Vahap COŞKUN
Mehmet Hasan Altan, 10 Eylül 2016’da gözaltına alınır. 21 Eylül 2016’da Savcılık huzuruna çıkarılır. Savcılığın tutuklama istemi üzerine İstanbul 10. Sulh Ceza Hâkimliğine sevk edilir. 22 Eylül 2016’da hâkimlik, Altan’ın “Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırma veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme ve silahlı terör örgütüne üye olma” suçlarından tutuklanmasına karar verir.
Altan, 28 Eylül 2016’da tutuklanma kararına itiraz eder. İtirazı reddedilince 8 Kasım 2016’da Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunur. Bu arada İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı, Altan ve onaltı kişi hakkında bir iddianame hazırlar. İddianame İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 03.05.2017’de kabul edilir ve böylece kovuşturma safhası başlar.
Altan, AYM’ye yaptığı başvuruda toplam yedi maddede hak ihlali yapıldığı iddiasında bulunur:
(1) Kötü muamele yasağının ihlali;
(2) Gözaltının hukuka aykırı olması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlali;
(3) Sulh ceza hâkimlerinin bağımsız ve tarafsız hakim ilkelerine aykırı olması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkını ihlali;
(4) Soruşturma dosyasına erişimin kısıtlanması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlali;
(5) Tutukluluğa itiraz incelemesinin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlali;
(6) Tutuklamanın hukuki olmaması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlali;
(7) Tutuklanma dolayısıyla ifade ve basın özgürlüklerinin ihlali.
AYM, 1 ve 2. maddelerdeki iddiaları “başvuru yollarının tüketilmemiş olması”; 3, 4 ve 5. maddelerdeki iddiaları ise “açıkça dayanaktan yoksun olması” gerekçesiyle oybirliğiyle “kabul edilemez” bulur. 6 ve 7. maddelerdeki iddiaların ise, yine oybirliğiyle “kabul edilebilir olduğuna” karar verir. Esasa dair yapılan incelemede de oy çokluğuyla Anayasanın 19. maddesindeki kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı ile 26. ve 28. maddelerindeki ifade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğine hükmeder.
Deliller ve “kuvvetli suç şüphesi”
Altan’ın dosyasında, gerek tutuklama kararına ve gerek iddianamedeki suçlamalara dayanak teşkil eden başlıca beş tane delil vardır:
(a) Can Erzincan televizyonunda 14.07.2016’te yayınlanan programda yaptığı konuşma;
(b) Star gazetesinde 17.12.2010’da yayınlanan “Balyoz’un Anlamı” başlıklı yazı;
(c) Kendi internet sitesinde 20.07.2016 yayınlanan “Türbülans” başlıklı yazı;
(d) Altan’ın konutunda yapılan aramada ele geçirilen (!) altı adet 1 ABD doları (bunlardan beşi çalışma masasındaki çekmecede diğer dövizlerle bir arada bulunurken, F serisi olduğu tespit edilen birinin ayrı bir yerde bulunması);
(e) FETÖ/PYD kapsamında görülmekte olan diğer davalardaki sanıkların Bylock yazışmalarında Altan’ın isminin geçmesi.
AYM, Altan’ın tutuklanmasının gayri-hukuki olduğuna dair başvurusunu incelerken, önce AİHM’nin tutuklanmaya dair içtihatlarını hatırlatır. AİHM’e göre, ilk tutuklama kararının verilmesi için suçun işlendiğine dair “makul bir şüphenin” bulunması yeterlidir. Makul şüphenin var olup olmadığı, elde edilen delillere ve her somut olayın kendine özgü koşullarına bakılarak belirlenir.
