Ali Türer
Gencecik, hayatının baharında bir kızımız tecavüzedirendiği için katledildi. Derinden sarsıldık,travma yaşadık. Sorunu erkek ya da kadın sorunu haline getirmek doğru değil. Erkeğiyle kadınıyla bu kültürü biz yarattık, formel- enformel eğitimle bugüne birlikte taşıdık. O yüzden gelin içinde yaşadığımız eril kültürü sorgulayalım, bu kültürü taşıyan cinsiyetçi eğitim anlayışımız ile yüzleşelim.
Göçebe kültürden yerleşik yaşama geçerken İslamiyet rehberimiz oldu. Yaşayacağımız yurda Gaza ilkesi ve Cihat kültürüyle sahip çıkmaya çalıştık.Yayılmaya dayalı bir ordu-devlet geleneği geliştirdik. Güce tapma, yaşama güce dayanaraksahip çıkma alışkanlığı geliştirdiğimiz bu gelenekte kadına, kadınsı özelliklere yer veremezdik.Kadına ya cariye rolü biçtik, ya da onu hareme kapattık. Erkek erkeğe bir araya gelincekadına soframızda yer vermedik. Başkasının önünde onu çarşaflara sardık.
Bu kültür içinde “uzlaşma”, “sözleşme”, “hukuk”, “çok seslilik”, “çok renklilik”, “farklılıklara saygı” gibi kavramlar ne sosyal, ne ekonomik ne de sanat yaşamında ortaya çıkmadı, gelişme fırsatı bulamadı, neden? Belki de fazla kadınsı olduklarından.
Yaşadığımızher olayaİslami anlayış içinde yorumve çözüm getirdik,buna da “Hukuk”dedik. Bir erkeğe dört kadın emanet ettik, erkek çocuğa iki verdiysek kız çocuğa bir verdik. Mal erkek çocuğa kaldıysa, kız kardeş avcunu yaladı.Bir erkeğin şahitliğine iki kadının şahitliğini denk saydık. Kadın kız doğurduğunda bu topraklarda hep utandı, yerin dibine girdi, başına karalar bağladı; oğlan doğurduğunda ise gönendi, el üstünde tutuldu.
Evet, erkek ile kız çocuğun gelişme özellikleri elbette farklıydı. Erkek çocuk güç gelişimi bakımından avantajlıydı. Kız çocuk ise el göz koordinasyonu bakımından avantajlıydı. Saldırganlığı erkeksi özelliklerin, yaratıcılığı kadınsı özelliklerin tetiklediği doğrudur,fakat bu gelişim farklılıklarıkendi başlarına erkek ve kadının fıtratını belirlemek için yeterli değildir. Değişik oranlarda her erkekte kadınsı, her kadında da erkeksi özellikler zaten bulunur.
Erkek ve kadında bir fıtrat varsa, bugelişim süreci içinde ortaya çıkan cinsiyet özelliklerinin çevre tarafından yorumlanması, şekillendirilmesi ile belirlenir. Erkek çocuğunu “erkektir yapar”, “aslan oğlum”, “elinin kiri”, “göster bakim amcana pipini” söylemleriyle; kızını “eksik etek, kır dizini, “saçı uzun aklı kısa, “kes sesini, ört başını, gülme, oturma” gibi söylemlerle yetiştirirken fıtrat sahibi yaparsınız.
Burada Eril kültür, bu kültür içinde cinsiyetlere yüklenen kodlardır sorunlu olan.Karakteristik özelliği nedeni ile bu kültürün taşıyıcı sorumluluğunu ağırlıklı olarak erkek yüklenmiştir, doğru.Ama bu kadını daha az sorumlu yapmaz. Çocuğun yetişmesinde kadının sorumluluğu erkekten daha az değildir.Erkek ya da kadına mal ettiğimizde sorunun özünü kavramak güçleşir. Sorun cinsel ayrımcılık temelinde başka bir soruna dönüşür.
