Cemile Bayraktar
2024 Mayıs’ının ikinci haftası Kobani Davası kararlarının açıklanması nedeniyle önemliydi. Çünkü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kısa süre önce “yumuşama” mesajları vermişti. Ancak mesajdan sonra beklenen yumuşama çıkmadı ve davada 47 suçtan yargılanan HDP eski eş başkanı Selahattin Demirtaş 42 yıl ceza aldı. (https://www.elipshaber.com/kobani-davasinda-karar-demirtasa-28-yil-6-ay-hapis-cezasi-verildi)
Bir diğer hukuki gelişme de Osman Kavala’nın yeniden yargılanma talebinin reddedilmesiydi. Zira “yumuşama” mesajı“Kavala davasını da etkileyecek mi” şeklinde bir merak vardı ve bu davadaki yumuşama beklentisi de başka bahara kaldı.
Yani ülkeye mevsimsel olarak gelmeyen bahar yumuşama bekleyen “bazı” kesimlere de gelmemişti. Ancak beklenmedik bir yumuşama oldu; 28 Şubat tutukluları serbest bırakıldı. Şöyle ki; 28 Şubat davası hükümlüsü emekli generallerin cezaları Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından affedildi. (https://www.elipshaber.com/28-subat-davasi-saniklarina-af-getirildi) Neyse ki baharın geldiği birileri ve bir yerler vardı.
İlginç biçimde, hukuki olan bu davalarla ilgili neredeyse “hiç hukuki” yorum/açıklama yapılmadı, siyasi yorumlar yapıldı. Kobani davasında MHP’nin arzu ettiğinin, 28 Şubat tutukluları konusunda Cumhurbaşkanı Erdoğan ve CHP Genel Başkanı ÖzgürÖzel görüşmesi etkisiyle CHP’nin istediğinin olduğu ifade ediliyordu. Elbette bunlar yorum ve isabetli olup olmadıkları tartışmalı. Ama bu yorumlardan çıkan sonuç; kararların “siyasi” olduğu, Kürtler ile İslamcıların beklentilerinin başka bahara kaldığı, milliyetçi ve ulusalcı kesimlerin ise tatmin olduğu yönündeydi.Yani kasa her zamanki gibi kazanmıştı, şaşırmadık. Ama yine de bir şey şaşırtıcıydı; 28 Şubat’ın kendilerine yapıldığını sık sık belirten ve hatta 28 Şubat ürünü olan AK Parti ve AK Partililer iktidarda olmalarına rağmen kararların böyle olması.Acaba kasada söz sahibi değiller miydi yoksa kasayı teslim mi etmişlerdi?Sanırım “kasa” meselesiyle ilgili soruların cevabı bugünlerde sık sık üzerine yorum yapılan Ayhan Bora Kaplan olayıyla ilgili gelişmelerde saklı ama bu yazının konusu malum olay değil.Dolayısıyla şimdilik herkes kendi cevabını kendi versin.
Asıl konumuza dönelim…
En başta söylemem gerekeni en başta söyleyeyim; yaşlılık hali hasıl olan, hasta olan, doğum yapan kim varsa hukuken hastalık, yaşlılık gereğiyle salıverilmeli ya da cezaları ertelenmelidir. Yani 28 Şubat paşalarının faydalandığı haktan KHK’lılar, kesin olarak darbeye, teröre ve FETÖ suçlarına karışmamış olanlar, 83 yaşındaki Ahmet Türk de faydalanmalıdır. Eğer faydalanmaz ise ne FETÖ ilene terörlegerektiği gibi mücadele edilmemiş olduğu gibi “eşit vatandaşlık” hakkından da bahsedemeyiz ki bu da anayasaya aykırıdır, hukuki ihlaldir.
28 Şubat’ı yaşamış biri olarak 80 yaşındaki insanların tutuklu kalması hiç içime sinmedi ancak sadece o değil sadece kendilerinin aftan yararlanması ancak benzerlerinin yararlanmaması da içime sinmedi ve bu “benim, senin” meselem olmadığı için bu konu kamuoyu vicdanını da yaraladı. Ve sanırım o yaralar unutuldu o halde hatırlatalım.
28 Şubat’ta ne olmuştu?
