kaması da ne inatçıymış; vuruyorsun vuruyorsun ama bir türlü kırılmıyor! Sonunda bu “silah”ı anneannemle birlikte bir kanala atmamıza karar verilmiş ve böylece bu “suç aletinden” kurtulmuştuk.
Niçin mi aktarıyorum bu anımı? Ülkeyi pençesine alan KHK düzeni bu konuda da bir kararname çıkaramaz mı acaba? Unutmayalım: Sivil halkın “silahlanması” hiçbir devlete, lidere ve tabii ki topluma hayır getirmemiştir…
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin MünirErkeğin kadını ezmesi 22.09.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AcetSon anketler ne diyor? 9.09.2021 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZKONYA KATLİAMI VE GAZETECİLİK MESLEĞİ ÜZERİNE 2.08.2021 Tüm Yazıları
-
Yasin AKTAYTaliban’ın inancıyla ters olma arzusu 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Süleyman Seyfi Öğün2023’e doğru Türkiye 26.07.2021 Tüm Yazıları



































































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
29.05.2018
7.02.2018
21.04.2018
11.04.2018
27.03.2018
23.03.2018
10.03.2018
2.02.2018
16.02.2018
8.02.2018