Taha Akyol
YSK muazzam bir sürpriz yaptı, eski içtihatlarından dönerek İstanbul seçimlerini iptal etti. Başkan Sadi Güven ve diğer üç üye, eski içtihatlara bağlı kaldıkları için “iptal” kararına muhalefet ettiler, iptal kararı oy çokluğuyla çıktı.
İstanbul’da ölülerin, kısıtlıların, hükümlülerin oy kullandığı, sahte seçmen yazımı yapıldığı şeklindeki sansasyonel iddialar haftalarca TV ekranlarında, gazete manşetlerinde kamuoyunu işgal etmiş, Büyükçekmece’de polis ev ev dolaşıp “sahte seçmen” aramıştı.
YSK bu iddiaları reddetti.
Sadece sandık kurullarında “kamu görevlisi” eksiği yüzünden seçimleri iptal etti.
- Cumhurbaşkanı Abdullah Gül de dün açıklamasında YSK’nın bu kararını Anayasa Mahkemesi’nin 2007’deki talihsiz ve hazin “367 Kararı”na benzetti. Ergun Özbudun ve İzzet Özgenç gibi saygın hukukçular kararı eleştirdiler.
YSK İÇTİHATLARI
En yakın emsal, İYİ Parti’nin aynı nitelikteki talebini YSK’nın yirmi gün önce reddetmiş olmasıdır. Bursa / Kemalpaşa’da 5 sandık kurulunun başkanı “kamu görevlisi” değil, “belediye işçisi” idi. İYİ Parti seçimlerin iptalini istemişti.
Kemalpaşa ilçesi, metropol İstanbul’un tam hukuki bir numunesiydi. YSK 20 Nisan günlü kararında İYİ Parti’nin talebini şu gerekçeyle reddetmişti:
“Sandık kurullarının teşkiline itirazların, resmi seçim takvimine göre 2 Mart 2019 tarihinde kesin olarak karara bağlanması nedeniyle tam kanunsuzluk iddiasına ilişkin talebin reddine karar verildi” (Karar No: 3469)
İstanbul’daki sandık kurulları da aynı tarihte, 2 Mart tarihinde “kesinleşmiş”ti; o zamana kadar itiraz edilmeliydi. İtiraz edilmemiş, bütün partiler bu kurulları kabul etmiş, YSK da onaylamıştı üstelik.
Fakat İYİ Parti’nin taleplerini reddeden YSK, iktidar partisinin hukuken hiç farklı olmayan talebini kabul etti, İstanbul seçimlerini iptal etti.
‘SANDIK KURULU BAŞKANI’
Ankara Büyükşehir Belediye seçimlerini kazanan Mansur Yavaş daha fazla oy aldığına, bazı oylarının haksız yere geçersiz sayıldığına inanıyordu. CHP, “bazı sandık kurulu başkanlarının taraflı davrandığından” bahisle, geçersiz oyların yeniden sayılmasını istedi, YSK reddetti.
Burada önemli olan, sandık kurullarının oluşumunu ayrıntılı olarak anlatan YSK’nın şu hükme varmış olmasıdır:
“Yedi kişilik sandık kurulunun beş üyesi siyasi parti temsilcilerinden oluşmaktadır. Başka bir anlatımla sandık kurulu başkanının, sandık kurulunun siyasi partili üyesinin (üyelerinin) huzurunda bu denli yanlı davranmaya cesaret edemeyeceği değerlendirilmelidir.” (Karar No: 1199)
Evet, sandık kurulu başkanı kim olursa olsun AK Partili, CHP’li, İYİ Partili, MHP’li, HDP’li üyeler karşısında “oy hırsızlığı” yapabilir mi?
YSK bunu kabul etmiyordu ama İstanbul için kabul ediverdi.
YSK’nın “mühürsüz zarflar”ı geçerli kabul eden kararı da bir emsaldir. YSK, vatandaşın oy hakkının kanunda “birden çok yöntemle denetlenerek teminat altına alındığını” uzun uzun anlatarak şu içtihadı yapmıştı:
“Sandık kurulunca (zarflara) mühürleme işleminin yapılmaması tek başına seçmenin oyunun geçersiz sayılması için yeterli değildir.”
YSK’ya göre, her şey kanuna uygunsa sırf zarfın mühürlenmesi unutulmuş diye vatandaşın oyu geçersiz sayılmamalıydı, üstelik bu “vatandaşın kusuru” değildi… (Karar No: 560)
HÜR VE ÂDİL SEÇİMLER
Peki, her şeyiyle kanuna uygun bir oylamada, sırf yargıç tarafından atanan sandık kurulu başkanı “kamu görevlisi değil” diye seçimleri iptal etmek “seçme hakkını koruma” ilkesine, YSK’nın kendi içtihatlarına ve AİHS’ye aykırı değil mi?
Hem kurul başkanının kim olduğu meselesi “vatandaşın kusuru” sayılabilir mi?
YSK’nın kendisi oy hakkının “birden çok yöntemle denetlenerek teminat altına alındığını” söylemiyor mu? Bu durumda asıl önemli olan seçimlerde sahte seçmen falan gibi hileler yapılıp yapılmadığıdır; YSK bu yöndeki itirazları reddetmiştir.
Hatırlayalım ki, eskiden sandık kurul başkanlarının kamu görevlisi olması şart değildi; kimse de şikayet etmiyordu. Sandık Kurulu başkanlarının “memur” olması uygulamasını AK Parti getirdi.
Üstelik referandumda, Cumhurbaşkanı seçimlerinde ve 2018 seçimlerinde birçok sandık görevlisi sivil kişilerdi.
Dahası, bir zarfa giren oylardan sadece biri nasıl iptal edilir?
Her neyse seçimler iptal edildi, muhasebesini tarih yazacaktır.
Milletçe önümüzdeki mesele, İstanbul’da 23 Haziran’da gelişmiş demokrasiler kalitesinde “hür ve âdil” seçimler yaparak, ülkenin üzerindeki bu gölgeyi kaldırmaktır.
Yazarlar
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları




































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
30.12.2025
28.12.2025
24.12.2025
23.12.2025
21.12.2025
19.12.2025
16.12.2025
14.12.2025
12.12.2025
10.12.2025