Osmanlı Devletinde cinselliğe ait her türlü dışa vurum günah sayıldı, yasaklandı. Kadın üzerindeki erkek tasarrufu şer’i hukukla belirlenen sınırlar içinde serbest bırakıldı. Konak kültürü içinde ise bu işler evin beyinin tıynetine bağlı olarak,keyfe dayalı biçimde şekillendi.
Yirminci yüzyıl başında modernleşme sürecinin taşıyıcılığını İslamcılardan devralan Milliyetçiler yeni kültürel atmosferde cinselliği bir ölçüde görünür hale getirdiler. Fakat yine de seksüel etkinliğin ortaya çıkarabileceği sorunlar nedeniyle,ayarını dini, törel tutumlardan alan kısıtlayıcı bir cinsellik algısıdevam etti. Kamusal alanda cinsiyet ilişkilerinin görünürhale gelmesinden hep kaçtık.Sorun ya görmezden gelindi,ya da yok sayıldı.Oysa içinde yaşadığımız kültür bu topraklarda kadının erkeği, erkeğin kadını doğal yollardan tanımasına, doğal yolardan birbirini etkilemesine hiçbir zaman izin vermedi.
2000’li yıllardan itibaren Milliyetçilerden sürecin kontrolünü devralan İslamcılar, iktidara iyice yerleşip, iktidarın tadını alınca elindekileri koruma telaşına düştüler. İdeolojik boyutta Cihat kültürü İslamcılara Allah’ın dinini yaşama ve yaşanan coğrafyaya hakim kılma gibi bir görev yüklüyordu zaten.
İslamcılar iktidara iyice yerleşince bu sorumluluklarını yeniden hatırladılar. İslami geleceğigüvence altına almak ile kendilerini koruma ihtiyacı birleşince sistemi daha otoriter hale gelmeye başladı.Eğitim sistemi “Dindar gençlik yetiştirme” perspektifiyleve ideolojik müdahale altında yeniden düzenlendi.
Bu süreçte mahallenin kadına dönük örtünme baskısıartmaya başladı.Kızlı erkekli ortamlardaraltılmaya çalışıldı.Karma eğitimi ortadan kaldırma tartışmaları açıldı.Sürekli arttırılan zorunlu din dersleri ile kadın ve erkeğe üstlenmeleri gereken roller daha sık hatırlatılmaya, kadın ve erkeğe yeniden İslamiayar verilmeye çalışıldı.
Özgecan Aslan’ın tecavüze direndiği için katledilmesinin ardındangörüşü sorulan Diyanet İşleri Başkanı;sorunun çözümü için din ve ahlak eğitimine daha fazla önem vermek üzere eğitim sisteminin gözden geçirilmesini önerdi. 4+4+4 düzenlenmesi içinde din ve ahlak derslerinin ağırlığı her geçen gün biraz daha artıyor, İmam Hatiplere giden öğrenci sayısı bir yıl içinde neredeyse iki kat arttı. Din dersleri panzehirdi de bu süreçte kadına dönük şiddet, tecavüz, istismar nasıl oldu da katlandı, diye sormayacak mıyız?Zorunlu din dersi uygulamaları genişledikçe kadına şiddetin de artması rastlantı mı?
Sosyal psikolojik yapıya dönük kaynağını dinden alan ideolojik müdahaleler, kadın erkek ilişkilerini daha problemli, seksüel etkinliği daha hastalıklı hale getiriyor olmasın? Bunu ön görmek çok mu zordu?
Kadın ile erkeğin arasına beton örer, kadının zarafetinden, inceliğinden duygusallığından, yaratıcılığından gencin etkilenmesini, kendine çeki düzen vermesini engellerseniz; ergenin kadını tanımasına fırsat vermezseniz ortaya daha hoyrat, daha fazla güce tapanbir erkek çıkar.Bu erkek cinsel tatminsizliğin acısını kadından çıkarır. Kendisi ile barışık kalma uğruna içine düştüğü ayrımcılığı, ruh halini dini argümanlarla savunur.
