Halil BERKTAY
Günümüzde dünyanın herhangi bir yerinde var mı böyle bir distopya? Gilead Cumhuriyeti’nin bir benzeri? Var tabii. Gözümüzün önünde: Taliban yönetiminde Afganistan. Yukarıda sağda, kutsal Taliban Cumhuriyeti’nin “komutanlar” sınıfından birini görüyorsunuz. İyi bakın. Bu adam veriyor hemen bütün kararları, ülkesinin kadınları hakkında. Mulavi Nida Muhammed Nadim. Gerçekten de komutan; bilfiil savaşmış yıllar boyu. Rejimin en sert ve sıkı kadrolarından. Ekim başlarından bu yana Eğitim Bakanı. 2021 Ağustos ayında iktidara gelen Taliban’ın aslında üçüncü eğitim bakanı. Başlangıçtaki boş hayaller hilâfına, ılımlılaşacaklarına giderek katılaşıyor, büsbütün vahşileşiyorlar zaman içinde. Etrafa ilim, irfan ve hikmet incileri saçıyorlar.

İlki, şu gördüğünüz Şeyh Molvi Nurullah Münir’di. 7-20 Eylül 2021 arasında sadece iki hafta görevde kaldı, ama hem 6 Eylül 2021 tarihli aşağıdaki resimde gördüğünüz gibi,

üniversitedeki sınıfların ortasına perde çektirip kadın ve erkek öğrencileri ayırdı, hem de iki gün sonra, 8 Eylül’de ilginç bir demeç verdi genel olarak yüksek öğrenim hakkında. “Bugün artık doktora diplomasının, yüksek lisans diplomasının değeri kalmadı. Bakın iktidardaki mollalalara, Talibana. Görüyorsunuz ki doktoraları, yüksek lisansları, hattâ lise mezuniyetleri bile yok. Ama en büyük onlar” buyurdu.
Az kalsın gülecektim. Derken, bir zamanlar bizim, solcuların ve özellikle biz Maocuların “burjuva bilimi”ne ve “burjuva aydınları”na karşı açtığımız “proleterleşme” kampanyalarını; hele Mamak 28. Tümen yıllarımızda, kendi Mollamızın, kendi Ayetullahımızın “gelecekte, sosyalizmde böyle ayrı ayrı bilimler olmayacak; ne gerek var; Marksizm yeter, hepsini kapsıyor” diye attığı nutukları hatırladım. İçimi öfkenin yanında bir de hüzün kapladı.

Şu yukarıdaki resim de Mevlevi Habibullah Ağa; Nurullah Münir’in ardından, Taliban’ın 21 Eylül 2021’de atanan ikinci eğitim bakanı. Örgütün pek ortalıkta gözükmeyen en yüksek lideri Hibatullah Ahundzade’nin yakın çevresine, iktidarın iç halkasına mensup. Göreve gelmesinin hemen ertesinde, 22 Eylül (2021) Çarşamba günü şöyle demiş, neler yapmayı tasarladığını soran Fransız Haber Ajansı (AFP) muhabirine: “Biz kendi kendimize herhangi bir plan yapamayız. Bu değildir bizim usulümüz. Bunun yerine, ben yüce liderimizin vereceği talimata göre hareket edeceğim.” Reisçilik dediğin böyle olur. Öte yandan AFP bundan sonra başka kaynaklara da başvurmuş Taliban’ın üst kademelerinden. “Ilımlı”lardan olduğu anlaşılan bir kıdemli kadro, asla ismi geçmemek kaydıyla kendilerine, Habibullah Ağa’nın ilkokula dahi gitmediğini, muhtemelen okuma yazma bilmediğini, bakan olmasının ise kızlara orta öğrenim yolunun tekrar açılması umudunun çökmesi anlamına geldiğini söylemiş.
