Ceren KENAR
“Suriye'de uçuşa yasak bölge ilan edilmesine ihtiyaç vardır. Bunun faydası en azından rejimin kendi insanlarına karşı hava gücünü kullanmasını engellemek olacaktır. Tabii bundan sonra başka etkileri de olacaktır askerî açıdan... [Suriye konusunda] ilk günden beri uluslararası toplumun ne yapacağı değil, ne yapmayacağı üzerine olan konsensüsün oluşturduğu kısır döngüden çıkmalıyız.”
“Suriye'de yaşananlar mezhepler arası bir çatışmadan dolayı çıkmadı, bazı güçler Suriye'deki gelişmeleri mezhepsel bir çatışma olarak göstermeye çalışıyor. [Suriye'de olan] Suriyelilerin despotik bir rejime isyanıdır.”
“Bu dünya kendi halkını uçaklarla, tanklarla, ağır silahlarla katleden bir rejimi artık kabul edemez.”
Bu ifadeler Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'na ait değil. CHP ve MHP'nin ortak Cumhurbaşkanı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu'na ait.
“Hem rejim, hem de muhalefet tarafından cinayetler ve zulümler işlendi. Fakat Suriye ordusunun sivillere karşı uyguladığı şiddet tolere edilmemelidir. Kuşkusuz ki Esad bundan sorumludur. Eğer kendi insanınıza karşı hava gücü ve ağır silah kullanıyorsanız bundan sorumlusunuz... [Amerika'nın kimyasal silah kullanımı kırmızı çizgi olur ifadesine dair] Bu kırmızı çizginin arkasında yatan mantığı gerçekten anlamıyorum. Neredeyse 100.000 kişi öldürülmüşken, nasıl biri kimyasal silah kullanımını kırmızı çizgi olarak belirler, bu çok ilginç. Bunu anlamak çok zor... Bence Amerika bu konuda daha çoğunu yapabilir ve yapmalıdır.”
“Beşar Esad'ın görevi bırakma ve Suriye'ye tekrar barış gelme vakti gelmiştir... Barack Obama yönetiminin, diğer ülkelerle beraber Suriye devrimi ve muhalif güçleri Ulusal Koalisyonunu tanımasını barış ve istikrar getirmeye yönelik bir çabadır. Senelerdir, özel toplantılarda Esad'a ülkesinin vatansever güçlerine güvenmesi ve reform yapmasının gerekliliği konusunda sürekli telkinlerde bulundum. O ise anlamlı bir siyasi reform uygulamayı tercih etmedi. 2011 Mart'ında demokrasi yanlısı gösteriler başladığında gerçek bir siyasi reform için bu gösterileri bir fırsat olarak kullanmak yerine kendi halkına devletin düşmanları gibi davrandı ve tanklarını göstericileri ezmeye gönderdi... Hükümet sponsorluğundaki şiddetin artması ve mezhepsel şiddet hayaletinin ortaya çıkmasıyla, Esad Suriye halkının geleceğini tehlikeye atmaktadır. Suriye devrimci ve muhalif güçleri koalisyonunun lideri bana muhalefetin mezhep temelli olmadığını temin etmiştir... En büyük sorumluluk Esad'ın omuzlarındadır. Hükümet muhalif güçler üzerinde hüküm kuramamaktadır. Esad şiddete son vermeli, halkının çıkarlarını ve hayatın kutsallığını kendi rejiminin varoluşu için verdiği mücadeleden önce tutmalıdır. Bir ulus felaketin eşiğine geldiğinde, halkı için fedakârlık yapmak bir liderin görevidir. Suriye için fedakârlık zamanı gelmiştir. Suriye'deki gaddarlık sadece Suriyelileri etkilememektedir, ülkedeki şiddet ve istikrarsızlık hâlihazırda yönetilemeyecek sayıda mülteci ile dolan komşu ülkelere de sirayet edebilir... Esad bir an önce görevini bırakmalı ve barışçı bir siyasi geçişe izin vermelidir. Bu Suriye'deki şiddetin sonunu görmemiz için olan tek yoldur.”
Bu ifadeler Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a ait değil, CHP ve MHP'nin ortak Cumhurbaşkanı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu'na ait.
İhsanoğlu'nun dış politika karnesine ve bundan önceki söylemlerine baktığımız zaman ümmet temelli bir politika görüyoruz. Bu CHP ve MHP tabanını şoke edebilir ancak durum tam olarak böyle. İhsanoğlu'nun dış politika karnesinde hakim olan duruş, Müslüman ülkelerin iş birliği yapması gerektiğini vurgulayan, Suriye'de ve Filistin meselesinde keskin bir tavır alan pozisyon. Libya'da uçuşa yasak bölge ilan edilmesini destekleyen bir duruş. İsviçre'yi minare yasağı nedeniyle eleştiren, Avrupa'daki birkaç ülkede uygulanan burka yasağının anti-Avrupalı bir karar olduğunu vurgulayan bir pozisyon.