“Eğer toplanan deliller objektif bir gözlemciye sunulduğunda şüpheli ya da sanığın atılı suçu işlemiş olabileceği yönünde bir kanaat oluşturmaya yeterli ise somut olayda makul şüphe vardır. Diğer bir ifade ile inandırıcı neden ya da makul şüphe, suçlanan kişinin üzerine atılı suçu işlemiş olabileceğine dair objektif bir gözlemciyi ikna etmeye yeterli olay, olgu veya bilginin varlığını gerektirir.” (Paragraf 69)
Buna göre, bir kişi hakkında tutuklama kararı verilebilmesi için, kişinin suçluluğu hakkında güçlü belirtiler bulunmalıdır. Suçlama, kuvvetli delillerle desteklenmelidir. Bilhassa demokratik toplum için vazgeçilmez önemde olan ifade özgürlüğü, sendika özgürlüğü ve siyasi faaliyette bulunma özgürlüğü gibi temel hak ve özgürlükler söz konusu olduğunda, yargı mercilerinin kuvvetli suç şüphesini belirlerken daha fazla özen göstermeleri gerekir. “Bu özen yükümlülüğüne riayet edilip edilmediği Anayasa Mahkemesinin denetimine tabidir.” (Paragraf 118)
Subliminal mesaj
AYM, her somut olayda kuvvetli suç şüphesinin olup olmadığının, tutuklama nedenlerinin bulunup bulunmadığının ve tutuklamanın ölçülülüğünün, öncelikle tutuklama tedbirini uygulayan yargı mercileri tarafından takdir edileceğinin altını çizer. Ancak yargı mercilerinin belirtilen hususlardaki takdir aralığını aşıp aşmadıklarını da kendisinin denetleyeceğini belirtir. “AYM’nin bu husustaki denetimi somut olayın koşulları dikkate alınarak özellikle tutuklamaya ilişkin süreç ve tutuklama kararının gerekçeleri üzerinden yapılır.” (Paragraf 126)
AYM, bu çerçevede Altan’ın tutuklanmasını değerlendirirken şu tespitlerde bulunur:
(a) Yargı mercileri, Altan’ın darbe teşebbüsünden bir gün önce gerçekleştirdiği programda sarf ettiği sözleri bir darbe çağrısı ve darbenin toplumsal kabulünü sağlamak için verilen subliminal mesajlar biçiminde yorumlamıştır.
AYM ise bu iddiayı üç sebepten ikna edici bulmaz. Bir, bütün olarak değerlendirildiğinde Altan’ın sözleri -- tereddütsüz bir şekilde -- bir darbe çağrısı olarak nitelendirilemez. İki, bu sözlerin kamuoyunu bir sonraki gün gerçekleşecek darbeye bilerek hazırlamak için söylendiği kabul edilemez. Ve üç, Altan konuşmasında hükümetin siyasi mekanizmalar içinde değişebileceğine dair görüşleri de dillendirmiştir. Meselâ hükümetin iki yıl sonra yapılacak seçimlerde veya seçim öncesinde iktidar partisinden bir kısım milletvekilinin bir başka siyasetçiyle birlikte yeni bir parti kurası sonucu değişebileceğine dair öngörülerde bulunmuştur.
(b) Altan’ın 2010 yılında Balyoz davasının başladığı gün yayınlanan “Balyoz’un Anlamı” başlıklı köşe yazısı, yargı mercilerine göre “FETÖ’nün hedeflerine hizmet etmek gayesiyle” kaleme alınmıştır.
AYM, bu iddiayı da kabul etmez. Yazının 2010 yılında yazıldığına ve bu tarihte FETÖ’ye ilişkin herhangi bir soruşturmanın bulunmadığına dikkat çeker. Memleketin en önemli gündem maddesi hakkındaki bir yazının FETÖ’nün amaçları için yazıldığını düşündürtecek bir kanıtın olmadığını belirtir. Aynı dönemde medyada bu konuya dair çok sayıda lehte ve aleyhte yazının çıktığını hatırlatır. Ayrıca, Altan hakkında bu yazıdan ötürü herhangi bir soruşturmanın açılmadığını da vurgular. (Paragraf 135)
“Hukuksuz bir tasfiye”
(c) Soruşturma ve kovuşturma makamlarına göre, Altan kendi internet sitesinde yayınlanan “Türbülans” başlıklı köşe yazısında, FETÖ/PYD mensuplarının kamu görevinden ilişiğinin kesilmesini ve örgüte ait kurum ve kuruluşların kapatılmasını “hukuksuz bir tasfiye” olarak nitelendirmiştir. Böylece Altan, bağlı bulunduğu FETÖ/PYD’nin amacına hizmet etmiştir.
