Akın ÖZÇER
The Guardian’ın eski editörlerinden David Hearst’in Orta Doğu’nun en büyük haber portalı olma iddiasıyla çıkardığı iki dilli (İngilizce ve Fransızca) Middle East Eye, Türkiye’ye büyük önem veriyor. Giderek arttığını iddia ettiği 3. Hava Limanı muhaliflerinin sesini aksettiren haber analiziyle (http://www.serbestiyet.com/yazarlar/akin-ozcer/3-hava-limanina-muhalefet-artiyor-mu-719747) çevreciliğe verdiği “eşsiz” hizmeti aynı duyarlılıkla sürdürüyor. Önceki gün (27 Eylül) İngilizlerin öteden beri kaygı duydukları yapımı durdurulmuş olan Ilısu Barajı’nın tamamlanması halinde 12 bin yıllık Hasankeyf ve çevresine vereceği büyük zararı hatırlatan kapsamlı bir yazı (http://www.middleeasteye.net/fr/reportages/hasankeyf-la-ville-de-12-000-ans-que-la-turquie-veut-engloutir-1842457726) yayımladı.
Başlıktan tahmin edileceği gibi, burada ele alacağım konu bu yazıyla ilgili değil. MEE aynı gün Türkiye ile ilgili bir yazı daha yayımladı. Altında Naomi Kohen ve Nuhat Mugurtay’ın imzaları bulunan “ Kurds are paying the price of Turkey's post-coup crackdown” başlıklı analiz bu defa Kürtlerin darbecilerle mücadeleden zarar görüyor olmasından duyulan kaygıyı dile getiriyor. (http://www.middleeasteye.net/columns/turkeys-kurdish-question-turns-new-page-894865406) Başlıktaki “Kürt” sözcüğü, tahmin olunacağı gibi, kelimenin tam karşılığı olan milyonlarca Kürt vatandaşımız için değil, Kürtler arasında azınlıkta bulunan bir siyasi harekete mensup olan Kürtler için kullanılıyor. İngilizce ve Fransızca konuşanlar arasında bunu bilmeyenler olabilir ama maksat darbe girişiminden kurtulmuş olan Türkiye ile ilgili yanıltıcı bir algı oluşturmaksa, bu o kadar da önemli değil elbette.
Devletle Kürtler arasında yeni bir dönem mi başladı?
Yazının ilk bölümünde, hükümetin başarısız kalan 15 Temmuz kalkışmasıyla mücadelesini siyasi partilerin çoğunun desteklediği ama hukuk devleti ve demokrasi için de kaygılandığı teması işleniyor. Olağanüstü hal çerçevesinde çıkarılan KHK’larla gazetecilerin ve Kürt belediye başkanlarının -yakında belki milletvekillerinin de- tutuklanmasının, öğretmenlerin görevden alınmasının demokrasi sınırlarını zorladığı, bu nedenle devletle Kürtler arasında yeni bir döneme girildiği ifade olunuyor. Söz konusu Kürtlerin aslında PKK veya siyasi kolu HDP’ye mensup oldukları ve terör eylemlerine maddi destekleri nedeniyle tutuklandıkları vurgulanmadıkça, hukuk devleti ve demokrasi için kaygılanmamak mümkün değil elbette.
Yazı, 15 Temmuz darbesi başarılı olsaydı “neler olacağını asla bilemeyiz ama Türkiye’de önceki darbelerden anlaşıldığı kadarıyla yeni rejimin karşıtları bastırılacaktı” diye devam ediyor. Bu, mantıklı bir tespit kuşkusuz ama ardından gelen şu cümle sorunlu: “hükümetin Kürt siyasetçilere yönelik bu yeni saldırısı (KHK’lar) bir askeri cuntanın yapacağından çok da farklı değil. “ Sorunlu çünkü demokrasilerde bir terör örgütüyle organik bağları bulunması siyasetçiler için olağan hallerde de suç oluşturuyor. Köşemden sürekli Venedik ölçütlerini hatırlatarak, şiddet ve terörle bağlantısı olmaması kaydıyla, siyasi parti ve mensuplarının ayrılıkçılık dâhil her türlü siyaseti savunabileceklerini vurgulaya geliyorum. Ama bu cümle, “teröre övgü veya terör örgütüyle organik bağ”hususunda sessiz kalmak suretiyle Venedik ölçütlerini ihlal ediyor.