Gelelim, Afganistan İslâm Emirliği’nin üçüncü ve son eğitim bakanına, yani üç aydır bu görevde olduğunu söylediğimiz “komutan” Nida Muhammed Nadim’e. Yukarıda da belirttiğim gibi, Taliban’ın askerî komutanları ve “kurtardığı” topraklardaki bölge valilerinden. İlk Taliban rejiminin 2001’de yıkılmasından sonra, Batı müdahalesinin gölgesinde serpilen bütün laik eğitim kurumları ve uygulamalarının kökünü kazımaya yeminli. Bu da çok tipik bir kutuplaşma tabii: bir yanda dışarıdan, yabancı müdahalesiyle gelen, dolayısıyla emperyalizmle özdeşleştirilen modernite unsurları. Diğer yanda, anti-emperyalizm adına, yerli ve millîdir diye, bizim kimliğimizdir diye, bizim medeniyetimizdir diye, geriliğe ve daha daha geriliğe sarılmak. Taliban (ve IŞİD ve El Kaide) tümüyle bu zaten. Bu çelişkide, Taliban Afganistanı’nın üçüncü eğitim bakanının nerede durduğuna da en ufak bir kuşku yok. En son kadınlara üniversite kapısını tümüyle kapatma kararını ve gerekçesini Serbestiyet’in 24 Aralık tarihli haberinden okuyoruz:
Bakan önce bu kararın geçici bir yasak olduğunu, üniversite ve ilkokul müfredatının şeriata ve Taliban’ın bakış açısına göre düzenlenmesine, İslamda kadının konumuna uygun bir hale getirilmesine kadar süreceğini söyledi, mevcut eğitim koşullarının fuhuşa teşvik ettiğini öne sürdü: “Bu karar tesettüre riayet edilmediği, kadınların il il gezip yurtlarda kaldığı ve okumalarına gerek olmayan bölümlerde eğitim aldığı, şeriat dışı müfredat uygulandığı, birçok üniversitede fuhuşun önünü açan karma eğitime yer verildiği için alındı. Bu karara karşı çıkmak İslama isyandır, cezası bellidir.”
Bakan açıklamasının devamında Türkiye’deki İslam uygulamasını eleştirdi: “Hiç kimse Kur’an’da ve hadislerde modern bilim okumanın gerekli olduğuna dair bir ibare gösteremez. Biz Türkiye ve Suudi Arabistan gibi değil, saf İslam istiyoruz. Allah bize güç verdi, hiç kimseden korkmuyoruz, şeriatı en güzel şekilde uygulayacağız. İslamda kadının konumu bellidir, bundan fazlası verilemez. Bugün kadınların eğitim almasını savunanlar, yarın hırsızlığı, zinayı, tesettürü [tesettürü kaldırmayı olacak – HB], alkol içmeyi, fuhuşu da savunur. İslam kadınların eğitimini kabul etmiyor, fuhuşu engellemeyi buyuruyor. Kadın erkeğin tarlasıdır; erkeğe hizmet zorunlu, eğitim değil.”
İslâma isyan dediğinde, bu, irtida anlamına geliyor, mürtedliğin “belli” dediği cezası ise ölüm. Kadınların okuma talebi, ya da kadınların okumasında ısrar, idamla cezalandırılabilecek bir suç haline geliyor.
Bu, sonuç. Fakat şu mantığa da bakar mısınız. (1) Kadın okursa, eğitim görürse, hırsızlık, zina, fuhuş vb de zincirleme gelirmiş. Çorap söküğü gibi gidermiş birbiri peşi sıra. Yani tersten söylersek, hırsızlık, zina, fuhuş vb eğitim görmek ile iltisaklıymış meğer. Totalitarizm nedir? Totalitarizm budur işte; böyle toptancı mantık(sızlık)larla başlar. Bugün en küçük bir itiraz belirtirsen, soluğu karşı-devrimin, sömürgecilerin, şeytanların, revizyonizmin, burjuvazinin, CIA’nin kucağında alırsın. Dolayısıyla kafanı şimdiden koparıverelim. Bir zamanlar: “Bu karara karşı çıkmak anti-Sovyetizmdir; işçi sınıfına, proletaryanın öncü partisine, Marksizme, sosyalizme isyandır, cezası bellidir.” Şimdi: “Bu karara karşı çıkmak İslâma isyandır, cezası bellidir.” İran mollalarının mahkemeleri de aynı gerekçeyle hüküm veriyor zaten: “Allaha karşı gelmiştir.”
