İbrahim Karagül
Yaşannları Türkiye'nin kıyameti sananlar yakında kopacak küresel fırtınayı görmüyor mu? Dünyanın bilinen bütün merkez güçlerinin alabildiğine bir çatışmaya, hesaplaşmaya sürüklendiğini farketmiyor mu?
ABD'den Avrupa'ya, Rusya'dan Çin'e kadar yeryüzünü kuşatan bir kriz haritasının şekillendiğini, dünyanın çatışma alanlarının sanıldığı gibi Ortadoğu olmayacağını, Doğu-Batı sınırını oluşturan her bölgenin çatışma alanı olacağını, Atlantik blokunun kendi içinde bölünmeye yüz tuttuğunu, Çin ve Pasifik merkezli bir güç yığılmasının dikkat çektiğini görmüyor mu?
“ABD'nin Gorbaçovu”nu Beyaz Saray'a gömmek..
Peki ne oluyor? Donald Trump ABD'nin Gorbaçov'u mu olacak?ABD için bir tür Perestroyka mı başlayacak? Yeni Amerikan Yüzyılıilan etmeye çalışanlar kendi içinde mi çatışacak?
ABD istihbaratı ile İngiliz istihbaratı, seçilmiş bir ABD Başkanı'na neden saldırıyor? Bel altı yöntemlerle onu yok etmek, o koltuğa oturamaz hale getirmek, yerine geçse bile Beyaz Saray'a gömecek hamleler yapıyor?
Neden onu Rusya ajanı ilan ediyor? Neden ABD-Çin savaşından söz ediliyor? Baltık bölgesine neden bu kadar askeri yığınak yapılıyor? Doğu Avrupa ve Pasifik bölgesi yeni dünya savaşının ana cepheleri mi olacak?
Türkiye'ye saldıran, onu dizginlemeye ve teslim almaya çalışan hemen her ülke çok daha büyük bir felakete hazırlık yapıyor, dikkatinizi çekiyor mu? Bugün biraz Türkiye'den uzaklara, dünyaya bakalım.
İçeriye yoğunlaştık çünkü saldırıya uğradık
Evet doğru, biliyoruz: Ülkemiz ağır saldırılar altında. Sokak hareketleriyle başlayan, finansal operasyonla devam eden, 15 Temmuz'daki ağır saldırıyla zirveye çıkan, ama devam eden saldırı dalgası ile ülkemizin nefesini kesmek istiyorlar, biliyoruz. 15 Temmuz'dan hemen sonra terör dalgasıyla, bugünlerde finansal terörizmle durdurulmak isteniyor, biliyoruz.
Bir Türkiye tasarımı var, bir Türkiye operasyonu var, Atlantikçi çevrelerin bu ülkeye müdahaleleri var, ülkeyi Suriyeleştirip Ortadoğu'nun harita taslaklarına bağlama düşüncesi var. Anayasa ve Başkanlık sistemi gibi içerideki sistemik dönüşümü bitirmeden diz çöktürme hesabı var, biliyoruz.
Suriye savaşı başladığından bugüne bu vahim süreç işletiliyor, Birinci Dünya Savaşı sonrası yeni tasarım işletiliyor. Türkiye bu tasarıma meydan okurken, alabildiğine mücadele verirken, asla diz çökmeyeceğini yüksek sesle duyururken, karşısında ABD'den Avrupa'ya kadar bir cephe inşa edilirken, coğrafyamızdaki bütün terör grupları bu amaçla seferber edilirken bizim içeriye yoğunlaşmamızdan, içeride mücadele etmemizden daha doğal bir şey elbette olamazdı. Bunu da biliyoruz.
Türkiye'yi vuranlar kendi kıyametlerine hazırlanıyor
Ama bildiğimiz başka şeyler de var: Ortadoğu'daki fay hatlarınıhareketlendirenler, ülke sınırlarını anlamsızlaştıranlar, devletler ile örgütleri birbirine karıştırır hale gelenler, örgütler üzerinden ülke ve coğrafya dizayn etmeye çalışanlar çok daha büyük bir felaketle yüzleşmek üzere.