Bilmeyenler için anlatalım, unutmak isteyenler için hatırlatalım; seçilmiş meşru hükümet istifaya zorlanmıştı. Yerine “askerin” istediği göstermelik bir hükümet getirilmişti. Ve bu gelişmeler olurken “asker” yalnız değildi. Çeşitli “sivil toplum kuruluşları”, Batı Çalışma Grubu adı altında kurulan “fişleme” aygıtları, “görevim bundan sonra insanları fişlemek” diyen köşe yazarları, “askerle toplantı toplantı gezip askerin verdiği brifinglerden manşet çıkaran gazeteler”, binlerce başörtülü kadını işinden ve eğitiminden zorla uzaklaştıran kamu görevlileri, müdürler, dekanlar, rektörler, darbenin ekonomik ayağında etkili olan “patronlar” ve daha sonra hortumlanacak olan bankaların yönetim kuruluna getirilen “rütbeliler” cümleten oradaydı. Sonuçta, halkın iradesine silahsız ve ordunun yönetime doğrudan el koymadığı bir darbe yapıldı, binlerce kadının hayatı tam ortadan kırıldı, toplumsal açıdan “sorunlu” bireyler yetiştirildi, 28 Şubat’a destek verenler ve sürecin mağduru olanlar şeklinde iki aşırı kutuplaşmış kesim oluştu, tanıdık geldiği üzere hukuki değil siyasi davalar nedeniyle çok sayıda insan hapis cezası aldı. Ve sonuçta bunlar 1997 yılında olup bitmedi, 2007’ye kadar benzer durumlar yaşandı, her ne kadar 2002’de AK Parti iktidara gelmiş olsa da 28 Şubat artığı Cumhuriyet Mitingleri, kapatma davaları falan devam etti. Belirtmek gerekir ki bu eylemler, bugün her hatanın sebebi olarak gösterilen AK Parti’yi destekleyen kesimin daha fazla desteklemesinde, bugün eleştirilen tarikat ve cemaatlerin, kendilerine taraftar toplamak için “bakın iktidardayız ama yine de gücümüz yok” diyerek halkı kendilerine yönelmeleri için ikna etmesinde etkili oldu.
Yani 28 Şubat, en başta en ağır biçimde başörtülü kadınları hedef aldı ama aynı zamanda silahsız/kansız olduğu için, ordu yönetime doğrudan el koymayıp gölge bir hükümet ile yönetimi şekillendirdiği için post-modern darbe olarak ifade edildi lakin sonuçta 28 Şubat bir darbeydi, bedelini demokrasi, laiklik, hukuk, ekonomi, toplumsal huzurdan ödün vererek tüm Türkiye ödedi. Ve bugün bu darbede hukukun verdiği karar neticesinde etkisi olduğu söylenen kişiler “affedildi.”
Hiçbir nedamet duymadan, hiçbir özür dilemeden affedildiler üstelik darbekendisine, kendi kesimlerine yapılan Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın böyle bir yasal yetkisi var, affedebilir. Peki ya kamuoyu vicdanı ne olacak, yine mi adaleti ahirete tevdi etmekle teselli olunacak?
Bakın, 28 Şubat'tan hüküm giyen emekli Orgeneral Çetin Doğan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın af kararının ardından tahliye edilince ne söyledi?
“Bizim için aftan bahsediliyor. Böyle bir şey söz konusu değil. Cumhurbaşkanı Anayasal görevi yerine getirmiştir.” Neyse kendisine uzatılan mikrofona “aklım yapamadıklarımda” dememiş olması da bir lütuf.
Bu arada, pek merak eden olduğunu zannetmiyorum ama yine de 28 Şubatçılarca doğrudan hayatları karartılan ve iktidarın 28 Şubat 1997’den bu yana tam olarak 27 yıldır laikler ve dindarlar arası kavga nedeniyle ekmeğini yediği, siyasi araç olarak kullandığı başörtülü kadınlara ne olduğunu anlatayım;
İktidara eklemlenip cefasını ve sefasını sırasında sefasını sürenler, sefasından vazgeçmediği için ne ülkedeki problemleri umursadı ne de 28 Şubatçıların salıverilmesine tek bir laf edebildi. Bu sırada iktidara eklemlenmeyip, iktidarı hakka ve sabra davet edilenler, “hain, yemin az geldi” şeklinde hakaretlere maruz bırakılmakla kalmadı, kendilerine “pü suratına, senin için 28 Şubat’ta jop yedim, aç başını aç” şeklinde sözlü saldırılara uğradılar. Dinin siyasileştirilmesinin de bir sonucu olarak din ile arasına mesafe koyup başörtüsünü çıkaranlar aldıkları kararlar nedeniyle itibarsızlaştırılmaya çalışıldı. Tabi bunlar sosyal medya enstantaneleri… Asıl perde arkasında kalanları yazayım, eğitim ve çalışma hayatları bitirilen binlerce kadın, bugün laik çevrelerin sabahtan akşama kadar eleştirdiği erken yaşta evliliğin,dolayısıyla verilmiş yanlış evlilik kararlarının, çalışması ve okuması mümkün olmadığı için tarikat yurtlarının, cemaat evlerinin kucaklarına itildiler. Hani her gün dile getiriyorsunuz ya; ayaklarının üzerinde dur! Ayaklarını kırdınız, nasıl dursunlar?
