Ekrem DUMANLI
Yalanlar söylendi, iftiralar atıldı, insanlar töhmet altında bırakıldı; hatta o iğrenç yalanlar vasıtasıyla insanlara “hain, casus vs.” suçlamaları yapıldı. Daha önce söylenen sözlerin unutulması için her yol deneniyor; ama o iftiraları unutmak mümkün değil ki! Neyse ki gerçekler sonsuza kadar gizli tutulamıyor ve yalancıların maskesi er geç düşüyor.
-Yalanlar tek tek ortaya çıkıyor. Ne var ki arsızlık almış başını gitmiş çoktan. Daha önce söylenen sözlerin unutulması için her yol deneniyor; ama o iftiraları unutmak mümkün değil ki! Her şey kamuoyu önünde cereyan etti. Yalanlar söylendi, iftiralar atıldı, insanlar töhmet altında bırakıldı; hatta o iğrenç yalanlar vasıtasıyla insanlara “hain, casus vs.” suçlamaları yapıldı. Şimdi kara propagandanın makyajı tel tel dökülüyor. Örnekler? Sayılamayacak kadar çok. İşte birkaçı:
Dışişleri Bakanlığı'nda yapılan çok gizli görüşmelerin ses kaydı internete düşmüş ve bugün başbakan sıfatı taşıyan Ahmet Davutoğlu o gün doğrudan “paralel yapı” suçlamasında bulunmuştu. Goygoycular hemen harekete geçti ve “cadı avı”na hız verildi. Delil? Delile ne gerek var (!) nasıl olsa baştan karar vermişti insan avcıları. O gün bu gündür iddiayı ispat edemediler. Fakat bu arada dinlemelerin Amerika istihbarat örgütlerinden biri olan NSA tarafından yapıldığına dair ciddi bilgiler paylaşıldı, analizler yapıldı. Bizim avcılardan tık yok.
İllegal dinlemeler ile ilgili Batı devletlerinden kabullenmeler oldu. Tayyip Erdoğan'a konu sorulduğunda “büyük devletler dinler” cevabı alındı. Öfke yoktu, bağırıp çağırmalara rastlamadık. Derin bir teslimiyet... Yandaş medya suspus. Hemen her gün paralel safsatasına sarılıp Nazi subayları gibi bir kitleye karşı nefret suçu işleyenler, uluslararası itiraflara gık diyemedi. “Nasıl olur da devlet büyüklerimizi dinlersiniz?” nev'inden horozlanmalar yapmadı; yapamadı...
Tarihe “böcek davası” diye geçen mahkeme sonuçlandı. Aylarca “paralel örgüt, casusluk, vatana ihanet” gibi ağır ithamlarla insanları linç edenler mahkeme sonucunda azıcık olsun utandı mı acaba? Defalarca fotoğrafı basılan ve tâ baştan mahkum edilen kişiler beraat etti. Mahkeme çok net bir şekilde casusluk, örgüt, ihanet gibi suçların olmadığına hükmetti. İnsanları bu konuda meydanlarda itham edenler, her gün manşet atanlar, şimdi susarak ve olayın aslını unutturmaya çalışarak masanın altına gizlenmeyi tercih ediyor. Bu saatten sonra mahkemeye baskı yaparak iftiralarına devam bile edebilirler. Bu ağır suçluluk psikolojisi onlara kaçacak alan bırakmıyor çünkü. Ne yapsalar nafile! Yatsıya kadar bile yanık kalmayan mumları artık loş bir ışık bile veremiyor onlara...
Şimdilerde Kabataş yalanlarının altında inim inim inliyorlar. Gezi olaylarındaki kanun nizam tanımaz tavırlarını da örtbas etmek için kıvrım kıvrım kıvranıyorlar. Kumpasçı kafaları yine meseleyi “paralel”e bağlama telaşında. Kabataş hadisesinin iki safhası var: Olayın iddia edildiği dönem ve hadisenin gün yüzüne çıktığı evre. Olayın başlangıcında insan olan, “Bu olayı aydınlatın ve hesap sorun” demek zorunda. Ne var ki görüntüler tarandıktan, şahitler dinlendikten sonra mesele tavazzuh etmiştir ve anlaşılmıştır ki bahsedildiği gibi bir alçak saldırı yapılmamıştır. Burada “Bizleri kim aldattı, bu konuyu kim siyasete çerez yaptı?” sorusunu sormak her şerefli insanın boynunun borcudur. O gün o dedikodunun üzerinde kimlerin tepindiği bellidir. Failler de goygoycular da herkesin malumu...