KHK tehlikesi
Yazıda bu alt başlık altında, hükümetin başarısız darbe girişiminden sonra, hukuk devletini bir yana bıraktığı ve ülkede düzeni KHK’larla sağlamaya başladığı belirtiliyor. Oysa Fransa’nın 13 Kasım saldırılarından sonra yaptığı ve defalarca uzattığı gibi, olağanüstü halde, AİHS’nin “olağanüstü hallerde askıya alma” başlıklı 15. maddesi işletilir. Bu madde, üye ülkelerin 2. (yaşam hakkı), 3. (işkence yasağı) 4. (kölelik yasağı) ve 7. (cezaların yasallığı) maddelerin dışında kalan yükümlülüklerini askıya almalarına cevaz verir. Dolayısıyla 15. maddeye uygun bir olağanüstü hal “hukuk devletinin bir tarafa bırakılması” anlamına gelmez.
Yazıda devamla “hükümetin KHK’larla iktidarını kontrol etmek için öngörülmüş yasal ve bürokratik kısıtlamaların etrafından dolaştığı” öne sürülüyor. Ardından KHK’ların temel hak ve özgürlükleri bile kısıtlayabildiği ve bu kısıtlamanın Türkiye’nin taraf olduğu AİHS’den bile bağışık olduğu belirtiliyor. Bu, yukarıda belirttiğim 15. maddeyi dikkate almayan baştan savma bir iddia. Çünkü iddia sahibinin yapması gereken, ileri geri konuşmak değil, hangi KHK’nın hangi hükmünün 15. maddenin hangi hükmüne aykırı olduğunu açıkça ortaya koymak.
Yazı, “Ankara’nın, darbeyle mücadelenin ayrıcalıklarından yararlanarak” Fetullah Gülen’e bağlı komplocularının hükümeti devirmek için PKK’lı isyancılarla işbirliği yaptığı fikrini yaydığı” cümlesiyle devam ediyor. Devlet, çeşitli kurumlarının elinde bu yönde bazı kanıtlar varsa böyle bir suçlamada bulunabilir. Ama bu fikrin yanlış olduğunun söyleyebilmesi için de elde kanıt olması gerekir.
Bu bölümün son cümlesinde ölçü iyice kaçıyor. Burada, barış sürecinin çökmesinden sonra, “iktidardaki AKP, terörle mücadele adına PKK’nın isyanına karşı operasyonlarını arttırdı” ifadesi yer alıyor. Ardından şöyle devam ediliyor: “Şimdi, kontrol edilmeyen, darbe teorisiyle güçlenmiş yürütme yetkileri, hükümetin, sadece PKK’nın silahlı militanlarına değil, siyasi Kürt hareketlerine karşı kampanyasını kolaylaştırıyor.”
Yerel yönetişim için iktidar kavgası
Yazıda bu alt başlık altında, çoğu HDP ve DBP’li 28 belediye başkanının görevden alınması eleştiriliyor. Başkanlardan dördünün “güya” Gülen hareketiyle, geri kalanının da PKK ile ilişkisinin olduğunun öne sürüldüğü belirtiliyor. Ama belediye imkânlarıyla terör örgütüne parasal ya da iş makineleri ve sonradan bomba yüklenen kamyonları ile verilen destekten söz bile edilmiyor.
Buna karşılık seçilmiş başkanların yerine kayyum atanmasına gerekçe olarak, “askeri darbe dönemlerinde olduğu gibi” vurgusuyla güçlendirilerek mensup oldukları partinin özerklikten yana politika izlemesi gösteriliyor.
Darbelerin ilacı: demokrasi
Yazının bu bölümünde, son olağanüstü hal, 80’li, 90’lı yıllardaki uygulamalarla aynı kefeye konuluyor. O dönemdeki yargısız infazlar, işkenceler gibi insan hakları ihlalleri hatırlatılıyor. Aslında AB Helsinki Zirvesi’nden bu yana yaşanan siyasi reform sürecinde Kürtlerin ana dilleri başta olmak üzere farklılıklarından kaynaklanan bazı hakları tanınmamış, terörle mücadelede teröristle halkı ayıran Wilkinson modeline geçilmemiş olsaydı, bu benzetmeler birebir doğru olurdu.
Yazının bu bölümünde, bu süreçten önemli bazı reformlar göz ardı edilerek üstün körü söz ediliyor. Geçmiş hükümetlerin “milletvekilleri ve belediye başkanlarının seçilmesi ve kamu görevinde yer alması dâhil Kürt halkının siyasi haklarını koruduğunu” iddia ettiği ama bir “Kürt sorunu” bulunduğunu hep inkâr etmiş olduğu öne sürülüyor. Ardından “bu düşünce tarzının, hakların sürekli ihlal ve hukuk devletinin tehdit edilmesine karşın, AKP hükümetleri boyunca sürekli yinelendiği” dile getiriliyor. Yıllardır savunduğum ana dilde (özel okullarda) eğitim, mahkemeler önünde savunma ve televizyon yayınları gibi gerçekleştirildiği dönem itibariyle önemli reformlardan hiç söz edilmeden.
