Aydın Selcen
Düşünsenize, her topun içine ayağını uzatan bir Türkiye. Libya meclisinde yumruklu kavga çıkıyor. Konu Türkiye’nin dışişleri, içişleri, savunma bakanları, MİT başkanıyla heyet halinde Trablus’a misafirlik baskını. Suriye’nin tarım ürünleri ve sanayi altyapısının yağmalanması gündeme geliyor. Gözler Türkiye’ye dönüyor. ABD’de enerji faturası vurgunu mu? Baş düzenbaz buradan çıkmış. Rusya ikibuçuk milyara hava savunma sistemi mi itelemiş? Alıcı burada, silâhlar ilânihaye depoda, mühürlü.
“Beşli Çete” denilen yapıyı ayakta tutan ruh ve zihniyete bakın. İşte aynı kafa Türkiye’nin dış ve ulusal güvenlik politikasına yön veriyor. Deveyi hanuduyla götürmek, çeşme akarken küpünü doldurmak, kupon arazi telâşındakilerle, yarışa girmeden sözde perde gerisinden ilelebet devleti yönetme ayrıcalığını korumak isteyenler bir iktidarda kalma uzlaşısı yapmış. Altında bir yerlerde de, oraya buraya devasa, yalnızca hacmi önemli tapınaklar dikme ve o tapınakları dolduracağı varsayılan toplumu biçimlendirecek cendereyi biçimlendirme, yasaklar itkisi. Öyle ya, ahireti kurtaracak.
Benim gibiler de bekliyor. Kör hattın sonunda tren bekler gibi. Olana bitene bakıyor. Öküz bıçağa bakar gibi. Ayşe Çavdar’ın yerinde betimlemesiyle gelecek kaygısından çok, kendi zamanının çoktan geçtiği dehşetiyle öylece duruyoruz. İlk paragraftaki daha okurken yoran listeyi uzatabilirsiniz dilediğinizce. Dolayısıyla, bugünü anlamlandırmak, ona göre yarını öngörmek çabası yerine, öbür gün olur da devran dönerse ne türlü bir yara sarma etkinliği yürütülecek onu anlatmayı deniyoruz.
O tarafa yüzümüzü dönünce karşımıza hazır, tek beden bir yanıt çıkıyor: Liyakat. Yanlarından vuruyor ama giydikçe gevşer efendim. Ülkenin pırıl pırıl hariciyecileri, namuslu savcıları, gözüpek subayları, cingöz istihbaratçıları sihirli dokunuşlarıyla işleri hale yola koyacak. Öyle ya, hiç bulaşılmaması gereken işler bunlar, neme gerek sütlü börek. Eşanlı olarak, behşuş çehreli, babacan seçilmişler de ekonomi ve eğitimi düzeltecek. Hayat bayram olacak. Yok, her şey güzel olacak. Bir hizmet koşusu bu. Kulağıma bir şarkı çalınıyor: “Bize olanlar? Yaşananlar… Nasıl olur, unutulur?”
Güney Afrika “ubuntu” demiş, İspanya “olvido”. Türkiye’de kızına Deniz adını verip, İzmir’e taşınan bir Kürt ana çocuğunu otuz yaşına dek hayatta tutmayı başaramamış. Sosyal medyada gülümseten bir paylaşım gözüme çarpıyor. Maradona gibi, Hagi gibi futbolcular top ayaklarındayken, rakip savunma göz kesilir, adeta ipnotize olur. Hangi tarafa yönelecek? Pas mı verecek, şut mu atacak, çalım mı deneyecek, kaleye mi yönelecek? Her duruma uygun bir Demirtaş arşivde hazır. Demirtaş dört yılı aşkın süredir rehin.
Siyasetçinin, liderin iyisi de öyle. Çoğunlukla top ayağındayken dikine kaleye oynar, izleyene kolay gelir. İki nokta arasındaki en kısa yol, doğrudur. Eğer yüzünü kaldırıp, ileri bakabiliyorsan. Fransa’da ilk turu yapılan yerel seçimlerde 18-24 arası gençlerin neredeyse yüzde doksana varan ezici çoğunluğu sandığa gitmedi. Sahada dikine oynayan virtüöz göremediklerinden olsa gerek. Yanılır da halkımız tepkisini HDP üzerinden mi gösterir? Kapatmalı. Yetmez, hem hazineden aldığı yasal yardıma çökülmeli, hem yüzlerce temsilcisine siyaset yasağı getirmeli.