Hatta ve hatta, Türkiye'de kendisinin ne kadar Batılı olduğunu göstermeyi misyon biçmiş gazetecileri şaşırtacak görüşleri de var İhsanoğlu'nun. 2010 yılında Batı ülkelerinin İslam'a dönüşü engellemek amacıyla İslamofobiyi yaydığını iddia eden İhsanoğlu, bu kumpaslara karşı Müslüman ülkelerin ortak hareket etmesi gerektiğini söylüyor.
Görüldüğü üzere, İhsanoğlu'nun dış politika karnesinde AK Parti ile tahmin edileceğinden çok daha fazla benzerlik var. Bir istisna dışında...
O istisna malumunuz üzerine Mısır darbesinde İhsanoğlu'nun aldığı tavır. İhsanoğlu darbe sonrasında sessiz kaldığı gerekçesiyle epey tepkinin hedefi olmuştu.
Burada tüm bu yazıyı anlamsız kılacak bir faktör devreye giriyor. Zira İhsanoğlu, CNN Türk kanalında konuk olduğu Taha Akyol'un programında darbeyi onaylamadığını ancak genel sekreteri olduğu örgüte bağlı ülkelerin bu konuda ortak bir itirazı olmadığı için tepkisini o dönem net şekilde koyamadığını söylüyor.
Bu durumda elbette şu soru yerindedir: Bugüne kadar İhsanoğlu'nun dış politika karnesi olarak değerlendirilebilecek görüşler veya hamlelerin ne kadarı kendi kişisel görüşüdür veya çabasıdır, ne kadarı ise bağlı bulunduğu kurumun tavrıdır?
Bu sorunun cevabını İhsanoğlu'nun kampanya sürecinde yaptığı açıklamalar ile göreceğiz. Mısır darbesi konusunda bir sene sonra gelen ifade değişikliği ile bir husus daha İhsanoğlu'nun kamuoyunu bu anlamda şaşırtabileceğini gösteriyor.
İhsanoğlu aynı programda Türkiye'nin İsrail-Filistin ihtilafında tarafsız kalması gerektiğini söylüyor. Kendisinin bu konudaki önceki performansına baktığımızda, bu epey farklı bir tavır. Zira İhsanoğlu bundan önce Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin inandırıcılığı önündeki en büyük engelin Filistin meselesi olduğunu söylemiş. Filistinlilerin mallarına el konulmasına devam edilmesi ve illegal İsrail yerleşimlerinin devam etmesini de buna örnek olarak vermiş. İsrail işgalinin Batı Şeria ve Gazze'de meydana getirdiği dramlara dikkat çekmiş. Filistin halkının meşru talepleri olan özgürlük ve kendi bağımsız devletinde self-determinasyon halkını artık reddedilmemesi gerektiğinin altını çizmiş. Doğu Kudüs'ün bu devletin başkenti olması gerektiğini de söylemiş. Gazze'de İsrail saldırıları sonrası yaşananları kayıt altına alması için heyetler göndermiş. Amerika'yı bu konuda sert şekilde eleştirmiş. “Eğer Amerika isterse Filistin devleti kurulabilir” demiş. İsrail'i defalarca kere kınamış. Kudüs'te Osmanlı mirası Birüssebi Camii'nde düzenlemesi planlanan şarap festivaline sert tepki göstermiş. İsrail'in Müslümanları kasıtlı kışkırttığını ifade eden İhsanoğlu, bunun Filistin'deki mukaddes ve tarihî yerlere yapılan saldırıların bir parçası olduğuna dikkat çekmiş. Ve bunun durdurulması için uluslararası toplumu ve UNESCO'yu acilen göreve çağırmış. İsrail hapishanelerinde olan Filistinli mahkûmların şartlarına dikkat çekmiş. Görüştüğü her Batılı lidere İsrail konusunda politika değişikliğine gidilmeli uyarısında bulunmuş.
İsrail devletini ırkçı olmakla suçlamış. “Ümmet için Kudüs meselesi en öncelikli sorun olmalıdır” demiş.
Hangi İhsanoğlu? Bu soruyu kampanya döneminde daha sık soracağız görünen öyle ki.
Bu yazı serisini en baştan, Cumhurbaşkanlığı adaylarının önce dış politika karnesi, daha sonra seçimden önceki hafta seçim dönemi önerdikleri dış politika vizyonu incelemek üzere planlamıştım. Görünen o ki adaylardan önceki performansı ve söylemi ile seçim dönemi önerdikleri arasındaki en büyük fark olan kişi İhsanoğlu olacak.