Asıl kıyametin Türkiye'de değil, başka yerlerde, başka ülkelerde, yerel değil, bölgesel değil küresel ölçekte kopmak üzere olduğunu ya da kopacak kıyametin işaretlerini görme zamanı geldi.
Bu fırtına Suriye meselesine, Türkiye'de terör meselesine, ardı ardına yapılan ekonomik saldırılara ya da 15 Temmuz darbe ve iç savaş meselesine hiç benzemiyor. Çok daha büyük, dünyanın merkez güçlerini etkisi altına alacak, onları krizlere sürükleyecek, eritecek bir kriz dalgası, bir çatışma dalgası bu. Örtülü güç hesaplaşması açığa çıkıyor, merkez güçler aralarındaki savaşı gizleme imkanı artık kalmadı.
Birleşik Avrupa Projesi çöktü..
İngiltere'nin ayrılma kararından sonra çözülme sürecine giren, belki yakın zamanda Güney Avrupa ülkelerinin de ayrılmaya çalışacağı bir Avrupa Birliği var. Artık birlik bir tür Alman imparatorluk projesine dönüşmüş durumda ve Avrupa'nın geçmiş acılarını yaşayan her ülke Almanya ile, dolayısıyla AB ile arasına mesafe koymaya başlayabilir. Ortada Birleşik Avrupa diye bir şey kalmayacak.
Bazıları İngiltere ile ABD eksenine, bazıları Alman projesine yönelirken bazıları kendi yollarını aramaya çalışacak. Bu bir çözülme evet, siyasi çözülme. Ama devamı var. AB için çok ciddi güvenlik sorunları işte tam bu dönemde başlayacak.
Trump'ı evcilleştirmek, Trump'ı şeytanlaştırmak
ABD ise, tarihinin en başarısız hükümetinden sonra en tehlikeli, belirsiz, sıradışı liderini kontrol altına almaya, ehlileştirmeye, evcilleştirmeye çalışıyor. Ama bu evcilleştirmeyi onu düşmanlaştırarak yapıyor. Trump'ı Rus ajanı ile ediyor, ABD sistemik güçleri Trump'a açık savaş başlatıyor, aleyhine ardı ardına istihbarat raporları servis ediyor.
Daha koltuğa oturmadan şeytanlaştırdıkları bir liderle ABD nereye gidebilir? Kimlerle hesaplaşabilir? Dünya liderliği projesini nereye gizleyebilir? Kendi içindeki ayrışmaları belki de çatışmaları nasıl kamufle edebilir?
Böylesini hiç görmedik
Yıllardır ABD örtülü operasyonlarını, istihbarat operasyonlarını izlemeye, anlamaya, çözmeye çalışırım. Böylesini hiç görmedim. Kendi liderine, seçilmiş bir kişiye bu türden “açık” saldırılara hiç tanık olmadım. Sanki ABD kendi içine gömülecek, kendi içinde hesaplaşacak gibi.
21. Yüzyılın başında bütün dünyayı yönetmeye girişen ABD, kendi seçimini, kendi liderini, kendi hükümetini kontrol etmeye çalışıyor! Bir “üçüncü dünya ülkesi” gibi, eskiden askeri darbelerle hizaya soktukları ülkeler gibi.
Rusya kaynaklarını yağmalama planı var
Trump'ın ısrarla Rusya ile barış geliştireceğim demesi, sistemin ise Rusya ile savaş çağrıları yapması, derin bir uçurum gibi görünüyor. Rus haritası, Rus kaynakları Atlantik ekseninin iştahını kabartıyor. Bu toprakları, kaynakları Moskova'ya bırakmaya hiç de niyetleri yok.
Ama böyle bir dönemde Trump'ın Rusya ile yakınlaşmayı en önemli siyasi proje olarak öne sürmesi, “emperyal, yağmacı Amerika”yı çılgına çevirmeye yetti. Henüz atılmış bir adım bile yokken, sadece söylem varken bile Trump'ın Rusya'ya dostluk içeren her cümlesinden sonra Doğu Avrupa'ya daha fazla askeri sevkiyat yapar oldular.