Lağım mı patladı, ar damarları mı çatladı? Hiçbir şey olmadıysa da, bir şeyler oldu. İçine göçen bir ülke görünümü. Şeamet tellallığı yapma. Umudum yoksa inadım var. Çoban ateşleri. Gidiyorlar. Yargılanacaksınız. Hesap sorulacak. Olur, pekiyi. Sonra? Fabrika ayarları. Güçlendirilmiş parlamenter sistem. Hangi parlamento? Üşenip de, çoğu zaman eşiğini aşındırmadığınız. Üşenmeyip gittiğinizde, kapısının önüne çıkamadığınız.
Yorulduk be hocam. Vallahi yorulduk. Her gün, her an kulaklarımıza bağıran o öfkeli sesten azar işitmekten yorulduk. Doymak bilmez açlığınızdan, kifayetsiz muhterisliğinizden, riyakârlığınızdan, laubaliliğinizden, kara cehaletinizden, bağnazlığınızdan, yağmacılığınızdan, düpedüz yalancılığınızdan yorulduk. Bak bunda haklısınız: Sizin gibisi hiç gelmedi. Bizi de, yedi düveli de dumura uğrattınız. Zaten kavruk hayatlarımızdan kalan hayratın da içine ettiniz. Çıkın birer şeref turu atın gelin.
Dönüp şu I. Dünya Savaşı’nın öncesinde, sırasında bize danışmanlık, kılavuzluk yapmaya gelmiş Alman danışmanların yazdıklarına bakalım. Hani Von Moltke, Von Sanders, Von Goltz paşaları filan diyorum. Islahat deyip duruyordunuz ya, yaptık sonunda biz o ıslahatı paşam. Yüz sene geçti, sizler çoktan toprak oldunuz da, biz sonunda başardık işte. Kabirlerinizden kafalarınızı kaldırın bir bakın, nereden nereye geldi Türkiye. Ya siz, Hitler rejiminden kaçıp, Ankara’nın bozkırına gelerek kurumlarımızı inşaya girişenler, sizler de müsterih olunuz. Hepsini dümdüz ettik evelallah, baş başa kalınca.
Amerika’yı da yeniden keşfettik. İmparatorlukta tanzimat, meşrutiyet, mutlak istibdat, yeniden meşrutiyet, ardından cumhuriyet. Sardık başa, kuruluş. Yetmedi diriliş. Durmak yok, yola devam, büyük Selçuklu. Ara ki bulasın o eski ihtişamı. Ver gazı, ver coşkuyu. Euro2020’ye sessiz veda. Her Kıraç’a bir gol. Hem teknik, hem direktör Şenol Güneş’ten billur gibi açıklama: Takımın üzerinde bir ağırlık var. Ve: Oluşan havadan olumsuz etkilendik. Yerli yerinde, mükemmel hatta. Anlam deryası. Aynı toplumumuz gibi. Bizi bize anlatıyor. Tümüyle bilimsel.
Kıt aklımla düşünüyorum. Siz bana bakıyorsunuz. Ben aynaya bakıyorum. Sessizlik. Sonunda buluyorum: Rahatsız edilmeme ve zırvalama hakkı. Bırak, dağınık kalsın. Çoğulculuk. Büyükelçi Selim Kuneralp, bence göz ardı edilmemesi gereken bir yazı yazdı. “Lozan Antlaşması ile genç cumhuriyetin kurucuları kaybedilmiş topraklar üzerinde olabilecek tüm hak ve iddialarından vazgeçmiş ve gerçekçi bir yaklaşımla yayılmacılığın sadece sorun yaratacağı, hiçbir yararı olmayacağı bilinciyle hareket etmiştir” diyor.
Ve sorguluyor: “Başka ülkelerde bu tür askeri mevcudiyetlerin maliyeti ve getirisi tartışılırken, Türkiye’de en ufak bir tartışmaya yol açmamakta, iktidar, muhalefet, medya ve kamuoyu bu bayrak sallama operasyonlarının ülkeye ne gibi bir faydası olduğunu sorgulamamaktadır.” Mahsuplaşacaksak, önce defterleri kapatacağız. Yine futbol: Basit bir oyundur, ama onu basit oynamak zor iştir. Demokratik olmak iddiası varsa ana akım muhalefetin, önünde duran başlıca ödev bu. Aynaya uzun uzun bakmak ve sadeleşmek.
Uzun, huzurlu bir dönem gerek bize. Etliye, sütlüye bulaşmadan. Sıradan. Başa geleceklerin de o dönemi gerçekten yönetmek iradesi ortaya koyması gerek. Ben o tür bir iddianın emarelerini henüz göremedim doğrusu. Dilerim yanılıyorumdur. Onun yerine, uyurgezer, ağır aksak, arkasından “#HADİ-sene” diye iteklenen bir tutum görüyorum. Yine bir şarkı çalınıyor kulaklarıma: “Acı da olsa yine gerçeği / Görüp de söylemeyi bilmediysen.” Maalesef devamı “sanki seni boğar gibi” diye geliyor güftenin. Aynen kardeşim, aynen.