Gezi olayları sırasında tavrını sulh ve sükûnetten yana kullanmayanlar da herkesçe biliniyor. Ne var ki bugün bazı çapsız kişiler bu aşikâr durumu bile mugalata yaparak “paralele bağlama” seansları düzenliyor. Neymiş? Güya “paralel polisler” yapmışmış. Güler misin ağlar mısın! İnsan zekası ve hafızası bu kadar hafife alınır mı! Yapılan kötülüklerin arkasında duramayan bu küçük adamlara sadece iki hatırlatma yapmakta fayda var:
İşte dönemin Başbakanı Erdoğan'ın 23 Haziran 2013'te Erzurum'da söyledikleri: “... İçişleri Bakanı'na şunu dedim: 24 saat içinde AKM'yi temizleyeceksiniz. Meydanı temizleyeceksiniz ve anıtı temizleyeceksiniz. Arkasından da Gezi Parkı'nı temizleyeceksiniz. Diyorlar ki polise talimatı kim verdi. Ben verdim, işgal kuvvetlerini mi izleyecektik?..”
Hal böyleyken, talimat bu kadar açıkken hâlâ paralel safsatasından medet uman kişilerde ar, haya, namus kalıntısı beklenebilir mi? Sadece Erdoğan değil o günkü İçişleri Bakanı telefonda malum bir işadamına bakın ne diyor: “… Ben bilmiyorum ki ne yapılıyor ne ediliyor hangisinden vazgeçtiler hangisini şey yapacaklar başbakanın söylediğine ters bir şey söylerim o da olmaz bir başbakan talimat vermiş benim adamlara bunları burada tutmayın diye adamlar basıyorlar gazı ne yapım peki abi ben şimdi enteresan bi şey…”
En aşağılık yalancı, insanların yüzüne baka baka hilaf-ı vaki konuşan ve yazandır. Bir günde onlarca kez yalan konuşan kişinin hiçbir kutsalı kalmaz ve o tip insanlardan her kötülük beklenir. Neyse ki gerçekler sonsuza kadar gizli tutulamıyor ve yalancıların maskesi er geç düşüyor. Asıl ortadaki vatandaşa yazık oluyor. Onlar vaktiyle koca koca adamları ekranlarda doğru söylüyor sandı ve milyonlarca masum insanın günahını aldı. O aldatılmış kişileri insafa, izana, vicdana davet etmek gerekiyor. Utanma duygusunu kaybetmiş, kendi ayıbını örtmek için iftira silahına sarılmış insanların ar damarı çoktan çatlamış. Onlara acımaktan başka çare yok...
Eşkıya mısın sen?
Anayasa Mahkemesi (AYM) nihayet dershanelerin kapatılması konusundaki kararını verdi. Dershanelerin kapatılamayacağına hüküm veren AYM, kararı 5'e karşı 12 oyla almış. Geç kalsa da çok önemli bir karar. Dershane kapatmanın Anayasa'nın açıktan ihlali olduğunu herkes biliyordu. Manasızdı, yanlıştı, zulümdü. Kimsenin aklına vicdanına sığmıyordu. Zaten bu nedenle Tayyip Erdoğan "üç bakanıma rica ettim yapmadılar" diye sitem etmiş; sonunda Nabi Avcı gibi bir entelektüeli sıfırlayarak bu korkunç yanlışı ona yaptırmak istemişti. İntikam amaçlıydı, tabii değildi, normal sayılamazdı. Doğru olsaydı Hüseyin Çelik, Ömer Dinçer, Nimet Baş gibi eğitim bakanları çoktan hayata geçirirdi bu özel isteği...
Her neyse... AYM kararını verdi ve mesele bitti. Ne var ki yandaş medya (ve bazı AKP milletvekilleri) bu kararın yanlış olduğunu söylemeye hatta AYM üyelerini tehdit etmeye başladı. Mahkemede Ahmet Necdet Sezer'in atadığı üç kişi var. İki üye de Erdoğan tarafından atanmış. Diğerleri Abdullah Gül'ün tayin ettiği insanlar. Yani? Yandaşın çamura yatmaya kalkışması feci bir hata. Bu insanları baskı altına almak için paralel safsatası yapmaya da gerek yok. Aklın yolu da bir, hukukun yolu da.