AYM bu argümandan da tatmin olmaz. AYM’ye göre Altan, 15 Temmuz (2015) darbe girişimin salt FETÖ/PYD mensuplarınca gerçekleştirildiğine yönelik şüphelerini dile getirmiş ve darbe girişiminin ardından alınan bazı tedbirleri eleştirmiştir. Benzer görüşleri o dönem dillendiren çok sayıda kişi vardır. Bireyler, herhangi bir olay hakkında kamu makamlarından farklı değerlendirmelerde bulunabilirler. Ya da kamuoyunda baskın olandan farklı görüşleri savunabilirler.
Bu tür görüşlerin “görüşü ifade edenin amacından hareketle bir suça konu edilebilmesi için, bu amacın -- ifadelerin içeriğinin dışında -- somut olgularla ortaya konulması gerekir. Buna karşılık soruşturma makamlarınca, başvurucunun suça konu edilen yazıyı yazarken FETÖ/PYD’nin amacı doğrultusunda hareket ettiğine ilişkin kanaat oluşmasını sağlayacak nitelikte olguların varlığı gösterilememiştir.” (Paragraf 145)
Somut olgu
(d) Soruşturma makamları, bir tanığın anlatımlarına, Altan’ın konutunda bulunan 1 ABD dolarına ve Bank Asya’da hesabının bulunmasına, Altan’ın bazı kişilerle yaptığı -- zamanı ve içeriği belirtilmeyen -- telefon konuşmalarına dayanarak, onun FETÖ/PYD’nin hedefleri için hareket ettiğini ve bu örgütle bağlantılı olduğunu iler sürmüşlerdir.
Buna karşılık AYM, Altan’ın aleyhinde ifade veren tanığın anlatımlarının soyut olduğunu ve herhangi bir somut eyleme dair bilgi sunmadığını ifade eder. Altan’ın banknot, hesap ve telefon görüşmelerine ilişkin sorulara verdiği cevapların hayatın doğal akışına uygun olduğunu belirtir. Soruşturma makamlarının ise Altan’ın savunmasını çürütecek somut bir olgu gösteremediklerini söyler. (Paragraf 146)
(e) Cumhuriyet Savcısı, bazı Bylock yazışmalarında Altan’ın isminin geçmesini suç işlendiğine dair bir delil olarak sunmuştur. AYM, buna da katılmaz. Önce, söz konusu yazışmaların Altan’ın bilgisi haricinde yapıldığını söyler. Yazışmalarda Altan ile ilgili bazı ifadelere yer verilmişse de, bu ifadelerin içeriği dikkate alındığında bunların tek başına suçun işlendiğine dair kuvvetli bir şüphe olarak değerlendirilemeyeceğini vurgular.
Neticede AYM, tutuklama için gösterilen gerekçelerin hiçbirinden ikna olmaz. Dosyadaki delillerden “suç işlendiğine dair kuvvetli bir belirtinin” çıkmadığı sonucuna varır. Suç işlediğine dair kuvvetli belirtiler ortaya konmadan Altan hakkında tutuklama tedbiri uygulanmasının, Anayasanın 19. maddesinde ifadesini bulan kişi hürriyeti ve güvenliği hakkını ihlal ettiğine hükmeder.
“Zorlayıcı toplumsal ihtiyaç”
AYM, Altan’ın tutuklanmasını ifade ve basın özgürlüğü açısından da inceler. Mahkemeye göre, Altan’ın -- eldeki deliller gözetildiğinde hukukilik şartını sağlamayan -- tutuklama gibi ağır bir tedbire maruz bırakılması, ifade ve basın özgürlüğünü de ihlâl eder. Bu tutuklama, demokratik toplumda “gerekli” ve “ölçülü” bir müdahale olarak kabul edilemez.