Libya, Suriye, Doğu Akdeniz, bir Rusya, olmadı bir NATO, ABD, unutulan AB, onunla küs, bununla barışık derken, segman gömlek dağıttık, pistonları havadan topluyoruz. Muhalefet de eline almış bir direksiyon, ağzından gaza basma sesleri çıkararak kaz adımı yürüyor kendi kendine. Bizler de kenarda aylak esnaf pozunda bakıp, “ehe ehe…” diye gülüyoruz. Ta ki ensemizde yeni bir şamar patlayıncaya kadar. Şaplağı yiyince toparlanıp, dönüp artık ciddileşmiş suratlarla dükkânlarımıza giriyoruz.
Şöyle demiş akılda kalıcı formül üstadı Levent Gültekin: “İktidar Osman Öcalan’ı TRT’ye çıkarabiliyor ama muhalefet Mithat Sancar ile basın toplantısı düzenleyemiyor.” Yalan mı? Değil. Ama İstanbul böyle kazanıldı. Denizi salyaya boğulmuş, parsel parsel satılmış, beton cenneti, uluslararası havaalanı pistine alelacele atıl hastane inşa edilmiş, kanalına kazma vurulacak, keşmekeşin sultanı İstanbul. Galataport’unun, Haliç’inin kurdelesi yaz aylarında kesilecek İstanbul. Biricik küresel pırıltısını nicedir yitirmiş, renksiz, suskun İstanbul. Neden doluşuyor bu gençler Kadıköy’e her hafta sonu, her boş zamanlarında?
Sedat Peker diyor ya: “Önce deli edeceğim, sonra tedavi edeceğim sizi.” Eskiden de berbere diş çektirilir, hamamda tellağa çıban sıktırılırmış. Böyle hastaya, böyle hekim. Doğa gibi siyaset de boşluğu sevmiyor. Halbuki bir ucu Ege’de diğeri Van Gölü’nde, Karadeniz’den Mezopotamya sınırına, bereketli hilâl Levant’tan İç Anadolu bozkırına, Trakya’dan Fırat’a. İstanbul’u, İzmir’i, Diyarbakır’ı, Adana’sı, Trabzon’uyla muhteşem bir parsel. Konuştuğumuz işler de işte bunlar. Cem Yılmaz’ın “Karakomik” film dizisinin birinde Özkan Uğur’un canlandırdığı bir eski dışişleri mensubu tipi vardı. Tımarhanede “uydudan geliyor bana haberler” diye dolaşıyordu. Kızım beni o karaktere benzetiyor.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin MünirErkeğin kadını ezmesi 22.09.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AcetSon anketler ne diyor? 9.09.2021 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZKONYA KATLİAMI VE GAZETECİLİK MESLEĞİ ÜZERİNE 2.08.2021 Tüm Yazıları
-
Yasin AKTAYTaliban’ın inancıyla ters olma arzusu 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Süleyman Seyfi Öğün2023’e doğru Türkiye 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Cem SANCARHanımefendi diyeceksiniz 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Yusuf KaplanFetih ruhu ve rüyası 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ali AYDINİşsiz Kalan Antikorlar, Lanetli Pay ve Siyaset 17.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer F. GergerlioğluMuhafazakârlar çürümeye niye sessiz? 8.06.2021 Tüm Yazıları
-
Mustafa ÖztürkNiyet ve akıbet 29.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ayşe BöhürlerTarih büyük harflerle yazılmaz 28.05.2021 Tüm Yazıları
-
Gazi BAŞYURTBir zamanlar sayılamazdık parmak ile, şimdi eksiliyoruz birer birer… 25.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer Ahmet ÖZERENBİR 1 MAYIS Anekdotu… 10.05.2021 Tüm Yazıları
-
Osman CAN24 Nisan 1915: Kardeşimin Cenazesini Kaldıramadım Hala! 29.04.2021 Tüm Yazıları
-
Verda ÖZERBırak artık eski normali 28.04.2021 Tüm Yazıları














































































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
6.04.2025
23.02.2025
27.01.2025
9.12.2024
19.11.2024
11.11.2024
2.11.2024
1.08.2024
14.06.2024
14.04.2024