(2) Peki, totalitarizm budur da, ya ahlâksızlık nedir? Ahlâktan da dem vurup duruyorlar; bütün bunları ahlâk koruyuculuğu adına yapıyorlar. Ama, işte bakın, ahlâksızlık ta kendileri. Tam bu aslında. İnsanlığın yarısını medana getiren kadınlara bakıp, erkeğin şehvetini karşılayacak bedenlerden başka bir şey görmemek. Her yönüyle insan değil, insanlığını kabul edilip insanca davranılması gereken bireyler değil (bunları, bu kadar âşikâr gerçekleri ve evrensel insanlık normlarını böyle yazmak bile tuhaf geliyor şimdi), sadece birer seks objesi görmek. Kadınları tek tipleştirmek, dümdüz etmek, erkeklerin zevkinin üzerinde tekel kurulacak nesneleri olarak.
(3) Bir de şu var: Kutsal Kitaplar (veya her türlü hukuk) neyi emreder, neyi yasaklar? Yapılabileceği belirtilmemişse yasak mıdır, yoksa yasak olduğu belirtilmemiş her şey serbest midir? Bu konuda da, akıl yürütme tarzı olarak, insanlık bir yana, Taliban diğer yana. Neymiş; Kur’anda ve hadislerde modern bilim okumanın gerekli olduğuna dair bir şey yokmuş. Kadının eğitimi diye bir şey de yokmuş. Öyleyse, emredilmediğine göre yasaklanabilirmiş. Böyle çalışıyor kafaları. Bu kadar korkunç bir dogmatizmin, fanatizmin içindeler. Toplum, en küçük ayrıntısına kadar, Asr-ı Saadet’te olduğu gibi kalacak. Orada donacak. Başka hiçbir adım atmayacak.
Bunlar, bu Talibancılar (ve IŞİD’ciler ve El Kaideciler) dünyanın hem en korkunç kadın düşmanları, hem de en korkunç, en pis, en ahlâksız takiyyecileri; tek ayak üstünde sürekli yalan söylüyorlar, dünyayı aldatmacasına. Taliban Ağustos 2021’de iktidara gelirken ne ılımlılık vaatlerinde bulundu; Türkiye’de de, kimler nasıl inandı, inanmak istedi bütün bunlara; görüşebiliriz, görüşebilirim diye demeçler de verildi, bu meyanda. Sonrasında, hızlı ve fütursuz bir tırmanış geldi: intikamcılık; cadı avları (kadın yargıçlar, savcılar, avukatlar); ardından, genel olarak çemberin daralması, bütün hak ve özgürlükler, ama bilhassa da kadınlar etrafında. Ve şimdi: kızların, kadınların okuması, kamusal alana çıkması, meslek sahibi olması, çalışması – hepsi yasaklanıyor, çünkü sadece “erkeğe hizmet” zorunlu. Bundan mek parmak ötesi zina, fuhuş, İslâma isyan sayılıyor.
Fakat enteresandır, Tükiye’deki bazı çevrelerde geçen yılki hayaller (veya inanmış gibi yapma çabaları) hâlâ sürüyor. Bu sefer de alelacele olmadık krediler açanlar var Taliban’a. Nida Muhammed Nadim, bu geçici bir önlemdir, sınıf yetersizliği var, müfredata uyulmuyor, bunları halledip üniversiteleri tekrar açabiliriz kadınlara gibi şeyler de söylemiş ya, Kur’an’da yok ve fuhşa teşvik argümanlarının yanı sıra? Aman aman, ne kadar doğruymuş bunlar; ne kadar hak vermek, asla üsttenci davranmamak, daha dostça bir tavırla yardımına koşmak gerekirmiş Taliban’ın. Örneğin Afganistan’da kızların eğitimi sorunu acaba nasıl çözülebilirmiş; bu konuda ne önerilebilirmiş Taliban’a? Böyle yazanların ya kendileri çok saf, ya da başka herkesi çok saf sanıyorlar. Nurullah Münir’lerin, Habibullah Ağa’ların, Nida Muhammed Nadim’lerin kadınların okuması açısından neyi tolere edebileceği çok açık. Eninde sonunda izin verecekleri eğitim, şeriat eğitimi. Oradan da ilk öğretim için kadın öğretmen yetiştirecekler. Kadınlar için ayrı üniversiteler kursalar, onlar da sadece din hocası mezun etmeye yarayacak. Hukuk? Tıp? Mühendislik? Asla istemiyorlar böyle şeyleri. Temel sorun kadınların kendi ayakları üzerinde duramaması. Meslek sahibi olmamaları, hayatlarını kazanmamaları. Erkek (baba, koca, ağabey, hattâ küçük kardeş) otoritesinden bağımsız olmamaları. Kamusal alana çıkmamaları. Çünkü “erkeğe hizmet” bunu gerektiriyor.