Son dönemde bazı AKP militanlarında şöyle bir zihniyet gözleniyor. Hukuki bir karardan memnun değillerse ya "yok hükmündedir, tanımıyoruz" diye kıyameti koparıyorlar; ya da kararı veren kişiler hakkında haysiyet cellatlığı yapıyorlar. HSYK seçimleri yapılacak; adamlar kalkıyor "Bizim dediğimiz gibi sonuç çıkmazsa seçim yok hükmündedir" diyebiliyor. Sonuç onların dilediği gibi çıkarsa hukuk kazanmış (!) oluyor, aksi çıkarsa kanun manun tanımıyorlar. Aynı şey Hidayet Karaca ve polis müdürlerinin tahliye kararında da görüldü. Kararı beğenmeyen mağrur siyasetçiler hakimlere demediğini bırakmadı, güdümlü kararlarla hakimleri tutuklattı. MİT TIR'ları da öyle... İşinize gelince karar hukuki sayılıyor; tersi durumda mahkeme kararları askıya alınıyorsa bu tavrın adı eşkıya düzenidir. Herkesin kendi kendine ihkak-ı hak yaptığı yerde mahkemelere gerek kalmaz ki! Gücü elinde tutan kuralı koyuyor sonucu belirliyorsa demokrasiye, hukuk devletine, anayasaya, parlamentoya, kanunlara ne gerek var ki! Mahkemelerin kapısına dayanıp "benim keyfime göre karar vereceksin" diyen, kim olursa olsun, derebeyliği düzenini arzuluyor demektir. Adama sorarlar o zaman: Kimsin sen kardeşim? Eşkıya mısın!
PANORAMA
Dili şişti galiba birilerinin. 7 Haziran seçimlerinde halktan sert bir şamar yiyenler epey bir zamandır susmaya mecbur kaldı. Yapacak bir şey yoktu; çünkü halk, kullandıkları zehirli dilden, takındıkları hırçın tavırdan rahatsızdı. Ötekileştirici, kamplaştırıcı, çatışmacı tarzlarına vatandaş “yeter artık” demiş ilk tokadı atmıştı. O günden sonra ağızlarına paralel safsatasını almadılar. CHP, MHP ve HDP'ye “legal görünümlü illegal” saçmalığı ile saldırmadılar. Ne var ki dili şişmiş beyefendilerin. Yeniden paralel homurtusuna başladılar. Ardından partileri aşağılayıcı laflar geldi. Böyle devam eder mi? Edebilir. Ancak açık söylemek gerekirse bu dil ve üslup devam ederse halk daha şiddetli bir ders verecek. Haberiniz olsun...
CHP'nin hakkını teslim edelim. Son dönemde antidemokratik kanunlara itiraz genellikle CHP'den geliyor. Risale-i Nur'un devlet tekeline alınmasını sağlayan faşizan yasayı onlar AYM'ye götürdü ve bütün kitap piyasasını rahatlatan kararın alınmasına vesile oldular. Dershane kapatmak gibi antidemokratik kanunu da Mahkeme'ye taşıyan onlar. Çok doğru bir duruş sergileyerek anayasanın ne kadar önemli olduğunu, yasaların keyfi olarak çıkarılamayacağını bütün Türkiye'ye ispat ederek ciddi bir muhalefet görevi üstlendi. Şimdi bütün partilerin istisnasız itiraz ettiği yasalar var ortada. Umarım bir önceki çalışma döneminde Meclis'te kol kola girerek verilen demokratik fotoğraf yeni Meclis'te de hayata geçirilecek ve demokrasilerde hiç kimsenin layüsel olmadığı ispatlanacaktır.
İran'daki sevinç ne mesaj veriyor? Türkiye bu soruya cevap aramak zorunda. Uzun seneler dünyaca ambargo uygulanan İran, üst üste diplomatik adımlar attı ve dünya devletleri ile uyumlu bir model ortaya koydu. Türkiye “değerli yalnızlık”ı tercih edip kendi içine kapanırken ve yolsuzluklara teslim olurken İran hamle üstüne hamle yaptı. Hırsızlık ve yolsuzluktan hesap sorduğu gibi Batı ile anlaşarak halkına yeni bir gelecek vaat etti. Ve İran halkı sokaklara taşarak bu durumu bayrama çevirdi. Bizdeki bazı aklıevveller Şanghay beşlisine güzellemeleri yapıp istihbarat devleti kurmaya yeltenirken ve bununla eski İran'a özenirken yeni İran eski Türkiye olma yolunda. Geçmiş olsun, Allah akıl fikir versin...

Yazarlar
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin MünirErkeğin kadını ezmesi 22.09.2021 Tüm Yazıları
































































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
10.11.2015
6.01.2015
3.01.2015
30.10.2015
27.10.2015
23.10.2015
20.10.2015
16.10.2015
13.10.2015