Edoğan'a saldıranlar şimdi ABD'ye operasyon çekiyor
Türkiye'de kamuoyunu Erdoğan'a karşı harekete geçirmeye çalışanlar, bir memnuniyetsizler sınıfı oluşturup içeriden iktidar devirmeye girişenler şimdi kendi liderlerine aynısını yapıyor, kendi liderlerini vuruyor, daha göreve başlamadan savaşlara sürüklemeye çalışıyor.
Şimdi biz, ABD'de ne dolaplar döndüğünü, kimlerin kimlere komplolar kurduğunu, yarın ABD sokaklarının harekete geçeceğini, ABD'nin kendi içinde çatışacağını söyleme hakkına sahip değil miyiz? Bize yaptıklarıyla şimdi kendi içlerinde yaptıkları arasında ne frak var?
Bush küresel savaşın, Obama kaosun mimarı
Obama yönetimi şüphesiz ABD tarihinin en kötü yönetimlerinden biriydi. Hiçbir zaman bir devlet, Obama döneminde olduğu kadar terör örgütleriyle iç içe geçmedi. Öyle bir hale geldiler ki, devletlerle terör örgütlerini ayıramaz oldular. Meşruiyetalanlarını kaybettiler, bir çok ülkeyi ve bölgeyi örgütler üzerinden ele geçirmeye çalıştılar.
George Bush'un “Önleyici saldırı” doktrininden çok daha vahim bir sapmaydı bu. Bush doktrini küresel sistemin yeniden inşasının önünü kapattı, küresel hesaplaşma dönemini başlattı. Eğer yeni bir dünya savaşı patlak verecekse bu doktrin onun altyapısını hazırladı. Obama'nın terör örgütleriyle ortaklık projesi ise, küresel ölçekte kaos ve felaketin alt yapısını hazırlayacak ölçüde vahimdir.
Sırada iki büyük hesaplaşma var
Dünya iki büyük hesaplaşma ile karşı karşıya. Biri, ABD'nin kendi içinde hesaplaşması. Bu, AB'nin çözülmesinden daha derin izler bırakacaktır. İkincisi ise ABD'nin, Avrupa'daki müttefikleriyle birlikte Rusya ve Çin ile hesaplaşmaya hazırlanması. Bu yüzden küresel bir felaketten, tehditten söz ediyoruz. Bu yüzden Doğu Avrupa/Baltık bölgesi ile Pasifik bölgesinde şok edici patlamalardan endişe ediyoruz.
ABD kendi iç hesaplaşması nereye varır, göreceğiz. Sosyal ayrışmalara, bölünmelere, bu ülkenin içine kapanmasına yol açabilir. Tam tersi de olabilir. İçerideki krizi dünyaya ihraç edebilirler ve yeryüzünün bazı bölgelerinde büyük krizleri tetikleyebilirler. Bu krizler Irak ve Afganistan işgali gibi, Suriye krizi gibi olmayacak, çok daha büyük olacaktır.
Örtülü savaş açığa çıktı, jeopolitik savaşa dönüştü
Ne olursa olsun, hangi ölçekte olursa olsun küresel kriz Trump döneminde yaşanacaktır. Washington ile Pekin ve Moskova arasındaki ilişkileri, gelişmeleri günü gününe takip etmek, derinlemesine sorgulamak gerekiyor. Her şeyin izi buradadır. Kişisel olarak böyle bir hesaplaşmanın yaşanacağına inanıyorum. Uzun süredir o bölgeleri ve o ülkeleri bu yönde izlemeye çalışıyorum. Ortadoğu'da yaşananların sözünü ettiğim tehlikeye göre hafif kalacağını biliyorum.
Çin medyasının açıktan savaştan bahseder oluşu, Putin'in tehlikeyi önlemek için daha da saldırganlaşması bu yüzdendir. Soğuk Savaş'ın bitişinden bu yana devam eden örtülü çatışma açığa çıkmıştır. O günden beri devam eden ekonomik savaş jeopolitik savaşa dönüşmüştür. Coğrafyamızda birçok ülkenin sınırlarını, haritasını değiştirmeye çalışanların kendi haritalarının bile değişebileceği düşüncesi hiç de fantastik değildir.