Ben bu yazıyı yazarken, son anda bir haber daha geldi. Nida Muhammed Nadim bir de “Üzerimize atom bombası da atsalar kadınların eğitimden men edilmesinden geri adım atmayacağız” demiş. Sıkıntı yaratmış, sosyal medyanın bir kesiminde. Doğru mu? Bunu neden yazıyorsunuz? Nedir bu acele? [Çevrildiği kaynağı kastederek] Suudi Arabistan medyasına nasıl bu kadar güvenebiliyoruz? Ve benzeri apolojetik yorumlar almış başını gidiyor.
1970’lerin ikinci yarısında şöyle bir durum vardı Türkiye’de: merkez sağ ile aşırı sağ, merkez sol ile aşırı sol arasında ideolojik örtüşmeler, yakınlıklar, sempati bağları söz konusuydu. Süleyman Demirel’in liderliğindeki AP’nin sağ kanadı MHP’yle bu şekilde bitişiyor, Bülent Ecevit’in liderliğindeki CHP’nin sol kanadını ise TKP benzer bir etki altında tutuyordu.
Demirel bu yüzden (bu ortamda) “Bana milliyetçiler adam öldürüyor dedirtemezsiniz” diyebiliyordu, Ülkücüler sürekli cinayet işlerken. Şimdi de benzer ilişkiler, örtüşmeler var gibi, ana akım Sünnilik ile çeşitli tarikat ve cemaatler arasında. Ve dolayısıyla Türkiye ile diğer bazı İslâm ülkeleri arasında. Taliban’ın ideolojik kökenlerinde, adını Halid Bağdadî’den alan Halidîlik var. Halidîlik, Nakşiliğin (Nakşibendiliğin) 19. yüzyılda vücut bulan bir kolu. Türkiye’de İsmailağa Cemaati, Menzilciler, Süleymancılar ve benzerleri de Halidîlikten geliyor. Belki de bu matristen, Talibanı dahi içine alan ve mazur gören, orasından burasından savunmaya çalışan bir sempati ve dostluk hâlesi yayılıyor.
Öyle veya böyle; ortada çok temel bir gerçeklik var. İster laik, ister dindar, birçok erkek çok ama çok korkuyor kadınların bağımsızlığı ve özgürlüğünden. Geçenlerde değindiğim Basic Instinct (Temel İçgüdü) filmine de yansıyan bir Basic Fear (Temel Korku) söz konusu. Bu içsel korkudur ki ataerkil düşünce ve gerekçelerin farklı varyantlarını besliyor. Bazı Müslüman erkek kesimlerinde bu, kadınları güya ahlâksızlığa karşı din üzerinden koruma altında tutmaya dönüşüyor.
Kökeninde, fiktif Gilead Cumhuriyeti’ne ve Damızlık Kızın Öyküsü’ne yansıyan, kadınlar üzerinde aynı mutlak mülkiyet, tahakküm, tekel, hegemonya hırsı yatıyor.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin MünirErkeğin kadını ezmesi 22.09.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AcetSon anketler ne diyor? 9.09.2021 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZKONYA KATLİAMI VE GAZETECİLİK MESLEĞİ ÜZERİNE 2.08.2021 Tüm Yazıları
-
Yasin AKTAYTaliban’ın inancıyla ters olma arzusu 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Süleyman Seyfi Öğün2023’e doğru Türkiye 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Cem SANCARHanımefendi diyeceksiniz 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Yusuf KaplanFetih ruhu ve rüyası 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ali AYDINİşsiz Kalan Antikorlar, Lanetli Pay ve Siyaset 17.06.2021 Tüm Yazıları







































































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
10.03.2025
8.03.2025
8.03.2025
6.03.2025
10.02.2025
29.01.2025
25.01.2025
16.01.2025
24.12.2024
20.11.2024