Bu yolculuğun sonuçlarını görmek için önünüzde İŞİD çetelerinin ortaya koydukları örnekler var. O coğrafyada yaşanan kadın trajedileri size hiç mi mesaj vermiyor?
Bu süreç kadını da bozar, erkeği de.Kadına tecavüz, şiddet olayları ile kadına dönük din orijinli daha fazla örtün, daha az kamusal alanda görünür ol baskısı birlikte gelişiyor, bunugörmemek için kör olmak lazım.
Milli Eğitim Bakanlığı’nın Mesleki eğitim ve Öğretimin Geliştirilmesi Projesi (MEGEP) içinde hazırlayıp okullara gönderdiği “Cinsel Eğitim” ile ilgili ders notlarında erkek ve kadınlardan beklenen özellikler şöyle belirtilmiş:
“Ebeveynlerin kız ve erkek çocuklarından beklentileri değişiktir. Erkek çocuğun, güçlü dayanıklı, yürekli, tuttuğunu koparan ve girişken olması istenir. Kız çocuğun usluluk, kibarlık, sevecenlik gibi nitelikler kazanmasına önem verilir. Kızın atılgan, girişken, başına buyruk olması aranan özellikler değildir. Erkek çocuğun ise pısırık, çekingen, korkak olmaması üzerinde çok durulur. Bilinçli ya da bilinçsiz ebeveynler kıza ve erkeğe yaraşan nitelikleri destekler ve pekiştirirler. Kıza ve erkeğe yakışmaz diye bilinen davranışlar anında cezalandırılır. Erkek çocuk çarşıya, pazara gitmeye alıştırılırken, kız çocuk evden uzaklaşmaması için öğütlenir.”(MEB, Cinsel Eğitim,2007)
Gayet mahcup ve dikkatli bir dil kullanılmış, gene de niyet ve bakış açısı çok açık değil mi? Cinsel eğitimi bu düşüncelerle yapılandırdığınız, erkek ve kadına tıynetinize uygun fıtrat tayin ettiğiniz, tabularla onları birbirinden ayrıştırdığınız, aralarına duvar ördüğünüz zaman; flörtün yerini görücü usulünün aldığı yerde tatmin de olmaz huzur da.
Cinsel aktiviteyi doğal karşıladığınız, erkek ve kadının birbirini tanımasına, birbirini etkilemesine, birbirini anlamasına, birbirini hissetmesine, birbirini tamamlamasına ergenlik döneminde okullarda grup çalışmalarıyla, uygun tartışma ortamlarıyla fırsat verdiğiniz yerde barış olur, huzur olur, anlayış olur. Çünkü gençler cinsel rollerinin sağlıklı bir ortamda farkında olurlar, olgunlaşırlar. Aile içi şiddeti, kadına ve çocuğa dönük tacizi, tecavüzü, istismarı önlemenin yolu budur.
Sayın Demirtaş kadına, çocuğa yönelmiş şiddet, tecavüz, istismar davalarına kadınlardan oluşan ihtisas mahkemeleri baksın önerisi getiriyor. Bu öneriye neden kulak vermiyorsunuz?Neden tecavüzcüye rıza indirimi veren mahkemeyle uğraşmıyorsunuz; okullarda verdiğiniz cinsiyetçi, ayrımcı eğitimi sorgulamıyorsunuz, neden karma eğitimi ortadan kaldırmaya çalışıyorsunuz?
Kültürümüzdeki, inancımızdaki, düşüncemizdeki eril ayak bağları ile yüzleşmeden, eğitimi cinsiyetçi bir eğitim olmaktan çıkarmadan özgürleşemeyeceğiz, burası çok açık.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları






























































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
23.11.2025
15.11.2025
6.09.2025
18.07.2025
12.06.2025
22.12.2024
3.12.2024
26.09.2024
2.09.2024
5.08.2024