Türkiye için kritik eşiğe çok az kaldı
Türkiye Anayasa ve Başkanlık Sistemi ile sistemik dönüşümünün son aşamasının tamamlamak üzere. Bu aşamadan sonra terör dalgalarıyla, finansal terörizmle bu ülkeye ayar verme imkanları hiç olmayacaktır. Türkiye'ye karşı cepheye sürülen o örgütler çok yakında sahipsizkalabilirler.
Çünkü Türkiye, yakın bölgesinin krizleriyle boğuşmak yerine daha üst kararlar verme, daha büyük meselelerle ilgili pozisyon belirleme durumuna gelecektir. Bu da tehdidin sınırlarının ve coğrafyasının uzaklarına taşınacağı anlamına gelmektedir. O zaman Türkiye'nin pozisyonu bir çok şeyi etkiler hale gelecektir. Dünyanın dikkati başka bölgelere odaklanacaktır.
'İslam iç savaşı' isteyenler Batı'nın iç krizlerine baksın
Tekrar edelim: Yerel krizler, bölgesel krizler küreselleşiyor. Savaş Ortadoğu'nun uzağına taşınıyor. Batı kendi içinde çatışmaya sürükleniyor. Doğu-Batı ekseninde çok derin çok tehlikeli bir ayrışma şekilleniyor ve hiç kimse bu ayrışmanın nerelere uzanacağını bilmiyor. Bize düşen, Türkiye içinden, Suriye körleşmesinden biraz uzaklaşıp aslında neler olduğuna dair zihinsel çaba sarfetmek, gelişmeleri izlemektir.
Türkiye'de iç savaş isteyenler kendi içinde çatışıyor. Coğrafyamızda harita değiştirenler kendi haritalarını tartışmalı hale getirecek büyük krizlere sürükleniyor. Ortadoğu'yu yeryüzünün kaos coğrafyası ilan edenler kendilerine en yakın bölgelerde savaşa tutuşmak üzere. “İslam kendi içinde savaşacak” tezini üretip mezhep üzerinden iç savaş tezgahlayanlar, Batı'nın kendi içindeki krizlere yoğunlaşmak zorunda kaldılar.
Artık bu ülkenin bileği bükülmez
ABD, İngiltere, İsrail, bazı AB ülkelerinden, Rusya ve Çin'e uzanan kuşakta travmatik gelişmeler oluyor. Açık açık savaştan, AB'nin dağılacağından söz ediyorlar. Açıkça ABD kendi liderini kurşun yağmuruna tutuyor.
Türkiye'nin birkaç ay sonrasını, birkaç yıl sonrasını bu gelişmelere bakmadan öngöremezsiniz, bir perspektif geliştiremezsiniz. Bana öyle geliyor ki, bir kaç ay sonra Türkiye'nin değil, onların krizlerini konuşur olacağız. O tarihten itibaren Türkiye'nin bileğini bükme ihtimali ebediyen ortadan kalacak, asıl yükseliş o zaman başlayacaktır.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin MünirErkeğin kadını ezmesi 22.09.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AcetSon anketler ne diyor? 9.09.2021 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZKONYA KATLİAMI VE GAZETECİLİK MESLEĞİ ÜZERİNE 2.08.2021 Tüm Yazıları
-
Yasin AKTAYTaliban’ın inancıyla ters olma arzusu 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Süleyman Seyfi Öğün2023’e doğru Türkiye 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Cem SANCARHanımefendi diyeceksiniz 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Yusuf KaplanFetih ruhu ve rüyası 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ali AYDINİşsiz Kalan Antikorlar, Lanetli Pay ve Siyaset 17.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer F. GergerlioğluMuhafazakârlar çürümeye niye sessiz? 8.06.2021 Tüm Yazıları
-
Mustafa ÖztürkNiyet ve akıbet 29.05.2021 Tüm Yazıları









































































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.09.2021
26.07.2021
28.06.2021
17.06.2021
14.06.2021
10.06.2021
4.06.2021
31.05.2021
20.05.2021
17.05.2021