Not: CHP Hatay Milletvekili Mehmet Ali Ediboğlu, bundan önceki iki yazımda kendisinin noktasına virgülüne dokunmadan aktardığım ifadeleri konusunda güya bir “tekzip” metni göndermiş. Kendisinin ifadelerini aktarmaktan başka bir şey yapmadığından, neyi tekzip ettiğini anlamak mümkün değil. Kısacası bundan önce kendisinin ileri sürdüğü sürreal ve fantastik iddiaların, Suriye rejiminin propaganda medyasında dile getirildiğini ve kendisinin bunları Türkiye gündemine taşıdığını iddia ediyor. Ben de zaten farklı bir şey söylememiştim. Kendisini Türkiye meclisinde Esad rejimi propagandası yapan bir kişi olduğunu iddia etmiştim, Ediboğlu da kendi ifadeleri ile bunu teyid etmiş. Lakin gönderdiği metinde bir siyasetçinin gazeteci bir muhatabı karşısında takınmaması gereken nezaketten uzak, üstten bakan ve anti-demokratik bir üslup var. Benim için şu ifadeleri kullanmış Ediboğlu: “Kendini Orta Doğu uzmanı sanarak, benimle ilgili ortaya attığı ve kendi kısır bilgi dağarcığını benim üzerimden yükseltmeye yönelik...”, Sözde “Ortadoğu uzmanı“ kesilen uyanık “gazeteci”, “yeni yetme" “Gazeteci” "Bayanımız”, “Taraf gazetesinden kovulmasının acısını çıkarmayı da “ihmal” etmemiş”, “Şark kurnazı tavır”, “masa Kenar’ından gazetecik yapanlar”, “yeni yetme uzman gazeteciler."
Ediboğlu'na nezaket ve ahlak dersi verecek değilim, zira görünen o ki bu konuda epey geç kalınmış ve kendisi cidden ümitsiz bir vaka. Aynı zamanda kendisine Türkçe ve imla dersi verecek de değilim, oysa ki bunu birinin ivedilikle yapması lazım zira hem Türkçe yazımında hem de okuduğunu anlama kapasitesinde epey sorun var. Ancak bir siyasetçinin kendisinin beyanlarını aynen yayınlayan bir gazeteciye karşı kullandığı bu dil, Türkiye'deki muhalefetin basın özgürlüğüne bakışını sarih bir şekilde ortaya koymaktadır. İktidar partisine mensup herhangi bir siyasetçi kendisini eleştiren bir gazeteciye karşı bu dili kullansa, Türkiye'de ortalık ayağa kalkardı. Bu çifte standardı not edelim ve CHP'li milletvekiline şu soruyu soralım: Bu ülkede muhatabınız olan bir gazeteci olarak eli kanlı katil Esad'a gösterdiğiniz saygının en azından yüzde birini beklemek hakkımız değil mi?
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin MünirErkeğin kadını ezmesi 22.09.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AcetSon anketler ne diyor? 9.09.2021 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZKONYA KATLİAMI VE GAZETECİLİK MESLEĞİ ÜZERİNE 2.08.2021 Tüm Yazıları
-
Yasin AKTAYTaliban’ın inancıyla ters olma arzusu 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Süleyman Seyfi Öğün2023’e doğru Türkiye 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Cem SANCARHanımefendi diyeceksiniz 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Yusuf KaplanFetih ruhu ve rüyası 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ali AYDINİşsiz Kalan Antikorlar, Lanetli Pay ve Siyaset 17.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer F. GergerlioğluMuhafazakârlar çürümeye niye sessiz? 8.06.2021 Tüm Yazıları
-
Mustafa ÖztürkNiyet ve akıbet 29.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ayşe BöhürlerTarih büyük harflerle yazılmaz 28.05.2021 Tüm Yazıları
-
Gazi BAŞYURTBir zamanlar sayılamazdık parmak ile, şimdi eksiliyoruz birer birer… 25.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer Ahmet ÖZERENBİR 1 MAYIS Anekdotu… 10.05.2021 Tüm Yazıları
-
Osman CAN24 Nisan 1915: Kardeşimin Cenazesini Kaldıramadım Hala! 29.04.2021 Tüm Yazıları
-
Verda ÖZERBırak artık eski normali 28.04.2021 Tüm Yazıları
-
Vedat BilginSistem değişti de ne oldu! 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Kurtuluş TAYİZPandemide Erdoğan'ı devirme planı çöktü 22.04.2021 Tüm Yazıları
















































































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.02.2017
5.02.2017
4.02.2017
27.06.2017
26.06.2017
21.06.2017
7.02.2017
5.02.2017
2.02.2017
30.05.2017