Mahkemeye göre, suç konusunu oluşturan yazıların yayımlandığı ve konuşmaların yapıldığı dönemde, Altan’ınkine benzer çok sayıda görüş kamuoyunda dile getirilmiş ve tartışılmıştır. Durum böyle iken, Altan’a dönük tutuklamanın hangi “zorlayıcı toplumsal ihtiyaçtan” kaynaklandığı ve demokratik bir toplum düzeninde bu tutuklamaya neden gerekli görüldüğü, tutuklama kararının gerekçelerinden anlaşılamamıştır. (Paragraf 234)
Ayrıca AYM, demokratik bir toplumda ifade ve basın özgürlüklerine bir müdahale yapılırken, bu müdahalenin hem başvurucular ve hem de genel olarak basın üzerinde doğurması muhtemel “caydırıcı etkisinin” de hesaba katılması gerektiğini hatırlatır. “Başvuru konusu olayda tutuklama gerekçelerinde, yayımlanan yazılar ve Can Erzincan TV’de yapılan konuşmalar dışında herhangi kayda değer somut bir olgu ortaya konulmadan başvurucunun tutuklanmış olmasının ifade ve basın özgürlüklerine yönelik caydırıcı bir etki doğurabileceği de açıktır.” (Paragraf 235)
İncir çekirdeği
Ezcümle AYM, Altan’ın tutuklanmasının demokratik bir toplu düzeni için “gerekli ve ölçülü” olmadığını, “zorlayıcı bir toplumsal ihtiyaçtan” kaynaklanmadığını ve basın üzerinde “caydırıcı etkide” bulunma ihtimalinin yüksek olduğunu açıklar. Hukukilik şartlarını yerine getirmeyen bu tutuklamanın hem kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkını hem ifade ve basın özgürlüğünü ihlal ettiğine karar verir. Olağanüstü Hal’de olmanın bu müdahaleleri meşru kılmadığının da altını çizer.
* * *
Ne var ki AYM dosyadaki delilleri tutuklama için bile yeterli görmezken, dâvâya bakan mahkeme aynı delillere dayanarak Altan hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapse hükmetti. Bir başka ifadeyle, incir çekirdeğini doldurmayacak gerekçelerle Altan, mevzuattaki en ağır cezaya çarptırıldı. Gayri-hukuki bu kararın en kısa zamanda iç ve dış hukuk duvarlarına çarpıp geri döneceğini düşünüyorum. Yarına, dâvâya bakan mahkemenin hukukilik niteliği taşımayan kararı değil, AYM’nin evrensel hukuki değerleri yansıtan kararı kalacaktır.
(*) Başvuru numarası: 2016/23672. Karar tarihi: 11.01.2018. Resmi Gazete tarih ve sayı: 19.01.2018-30306.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin MünirErkeğin kadını ezmesi 22.09.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AcetSon anketler ne diyor? 9.09.2021 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZKONYA KATLİAMI VE GAZETECİLİK MESLEĞİ ÜZERİNE 2.08.2021 Tüm Yazıları
-
Yasin AKTAYTaliban’ın inancıyla ters olma arzusu 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Süleyman Seyfi Öğün2023’e doğru Türkiye 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Cem SANCARHanımefendi diyeceksiniz 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Yusuf KaplanFetih ruhu ve rüyası 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ali AYDINİşsiz Kalan Antikorlar, Lanetli Pay ve Siyaset 17.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer F. GergerlioğluMuhafazakârlar çürümeye niye sessiz? 8.06.2021 Tüm Yazıları
-
Mustafa ÖztürkNiyet ve akıbet 29.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ayşe BöhürlerTarih büyük harflerle yazılmaz 28.05.2021 Tüm Yazıları
-
Gazi BAŞYURTBir zamanlar sayılamazdık parmak ile, şimdi eksiliyoruz birer birer… 25.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer Ahmet ÖZERENBİR 1 MAYIS Anekdotu… 10.05.2021 Tüm Yazıları
-
Osman CAN24 Nisan 1915: Kardeşimin Cenazesini Kaldıramadım Hala! 29.04.2021 Tüm Yazıları













































































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.12.2025
28.10.2025
8.09.2025
3.09.2025
27.08.2025
23.08.2025
19.08.2025
14.08.2025
5.08.2025
29.07.2025