Şimdi CHP’den kadın derneklerine kadar ve hatta kadın hakları derneklerine kadar geniş bir kesim 28 Şubatçıların affına seviniyor, sevinin de en azından içinizden birkaç tanesi çıkıp da 28 Şubat’la ilgili yazdıklarımdan bin misli fazlasını yaşayan kadınlardan bir özür dileyin.Baribir helallik isteyin zaten kendilerine sorulmadan haklarını almaları ahirete bırakıldı, ellerinde yaşanmamış en güzel gençlik yılları kaldı, bir taneniz de şu kadınları anın bari, darbeyi yapmadılar, darbeden mağdur oldular. Başlarını gözyaşları, ruh sancıları içinde açmaya ikna oldukları halde bile İmam Hatip Liseli, meslek liseli olanlarının onlarca puanı kırıldı, geleceklerini yaktınız, bir özür dileyin bari? Cumhurbaşkanı sizi affetti diye zarar verdikleriniz de affetti anlamına gelmiyor, zarar verdikleriniz nedeniyle hiç mi vicdani bir mesuliyet duymuyorsunuz? Hiç mi?
Hülasa; Türkiye’de kimin eli cebinde, kasa kimin elinde alışkın olduğumuz üzere bilmiyoruz ancak kasanın her zaman olduğu gibi kazandığını görüyoruz. Sadece bu kez bu kazançtan yana olmasa da kasadan yana eskisine oranla daha fazla bir endişeli olma durumu var. 28 Şubat bir çeşit darbeydi, müsebbiplerinin tümü adil biçimde yargılanmadı, bu durum böyle olmakla birliktetüm ordu, “darbeci” değildi. Emin olun laiklik, demokrasi, hukukun üstünlüğü, ülkenin bölünmemesi gibi konularda samimiyetle davranan, yetkisi dışına çıksa dahi günün sonunda “devlet adamlığından, rütbelilikten” haberi olan, ülkenin sigortası dahi olabilecek askerlerin olduğu bir gerçek. Ve kasa kendilerine doğrudan teslim edilmemeli ancak teslim aldıklarındakasanın açık vermeyeceğinden yana kısmen de olsa emin olmak mümkün. Lakin, kasanın kime teslim edildiğini bilmiyor olmaktan yana 28 Şubat’tan daha fazla endişe var. Ve bu endişeden iktidar, milliyetçiler, klasik ulusalcılar pek nasiplenmiş gibi görünmüyor ve hatta memnunlar gibi…Ama ya dindarlar, İslamcılar, lanetlenmiş DEAŞ, Kürtleri katlettiği için Türkiye’de DEAŞ’ın muhtemelen tekfir edeceği Hüda-Par’lıları doğramaya kalkan “gerizekalılar”, ülkenin geleceğinden endişe etmesi gerekenlaikler, demokratlar, solcular, liberaller, devletçiler, hukukçular hiç mi rahatsızlık duymuyor ve her zaman kazanacağı bilindiği için bir miktar teskin olunan kasanın kimin elinde olduğunu merak etmiyor?
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin MünirErkeğin kadını ezmesi 22.09.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AcetSon anketler ne diyor? 9.09.2021 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZKONYA KATLİAMI VE GAZETECİLİK MESLEĞİ ÜZERİNE 2.08.2021 Tüm Yazıları
-
Yasin AKTAYTaliban’ın inancıyla ters olma arzusu 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Süleyman Seyfi Öğün2023’e doğru Türkiye 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Cem SANCARHanımefendi diyeceksiniz 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Yusuf KaplanFetih ruhu ve rüyası 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ali AYDINİşsiz Kalan Antikorlar, Lanetli Pay ve Siyaset 17.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer F. GergerlioğluMuhafazakârlar çürümeye niye sessiz? 8.06.2021 Tüm Yazıları
-
Mustafa ÖztürkNiyet ve akıbet 29.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ayşe BöhürlerTarih büyük harflerle yazılmaz 28.05.2021 Tüm Yazıları
-
Gazi BAŞYURTBir zamanlar sayılamazdık parmak ile, şimdi eksiliyoruz birer birer… 25.05.2021 Tüm Yazıları











































































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
18.01.2026
10.01.2026
3.01.2026
19.12.2025
18.12.2025
9.10.2025
7.08.2025
3.08.2025
16.01.2025
7.01.2025