Sezar’ın hakkını Sezar’a vermek, dürüst olmak gerekirse bunları yapan da, muhalefetin tüm itirazlarına karşın, AK Parti hükümetleriydi. Yazının sonuna doğru bu hususa üstün körü değiniliyor ama başka bağlamda ve hükümet darbeye zemin hazırlamakla suçlanarak. Söz ettiğim paragrafta aynen şöyle söyleniyor: “AKP iktidara geldiğinde, önceki hükümetlerce reddedilmiş olan bir demokratikleşme programı ilan etti. Ama son dönemde bu demokratik girişimlerini bir tarafa bıraktı. Böylece darbeye elverişli bir zemin yaratmış oldu”
Yazının bu bölümünde aslında AK Parti hükümetinin Kürt politikası, 80/90’lı yıllarınkiyle aynıymış gibi aktarıldıktan sonra, 15 Temmuz kalkışmasının ardından kamuda yapılan tüm ayıklamalar (purge), bu arada özellikle PKK’lı olduğu gerekçesiyle 14 bin öğretmenin işten el çektirilmesi eleştiriliyor. Bu ayıklamanın PKK ile mücadelenin ötesine geçtiği ve doğrudan “yeni Kürt kuşağını” hedef aldığı öne sürülüyor. “Sınıflardan başlayarak Kürtlerin geleceğini belirleme, devlete meydan okuma ve siyasetçilerini seçme haklarının zedelenmesi, Kürtleri kısa sürede kaybettikleri bu hakları geri almak için başka yollardan karşılık vermeye sevk ediyor.”
Bir sonraki cümleyle yazının belki de ana fikri özetleniyor: “Türkiye KHK’lar çıkarmaya devam ederse, Kürtleri orantısız biçimde hedef almayı da sürdürmüş olur” O bakımdan yapılması gereken, Çözüm Süreci’ne dönmektir. Yazının son paragrafı bu konuda tereddüde mahal bırakmıyor. “Öcalan (…) görüştüğü kardeşiyle devleti, savaşa son vermek için yeni bir görüşmeler süreci başlatmaya çağırdı. Bu anti-demokratik politikalar devam ederse, sonucu yeni bir darbe olmayabilir ama mutlaka yıllarca sürecek siyasi şiddet ve terör anlamına gelecektir.”
Bu tehditin amacına ulaşması aslında pek mümkün değil. Çünkü benim gibi Çözüm Süreci’ne içtenlikle destek vermiş olanların çoğunluğu böyle bir sürecin koşullarının bugün artık mevcut olmadığına inanıyor. Yanlış ata oynayarak çözüm fırsatını elinin tersiyle itmiş olan PKK’nın ETA gibi tek yanlı silah bırakmaktan başka çaresi kalmadığı düşüncesi biraz ağırlık kazanmış durumda.
Bazen gerçeklerden söz etmeyerek, bazen yanlış bilgiler vererek kaleme alınan, özünde AK Parti üzerinden Türkiye’yi karalamayı hedef alan bu tür yazıların toplum üzerindeki etkisine gelince, istisnalar hariç tutulursa, genelde birliktelik ruhunu ve Batı ve Amerikan karşıtlığını güçlendirdiğini söylemek pek de yanlış olmaz herhalde.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin MünirErkeğin kadını ezmesi 22.09.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AcetSon anketler ne diyor? 9.09.2021 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZKONYA KATLİAMI VE GAZETECİLİK MESLEĞİ ÜZERİNE 2.08.2021 Tüm Yazıları
-
Yasin AKTAYTaliban’ın inancıyla ters olma arzusu 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Süleyman Seyfi Öğün2023’e doğru Türkiye 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Cem SANCARHanımefendi diyeceksiniz 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Yusuf KaplanFetih ruhu ve rüyası 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ali AYDINİşsiz Kalan Antikorlar, Lanetli Pay ve Siyaset 17.06.2021 Tüm Yazıları







































































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2026
26.01.2026
15.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
29.12.2025
21.12.2025
13.12.2025
6.12.2025
1.12.2025