Nuray MERT
En zor zamanlardır bunlar; bir düzen yıkılmış ve fakat yenisi henüz tam manası ile inşa edilmemiş. Kimse ne yapacağını bilemez, hayaletler gibidir. Dünkü Cumhuriyet Bayramı bu ortamı bir kez daha gözler önüne serdi. Cumhuriyetçi azınlık, mezardan ıslık çalarak geçti, yapacakları pek bir şey yoktu, binlercesi eski düzeni yad edercesine sokaktaydı, ama tablo hüzünlüydü. Korkudan olsa gerek, medya sokaklara dökülenleri haber bile yapamadı, bir iki zeybek görüntüsü ile savuşturdu. Diğerleri, yani yeni rejimin kurucuları da iki arada bir derede kaldı. Anıtkabir ziyareti gibi ‘eski âdetler’den henüz vazgeçilememişti, mecburen gidildi. Oysa o eski Türkiye’nin bir âdeti idi, dahası Cumhuriyet’in kuruluşu bu kesimler için hiç de kutlanacak bir şey değildi, onların nezdinde Cumhuriyet idaresi halifeliği kaldırmış, ‘milleti dinden uzaklaştırmak’ için elinden geleni yapmış bir beşinci kol hareketi idi, o kadar. Hiç kuşkunuz olmasın, zamanı gelince ders kitaplarında bunu okutacaklar ve o zaman artık çok yakın.
Yeni Türkiye’nin miladı; 15 Temmuz darbe girişiminin mağlup edilmesi ve ardından hızla yeni rejimin inşası sürecinin başlangıcı; şehitler bayramı. Darbeye karşı direnmeye, şehitlere sözümüz yok, ama bunun meşruiyeti üzerine kurgulanan düzenin ne kadar ürkütücü olduğunu başından görüyoruz. Nitekim, eski düzenin cenaze merasimi havasında geçen Cumhuriyet Bayramı gecesi idam cezasının geri gelmesi vaadi ve iki KHK ile taçlanmış vaziyette. Artık rektör seçimi olmayacak, yine medya kuruluşları kapatılacak, akademisyenler işten atılacak, yeni rejim inşası soluksuz devam edecek. Zaten büyük ölçüde seçilenler değil, atananlar rektör oluyordu, o bile kesmedi. Zaten büyük bir tasfiye devam ediyor, ama belli ki ucu bucağı olmayacak, korku dağları bekleyecek, kimsede gık diyecek mecal kalmayacak. Liderlik, yani tüm gücün tek adamın elinde toplanması çerçevesinde tanımlanan yeni yeni rejimin işaret taşları çoktan döşenmiş vaziyette. Gerekçesi de hazır; “ülkemiz her türden tehdit altındayken, çokseslilik bizi zayıflatır, en iyisi güçlü lider etrafında bütünleşmek, kaskatı bir betona dönüşmek.”
Kürt meselesinde ‘çözüm süreci’ni ise artık rüyalarımızda bile göremeyeceğiz, zaten artık barışçı çözüm istemek de neredeyse katolog suçu. Belediyelere kayyım atanması tasarrufu, Kürt siyasetinin istikametini en açık şekilde gözler önüne serdi, en son Diyarbakır Belediyesi eşbaşkanları gözaltına alındı, sıkıysa “Ne oluyor bu ülkede, Kürt meselesi böyle çözülmez, olsa olsa daha sarpa sarar” deyin de terör suçundan hapsi boylayın. Dahası, bilhassa hendek siyasetinden sonra, Kürtleri temsil edenlerin de ne yapmak istediklerini anlamak da mümkün değil. “Barış süreci demokratikleşme zemininde ilerlemiyor” dediğimizde, en çok onlardan azar işitmiştik, yaptıkları, daha doğrusu önderliklerinin izlediği ‘yüksek siyaset’e o kadar güveniyorlardı ki, Dolmabahçe tiyatrosuna o kadar bel bağlamışlardı ki, süreci eleştiren Türk entelektüelleri, neredeyse barışın önünde engel görülmeye başlanmıştı. Sonuç ortada.
Bu arada, Kemalistler, “Biz size demedik mi” havasında, hâlâ olan biteni memleketin demokratlarından biliyor. Ne dediniz Allah aşkına? Derde deva olacak ne dediniz? Eski statükoya toz kondurmadan savunmak, Cumhuriyet devrinin sonunu hazırlayan en büyük amildi, anlamadınız. Bir türlü anlamak istemiyorsunuz ama, eski düzen çok da matah değildi, dindarı dışlıyordu, Kürt’ü tanımayı reddediyordu, bireysel özgürlükleri muzır sayıyordu. Eski düzen, demokratlaşamadığı için çöktü, şimdi yerine korkunç bir baskı rejiminin inşa edilmesi, bu gerçeği değiştirmez. İstediğiniz kadar zeybek oynayabilirsiniz, ama o artık bir ölüm dansı.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.11.2025
7.11.2025
19.10.2025
4.10.2025
15.04.2025
10.03.2025
23.02.2025
16.02.2025
11.11.2024
14.06.2024